zaman tüneli
kedi tarafından sevilmek
geçen gün caddede yanıma yaklaştı bir tanesi, tekmeyi vurdum 12. kata uçtu.
devamını gör...
yazarların şu an okudukları kitap
latin amerika'nın kesik damarları
devamını gör...
çocuklara yanaşmaya korkar olmak
ben direkt uzaklaşıyorum. hapşırır tıksırır salyasını bulaştırır.
devamını gör...
alınabilecek en yeni arabalar
en yenileri showroomlarda, en iyileri ise kast edilen bütçe önemli orada *
devamını gör...
felsefe bölümü okumak
ilginçtir ki edebiyat fakültelerinde,fotokopicide en az ders notunun oldugu,hocaların en az not bıraktıgı bölümdü.okuyanların hiçbiri bölümün beklentilerine cevap vermediginden,hocaların ders anlatıp çekip gittiginden,hiçbir biçimde ögrencileri özgür düşünceye yönlendirmeyen,tipololjiler oldugundan bahsederlerdi.
devamını gör...
2026'da nato protesto etmek
pi511 güzel bir noktaya temas etmiş ama benim ilgimi başka bir nokta çekiyor. abd ilk defa “şunlar şunlar olmadan, olmuyormuş demek” diyecek noktaya geldi..
mesela iran’da baş edebilselerdi önümüzdeki bu toplantı sigara-çay muhabbetinden öteye gitmezdi.
mesela iran’da baş edebilselerdi önümüzdeki bu toplantı sigara-çay muhabbetinden öteye gitmezdi.
devamını gör...
2026'da nato protesto etmek
amerikasiz olmaz abi, bakmayın meydanlarda anti amerikan atıp tuttuğumuza, söz başka gerçek başka.
devamını gör...
ermenistan'da siyasi doktrinin değişmesi
israil’i resmen b.ka çevirerek gözüme iyice giren bir doktrindir bu.
devamını gör...
aziz nesin
bütün eserlerini okuduğumda sanırım 15 yaşındaydım. benim için bir çocukluk kahramanı değil, evde yaşayan bir figürdü..
hala da öyledir.
hala da öyledir.
devamını gör...
2026'da nato protesto etmek
cumhuriyet tarihimizde yaptığımız en stratejik görüşmeler dizisini protesto etmektir.
sadece nato liderleri belirli anlaşmalar için bu toplantıya gelmiyor, ab’nin genişlemeden sorumlu 3 yüksek komiseri de türkiye’de ve bu ziyaretin tarihi, gkry’nin dönem başkanlığının bittiği güne rast geliyor.
ab kısmında zannederim iki husus gündeme gelecektir:
- gümrük birliği anlaşmasının revizyonu,
- sınırlı süreli vize serbestisi. yani malların/hizmetlerin/sermayenin serbest dolaşımı değil, kişilerin süresiz serbest dolaşımı da değil; 15 gün-1aylık serbest dolaşım ve vize kapısında aşağılanmanın (ayrıca 1 milyar euro’luk harç haracının) sona ermesi.
nato’ya gelince.. abd başkanının geliş nedenlerini herkes konuşuyor ama düşmanlarımız açısından “başka sorunlar” da var. benim görüşüme göre fransa, eurosamp-t hava savunma sisteminin türkiye’ye “ortak üretim+teknoloji transferi+yönetimsel kodların paylaşımı” ve aster füzelerinin temini konusunda niyet anlaşması imzalayacak.
bizim savunma sistemimiz yok mu? var. abd’nin ve rusya’nın da var ama bir farkla.. eurosamp-t sistemi klasik tehditlere göre diğerlerinden daha zayıf ama balistik füzelerin engellenmesinde neredeyse işe yarar tek sistem. bizim katmanlı sistemimiz ise, özellikle asimetrik drone saldırılarına karşı demir kubbe’den de, patriot’tan da daha etkili..bu normal, zira türkiye’nin bizzat kendisi drone üreticisi ve bütün komşuları da (ukrayna-iran vb) drone saldırılarının ve üç otuz paraya üretilen füzelerin/drone’ların üstadı.. hele ukrayna son zamanlarda flamingo diye bir şey icat etti ki, akıllara ziyan. hurdaya çıkmış çek malı eğitim uçaklarının motorlarını satın alıp titanyum parçalarını uyduruk parçalarla değiştirip füzeye takıyorlar, sonra ver elini rusya..
velhasıl, eurosamp-t bizi çok ileri bir noktaya taşıyacak..
ben esas ingiltere’den güzel bir haber bekliyorum ama çok dillendirme taraftarı değilim. ama ilgilendiğim hususun, ingiltere’nin apar topar hurdaya çıkardığı (toplam) 60 adet birinci nesil eurofighter uçağı olduğu da çok açık. gövde ömürlerinin yarısında bile değiller.. biz bunları özgür-2 programına soksak ne güzel olurdu, diye düşünmüyor değilim.
sadece nato liderleri belirli anlaşmalar için bu toplantıya gelmiyor, ab’nin genişlemeden sorumlu 3 yüksek komiseri de türkiye’de ve bu ziyaretin tarihi, gkry’nin dönem başkanlığının bittiği güne rast geliyor.
ab kısmında zannederim iki husus gündeme gelecektir:
- gümrük birliği anlaşmasının revizyonu,
- sınırlı süreli vize serbestisi. yani malların/hizmetlerin/sermayenin serbest dolaşımı değil, kişilerin süresiz serbest dolaşımı da değil; 15 gün-1aylık serbest dolaşım ve vize kapısında aşağılanmanın (ayrıca 1 milyar euro’luk harç haracının) sona ermesi.
nato’ya gelince.. abd başkanının geliş nedenlerini herkes konuşuyor ama düşmanlarımız açısından “başka sorunlar” da var. benim görüşüme göre fransa, eurosamp-t hava savunma sisteminin türkiye’ye “ortak üretim+teknoloji transferi+yönetimsel kodların paylaşımı” ve aster füzelerinin temini konusunda niyet anlaşması imzalayacak.
bizim savunma sistemimiz yok mu? var. abd’nin ve rusya’nın da var ama bir farkla.. eurosamp-t sistemi klasik tehditlere göre diğerlerinden daha zayıf ama balistik füzelerin engellenmesinde neredeyse işe yarar tek sistem. bizim katmanlı sistemimiz ise, özellikle asimetrik drone saldırılarına karşı demir kubbe’den de, patriot’tan da daha etkili..bu normal, zira türkiye’nin bizzat kendisi drone üreticisi ve bütün komşuları da (ukrayna-iran vb) drone saldırılarının ve üç otuz paraya üretilen füzelerin/drone’ların üstadı.. hele ukrayna son zamanlarda flamingo diye bir şey icat etti ki, akıllara ziyan. hurdaya çıkmış çek malı eğitim uçaklarının motorlarını satın alıp titanyum parçalarını uyduruk parçalarla değiştirip füzeye takıyorlar, sonra ver elini rusya..
velhasıl, eurosamp-t bizi çok ileri bir noktaya taşıyacak..
ben esas ingiltere’den güzel bir haber bekliyorum ama çok dillendirme taraftarı değilim. ama ilgilendiğim hususun, ingiltere’nin apar topar hurdaya çıkardığı (toplam) 60 adet birinci nesil eurofighter uçağı olduğu da çok açık. gövde ömürlerinin yarısında bile değiller.. biz bunları özgür-2 programına soksak ne güzel olurdu, diye düşünmüyor değilim.
devamını gör...
aziz nesin
durup dururken sizden tarafa taş atmış, ayağa kalkarsan kaçacak bir çocuk gibi bakıyor fotoğraflarında.
devamını gör...
alınabilecek en yeni arabalar
alınabilecek araba yoktur, ödenebilecek ötv vardır.
devamını gör...
insanlığa dair anlam verilemeyen şeyler
anlam verilen vardı da sanki...
devamını gör...
eskort fiyatlarının kimseyi çıldırtmıyor oluşu
hep 50 liralık eskortlara gittikleri için olabilecek durum...
devamını gör...
izmir otogarı
geçen sene memleketten izmir'e gidince sabaha karşı indim ve çok korkutucu yeminle. labirent gibi ve oldukça eski. bir köşeden biri atlayıp gasp edecekmiş gibi. izmir'e yakışmıyor. umarım yakın zamanda yeni ve modern bir otogar yapılır...
devamını gör...
2026'da nato protesto etmek
tabiri caizse ilkelliktir. marjinal solun bu kadar küçük bir kitleye sahip olmasına rağmen medyada bu kadar gürültü çıkarması hakikaten komik. artık nasıl bir medya yapılanmaları varsa.
devamını gör...
insanlığa dair anlam verilemeyen şeyler
dini dili ırkı ne olursa olsun insanlarla mutlaka bir ortak noktan olur. hani diyor ya ruslar. karşılıklı votka içmediğin insanla düşman olma.
beni gören diyor her telden arkadaşın var . dincisi ırkçısı efendisi fırlaması, sessizi. orta yolcu da değilim ama ben şuna inanıyorum. size saygı duyan düzgün davranan konuşan herkesle konuşmalı. konuşurum.
öyle saygısız ne söylediğini bilmeyen sınır bilmeyen tipler var ki. hiç konuşmam konuşmak istemem.
herkesin bir kredisi var insani ilişkilerinde. tabi bu karşılıklı. o krediyi tüketirse tüketirsen insanların gitmesi normal.
beni gören diyor her telden arkadaşın var . dincisi ırkçısı efendisi fırlaması, sessizi. orta yolcu da değilim ama ben şuna inanıyorum. size saygı duyan düzgün davranan konuşan herkesle konuşmalı. konuşurum.
öyle saygısız ne söylediğini bilmeyen sınır bilmeyen tipler var ki. hiç konuşmam konuşmak istemem.
herkesin bir kredisi var insani ilişkilerinde. tabi bu karşılıklı. o krediyi tüketirse tüketirsen insanların gitmesi normal.
devamını gör...
kaç kere öldüm ben
ozan manas şarkısı. benim bunu bağlamada çalabilmem lazım valla güzel olur.
devamını gör...
ermenistan'da siyasi doktrinin değişmesi
2020 yılındaki 2. karabağ savaşı ve ardından 2023'te azerbaycan'ın bölgede kontrolü tamamen sağlaması, erivan hükümetinin türklere karşı düşmanca tutumunu sürdüremeyeceğini netleştirdi. orta doğu'nun en büyük gücü olan türkiye'nin bu çatışmalarda azerbaycan'a aktif destek vermesi üzerine, bu düşmanlığın ermenistan'ın varlığını ve egemenliğini tehlikeye sokacağı anlaşıldı.
işin bir de ekonomik boyutu var. on yıllardır türkiye ve azerbaycan sınırlarının kapalı olması nedeniyle ermenistan; bölgesel enerji, lojistik ve ticaret hatlarının tamamen dışında kaldı. nikol paşinyan, maddi iflası önlemek adına bu tecridin kırılmasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
ermenistan bu değişimi hem anayasal/sembolik düzeyde hem de diplomatik sahada attığı somut adımlarla yürütüyor.
ermenistan hükümeti, resmi belgelerden türkiye topraklarında bulunan ararat "ağrı dağı" silüetini ve sembollerini kaldırmaya başladı. ayrıca, türkiye ve azerbaycan'a yönelik örtülü toprak iddiaları barındıran ermenistan bağımsızlık bildirgesi'ne atıf yapan mevcut anayasanın değiştirilmesi gündemde.
paşinyan, şu söylemleriyle bu doktrin değişikliğini ayrıca belirginleştirmişti.
batımızda türkiye'de yaşayan 90 milyon türk var. doğumuzda azerbaycan'da 10 milyon türk yaşıyor. güneyimizdeki iran'da ise 35 milyon türk var. biz ise yalnızca 3 milyon ermeniyiz. artık hayal dünyasından çıkıp gerçekleri görmeliyiz.
bizim 'tarihsel ermenistan' ile 'gerçek ermenistan' arasındaki ilişkiyi netleştirmemiz gerekiyor. tarihsel ermenistan, gerçek ermenistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden en büyük unsurdur. bizim vizyonumuz artık tarihsel idealler peşinde koşmak değil, birleşmiş milletler tarafından tanınan 29.743 kilometrekarelik 'gerçek ermenistan'ı korumak ve yaşatmaktır.
1915 olaylarının tarihini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. ne olduğunu, neden olduğunu ve bu olayları kimin aracılığıyla algıladığımızı anlamamız gerekiyor. 1939'da ermeni soykırımı diye bir gündem yoktu. nasıl olduysa 1950'de bu gündem aniden ortaya çıktı. bu nasıl oldu?
eğer mevcut anayasal metinlerimizi ve devlet sembollerimizi (ağrı dağı silüeti gibi) revize etmezsek, dünyaya hâlâ komşularımızın topraklarında gözümüz olduğu mesajını vermiş oluruz. bu durum barışı imkansız kılar ve ermenistan devletinin gelecekte yok olmasına zemin hazırlar.
bu değişikliğin zirve noktası ise dün sabah yaşandı. israil, bir koz olarak elinde bulundurduğu ermeni soykırımı'nı tanıdı. lakin aynı gün erivan hükümeti, bu bildiriye olumsuz dönüş yaptı. nikol paşinyan, bu tanıma girişimine destek vermeyeceklerini açıkladı.
bu işin biraz da jeopolitik zeminine inelim. ermenistan, bir doğu bloğu ülkesi olarak rusya ile iyi ilişkilere sahip olmak zorunda ve dolayısıyla türk devletleriyle iyi geçinmeye mecbur. işin enerji ve ticaret tarafı ise daha kritik.
hindistan-israil-yunanistan-avrupa üzerinden geçen yeni bir ticari enerji ağı inşa edilmek isteniyor. bu girişim kafkas devletlerini tamamen devre dışı bırakıyor ve rusya'nın enerji gelirlerine ket vuruyor. türkiye ise bu ağa tamamen karşı. çünkü biz de rusya üzerinden geçen enerji hatlarını kullanarak kar ediyoruz. aslında mavi vatan inadımız da biraz bununla ilgili. maksadımız israil'in enerji projesinin karşısında durmak.
neler olacağını yakında göreceğiz. vesselam.
işin bir de ekonomik boyutu var. on yıllardır türkiye ve azerbaycan sınırlarının kapalı olması nedeniyle ermenistan; bölgesel enerji, lojistik ve ticaret hatlarının tamamen dışında kaldı. nikol paşinyan, maddi iflası önlemek adına bu tecridin kırılmasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
ermenistan bu değişimi hem anayasal/sembolik düzeyde hem de diplomatik sahada attığı somut adımlarla yürütüyor.
ermenistan hükümeti, resmi belgelerden türkiye topraklarında bulunan ararat "ağrı dağı" silüetini ve sembollerini kaldırmaya başladı. ayrıca, türkiye ve azerbaycan'a yönelik örtülü toprak iddiaları barındıran ermenistan bağımsızlık bildirgesi'ne atıf yapan mevcut anayasanın değiştirilmesi gündemde.
paşinyan, şu söylemleriyle bu doktrin değişikliğini ayrıca belirginleştirmişti.
batımızda türkiye'de yaşayan 90 milyon türk var. doğumuzda azerbaycan'da 10 milyon türk yaşıyor. güneyimizdeki iran'da ise 35 milyon türk var. biz ise yalnızca 3 milyon ermeniyiz. artık hayal dünyasından çıkıp gerçekleri görmeliyiz.
bizim 'tarihsel ermenistan' ile 'gerçek ermenistan' arasındaki ilişkiyi netleştirmemiz gerekiyor. tarihsel ermenistan, gerçek ermenistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden en büyük unsurdur. bizim vizyonumuz artık tarihsel idealler peşinde koşmak değil, birleşmiş milletler tarafından tanınan 29.743 kilometrekarelik 'gerçek ermenistan'ı korumak ve yaşatmaktır.
1915 olaylarının tarihini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. ne olduğunu, neden olduğunu ve bu olayları kimin aracılığıyla algıladığımızı anlamamız gerekiyor. 1939'da ermeni soykırımı diye bir gündem yoktu. nasıl olduysa 1950'de bu gündem aniden ortaya çıktı. bu nasıl oldu?
eğer mevcut anayasal metinlerimizi ve devlet sembollerimizi (ağrı dağı silüeti gibi) revize etmezsek, dünyaya hâlâ komşularımızın topraklarında gözümüz olduğu mesajını vermiş oluruz. bu durum barışı imkansız kılar ve ermenistan devletinin gelecekte yok olmasına zemin hazırlar.
bu değişikliğin zirve noktası ise dün sabah yaşandı. israil, bir koz olarak elinde bulundurduğu ermeni soykırımı'nı tanıdı. lakin aynı gün erivan hükümeti, bu bildiriye olumsuz dönüş yaptı. nikol paşinyan, bu tanıma girişimine destek vermeyeceklerini açıkladı.
bu işin biraz da jeopolitik zeminine inelim. ermenistan, bir doğu bloğu ülkesi olarak rusya ile iyi ilişkilere sahip olmak zorunda ve dolayısıyla türk devletleriyle iyi geçinmeye mecbur. işin enerji ve ticaret tarafı ise daha kritik.
hindistan-israil-yunanistan-avrupa üzerinden geçen yeni bir ticari enerji ağı inşa edilmek isteniyor. bu girişim kafkas devletlerini tamamen devre dışı bırakıyor ve rusya'nın enerji gelirlerine ket vuruyor. türkiye ise bu ağa tamamen karşı. çünkü biz de rusya üzerinden geçen enerji hatlarını kullanarak kar ediyoruz. aslında mavi vatan inadımız da biraz bununla ilgili. maksadımız israil'in enerji projesinin karşısında durmak.
neler olacağını yakında göreceğiz. vesselam.
devamını gör...
