zaman tüneli
1.3 multijet
boyum.
devamını gör...
çok sıkıcı
biraz gevşetin. bu nedir ya?
devamını gör...
toplum içinde yaşamayı bilmeyen insanlar
tam olarak benim.
zaten yerin altında yaşıyorum ben.
zaten yerin altında yaşıyorum ben.
devamını gör...
insanların çok zeki olması
en az bir tanesi aptal, o da üstte, kesin bilgi yayalım.*
devamını gör...
insanların çok zeki olması
bir hayli şaşırdım bu duruma.
herkes öylesine zeki, öylesine akıllı ki tek aptal ben kalmışım.
teşekkür ederim beni böyle kabul ettiğiniz için.
herkes öylesine zeki, öylesine akıllı ki tek aptal ben kalmışım.
teşekkür ederim beni böyle kabul ettiğiniz için.
devamını gör...
tuborg gold şişe
devamını gör...
geldim gördüm döndüm
giriş, gelişme ve yeni giriş girişimi.
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
ben bir aptalım.
uzatmaya gerek yok.
uzatmaya gerek yok.
devamını gör...
sık yapılan yazım yanlışları
herkez/herkes
yalnış/yanlış
sana güveniyorum
yalnış/yanlış
sana güveniyorum
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
momentin gücüyle tarif edilemez acılar yaşadım.
kuvvet * kuvvet kolu dedik ama, kol geldi gö… neyse.
kuvvet * kuvvet kolu dedik ama, kol geldi gö… neyse.
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
doğum süreci…
devamını gör...
internette en çok arananlar
1 - tarık mengüç şak şuka izle hd
2 - big bang nedir
3 - gerçek cin videoları
2 - big bang nedir
3 - gerçek cin videoları
devamını gör...
elon musk’a verdiğim ibretlik ayar
günlerden salı, saat sabahın 10’u. ben de bizim hurdacı müslüm amcanın dükkanında, sobanın üstünde demlenen tavşan kanı kaçak çayımdan yudumlarken bir yandan da dünkü maçı tartışıyorum. dükkan dediğim de dağ gibi yığılmış eski buzdolapları, çıkma tofaş parçaları ve bolca pas kokusu. iş yeri ostim’de. ben de iş öğreniyorum.
derken dışarıda bir vınlama sesi duyuldu. ses yok aslında, alet elektrikli çünkü. siyah, böyle üçgen peynir dilimine benzeyen tuhaf bir araba (sonradan öğrendik ki cybertruckmış) dükkanın önüne yanaştı. kapı açıldı, içinden boylu poslu, tuhaf gülüşlü, gözleri pörtlek bir adam indi. yanında da takım elbiseli bir çevirmen.
müslüm amca elindeki yağlı somun anahtarını kenara bırakıp, aleykümselam yeğenim, buyur ne baktın dedi.
elon musk, çevirmene bir şeyler fısıldadı. çevirmen boğazını temizleyip söze girdi: müslüm bey, sayın musk yeni yapacağı starship roketi için türkiye'deki en saf ve ucuz titanyum hurdalarını arıyor. bize uzay çeliği lazım.
müslüm amca şöyle bir bıyığını burdu, sobanın üstündeki maşayla oynadı ve o tarihi cevabı yapıştırdı: uzay çeliği mi? yeğenim bende uzay mekiği parçası yok, ama çıkma 2004 model doblo jantı var, 1.4 motor tempra kapağı var. şaseye uydurursanız mars’a kadar götürmez ama yozgat’a falan rahat gidersiniz.
elon bu cevabı çevirmenden duyunca bir sinirlendi. gözlerini belertti, cebinden telefonunu çıkardı (üstünde koskoca x yazıyor). kendi yarım yamalak türkçesiyle araya girdi. yu dont andırstend. ben mars'a koloni kurcam. siz burda paslı demir satıyo. sana bir milyon dogecoin veririm, bütün dükkanı alırım. fakirler.
işte o an benim kayış koptu.
kalktım ayağa. yağlı ellerimle elon'un omuzunu öyle bir sıktım ki adamın boyu 5 santim kısaldı. gözlerinin içine baka baka o ibretlik ayarı vermeye başladım: bana bak lan uzaylı zekiyenin yandan yemişi, senin o ben icat ettim diye sattığın pilli bebeklerin şarjı bizim sanayinin girişindeki yokuşta bitiyor. sen kimin mekanında kime köpek parası teklif ediyorsun? milyar dolarlık adamsın, çizdiğin araba paint'te 3 yaşındaki çocuğun çizdiği arabalara benziyor, gelmişsin bana burada vizyon kasıyorsun. sen gitmişsin koskoca twitter’ı almışsın, adını sanayideki x torna tesviye gibi x yapmışsın, bana şekil yapma. bizim çırakların kafasındaki projeler senin mars hayallerini ezer geçer koçum. şimdi o elindeki sanal paraları yavaşça cebine koy, şu pötibör bisküviyi çaya ban ve efendi gibi benim 98 model şahin'in marş motorunu tamir edişimi izle.
sanayide bir ölüm sessizliği. yandaki kaportacıdan gelen çekiç sesleri bile sustu.
elon muskın o garip gülüşü soldu. gözleri doldu, dudakları titredi. çevirmene dönüp, he is.. he is the real engineer... (gerçek mühendis o..) diye mırıldandı.
geçti sobanın yanındaki plastik tabureye oturdu. müslüm amca buna bir kaçak çay koydu, yanına da iki tane pötibör bisküvi verdi. elon, çaya bisküviyi banarken gözyaşlarına hakim olamadı, bisküvinin yarısı çayın içine düştü (işte o an tam bir türk vatandaşı oldu).
giderken müslüm amca'nın elini öptü, mars projesini iptal ettim usta, spacex’i kapatıp ostim’de lpg dönüşüm merkezi açacağım dedi.
o gün bugündür muskın sanayide dükkan baktığını söylüyorlar.
derken dışarıda bir vınlama sesi duyuldu. ses yok aslında, alet elektrikli çünkü. siyah, böyle üçgen peynir dilimine benzeyen tuhaf bir araba (sonradan öğrendik ki cybertruckmış) dükkanın önüne yanaştı. kapı açıldı, içinden boylu poslu, tuhaf gülüşlü, gözleri pörtlek bir adam indi. yanında da takım elbiseli bir çevirmen.
müslüm amca elindeki yağlı somun anahtarını kenara bırakıp, aleykümselam yeğenim, buyur ne baktın dedi.
elon musk, çevirmene bir şeyler fısıldadı. çevirmen boğazını temizleyip söze girdi: müslüm bey, sayın musk yeni yapacağı starship roketi için türkiye'deki en saf ve ucuz titanyum hurdalarını arıyor. bize uzay çeliği lazım.
müslüm amca şöyle bir bıyığını burdu, sobanın üstündeki maşayla oynadı ve o tarihi cevabı yapıştırdı: uzay çeliği mi? yeğenim bende uzay mekiği parçası yok, ama çıkma 2004 model doblo jantı var, 1.4 motor tempra kapağı var. şaseye uydurursanız mars’a kadar götürmez ama yozgat’a falan rahat gidersiniz.
elon bu cevabı çevirmenden duyunca bir sinirlendi. gözlerini belertti, cebinden telefonunu çıkardı (üstünde koskoca x yazıyor). kendi yarım yamalak türkçesiyle araya girdi. yu dont andırstend. ben mars'a koloni kurcam. siz burda paslı demir satıyo. sana bir milyon dogecoin veririm, bütün dükkanı alırım. fakirler.
işte o an benim kayış koptu.
kalktım ayağa. yağlı ellerimle elon'un omuzunu öyle bir sıktım ki adamın boyu 5 santim kısaldı. gözlerinin içine baka baka o ibretlik ayarı vermeye başladım: bana bak lan uzaylı zekiyenin yandan yemişi, senin o ben icat ettim diye sattığın pilli bebeklerin şarjı bizim sanayinin girişindeki yokuşta bitiyor. sen kimin mekanında kime köpek parası teklif ediyorsun? milyar dolarlık adamsın, çizdiğin araba paint'te 3 yaşındaki çocuğun çizdiği arabalara benziyor, gelmişsin bana burada vizyon kasıyorsun. sen gitmişsin koskoca twitter’ı almışsın, adını sanayideki x torna tesviye gibi x yapmışsın, bana şekil yapma. bizim çırakların kafasındaki projeler senin mars hayallerini ezer geçer koçum. şimdi o elindeki sanal paraları yavaşça cebine koy, şu pötibör bisküviyi çaya ban ve efendi gibi benim 98 model şahin'in marş motorunu tamir edişimi izle.
sanayide bir ölüm sessizliği. yandaki kaportacıdan gelen çekiç sesleri bile sustu.
elon muskın o garip gülüşü soldu. gözleri doldu, dudakları titredi. çevirmene dönüp, he is.. he is the real engineer... (gerçek mühendis o..) diye mırıldandı.
geçti sobanın yanındaki plastik tabureye oturdu. müslüm amca buna bir kaçak çay koydu, yanına da iki tane pötibör bisküvi verdi. elon, çaya bisküviyi banarken gözyaşlarına hakim olamadı, bisküvinin yarısı çayın içine düştü (işte o an tam bir türk vatandaşı oldu).
giderken müslüm amca'nın elini öptü, mars projesini iptal ettim usta, spacex’i kapatıp ostim’de lpg dönüşüm merkezi açacağım dedi.
o gün bugündür muskın sanayide dükkan baktığını söylüyorlar.
devamını gör...
sözlüğe gelen bu yeni kadınlar kim sorusu
yapay zekalılar
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
parçalı kırığı teğet geçen ayak çatlatma olayı. * işi en büyük yapan ayağımın normalde dönemeyeceği bir açıda dönerek burkulmasına düşüş anımda şahitlik etmekti, gözümün önünde ayağıma garip bir şeyler oldu resmen.
devamını gör...
yaran diyaloglar
saatimin pili bitmişti. saatciye gittim. pilini degiştirdiler:
-cici kadın: bi sene garantisi var
-ben: bes sene garanti yapamaz mısınız? anlamıyorsunuz. benim için cok onemli.
-cici kadın: cok isterdim ama benim yetkim dahilinde degil.
komik degil. tamam. hayat da komik bi şey degil zaten.
-cici kadın: bi sene garantisi var
-ben: bes sene garanti yapamaz mısınız? anlamıyorsunuz. benim için cok onemli.
-cici kadın: cok isterdim ama benim yetkim dahilinde degil.
komik degil. tamam. hayat da komik bi şey degil zaten.
devamını gör...
otizm
aklıma yeni ahit filmindeki çok çarpıcı bir sahne geldi. kadına gelen mesajda down sendromlu oğlundan önce öleceği bilgisi geliyor.
ve kadın yastıkla çocuğunu öldürmeye kalkıyor....
çünkü otizm ve down lu çocuklar onlarsız yaşayamazlar.
ve kadın yastıkla çocuğunu öldürmeye kalkıyor....
çünkü otizm ve down lu çocuklar onlarsız yaşayamazlar.
devamını gör...
yeni parti
yeni parti'ye önümüzdeki seçimlerde oy vermeyi düşünmüyorum açıkçası. hoş, hiç kimse istese de oy veremeyecek. nedenine gelince, bu parti seçimlere giremeyecek. özgür özel de 2028 seçimlerinden önce muhtemelen özgür olamayacak. butlan kararını veren irade iktidarı değiştirme potansiyeli olan bir partiye izin verir mi sanıyorsunuz? eğer düşünceniz buysa elimde uygun fiyata bir köprü var. ilgilenen varsa dm'den yazsın.
devamını gör...

