zaman tüneli
kendini üç kelime ile tanımla
son
kullanma
tarihçisi
kullanma
tarihçisi
devamını gör...
yeni parti
yemişim logosunu, adını. bilmem neyi.
benden oyu alacak.
kolum girsin. hatta komple ben gireyim chp'ye, mhp'ye akepeye.
saygılar. s
benden oyu alacak.
kolum girsin. hatta komple ben gireyim chp'ye, mhp'ye akepeye.
saygılar. s
devamını gör...
iko (yazar)
yoldaş ile konuş.. aklını başına alsın.
kıraathanedeki şeytana döndük. böyle olmaz hocam.
sen bi aç milletin banını, bizimkinin ruhu duymaz, kod saptı falan der yuttururuz. anlamaz zaten o. hack yedik deriz en kötü. sısıss
kıraathanedeki şeytana döndük. böyle olmaz hocam.
sen bi aç milletin banını, bizimkinin ruhu duymaz, kod saptı falan der yuttururuz. anlamaz zaten o. hack yedik deriz en kötü. sısıss
devamını gör...
haluk levent'in iyilik meleği olması
size şöyle söyleyeyim, bu memlekette arkanız olmadan bir yere şube müdürü bile olamazsınız. hep de böyleydi, hep de böyle olacak.
bu şartlar altında birileri politik olarak sivrilebiliyorsa, bir şeyin başına geçebiliyorsa, bir koltuğa oturuyorsa, yokluktan gelip ticari bir başarı gösteriyorsa vesaire, bu adam mutlaka bin tane yere değmiştir ve olması gereken kadar saf olması imkansızdır. toplum birilerini kahraman olarak gördükçe, o kahramanların eninde sonunda dejenere olup yoldan çıkması bana göre kaçınılmazdır. bu aslında, şahıslarla da sınırlı değil, vakıf ve dernek gibi bütün tüzel kişilikler için de durumu aynı görüyorum.
biz karşımızdaki figürlere baştan insan olarak bakıp mantığımızla hareket edersek, sorgulamaz ama denetlersek, gerektiği anda tepki gösterirsek bu figürlerin toplumsal bir aparat olarak uzun yıllar faydalı olabilmesinin de önünü açarız. yani aslında 25 sene gayet güzel işler yapabilecek birini sorunlu bir figür haline dönüştürenler de yine fazla iyi niyetle hareket eden bizleriz.
benim derdim haluk levent falan da değil. bugün o, yarın öteki, beriki gün başkası..
mesela konu o kadar çetrefilli ki, yalnızca bir zamanlar kendisine masumane bir biçimde teveccüh gösteren insanları üzmemek için konuyu “aksi tarafın” sözde iyilik melekleri olan ve görünüşteki tek amaçları kutsal kitap öğretmek, din yaymak, yoksullara yardım etmek vesaire olan ve aynı şekilde büyük bağışlar toplayan vakıf, dernek ve tarikatlarla örneklendirmiyorum bile.. ama benim nazarımda ister ağaçlandırma vakfı olsun, ister kuran öğretme vakfı olsun, ister falanca ağır hastalığa yakalanmış çocuklar vakfı olsun, ister kız çocuklarını okutma vakfı olsun hepsi aynı. denetimsiz bağış toplamanın sonu ekonomi tarihinin başından beri tüm dünyada aynıdır, o da suistimal olsun, olmasın şüphe oluşturmaktır. ben biraz da bu nedenle bu tarz sosyal konuların, sosyal devlet mantığı içerisinde resmi yollardan idare edilmesine taraftarım.
ve ilginçtir ki, bahsettiğim olgular paranın icadından önceki dönemlerde bile aynıydı. malatya-aslantepe tümülüsünün altında bulunan sarayın etrafında niteliksiz ve birbirinin aynı bir sürü kap kacak parçası bulundu. neymiş bunlar? sarayın içerisinde bulunan mabede yapılan bağış tahılların saklandığı kaplar. bağışlar nerede toplanıyor ve idare ediliyor? yönetim merkezinde.. peki sıradan insan bu ekonomik ve sosyal güce dokunabiliyor mu? yok.. o bağış tahılı versin, yeter.
bu şartlar altında birileri politik olarak sivrilebiliyorsa, bir şeyin başına geçebiliyorsa, bir koltuğa oturuyorsa, yokluktan gelip ticari bir başarı gösteriyorsa vesaire, bu adam mutlaka bin tane yere değmiştir ve olması gereken kadar saf olması imkansızdır. toplum birilerini kahraman olarak gördükçe, o kahramanların eninde sonunda dejenere olup yoldan çıkması bana göre kaçınılmazdır. bu aslında, şahıslarla da sınırlı değil, vakıf ve dernek gibi bütün tüzel kişilikler için de durumu aynı görüyorum.
biz karşımızdaki figürlere baştan insan olarak bakıp mantığımızla hareket edersek, sorgulamaz ama denetlersek, gerektiği anda tepki gösterirsek bu figürlerin toplumsal bir aparat olarak uzun yıllar faydalı olabilmesinin de önünü açarız. yani aslında 25 sene gayet güzel işler yapabilecek birini sorunlu bir figür haline dönüştürenler de yine fazla iyi niyetle hareket eden bizleriz.
benim derdim haluk levent falan da değil. bugün o, yarın öteki, beriki gün başkası..
mesela konu o kadar çetrefilli ki, yalnızca bir zamanlar kendisine masumane bir biçimde teveccüh gösteren insanları üzmemek için konuyu “aksi tarafın” sözde iyilik melekleri olan ve görünüşteki tek amaçları kutsal kitap öğretmek, din yaymak, yoksullara yardım etmek vesaire olan ve aynı şekilde büyük bağışlar toplayan vakıf, dernek ve tarikatlarla örneklendirmiyorum bile.. ama benim nazarımda ister ağaçlandırma vakfı olsun, ister kuran öğretme vakfı olsun, ister falanca ağır hastalığa yakalanmış çocuklar vakfı olsun, ister kız çocuklarını okutma vakfı olsun hepsi aynı. denetimsiz bağış toplamanın sonu ekonomi tarihinin başından beri tüm dünyada aynıdır, o da suistimal olsun, olmasın şüphe oluşturmaktır. ben biraz da bu nedenle bu tarz sosyal konuların, sosyal devlet mantığı içerisinde resmi yollardan idare edilmesine taraftarım.
ve ilginçtir ki, bahsettiğim olgular paranın icadından önceki dönemlerde bile aynıydı. malatya-aslantepe tümülüsünün altında bulunan sarayın etrafında niteliksiz ve birbirinin aynı bir sürü kap kacak parçası bulundu. neymiş bunlar? sarayın içerisinde bulunan mabede yapılan bağış tahılların saklandığı kaplar. bağışlar nerede toplanıyor ve idare ediliyor? yönetim merkezinde.. peki sıradan insan bu ekonomik ve sosyal güce dokunabiliyor mu? yok.. o bağış tahılı versin, yeter.
devamını gör...
yeni parti
pek de yenilik getirecek bir parti değildir.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
kır zincirleriniii gelll aşkaa kanalsdsad
bence de, herkesin banını açman lazım.
kuzen affı koy adını. sısıs
bence de, herkesin banını açman lazım.
kuzen affı koy adını. sısıs
devamını gör...
örümcek ağı ve yağmur
adı üstünde yaz yağmuru, birden başladı süprizleriyle…


örümcek ağını günlerce ilmek ilmek örmüştü. her düğümünde emeği, sabrı ve umudu vardı. sonra gökyüzü ansızın karardı. ilk damla düşünce, “bitti,” diye geçirdi içinden… çünkü küçük örümcek, en çok emek verdiği şeylerin bir anda yok olacağından korkmuştu.
ama yağmur usulca fısıldadı…
ben yıkmak için gelmedim. sadece seni, korkularınla tanıştırmaya geldim.
ve yağdı… ne ağı kopardı ne de emeğini aldı. sadece üzerindeki tozu yıkadı. güneş yeniden açtığında, ağ eskisinden daha parlak ve sağlamdı. her damla, üzerinde küçük bir yıldız gibi parlıyordu.
kafamı kaldırmış gökyüzüne bakarken, hem yağmuru hem örümcek ağını izliyorum. hayatın öğreticiliği karşısında şaşarak… her kararan gökyüzünü felaket sandım. oysa bazı yağmurlar yıkmak için değil, temizlemek için yağarmış. bazı korkular gerçekleşmez, sadece bizi kendimizle yüzleştirirmiş.
artık her yağmur başladığında aynı şeyi düşünüyorum…
“belki de bu kez kaybedeceğim bir şey yok… belki de sadece daha güzel parlayacağım.”


örümcek ağını günlerce ilmek ilmek örmüştü. her düğümünde emeği, sabrı ve umudu vardı. sonra gökyüzü ansızın karardı. ilk damla düşünce, “bitti,” diye geçirdi içinden… çünkü küçük örümcek, en çok emek verdiği şeylerin bir anda yok olacağından korkmuştu.
ama yağmur usulca fısıldadı…
ben yıkmak için gelmedim. sadece seni, korkularınla tanıştırmaya geldim.
ve yağdı… ne ağı kopardı ne de emeğini aldı. sadece üzerindeki tozu yıkadı. güneş yeniden açtığında, ağ eskisinden daha parlak ve sağlamdı. her damla, üzerinde küçük bir yıldız gibi parlıyordu.
kafamı kaldırmış gökyüzüne bakarken, hem yağmuru hem örümcek ağını izliyorum. hayatın öğreticiliği karşısında şaşarak… her kararan gökyüzünü felaket sandım. oysa bazı yağmurlar yıkmak için değil, temizlemek için yağarmış. bazı korkular gerçekleşmez, sadece bizi kendimizle yüzleştirirmiş.
artık her yağmur başladığında aynı şeyi düşünüyorum…
“belki de bu kez kaybedeceğim bir şey yok… belki de sadece daha güzel parlayacağım.”
devamını gör...
çocukken hayal edilen tanrı şekli
mandrake'nin zenci yardımcısı abdullah şeklinde hayal ediyordum. leopar desenli gömleği vardı. abdullah= allah. ne kadar da düz zekalı bir malmışım. ahanda abdullah
www.facebook.com/photo/?fbi...
www.facebook.com/photo/?fbi...
devamını gör...
çocukken hayal edilen tanrı şekli
padişah sanırdım ben. o da sanırım keloğlan filmleri izlerken hulusi kentmen hep padişah oluyordu, çok babacan bir görünüşü vardı rahmetlinin. niyeyse kafamdaki allahı ona benzetmek istemiştim. anneme 'allah padişah mı tahtta mı oturuyor?' deyince zılgıtı yedik tabi o ayrı.
devamını gör...
yeni parti
seyrine doyum olmayacak bir siyasi serüven bugün başlamış oldu.
netflix dizi gibi izleyeceğim. mutlu son mu olur, hüsran mı bilmem... zaten heyecanlı olan da bu. elbet bana açık değil, siz her şeyi çok iyi biliyonuz. şimdiden olacakları öngörebiliyor heyecansız yaşıyonuz. yazık size...
bi ara acıyım size. evt
netflix dizi gibi izleyeceğim. mutlu son mu olur, hüsran mı bilmem... zaten heyecanlı olan da bu. elbet bana açık değil, siz her şeyi çok iyi biliyonuz. şimdiden olacakları öngörebiliyor heyecansız yaşıyonuz. yazık size...
bi ara acıyım size. evt
devamını gör...
yeni parti
öyle bir duruma geldi ki olay " yeni parti" olan her post altına " yeni rakı " fotoğrafı koyuyorlar. anında bak. dene gör. sanırsın yeni rakı birliği kuruldu telegramda görevleri de şey " yeni parti " postu görünce anında yapıştırın. para falan alıyor gibiler. neyse umut falan kalmadı ülkeden uğraşamayacağım.
devamını gör...
old and wise
aşk, meşk, mutlu evlilik filan. bunlar kısmet ve imkanlarla alakalı ama yanarım da hayatımda şu sözleri söyleyecek bir dostum olmadığına yanarım.. sadece sudaki yosunlar gibi uçlarımız dalgalanan suda birbirine belli bir zaman dokundu. bu şarkı
(bkz: the alan parson's project) grubunun belki de müzikal anlamda olgunluk tezi mahiyetinde bir çalışmasıdır. şu genç hanım ve enstrümanist partneri de pek güzel yorumlamışlar.
(bkz: the alan parson's project) grubunun belki de müzikal anlamda olgunluk tezi mahiyetinde bir çalışmasıdır. şu genç hanım ve enstrümanist partneri de pek güzel yorumlamışlar.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
ayakların yorulsa dâhi ruhun yol almalı.
devamını gör...
şemsiyemin ucu kare
kemoterapi...
devamını gör...
maraz ali
içerde dizisinde sarp yerine maraz ali olsaydı celali bitirirdi ama zarzor bitirirdi bu esnada sevdikleri hayatını kaybederdi yine de otururdu
devamını gör...
haluk levent'in iyilik meleği olması
haluk l. acil'den yakınmaya karar verenlerin sayısı 70 olmuş. harbi bu millet adam olmaz.
nerdeydiniz bunca zaman o'lm, şimdi mi aklınız başınıza geldi?
gürlek, şu ana kadar yaklaşık 70 müştekinin dosyaya dahil olduğunu ve 68 taşınmazın inceleme altında bulunduğunu ifade etti.(adalet bakanı akın gürlek'in 24.07.2026 tarihli trt-haber röportajından)
sizi kazıklamaya doyamaz kimse, o düşmüş meleğin sert tüyleri bir yerinize girsin...
nerdeydiniz bunca zaman o'lm, şimdi mi aklınız başınıza geldi?
gürlek, şu ana kadar yaklaşık 70 müştekinin dosyaya dahil olduğunu ve 68 taşınmazın inceleme altında bulunduğunu ifade etti.(adalet bakanı akın gürlek'in 24.07.2026 tarihli trt-haber röportajından)
sizi kazıklamaya doyamaz kimse, o düşmüş meleğin sert tüyleri bir yerinize girsin...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
öldüren şarkılardan...
devamını gör...
yeni parti
hem isim hem logo için epey bir ar-ge çalışması yapılmış. bu kadar orijinal ve mantıklı bir parti ismi görmedim.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
geçmişte müebbet yiyen , moderatörlerin dahi vur emri verdiği herkese af çıkar . sözlük biraz şenlensin . başka türlü bu forum iflah olmaz emmioğlu .
devamını gör...
çok cahilsin keşke ölsen
az önce kendime söylediğim replik. bu kadarda teknoloji özürlü olunmaz ya.
devamını gör...