zaman tüneli
bir konseri efsane yapan detaylar
sanatçı veya sanatçılar tam bitti diye gitmişken bidaha bidaha tezahüratları ile koşarak sahneye geri dönüp konserin devam etmesi.
mesai kalmak gibi bir şey bence hehe...
mesai kalmak gibi bir şey bence hehe...
devamını gör...
bir konseri efsane yapan detaylar
ilk konser olması. ilk mangaya gitmiştim. o zaman eurovision'a gidiyorlardı. bahar şenlikleriydi. konser çok güzeldi. konser bitimine doğru konseri izleyenler azalmıştı, bizde sahnenin yan tarafındaydık. hangi şarkı çalıyordu hatırlamıyorum ama arkadaşla headbang yaparken gitarist bizi gördü ve okey işareti yaptı işte budur gibisinden. biz şok.
devamını gör...
insan
ya kaçar.
ya arar.
kaçanlar mutludurlar
arayanlar için bu dünya cehennem.
ya arar.
kaçanlar mutludurlar
arayanlar için bu dünya cehennem.
devamını gör...
güzel olabilecek bişeyin güzel olabilecek olması
güzel olabilir.
devamını gör...
özel hayat
bir kıvamı var.
cay demlemek gibi.
cabuk ocaktan alırsan tadını almaz.
cok demlersen acı olur.
ilişkilerinde dogru kıvamı var diye dusundum. .
cok acele etmeden ama cok zamana yayıp hevesi de kacırmadan.
çay demlemek gibi.
not: çay demlemeyi bilmiyorum.
cay demlemek gibi.
cabuk ocaktan alırsan tadını almaz.
cok demlersen acı olur.
ilişkilerinde dogru kıvamı var diye dusundum. .
cok acele etmeden ama cok zamana yayıp hevesi de kacırmadan.
çay demlemek gibi.
not: çay demlemeyi bilmiyorum.
devamını gör...
al pacino ile rüyada makarna yapmak
o da bişey mi bende rüyamda whitesnake ile is this love şarkısını bütün sınıfça söylüyordum. tam bir müzikal rüyasıydı.
devamını gör...
ölmeyi dilerken yaşamayı sevdirecek insanla tanışmak
hayat bu işte.
kanatlanıp gitmek dururken dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için 1 sebep ararken
ölmek için 1000 sebep bulursun.
kanatlanıp gitmek dururken dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için 1 sebep ararken
ölmek için 1000 sebep bulursun.
devamını gör...
bir erkeğe kızgınken yaptıklarınız
(bkz: 619)
devamını gör...
ölmeyi dilerken yaşamayı sevdirecek insanla tanışmak
devamını gör...
gecenin üçü mü sabahın üçü mü sorunsalı
çok bilinen bir yanlışlık var. onu düzeltelim.
10-12 arası gecedir.
12 tam gece yarısı.
12 ile gün doğumu arası gece olmaya devam eder.
gün doğumu, şafak vakti veya şafak olarak tanımlanır. alternatif "tan vakti" de denir.
gün doğumu sonrasına sabah denir. bu yüzden "sabah oldu" derler. gün doğumuyla hava aydınlandığı için sabah, gün doğumuyla gelir.
bu yüzden gün doğumuna kadar olan her saat dilimi "gecedir."
10-12 arası gecedir.
12 tam gece yarısı.
12 ile gün doğumu arası gece olmaya devam eder.
gün doğumu, şafak vakti veya şafak olarak tanımlanır. alternatif "tan vakti" de denir.
gün doğumu sonrasına sabah denir. bu yüzden "sabah oldu" derler. gün doğumuyla hava aydınlandığı için sabah, gün doğumuyla gelir.
bu yüzden gün doğumuna kadar olan her saat dilimi "gecedir."
devamını gör...
gecenin üçü mü sabahın üçü mü sorunsalı
kederliysen gece, neşeliysen gündüz. kafana göre takılacan aga..
devamını gör...
gecenin üçü mü sabahın üçü mü sorunsalı
gecenin tam 3 ündeyim.
dertlerin en gücündeyim. .
dertlerin en gücündeyim. .
devamını gör...
unutulmaz kurtlar vadisi replikleri
çok yazılmıştır ama cidden 'yengeye elif dedin usta' hepsini sollar. yanındakiyle yaşayıp yüreğindekiyle ölmek demek gibi bişey bu.
devamını gör...
satranç
en sevdiğim taşı at olan spor müsabakası..
türkiyede yeteri kadar ilgi görmüyor, kıraathanelerde neden bu spor yok. bunlar emperyalist dış güçlerin oyunu, bizi böyle böyle yenecekler...
türkiyede yeteri kadar ilgi görmüyor, kıraathanelerde neden bu spor yok. bunlar emperyalist dış güçlerin oyunu, bizi böyle böyle yenecekler...
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
nerde o eski yayınlar dedirterek kendini özletmiştir...
devamını gör...
günümüz türkiyesinde birikim yapabilmek
büyüklerimizin sürekli öğüt verme amaçlı ileri sürdükleri bir argümanı siz değerli dostlarımla tartışmak istiyorum.
bazen gaddar olup olmadığım konusu üzerine düşünürken buluyorum kendimi. gerçekten bizim bir ve iki üst neslimiz içinde olduğumuz dünyayı anlayamıyor mu yoksa anlamayı mı red ediyor inanın bilmiyorum fakat şu dönemde sürekli "birikim yapın" diye öğüt veren büyüklerin, türkiye gerçekliğinden kopuk yaşadığını düşünüyorum.
bence türkiye, kendi tarihi içerisinde hiçbir zaman bu kadar fakirleşmedi. eskiden 1 maaş, tüm eve bakabiliyordu. şu an ise, herkes ayrı ayrı çalışsa dahi ancak temel ihtiyaçlar ve okulların ödemeleri döndürülebiliyor. böyle bir ekonomik düzende nereye birikim yapılabilir?
insanların bu kadar derdin, tasanın içerisinde, kendilerine ait bir takım zevkleri var. bunlar aslında depresyona girmemek için kurtarıcı görevi görüyorlar. ---> " şuna harcayacağın parayı kenara koysan... " diyerek başlayan cümlelere bende böyle yanıtlar veriyorum.
insan hiç mi yaşamasın? hangimizin hayatta ne kadar kalacağının garantisi var? sözleşmesini yapmadığım dünya için banka hesabı doldurmamız öğütleniyor. bu yüzden tüm hayatından kısarak, belkide gelmeyecek bir gelecek için sürekli para istiflemek bana çok saçma geliyor.
birikim olmalı mı? - evet! ama tüm hayatını kapatıp, anından çalıp, su an yapmak istediğin şeyleri sırf birikim yapmak adına sürekli ertelemeyi seçerek değil. hayat ertelemeye gelmiyor. bir sonraki sabaha uyanacağının garantisi yok. bugün yapmak istediğin şeyi gelecekte kullanmak için biriktireceğin para uğruna ertelersen, yaşadığın hayatın ne anlamı kalır?
insan eğer bütçesi varsa, tabi ki birikim yapmalıdır ama kazandığın paranın neredeyse tamamını kenara koy, sen hiçbir yaşama, ot gibi işe git gel mantığına katılmıyorum.
keza burada başlığı açma konuma geri dönüyorum:
hangimizin birikim yapmasını sağlayacak kazancı var su an? hangimiz belirli bir miktar parayı düzenli gözden çıkarıp, bir banka hesabında stoklayabiliyoruz? bunun için üst düzey refah ve iyi bir gelir düzeyi olması gerekiyor cünkü..
bu sene asgari ücrete ara zam yapılmadı.. kiralar , okul ücretleri şimdiden yeni dönem zamlarını yansıttılar. marketlere her gün zam geliyor zaten.. bankaların kartlarda ve kredilerde döndürdüğü kurnazlıklar ortada... bu ülkede tüm ücretler venüsü görmüş durumda. yani enflasyon uzayda ama bize verilen maaşlar daha bulutlara dahi değemiyor. --> özeti: insanların maaşı ayı bitirmeye yetmiyor.
sevgili büyüklerimiz soruyorum size nasıl birikim yapılmasını tavsiye edersiniz? sanırım hiç yaşamayarak. bu ülkede, şuan paranın gitmemesi için yaşamamak gerekiyor çünkü.
birikim dediğiniz, kendinize her ihtiyacınızı karşılayacak bütçeyi ayırarak, geriye kalanına dokunmamaktır. ya bütçen ihtiyaçlarına yetmiyorsa? yani geriye hiçbir şey kalmıyorsa?
şuna karşı değilim: iyi bir şirkette/kurum / kuruluşta veya uluslararası bir kurumda, çok iyi bir pozisyonda çalışıyorsunuzdur ve aylık net 100-150 ve üst bandında geliriniz vardır, o zaman birikim tabi yapılabilir. her ay banka hesabına bir miktar parayı her türlü hibe edersin. fakat türkiye'nin ücretlendirme tablosu ve insanların genelinin çalışma sistemi ortada. cemiyete mensup aileler ( sosyete) dışında, çoğu kişi orta sınıf ve düşük bütçeli gelir sınıfında. bu iki kesim için hangi birikim? nerede?
bir cep telefonu için kredi çekiyorsun bu ülkede.
10 günlük yaz tatili için, 1 yıllık maaşını kapatıyorsun.
ev- araba almak devri kapandı.
merhaba türkiye!
tanımlı seviye: sefillik, yoksulluk
hoş geldiniz.
bazen gaddar olup olmadığım konusu üzerine düşünürken buluyorum kendimi. gerçekten bizim bir ve iki üst neslimiz içinde olduğumuz dünyayı anlayamıyor mu yoksa anlamayı mı red ediyor inanın bilmiyorum fakat şu dönemde sürekli "birikim yapın" diye öğüt veren büyüklerin, türkiye gerçekliğinden kopuk yaşadığını düşünüyorum.
bence türkiye, kendi tarihi içerisinde hiçbir zaman bu kadar fakirleşmedi. eskiden 1 maaş, tüm eve bakabiliyordu. şu an ise, herkes ayrı ayrı çalışsa dahi ancak temel ihtiyaçlar ve okulların ödemeleri döndürülebiliyor. böyle bir ekonomik düzende nereye birikim yapılabilir?
insanların bu kadar derdin, tasanın içerisinde, kendilerine ait bir takım zevkleri var. bunlar aslında depresyona girmemek için kurtarıcı görevi görüyorlar. ---> " şuna harcayacağın parayı kenara koysan... " diyerek başlayan cümlelere bende böyle yanıtlar veriyorum.
insan hiç mi yaşamasın? hangimizin hayatta ne kadar kalacağının garantisi var? sözleşmesini yapmadığım dünya için banka hesabı doldurmamız öğütleniyor. bu yüzden tüm hayatından kısarak, belkide gelmeyecek bir gelecek için sürekli para istiflemek bana çok saçma geliyor.
birikim olmalı mı? - evet! ama tüm hayatını kapatıp, anından çalıp, su an yapmak istediğin şeyleri sırf birikim yapmak adına sürekli ertelemeyi seçerek değil. hayat ertelemeye gelmiyor. bir sonraki sabaha uyanacağının garantisi yok. bugün yapmak istediğin şeyi gelecekte kullanmak için biriktireceğin para uğruna ertelersen, yaşadığın hayatın ne anlamı kalır?
insan eğer bütçesi varsa, tabi ki birikim yapmalıdır ama kazandığın paranın neredeyse tamamını kenara koy, sen hiçbir yaşama, ot gibi işe git gel mantığına katılmıyorum.
keza burada başlığı açma konuma geri dönüyorum:
hangimizin birikim yapmasını sağlayacak kazancı var su an? hangimiz belirli bir miktar parayı düzenli gözden çıkarıp, bir banka hesabında stoklayabiliyoruz? bunun için üst düzey refah ve iyi bir gelir düzeyi olması gerekiyor cünkü..
bu sene asgari ücrete ara zam yapılmadı.. kiralar , okul ücretleri şimdiden yeni dönem zamlarını yansıttılar. marketlere her gün zam geliyor zaten.. bankaların kartlarda ve kredilerde döndürdüğü kurnazlıklar ortada... bu ülkede tüm ücretler venüsü görmüş durumda. yani enflasyon uzayda ama bize verilen maaşlar daha bulutlara dahi değemiyor. --> özeti: insanların maaşı ayı bitirmeye yetmiyor.
sevgili büyüklerimiz soruyorum size nasıl birikim yapılmasını tavsiye edersiniz? sanırım hiç yaşamayarak. bu ülkede, şuan paranın gitmemesi için yaşamamak gerekiyor çünkü.
birikim dediğiniz, kendinize her ihtiyacınızı karşılayacak bütçeyi ayırarak, geriye kalanına dokunmamaktır. ya bütçen ihtiyaçlarına yetmiyorsa? yani geriye hiçbir şey kalmıyorsa?
şuna karşı değilim: iyi bir şirkette/kurum / kuruluşta veya uluslararası bir kurumda, çok iyi bir pozisyonda çalışıyorsunuzdur ve aylık net 100-150 ve üst bandında geliriniz vardır, o zaman birikim tabi yapılabilir. her ay banka hesabına bir miktar parayı her türlü hibe edersin. fakat türkiye'nin ücretlendirme tablosu ve insanların genelinin çalışma sistemi ortada. cemiyete mensup aileler ( sosyete) dışında, çoğu kişi orta sınıf ve düşük bütçeli gelir sınıfında. bu iki kesim için hangi birikim? nerede?
bir cep telefonu için kredi çekiyorsun bu ülkede.
10 günlük yaz tatili için, 1 yıllık maaşını kapatıyorsun.
ev- araba almak devri kapandı.
merhaba türkiye!
tanımlı seviye: sefillik, yoksulluk
hoş geldiniz.
devamını gör...
satranç
gönül verdiğim ancak asla iyi oynayamadığım oyundur. *
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
komik şarkı. seviyorum bu grubu
devamını gör...
testis için alternatif türkçe isimler
folluk.
devamını gör...
testis için alternatif türkçe isimler
bizce hiçbir anlam ifade etmeyen "tetris" kadar anlamsız testis sözüne alternatif olabilecek türkçe isimlerdir...
dölhane neden düşünülmemiş olabilir, mantıklı bir açıklamasını bilmiyorum.
dölhane neden düşünülmemiş olabilir, mantıklı bir açıklamasını bilmiyorum.
devamını gör...