zaman tüneli
tez yazmak
başlangıçta çok göz korkutan ama yazmaya başlayıp ritmi bulunca çokça kolaylaşan eylemdir. özellikle sosyal bilimlerde lisans ve yüksek lisans için yazıyorsanız bilmelisiniz ki kimse sizden literatüre yepyeni bir soluk getirmenizi beklemiyor. akademik yazım kurallarına uygun, neden sonuç ilişkisini gözeten, argümantatif olarak sağlam temelli ve sağlam örülü olan bir tez işinizi rahatça görür. bunu baz almak sizi kafa olarak rahatlatacaktır. doktorada sadece işler değişir bu gözler doktora tezi yazamadığı için atılan hıyar argörler görmüştür.
bir dipnot: odağınızın tamamiyle tezde olması gerekir maalesef. ben işten istifa etmiştim tezi bitirmek için. yani görüleceği gibi bu da mı sınıfsaldır evet bu da sınıfsaldır.
bir dipnot: odağınızın tamamiyle tezde olması gerekir maalesef. ben işten istifa etmiştim tezi bitirmek için. yani görüleceği gibi bu da mı sınıfsaldır evet bu da sınıfsaldır.
devamını gör...
eski sevgiliye söylenmek istenen şeyler
ne okursun ne bir şey yaparsın şu kitaplarımı geri ver yoksa evine icra gönderir kocanla aranı bozarım
devamını gör...
tez yazmak
ciddiyet ister.
inanılmaz disiplinli, çok kontrollü olmanız gereken bir süreçtir. tez yazmaya başlama işini sürekli erteleyerek sadece zamanınızdan çalarsınız. bu yüzden ertelemeden başına oturmak ve tek nefeste yazıp kalkmak gerekir çünkü asıl zor olan tezi yazmak değil, tezi formatına uygun hale getirmektir.
her format yani referanslama stili (apa, mla, harvard, chicago) ayrı bir içerik düzenini kapsar. ince detaylarda boğulmak, kusana kadar revize yapmak bu işin doğasıdır. danışmanın verdiği düzenlemeler, yazma kısmından daha vakit aldığı için sistemli yazım yapmak, tezi son dakikaya bırakmamak gerekir. bırakırsanız, 1 yıl kaybetmenize ( düzenlemeler yetişmeyeceği için) neden olabilir. benim yüksek lisans sürecimde sadece 2 arkadaşım bu yüzden yüksek lisansını tezsize dönüştürmüştü.
çok abartılı bir çalışma sistemine gerek yoktur. sadece istikrarlı olmanız ve gerçekten düzenli yazım yapmanız gerekir. mesela haftanın belirli günlerini kendinize tez yazım günü olarak saptayın. her hafta o günlerde sadece tezinizi yazın. diğer günler sosyalleşin. böylelikle sadece 1 ayda bile minimum 35-40 sayfa çıkartmış oluyorsunuz. sistemli bir çalışmayla, teziniz maksimum 3 aya bitmiş oluyor.
ben yüksek lisans tezimi yazarken haftada 2-3 günü tez yazım günü olarak ayarlamıştım. sadece belirlediğim günlerde oturup tez yazıyordum. diğer günlerde sadece eğlenip, geziyordum. bu şekilde hem tezimi belirtilen sürede bitirdim hemde tezin yarattığı depresyona girmeden sosyalleştim. doktora yaparken işler daha sıkı hale gelse de, benzer düzen devam etti.
her şeyi planlı yaparsanız, etkilenmezsiniz.
gözünüzde büyütüyorsunuz çünkü plan + istikrar eksiğiniz var.
kendinizi şartlayın, bakın nasıl bitiyor.
inanılmaz disiplinli, çok kontrollü olmanız gereken bir süreçtir. tez yazmaya başlama işini sürekli erteleyerek sadece zamanınızdan çalarsınız. bu yüzden ertelemeden başına oturmak ve tek nefeste yazıp kalkmak gerekir çünkü asıl zor olan tezi yazmak değil, tezi formatına uygun hale getirmektir.
her format yani referanslama stili (apa, mla, harvard, chicago) ayrı bir içerik düzenini kapsar. ince detaylarda boğulmak, kusana kadar revize yapmak bu işin doğasıdır. danışmanın verdiği düzenlemeler, yazma kısmından daha vakit aldığı için sistemli yazım yapmak, tezi son dakikaya bırakmamak gerekir. bırakırsanız, 1 yıl kaybetmenize ( düzenlemeler yetişmeyeceği için) neden olabilir. benim yüksek lisans sürecimde sadece 2 arkadaşım bu yüzden yüksek lisansını tezsize dönüştürmüştü.
çok abartılı bir çalışma sistemine gerek yoktur. sadece istikrarlı olmanız ve gerçekten düzenli yazım yapmanız gerekir. mesela haftanın belirli günlerini kendinize tez yazım günü olarak saptayın. her hafta o günlerde sadece tezinizi yazın. diğer günler sosyalleşin. böylelikle sadece 1 ayda bile minimum 35-40 sayfa çıkartmış oluyorsunuz. sistemli bir çalışmayla, teziniz maksimum 3 aya bitmiş oluyor.
ben yüksek lisans tezimi yazarken haftada 2-3 günü tez yazım günü olarak ayarlamıştım. sadece belirlediğim günlerde oturup tez yazıyordum. diğer günlerde sadece eğlenip, geziyordum. bu şekilde hem tezimi belirtilen sürede bitirdim hemde tezin yarattığı depresyona girmeden sosyalleştim. doktora yaparken işler daha sıkı hale gelse de, benzer düzen devam etti.
her şeyi planlı yaparsanız, etkilenmezsiniz.
gözünüzde büyütüyorsunuz çünkü plan + istikrar eksiğiniz var.
kendinizi şartlayın, bakın nasıl bitiyor.
devamını gör...
eski sevgiliye söylenmek istenen şeyler
ne zaman iyileşmek istesen tekrar gelip kendine alıştırıp, tekrar içimde umut yeşertip, durduk yere gitmen incitse de çok iyi oldu.
bir daha hayatım boyunca asla ama asla sana güvenmemem gerektiğini çok iyi öğrendim. artık senden hiçbir beklentim yok. geçen seferin aksine bu sefer sözünü tutman dışında.
artık bu hayattan senle alakalı iyi veya kötü bir şey istemiyorum.
sen zaten aylar veya yıllar sonra seni gram önemsemeyen bir şerefsizin yatağında mutsuzluktan ağlarken beni hatırlayacaksın. o sırada ben senin değerini bilmediğin sevgimi gerçekten hakeden birine veriyor olucam. senin kiminle düşüp kalktığın artık gerçekten umrumda değil. ben sıramı savdım.
hoşçakal. haa unutmadan kilit ve şarap mı? * *
bir daha hayatım boyunca asla ama asla sana güvenmemem gerektiğini çok iyi öğrendim. artık senden hiçbir beklentim yok. geçen seferin aksine bu sefer sözünü tutman dışında.
artık bu hayattan senle alakalı iyi veya kötü bir şey istemiyorum.
sen zaten aylar veya yıllar sonra seni gram önemsemeyen bir şerefsizin yatağında mutsuzluktan ağlarken beni hatırlayacaksın. o sırada ben senin değerini bilmediğin sevgimi gerçekten hakeden birine veriyor olucam. senin kiminle düşüp kalktığın artık gerçekten umrumda değil. ben sıramı savdım.
hoşçakal. haa unutmadan kilit ve şarap mı? * *
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
kredi kartı borcum kendini unutturmadığı için bu işi ticarete dökebilirim. saati 100 tl :).. aslansın kaplansın herşeyin en iyisini yaparsın, sana yanlış yapanların allah bin türlü belasını versin birini de eksik etmesin gibi motivasyonlar eklenirse 200 tl siz mutlu b3n mutlu çıkın çıkın gelin :)
devamını gör...
halidon music
klasik müzik paylaşımları yapan bir youtube kanalı. bu kanal olmasa klasik müzik unutulup giderdi belki de..
devamını gör...
zelf control
devamını gör...
erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an
aydınlanma anıdır;)
ufka dogru bak,
denizle göğü goreceksin;)
ufka dogru bak,
denizle göğü goreceksin;)
devamını gör...
geceye bir fransızca şarkı bırak
devamını gör...
yapılan iyiliği asla unutmamak
buna artık çok katılmıyorum.
"vefa" iyi bir duygudur ama aynı zamanda suistimale açıktır. size iyilik yapan bir insanı ömür boyu gözetmek sizi suistimale açık hale getirir. size kalpten iyilik yapmış kişi, zaten sizden ömür boyu unutulmamak gibi taleplerde bulunmaz.
bana yaptığı iyilikler sebebiyle çok fazla insanı tolere ettiğim hatta idare ettiğim oldu. gördüm ki, size iyilik yapmış insanları da çok fazla hoş görmemek gerekiyor. bu çabanız suistimal ediliyor çünkü. insanlar davranışları konusunda kontrolsüzdür. sizin birçok şeyi iyi niyetle hoş görme çabanız, nedense karşı taraf için bir konfor alanı oluşturuyor ve kişiye gereksiz cürretkarlık yapabileceğine dair bir algı da ekliyor. sonra aşırılaşmış hareketleri alışkanlık haline getirmiş insanlar türüyor etrafınızda. burada yaş, entelektüel kapasite falanda belirleyici değil. ne tipler ne uçuk saygısızlıklar yapıyor şaşırırsınız. bazen 70 yaşındaki adamın bile davranışları 16 yaşındaki bir çocuga eş değer oluyor.
bu konuda negatif bir örnekle daha yeni karşılaştım. iş yerimde çok sevilmeyen, hayatı gerçekten abartılı yaşayan bir arkadaşım var. aslında kendi kişiliği yüzünden çok sevilmiyor ve insanlar ondan bilinçli uzak duruyorlar. arkasından da inanılmaz konuşuluyor. işteki yüksek pozisyonu ve bağlantıları sebebiyle herkes saygılı biçimde( bu saygıda zoraki) uzak duruyor ama gerçekten herkes kendisinden irite oluyor ve bu cok belli oluyor. kendisine karşı cepheleşmiş bir insan grubu olmasına rağmen, bu iş arkadaşımın bana iyilikleri olduğu için ( zor bir karakter olmasına rağmen), sürekli iletişim kurarak tüm bu negatif özelliklerini hoş gördüm hatta çoğu zaman yersizce tolere ettim.
insanlar ona karşı katıksız cepheleşmiş olmasına rağmen, risk alıp iletişimi sürdürdüm. kendisiyle konuştuğum için yer yer dedikoduların ve anlamsız tepkilerin hedefi haline geldiğimde oldu ama umursamadım. ben kendimden emin olduktan sonra millet davul çalsa ne olur.
yine de, kendisine karşı gösterdiğim bu iyi niyetim ve saygılı yaklaşımım dün başımda patladı. alakasız bir konuda, saçma sapan ve uç bir tepki verdi ve beni kızdırdı. uzun süredir zaten anormal karakterini tolere ettiğim için, bu hususu kullanarak iletişimi kestim. halini hatırını bile sormuyorum. hiçbir şeyi düzeltme çabam yok. aksine, iletişimde kalmak istemiyorum. konuşmak isterse de, red edeceğim.
yani iyi niyet ve yapılan iyilikler bağların sürmesine sebep olmuyor.
size yapılan iyilikleri tabi kulak arkası etmeyin. tüm kalbinizle karşılığını vermek için uğraşın fakat bir insanı size iyilik yaptı diye ömür boyu sırtınızda taşımanıza da gerek yok ( çünkü gerçekten sırtınıza biniyorlar). kimsenin atı olmak için yaratılmadık. vefa da bir yere kadardır. her duygunun bir ölçüsü vardır.
kendi hakkınıza girmeyin,
kendinize haksızlık yapmayın.
not: son birkaç gündür ısrarla yazıp, mesaj atmasına rağmen çok net sekilde görüşmek istemediğimi dile getirdim. koyduğum sınırı hemen kabul etmedi fakat bu onun problemiydi. kabul edene kadar aynı tepkiyle karşılaştı ve duvarım hiç inmedi. şimdi kararıma saygı duyuyor ve beni rahatsız etmiyor. bir daha arkadaş olacağımızı düşünmüyorum. iş yerinde profesyonel tavırımı koruyacağım, onun dışında iletişim yok. bende diğerlerinin olduğu kervana katıldım.
size şunu söyleyebilirim: bir insanla iletişim kurarken, etrafındaki insanların ona nasıl baktığını, onunla ilgili ne konuştuğunu mutlaka ciddiye alın. benim olayımda, alanen insanlar rahatsızlık duyuyorlardı ama iyi niyetim yüzünden ben insanların söylemlerine inanmak yerine, yaşayarak görmeyi tercih ettim ( bir nebze yanılma payına istinaden) fakat gördüm ki insanlar çok haklıymış.
bu yüzden birine iyi niyetli yaklaşırken, önce etrafında nasıl bilindiğini soruşturun. mesafeli iyilikte iyiliktir. herkese duvar şart.
"vefa" iyi bir duygudur ama aynı zamanda suistimale açıktır. size iyilik yapan bir insanı ömür boyu gözetmek sizi suistimale açık hale getirir. size kalpten iyilik yapmış kişi, zaten sizden ömür boyu unutulmamak gibi taleplerde bulunmaz.
bana yaptığı iyilikler sebebiyle çok fazla insanı tolere ettiğim hatta idare ettiğim oldu. gördüm ki, size iyilik yapmış insanları da çok fazla hoş görmemek gerekiyor. bu çabanız suistimal ediliyor çünkü. insanlar davranışları konusunda kontrolsüzdür. sizin birçok şeyi iyi niyetle hoş görme çabanız, nedense karşı taraf için bir konfor alanı oluşturuyor ve kişiye gereksiz cürretkarlık yapabileceğine dair bir algı da ekliyor. sonra aşırılaşmış hareketleri alışkanlık haline getirmiş insanlar türüyor etrafınızda. burada yaş, entelektüel kapasite falanda belirleyici değil. ne tipler ne uçuk saygısızlıklar yapıyor şaşırırsınız. bazen 70 yaşındaki adamın bile davranışları 16 yaşındaki bir çocuga eş değer oluyor.
bu konuda negatif bir örnekle daha yeni karşılaştım. iş yerimde çok sevilmeyen, hayatı gerçekten abartılı yaşayan bir arkadaşım var. aslında kendi kişiliği yüzünden çok sevilmiyor ve insanlar ondan bilinçli uzak duruyorlar. arkasından da inanılmaz konuşuluyor. işteki yüksek pozisyonu ve bağlantıları sebebiyle herkes saygılı biçimde( bu saygıda zoraki) uzak duruyor ama gerçekten herkes kendisinden irite oluyor ve bu cok belli oluyor. kendisine karşı cepheleşmiş bir insan grubu olmasına rağmen, bu iş arkadaşımın bana iyilikleri olduğu için ( zor bir karakter olmasına rağmen), sürekli iletişim kurarak tüm bu negatif özelliklerini hoş gördüm hatta çoğu zaman yersizce tolere ettim.
insanlar ona karşı katıksız cepheleşmiş olmasına rağmen, risk alıp iletişimi sürdürdüm. kendisiyle konuştuğum için yer yer dedikoduların ve anlamsız tepkilerin hedefi haline geldiğimde oldu ama umursamadım. ben kendimden emin olduktan sonra millet davul çalsa ne olur.
yine de, kendisine karşı gösterdiğim bu iyi niyetim ve saygılı yaklaşımım dün başımda patladı. alakasız bir konuda, saçma sapan ve uç bir tepki verdi ve beni kızdırdı. uzun süredir zaten anormal karakterini tolere ettiğim için, bu hususu kullanarak iletişimi kestim. halini hatırını bile sormuyorum. hiçbir şeyi düzeltme çabam yok. aksine, iletişimde kalmak istemiyorum. konuşmak isterse de, red edeceğim.
yani iyi niyet ve yapılan iyilikler bağların sürmesine sebep olmuyor.
size yapılan iyilikleri tabi kulak arkası etmeyin. tüm kalbinizle karşılığını vermek için uğraşın fakat bir insanı size iyilik yaptı diye ömür boyu sırtınızda taşımanıza da gerek yok ( çünkü gerçekten sırtınıza biniyorlar). kimsenin atı olmak için yaratılmadık. vefa da bir yere kadardır. her duygunun bir ölçüsü vardır.
kendi hakkınıza girmeyin,
kendinize haksızlık yapmayın.
not: son birkaç gündür ısrarla yazıp, mesaj atmasına rağmen çok net sekilde görüşmek istemediğimi dile getirdim. koyduğum sınırı hemen kabul etmedi fakat bu onun problemiydi. kabul edene kadar aynı tepkiyle karşılaştı ve duvarım hiç inmedi. şimdi kararıma saygı duyuyor ve beni rahatsız etmiyor. bir daha arkadaş olacağımızı düşünmüyorum. iş yerinde profesyonel tavırımı koruyacağım, onun dışında iletişim yok. bende diğerlerinin olduğu kervana katıldım.
size şunu söyleyebilirim: bir insanla iletişim kurarken, etrafındaki insanların ona nasıl baktığını, onunla ilgili ne konuştuğunu mutlaka ciddiye alın. benim olayımda, alanen insanlar rahatsızlık duyuyorlardı ama iyi niyetim yüzünden ben insanların söylemlerine inanmak yerine, yaşayarak görmeyi tercih ettim ( bir nebze yanılma payına istinaden) fakat gördüm ki insanlar çok haklıymış.
bu yüzden birine iyi niyetli yaklaşırken, önce etrafında nasıl bilindiğini soruşturun. mesafeli iyilikte iyiliktir. herkese duvar şart.
devamını gör...
anın fotoğrafı
daha önceki bir anın fotosu, lana del rey dinlerken rakı içiyodum. lana del rey in lizy grant olduğu zamanlar amerikalı bir çiftçi olsam şunun için tarlaları satardım ya hehe...
foto yan dönme olayını nasıl çözüyosunuz..
foto yan dönme olayını nasıl çözüyosunuz..
devamını gör...
uluslararası ilişkiler
bana eglenceli bir bolum geliyor.
cok konu var.
degişik degişik.
hic sıkılmıyorsun.
gazetelerde de ben icpolitika okumam. sıkıcı geliyor.
ama dıs politika saatlerce okuyup tartısabilirim;)
cok konu var.
degişik degişik.
hic sıkılmıyorsun.
gazetelerde de ben icpolitika okumam. sıkıcı geliyor.
ama dıs politika saatlerce okuyup tartısabilirim;)
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
yatın uyuyun len. ben mi? ben uyumayacağım.
devamını gör...
geceye bir fransızca şarkı bırak
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
amacı dertleşirken belki bir sevişme bir seks ihtimali olur gibi bir mantıkla düşünmeyen dertliler bana her zaman yazabilir. * en kötü derdini silkeyim der geçerim hehe..
ek olarak yapay zeka ile dertleşmek opsiyonunu da kullanabilirisiniz. ben gizliden açıp öyle yapıyorum genelde..
ek olarak yapay zeka ile dertleşmek opsiyonunu da kullanabilirisiniz. ben gizliden açıp öyle yapıyorum genelde..
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
kimseyi dertlerimle boğmak istemem ama insan cidden ihtiyaç duyuyor bazen
devamını gör...
hayatı sorgulama sadece yaşa
yaşamak sorgulamayı da beraberinde getiriyor. sadece hayatı değil her şeyi sorgulamalıyız. otlardan farkımız olmalı
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
alçak puşt bir manipülatörüm, yeni bir ortama girdiğimde sessiz kalıp insanların karakterini açığa çıkaracak sorular sorarak analiz ederim ona göre davranırım. bazı kırmızı çizigilerim dışında katılmıyorsam bile katılıyorum derim aynı fikirde olduğumu düşündürecek örnekler veririm ama içimden de ne salak biri yae derim hehe...
devamında anlatacağım şeyler tehlikeli bilgiler o yüzden burada kesiyorum..
devamında anlatacağım şeyler tehlikeli bilgiler o yüzden burada kesiyorum..
devamını gör...
mustafa ceceli'nin utanmadan şarkı söylemeye devam etmesi
bu konuya objektif bakılması gerektiğini düşünüyorum. bu yüzden konuyu 2 taraf açısından da ele alacağım:
mustafa ceceli'nin eşinin( sinem gedik) eş cinsel videosu medyaya servis edildiğinde, ben şaşkına dönmüştüm çünkü mustafa beyin yanılmıyorsam ünlü olmadan önceki mesleği imamlıktı. kendi hayat görüşüne denk bir hanımefendiyle evlendiği fikrine sahip olduğum için biseksüel ya da eşcinsel eğilimi olan bir hanımefendiyle uzun yıllar ( farkında olmadan veya olarak) bir evlilik yürütmesi bana ilginç gelmişti.
fakat.. ne olursa olsun, görüntüler basına servis edilmemeliydi. eşinin eş cinsel dürtüleri olduğunu öğrenmek yıkıcı olmuş olabilir fakat bu yine de uzun yıllar birliktelik yaşadıkları ve bu birlikteliğin hatırına bu video kaydını gizlemeleri gerektiği fikrini uyandırıyor.
davanın detaylarında, görüntülerin sinem gediğin( mustafa cecelinin eski eşi) evindeki güvenlik sisteminden izinsizce alındığı belirtiliyor. hatta haber şöyle bir ifade ile yayınlanıyor:
"evin güvenlik kamera sistemleriyle ilgilenen teknik servis müdürü alper güzel’in ise belirlenmeyen zamanlarda kamera ve internet dolaşımındaki aksaklık nedeniyle sinem gedik’in daveti üzerine eve geldiği, medyaya servis edilen intizar aslan ile sinem gedik’e ait görüntülerin, söz konusu evin misafir odasında kayda alındığı tespit edildi.
savcılık tarafından yapılan incelemede, görüntülerin mustafa ceceli’ye rusya tabanlı bir internet sitesine ait e-posta adresinden alper güzel tarafından gönderildiği tespit edildi."
haber
dolayısıyla, güvenlik sistemine bu müdahalenin mustafa cecelinin emri ile yapılıp yapılmadığı kısmı muallakta bırakılmıştı. sonuçta bir çalışan kendi kendisine neden bir eve ait görüntüleri tarama ihtiyacı duysun ki? - yine de bilemiyoruz tabi ki.
sonuçta ortada var olan bir yanlış var. özel hayat, medyaya yansıtılmaz. bu kayıt sessizce avukatlar ile mahkemeye taşınabilirdi. kimseye duyurmadan bu evliliği bitirebilirlerdi. var olan durumun açığa çıkması, oğlu için de kötü oldu. aslında oğlunun sosyal anlamda zorbalanmasına sebep olacak bir haberin oluşması sağlandı. mesela, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ bu konu bir forum sitesine başlık olarak açılabiliyor.
internet gerçekten hiçbir şeyi unutmuyor ve unutturmuyor da.
"eşten kaynaklanan ilgisizliğin" eş cinsel dürtüler geliştirdiğine dair ortaya atılmış fikire katılmadığımı söylemek zorundayım. bu kişinin kendisiyle alakalı bir durumdur. eşinizin çok yoğun çalışması ve size çok vakit ayıramaması bence buna bir kaynak oluşturmaz. bastırılan bir dürtünün ortaya çıkmasına sebep olur mu? - psikolojik açıdan belki fakat yineliyorum eşinizin yoğun çalışması, ilgisiz kalmanız eşcinsel olmanıza neden oluşturmaz. görüntülerde var olan durum anlık bir duygu sapması da olabilir ve kayıda alındığı için, düzenli kurulan bir bağ gibi de gösterilmiş olabilir. - her şey mümkün.
burada açmazlar silsilesi var. mesela, normal şartlarda cinsel eğilim bireysel bir özgürlüktür. kişi bunun için suçlanmamalı ve aşağılanmamalıdır fakat bunun evlilik içerisinde ortaya çıkması tabi ki yanlıştır. sadakatsizliğin cinsiyeti olmaz. bunca yanlışlığın üstüne, bu video kaydının izinsizce medyaya sürülmesi daha büyük hatadır.
bu başlık için net olan tek bir gerçeklik var:
görüntülerin topluma yansıtılması hataydı.
bu süreç taraflar arasında, yüksek bir gizlilikle sonuçlandırılmalıydı.
sonuçta hiçbirimizi sinem gediğin cinsel eğilimi veya mustafa cecelinin evlilik hayatı ilgilendirmiyordu. bu durum kamuya gereksiz biçimde beyan edildi.
mustafa ceceli'nin eşinin( sinem gedik) eş cinsel videosu medyaya servis edildiğinde, ben şaşkına dönmüştüm çünkü mustafa beyin yanılmıyorsam ünlü olmadan önceki mesleği imamlıktı. kendi hayat görüşüne denk bir hanımefendiyle evlendiği fikrine sahip olduğum için biseksüel ya da eşcinsel eğilimi olan bir hanımefendiyle uzun yıllar ( farkında olmadan veya olarak) bir evlilik yürütmesi bana ilginç gelmişti.
fakat.. ne olursa olsun, görüntüler basına servis edilmemeliydi. eşinin eş cinsel dürtüleri olduğunu öğrenmek yıkıcı olmuş olabilir fakat bu yine de uzun yıllar birliktelik yaşadıkları ve bu birlikteliğin hatırına bu video kaydını gizlemeleri gerektiği fikrini uyandırıyor.
davanın detaylarında, görüntülerin sinem gediğin( mustafa cecelinin eski eşi) evindeki güvenlik sisteminden izinsizce alındığı belirtiliyor. hatta haber şöyle bir ifade ile yayınlanıyor:
"evin güvenlik kamera sistemleriyle ilgilenen teknik servis müdürü alper güzel’in ise belirlenmeyen zamanlarda kamera ve internet dolaşımındaki aksaklık nedeniyle sinem gedik’in daveti üzerine eve geldiği, medyaya servis edilen intizar aslan ile sinem gedik’e ait görüntülerin, söz konusu evin misafir odasında kayda alındığı tespit edildi.
savcılık tarafından yapılan incelemede, görüntülerin mustafa ceceli’ye rusya tabanlı bir internet sitesine ait e-posta adresinden alper güzel tarafından gönderildiği tespit edildi."
haber
dolayısıyla, güvenlik sistemine bu müdahalenin mustafa cecelinin emri ile yapılıp yapılmadığı kısmı muallakta bırakılmıştı. sonuçta bir çalışan kendi kendisine neden bir eve ait görüntüleri tarama ihtiyacı duysun ki? - yine de bilemiyoruz tabi ki.
sonuçta ortada var olan bir yanlış var. özel hayat, medyaya yansıtılmaz. bu kayıt sessizce avukatlar ile mahkemeye taşınabilirdi. kimseye duyurmadan bu evliliği bitirebilirlerdi. var olan durumun açığa çıkması, oğlu için de kötü oldu. aslında oğlunun sosyal anlamda zorbalanmasına sebep olacak bir haberin oluşması sağlandı. mesela, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ bu konu bir forum sitesine başlık olarak açılabiliyor.
internet gerçekten hiçbir şeyi unutmuyor ve unutturmuyor da.
"eşten kaynaklanan ilgisizliğin" eş cinsel dürtüler geliştirdiğine dair ortaya atılmış fikire katılmadığımı söylemek zorundayım. bu kişinin kendisiyle alakalı bir durumdur. eşinizin çok yoğun çalışması ve size çok vakit ayıramaması bence buna bir kaynak oluşturmaz. bastırılan bir dürtünün ortaya çıkmasına sebep olur mu? - psikolojik açıdan belki fakat yineliyorum eşinizin yoğun çalışması, ilgisiz kalmanız eşcinsel olmanıza neden oluşturmaz. görüntülerde var olan durum anlık bir duygu sapması da olabilir ve kayıda alındığı için, düzenli kurulan bir bağ gibi de gösterilmiş olabilir. - her şey mümkün.
burada açmazlar silsilesi var. mesela, normal şartlarda cinsel eğilim bireysel bir özgürlüktür. kişi bunun için suçlanmamalı ve aşağılanmamalıdır fakat bunun evlilik içerisinde ortaya çıkması tabi ki yanlıştır. sadakatsizliğin cinsiyeti olmaz. bunca yanlışlığın üstüne, bu video kaydının izinsizce medyaya sürülmesi daha büyük hatadır.
bu başlık için net olan tek bir gerçeklik var:
görüntülerin topluma yansıtılması hataydı.
bu süreç taraflar arasında, yüksek bir gizlilikle sonuçlandırılmalıydı.
sonuçta hiçbirimizi sinem gediğin cinsel eğilimi veya mustafa cecelinin evlilik hayatı ilgilendirmiyordu. bu durum kamuya gereksiz biçimde beyan edildi.
devamını gör...
