zaman tüneli

hangi oyuna bağımlı olduğu büyük önem arz etmektedir. counter mı oynuyo yoksa blackjack mi? dota da mid mi oynar yoksa pokerde flush mı kovalar?
devamını gör...

ankara= çankırı+çorum+kırıkkale+yozgat+kırşehir.

maharet, ankara’da evden doğru düzgün çıkmadığınız bir haftada bile 8 tane çorumlu ile tanışmamaktır.
devamını gör...

nüfusları ankara'da fazla olan şehrimiz, çorum. 1 haftada 8-10 tane çorumlu ile tanışmışımdır.
devamını gör...

sen terk etmezsin oyun bağımlısı sevgiliyi. o seni terk eder. *
e: tanımınızı siliyonuz göt gibi kalıyoruz ayıb. *
devamını gör...

söz veriyorum bir daha kolonya içmek yok
devamını gör...

yirmili yaşlarda olağan hadise. gönüldü bu. herkese zıp zıplamak isterdi. artık dev tekerlekleriyle patinaj çizmekte olan bir cadillac'ın geride bıraktığı asfalt üstü izlerinden ibaretiz.

herkesle birlikte olmak istemiyorum. bendeki son duygu parçacığını da kedim kapmıştı. şalalaa dönemimde kimseyi hayatıma buyur etmiyor, kimsenin memelerine pardon hayatına burnumu sokmadan, arada sırada ee hadi biraz sevişeyim modunda takılıyorum.

masumum. kimseyi kandırmıyorum. vicdanım rahat. s
devamını gör...

(bkz: puding dolu bir küvete atılan genç kız)
devamını gör...

zamanında alınmayan kararlar nedeniyle yaşanılan ani motivasyon çöküşü.
devamını gör...

bir erkek bu kadar da düşmemeli ya.

dışarıda neşe içinde eteğini sağa sola savuran, güleç ve yardım sever onca kadın varken. meymenetsiz suratlılara bakmak yakışı almaz bize çocuklar. bugün suratını asan yarın ben yemek yapmam der dikilir karşınıza. olmaz öyle şey.

memeleri kurusun onların. bırakın. ne halleri varsa görsün. sısıs
devamını gör...

gömleğimiz yırtılmasa bari. sısıs

memeniz gün yüzü görmez inşalaa. vahşilerrr.
devamını gör...

abazanlığına eyyamı bahur diyebilme kalitesini gösteren yazar ancak bu sözlükte olur.

seviyom la burayı.
devamını gör...

çok usturuplu bir tarzı vardı. sözlükte kısa süre kaldı ve muhtemelen ortamın gevşekliğine tahammül edemeyip ayrıldı.
devamını gör...

hatta dizi vefilmlerde bunun klişesi vardır :

"sinirlenince çok güzel oluyorsun".
devamını gör...

ben en fazla 18 kadına aşık oldum. 30 benim için uzak bir hedef.
devamını gör...

bir günde olsa olsa en fazla 3 kadına aşık olunur, 30 tanesine aşık olmak da ne bileyim eşyanın tabiatına fazla aykırı. burada kalp değil gözler mesai yapmış, yani kalpten çok radar çok geniş çalışmış.
devamını gör...

"erkeklerin hayatlarının yarısı başkasının karısını elde etmeye çalışarak, diğer yarısı da kendi karısını başka erkeklerden koruyarak geçer" demişti bi yazar. böyle bi durumda korumanız gereken cinsiyet birken iki olur ve bu manyakça bi paranoyaya sürükler insanı.

+aşkım ben çıkıyorum, neclayla alışveriş yapacaz, ordan da buselere gidip kısır yiyecez.
iç ses: acaba buseyle mi yalaşacak neclayla mı dilleşecek.

kimden şüpheleneceğini karıştırır be insan.
devamını gör...

bir şarkı… nasıl tatlı.. bir instagram hikayesinde karşılaştık.. iyiki birileri güzel şarkılar dinliyor ve biliyor.. çok yakışmıştı çektiği videoya şarkıya.. bir ağaca tırmanıp orada hamakta kaldığı bir video…

“insanların içinde hep menfaat falan,
onların kalbi sadece kan pompalar,
benimkinde ise renkler çocuklar falan..

işte o yüzden, işte o yüzden kimseyi almaz bahçesine..”

insanın kendi yalnızlığının nasıl gelişip de günün sonunda o duvarlarının arkasındaki bahçeyi güzelleyen bir şarkı.. ilişkilenmenin git gide zorlaştığı zamanda ki ilişkinin adı önemli değil arkadaşlık da zor, sevmek de sevildiğine inanmak da… ve burada böylece olmaya çalışmak, görülmeye çalışmak, her defasında kalbi kırılarak kendi evine dönmek..

kendimden kendime döndüren bir şarkı.. duvarlarımın arasında iyi hissetmeye çalışırken dönüp de geldiğim o yere anlam kazandırdığı.

devamını gör...

daha da kötüsü kendi anne babasının evinde içmek.. üstelik ailesi sigara kullanmadığı halde..
devamını gör...

hans heinz holz'un felsefenin aşılması ve gerçekleştirilmesi serisinin 1. cildi olan tam adıyla "devrimin cebiri hegel'den marx'a" özellikle sosyal bilimlerin kıyısından geçen herkesin okuması gereken kitaplardan birisidir. ana hatlarıyla hegel'den aldığı diyalektiği tolyatti, gramsci, lukacs, mao'ya kadar götürüp bir sentez sunma çabasını yansıtır. bana sevgili büyüğümüz (bkz: cengiz kılçer)in tavsiyesi olmuştur. yordam basmıştır dolayısıyla çevirisi de iyidir.
devamını gör...

dinleyen herkese teşekkürler.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim