zaman tüneli
sapık
taciz kelimesinin ikamesi olarak yanlış kullanılan kelime. aslında tam olarak "sapık" kelimesi tanımlanamaz, kimdir sapık?
mesela ben; kadının el ve ayakları benim ilgimi çeker, çok incelerim, genelde oradan ileri gitmem, sadece bakarım. sapık mıyım ben?
mesela ben; kadının el ve ayakları benim ilgimi çeker, çok incelerim, genelde oradan ileri gitmem, sadece bakarım. sapık mıyım ben?
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
sen.. aşırı bileniğim. feci kolpa olduğunu o saçlarını yola yola öğretmek isterdim herkese, sözlüğün gizli abazanı. her taşın, altındaki. bak yemin ediyorum küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi. sana.
youtube.com/shorts/lL4AVGqZ...
ayı denen karaktersize bile sana olduğum kadar kurulu değilim. hadi o şovmen. sen? allahın karaktersizi. bukalemunu.
küfür etmiyorum bak. bir gün canını yakıcam. bunu öyle bil. yazık o saftirik kız arkadaşına. hayallerde.
sen karaktersiz. küfür etmişim gibi düşün. s
youtube.com/shorts/lL4AVGqZ...
ayı denen karaktersize bile sana olduğum kadar kurulu değilim. hadi o şovmen. sen? allahın karaktersizi. bukalemunu.
küfür etmiyorum bak. bir gün canını yakıcam. bunu öyle bil. yazık o saftirik kız arkadaşına. hayallerde.
sen karaktersiz. küfür etmişim gibi düşün. s
devamını gör...
jartiyer
bu başlıkta 101 tanım var. bu tanımların %79.86'sı erkekler tarafından yazılmış. bu %79.86'nın, %58.65'inin jartiyer giymiş bir kadını dünya gözü ile görmediğine eminim. hatta bu %58.65'in, %49.57'si, jartiyeri, jartiyerin ucuna tutturulmuş uzun çorap sanıyordur.
evet, erotik ve şık bir aksesuar.
evet, erotik ve şık bir aksesuar.
devamını gör...
güne bir söz bırak
starchild gibi bişiyim yaaa.
devamını gör...
çapkın ve sapık arasındaki farklar
sapıklığın ölçütünün fakirlik ve tipsizlik olduğunu düşünen kıt akıllılara gel de tacizin, rızanın ne demek olduğunu anlat.
taciz ederken bile mağdurlar, kıyamam.
taciz ederken bile mağdurlar, kıyamam.
devamını gör...
çapkın ve sapık arasındaki farklar
çapkın, taciz etmez. karşıdakinin aklını çelmeye çalışırken bir şeylere zorlamaz, etkilemeye çalışır. istenmediğini anladığında da sıradaki hedefine yönelir. sapıksa istenmediği yerde durarak ve karşı tarafın hayır demesine rağmen durmayarak rahatsız etmek suretiyle tacizci sıfatına ulaşır.
devamını gör...
jartiyer
sısısı.
devamını gör...
kadın olmanın güzel yanları
duygularını ulu orta, apaçık sergileyebilme rahatlığı. benim başıma nadir gelir ama olsun. biraz erillik mevcut.
devamını gör...
kadın olmanın güzel yanları
erkek olmamak en güzel yanıdır tabii ki de. onun dışında, kadınlarda bir çok duygunun çevresel nedenler nedeniyle, kesinlikle biyolojik olmayan yetiştirilme tarzı gibi nedenler sebebiyle daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. bu duyguların ve bu duyguların yansıtılmasında kadınların daha başarılı olduğu ortada. benim için en güzel yanı bu.
devamını gör...
jartiyer
haşır neşir olduğum iç giyim türü.
devamını gör...
karışık kaset
devamını gör...
ayrılıp gelen
bu zamana kadar aklı neredeymiş denilmesi gereken kişi.
devamını gör...
gökyüzünün rengi yok
ölmek için doğanlar albümünden, bir farazi ve kodes kahra şarkısıdır. storytelling oldukça iyi işlenmiştir. beat zaten sizi hipnoz ediyor ama şarkının sözlerini anlamak için bir iki defa daha içine dalarak dinlemeniz gerekiyor. plot twist kısmı verse 2'de bulunuyor. keyifli dinlemeler..
duvarda asılı ucuz resim düştü parçalandı
uyandı gürültüye ve biraz saçını karıştırdı
saat kaçtı, neden böyle puslu odanın içi
üşendi kalkmak için yine yatınca geçti içi
çalar saat çaldı yorgun argın uyansa da
eline dolan suyun kireç kokusu yüzünde
işine geç kaldı zaten duramaz hiçbir sözünde
bu kış gününde nasıl büyüdü yolu da gözünde
yollar oldu yıl ve yetişti ilk metroya
kalabalık bir çığ gibiydi katıldı son konvoya
kapattı gözünü kapalı kalma hissi zorladı
sıktı dişini birkaç durak kapı açıldı fırladı
yine o kızla karşılaştı kırık merdivende
gözü takıldı yukarı gökyüzünün rengi nerde
kimisi der ki siyah kimisi çalıyor laciverte
belki kendi mavilerde belki mavi sahiden de
vedalaşıp baktı değiştirdi konumunu
sabah sabah kız aldıysa suyun kireç kokusunu
adımlarını ekle şehrin ucuz dokusunu
konu bu mu, bugün sahi konu bu mu?
hay aksi cüzdan evde kaldı deyip girdi işe
bıraktı nevaleyi ve yavaş yavaş gitti çişe
ayılmak istiyordu otomatından aldı şişe
saat sekiz buçuk biraz sonra başlar işe
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
çıkmadan 15 dakika önce içti kahvesini
sokağa ulaşmadan yere tükürdü telvesini
eli cebinde kısık sesle çaldı ıslık
eskiyen bir melodi eşlik etti kışlık eski
ucuz montu yansıdı vitrin camında
güldü büfeden aldı sigara açtı bir dal yaktı
dudaktan küfürle bir oldu, çıktı duman bin oldu
yere döküldü kül oldu bilseydi yakınken sonu
böyle batar mıydı şehrin içine defalarca
geriye sarsa filmi yaşanmış bütün bu hatalarla
tedavi yok ki kendi derdi yeter hastasına
doğum gününde yok ki bu mum koyan pastasına
evine vardı saat epey geçti yorgundu
gerekti ılık bir duş bir fincan da kuşburnu
şimdi kış durdu beynin içi de alev alev
yatağa serdi postu gece çökünce biter ödev
gözünü açtı ev arkadaşı yoktu yerinde
başı dönünce tutundu birden duvardan eliyle
kana dokundu şaştı kaldı koridor öyle kan gölüydü
yerde iki ceset, koltukta bir kişi
ve eline baktı silahı gördü adam işaret etti oturdu
bugüne kadar yaşama nedeni bu muydu?
sanki zaman durdu film şeridi başlamıştı
adamı hatırladı merdivende rastlamıştı
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
pek tabii bir (bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.*
duvarda asılı ucuz resim düştü parçalandı
uyandı gürültüye ve biraz saçını karıştırdı
saat kaçtı, neden böyle puslu odanın içi
üşendi kalkmak için yine yatınca geçti içi
çalar saat çaldı yorgun argın uyansa da
eline dolan suyun kireç kokusu yüzünde
işine geç kaldı zaten duramaz hiçbir sözünde
bu kış gününde nasıl büyüdü yolu da gözünde
yollar oldu yıl ve yetişti ilk metroya
kalabalık bir çığ gibiydi katıldı son konvoya
kapattı gözünü kapalı kalma hissi zorladı
sıktı dişini birkaç durak kapı açıldı fırladı
yine o kızla karşılaştı kırık merdivende
gözü takıldı yukarı gökyüzünün rengi nerde
kimisi der ki siyah kimisi çalıyor laciverte
belki kendi mavilerde belki mavi sahiden de
vedalaşıp baktı değiştirdi konumunu
sabah sabah kız aldıysa suyun kireç kokusunu
adımlarını ekle şehrin ucuz dokusunu
konu bu mu, bugün sahi konu bu mu?
hay aksi cüzdan evde kaldı deyip girdi işe
bıraktı nevaleyi ve yavaş yavaş gitti çişe
ayılmak istiyordu otomatından aldı şişe
saat sekiz buçuk biraz sonra başlar işe
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
çıkmadan 15 dakika önce içti kahvesini
sokağa ulaşmadan yere tükürdü telvesini
eli cebinde kısık sesle çaldı ıslık
eskiyen bir melodi eşlik etti kışlık eski
ucuz montu yansıdı vitrin camında
güldü büfeden aldı sigara açtı bir dal yaktı
dudaktan küfürle bir oldu, çıktı duman bin oldu
yere döküldü kül oldu bilseydi yakınken sonu
böyle batar mıydı şehrin içine defalarca
geriye sarsa filmi yaşanmış bütün bu hatalarla
tedavi yok ki kendi derdi yeter hastasına
doğum gününde yok ki bu mum koyan pastasına
evine vardı saat epey geçti yorgundu
gerekti ılık bir duş bir fincan da kuşburnu
şimdi kış durdu beynin içi de alev alev
yatağa serdi postu gece çökünce biter ödev
gözünü açtı ev arkadaşı yoktu yerinde
başı dönünce tutundu birden duvardan eliyle
kana dokundu şaştı kaldı koridor öyle kan gölüydü
yerde iki ceset, koltukta bir kişi
ve eline baktı silahı gördü adam işaret etti oturdu
bugüne kadar yaşama nedeni bu muydu?
sanki zaman durdu film şeridi başlamıştı
adamı hatırladı merdivende rastlamıştı
bu öykü simsiyah ve kimsenin de keyfi yok
duvarlar aşılmaz ve gökyüzünün rengi yok
o ruhum umutsuz ve bunun başka dengi yok
inan ki çare yok, hiçbir şeye çare yok
pek tabii bir (bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.*
devamını gör...
sürekli kavga eden sözlük erkekleri
burası iyice tavuk kümesine döndü kardeş, horozlar dövüşüyor doğal olarak.
hayatta kalanı sözlük kızları olarak girls night a kabul edip pijamalarımızı giyip peluş terliklerimizden kokteyl içirteceğiz.
hayatta kalanı sözlük kızları olarak girls night a kabul edip pijamalarımızı giyip peluş terliklerimizden kokteyl içirteceğiz.
devamını gör...
sürekli kavga eden sözlük erkekleri
her sözlükte olur "baskın erkek" alfa olma kavgaları.
yağlı güreş yapalım kazanan alfa olsun.
yağlı güreş yapalım kazanan alfa olsun.
devamını gör...
sürekli kavga eden sözlük erkekleri
bahahahahahahahahaha cudit butler
devamını gör...
karışık kaset
bugün bir çalma listesi oluşturmak iki saniyenizi alır. şarkıyı beğenirsiniz, artı butonuna basarsınız ve bitmiştir. eskiden ise karışık kaset yapmak, neredeyse elektrik santral inşa etmek kadar hassas ve stratejik bir süreçti. mesela radyo başı nöbeti ve rec tuşu çilesi vardır, yaşayanlar iyi bilirler. favori şarkınızın radyoda çalmasını bekler, elleriniz kalbinizde _lütfen araya dj konuşması girmesin_ diye dua ederek o efsanevi play + record tuşlarına aynı anda basardınız. eğer dj şarkının tam ortasında gevezelik yapmaya başlarsa, o kaset artık manevi olarak çöpe giderdi.
devamını gör...
kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte (yazar)
#4029088 sizin hiçbir boka faydası olmayan tırt sevgileriniz çok umurumdaydı sanki. herkes sevdiğini s.k.r. ben s.k.lmeyi sevmiyorum. o sevgiler sana kalsın. umarım bol bol s.k.lrsin. s.k.nlerin bol olsun dayı.
bana gıcık oluyormuş. ben bir erkek olarak sana neden kendimi sevdirmek zorundayım ki? ben ibre değilim zira ama sen erkek sevicisin ve beni de sevmeye çalışıyorsun. yok. ben almayayım. sen kendine sevecek başka erkek bulursun. hadi rast gele.
bana gıcık olup, itici buluyormuş. oh be. rahatladım. çekici bulması gereken ben değilim zaten bence. yine de kimsenin yönelimini yargılayamam tabii. neyse. dötü kurtardık en azından.
tengri billurunu bol kılsın. kurbanda aldıkları yetmemiş besbelli. hala başka billurlar peşinde. yok ben dötçü değilim dayı. başka billurlara. hadi selametle...
bana gıcık oluyormuş. ben bir erkek olarak sana neden kendimi sevdirmek zorundayım ki? ben ibre değilim zira ama sen erkek sevicisin ve beni de sevmeye çalışıyorsun. yok. ben almayayım. sen kendine sevecek başka erkek bulursun. hadi rast gele.
bana gıcık olup, itici buluyormuş. oh be. rahatladım. çekici bulması gereken ben değilim zaten bence. yine de kimsenin yönelimini yargılayamam tabii. neyse. dötü kurtardık en azından.
tengri billurunu bol kılsın. kurbanda aldıkları yetmemiş besbelli. hala başka billurlar peşinde. yok ben dötçü değilim dayı. başka billurlara. hadi selametle...
devamını gör...

