zaman tüneli
duyunca güvensizlik hissi veren kelimeler
kafanda kuruyorsun. zatennn. güvensizlik hissiyle ortaya çıkmış bir konunun üzerine abartıyorsun, kafanda kuruyorsun şeklinde karşılık verilen kelimeler kümesi.
ihaneti yaşayana bi kurşun daha...
ihaneti yaşayana bi kurşun daha...
devamını gör...
kazdan korkan insan
daha henüz annem ve babam boşanmamışken, beraber annemin babasının, yani dedemin olduğu yere; selim'e gitmiştik.
o sıralar daha 3 yaşındaydım. kaz kadar ancak vardı boyum. ortalıkta öyle yine başıma buyruk geziyordum. annem ve babam beni hiç sıkmaz, kontrol bile etmeden, öylece salarlardı. ben sıkılmaya da gelemezdim zaten. dedemgillerin kazları vardı. bayağ fazlaca.
bir kaz ile göz göze geldik. kaz bana doğru hücum etmeye başladı birden. mecburen kaçtım. koşarken ayağım bir taşa takıldı ve düştüm. öyle yüz üstü. kaz beni yakalamıştı. geldi kafamın arkasına bir gaga attı. acayip bir acı hissettim kafamın arkasında. sonra... sonrası yok işte. kendimden geçmişim.
hayatımda ilk defa ölümle bu kadar yakın temasta bulunmuştum. o kadar da fena bir şey değildi bana göre. ben işte, öyle düşünüyordum.
kendime geldiğimde; dedem kazı tutmuş elinde bana doğru getiriyordu. o an kazın da ölümle yakın temasta olduğunu anlamıştım. dedem intikamımı alacaktı. benim böyle bir talebim yoktu. kaza karşı içimde en ufak bir duygu belirmemişti. ondan nefret de etmiyordum, sevmiyordum da. akıbeti de umurumda değildi. intikam duygum yoktu. dedeme ne dur dedim, ne de durma. öylece izliyordum sadece. kazın kafasını kopardı. boynundan kan fışkırıyordu. dedem onu boynundan tuttuğu halde, aşağıda bacakları ve vücudu boş yere çırpınıyordu. hayatın inatçılığı karşısında bir miktar şaşırdım. eğer kaz elinde olsa başından vazgeçmiş bir şekilde, öylece sadece bedeniyle yaşamaya devam ederdi.
akşamına tabakta onun etini dişliyordum. annem; ya bak, gördün mü, sana dokunan kaza deden ne yaptı diyordu bana. dedemin bu kaz fedası onu çok etkilemişti herhalde. ben sadece kazın damağımdaki tadıyla ilgileniyordum. ona cevap verme tenezzülünde bile bulanmadım. çünkü ben dedemin bu tırt kahramanlığından o kadar da etkilenmemiştim doğrusu.
dedem de gülerek bana bakıyordu. ben de ona bakıp, sırıttım salak salak. kahraman ya da değil, sonuçta dedemdi. güzel gülüyordu hem. çok içten.
bu şimdi aklıma nereden geldi?
o sıralar daha 3 yaşındaydım. kaz kadar ancak vardı boyum. ortalıkta öyle yine başıma buyruk geziyordum. annem ve babam beni hiç sıkmaz, kontrol bile etmeden, öylece salarlardı. ben sıkılmaya da gelemezdim zaten. dedemgillerin kazları vardı. bayağ fazlaca.
bir kaz ile göz göze geldik. kaz bana doğru hücum etmeye başladı birden. mecburen kaçtım. koşarken ayağım bir taşa takıldı ve düştüm. öyle yüz üstü. kaz beni yakalamıştı. geldi kafamın arkasına bir gaga attı. acayip bir acı hissettim kafamın arkasında. sonra... sonrası yok işte. kendimden geçmişim.
hayatımda ilk defa ölümle bu kadar yakın temasta bulunmuştum. o kadar da fena bir şey değildi bana göre. ben işte, öyle düşünüyordum.
kendime geldiğimde; dedem kazı tutmuş elinde bana doğru getiriyordu. o an kazın da ölümle yakın temasta olduğunu anlamıştım. dedem intikamımı alacaktı. benim böyle bir talebim yoktu. kaza karşı içimde en ufak bir duygu belirmemişti. ondan nefret de etmiyordum, sevmiyordum da. akıbeti de umurumda değildi. intikam duygum yoktu. dedeme ne dur dedim, ne de durma. öylece izliyordum sadece. kazın kafasını kopardı. boynundan kan fışkırıyordu. dedem onu boynundan tuttuğu halde, aşağıda bacakları ve vücudu boş yere çırpınıyordu. hayatın inatçılığı karşısında bir miktar şaşırdım. eğer kaz elinde olsa başından vazgeçmiş bir şekilde, öylece sadece bedeniyle yaşamaya devam ederdi.
akşamına tabakta onun etini dişliyordum. annem; ya bak, gördün mü, sana dokunan kaza deden ne yaptı diyordu bana. dedemin bu kaz fedası onu çok etkilemişti herhalde. ben sadece kazın damağımdaki tadıyla ilgileniyordum. ona cevap verme tenezzülünde bile bulanmadım. çünkü ben dedemin bu tırt kahramanlığından o kadar da etkilenmemiştim doğrusu.
dedem de gülerek bana bakıyordu. ben de ona bakıp, sırıttım salak salak. kahraman ya da değil, sonuçta dedemdi. güzel gülüyordu hem. çok içten.
bu şimdi aklıma nereden geldi?
devamını gör...
talişka
çok tatlışka bir insan.
devamını gör...
sözlük kavgasının evrelerine göre müzik önerileri
en az iki yazarın birbirine üst üste ansiklopedi uzunluğunda cevap yetiştirmeye çalışırken fonda ne çaldığını paylaşma başlığıdır.
ilk cevapta normal bir indie rock yeterlidir bence, bir franz ferdinand'ın take me out'u ya da killers'ın somebody told me'si biraz enerjik ve iyi hissettiren şarkılar olduğu için ''oley be kavga var...'' mutluluğunu tam olarak karşılayan şarkılar oluyor...
cevaplar sertleşmeye başladıkça, ortam gerildikçe biraz daha karanlık bir şeyler arıyor insan. interpol'den pda, editors'tan munich, bloc party'den helicopter falan tam o evreye denk geliyor.
iş altıncı cevaba geldiğinde artık kimsenin haklı çıkmak gibi bir derdi kalmıyor. iki taraf da sadece daha iyi cümle kurmaya çalışıyor. o noktada playlist de sertleşiyor; lamb of god, meshuggah, gojira falan devreye giriyor. klavyeye her basışın bir breakdown'ı varmış gibi hissediyorsun.
onuncu cevaptan sonra ise tartışma artık dünyevi sınırları aşıyor. taraflar birbirinin 2021 tarihli entrysini bulup alıntılamış, 2020 ukdelerini didiklemeye başlamışlar. fonda mgla, deathspell omega, blut aus nord, leviathan falan dönüyor. o saatten sonra kimsenin amacı haklı çıkmak değil; kavga eden yazarlar karşı tarafın kariyerini kozmik dehşet eşliğinde tüketmeye çalışıyor....
ilk cevapta normal bir indie rock yeterlidir bence, bir franz ferdinand'ın take me out'u ya da killers'ın somebody told me'si biraz enerjik ve iyi hissettiren şarkılar olduğu için ''oley be kavga var...'' mutluluğunu tam olarak karşılayan şarkılar oluyor...
cevaplar sertleşmeye başladıkça, ortam gerildikçe biraz daha karanlık bir şeyler arıyor insan. interpol'den pda, editors'tan munich, bloc party'den helicopter falan tam o evreye denk geliyor.
iş altıncı cevaba geldiğinde artık kimsenin haklı çıkmak gibi bir derdi kalmıyor. iki taraf da sadece daha iyi cümle kurmaya çalışıyor. o noktada playlist de sertleşiyor; lamb of god, meshuggah, gojira falan devreye giriyor. klavyeye her basışın bir breakdown'ı varmış gibi hissediyorsun.
onuncu cevaptan sonra ise tartışma artık dünyevi sınırları aşıyor. taraflar birbirinin 2021 tarihli entrysini bulup alıntılamış, 2020 ukdelerini didiklemeye başlamışlar. fonda mgla, deathspell omega, blut aus nord, leviathan falan dönüyor. o saatten sonra kimsenin amacı haklı çıkmak değil; kavga eden yazarlar karşı tarafın kariyerini kozmik dehşet eşliğinde tüketmeye çalışıyor....
devamını gör...
madonna fahişe kompleksi
bence (bkz: kara kedi)'nin entrysindeki örnek tam da bu durumu yansıtmıyor. erkek yapı olarak cemalperest olduğundan sadece güzellikle beslenen arzusunun fetişi durumundaki kadına olan isteği yitirdiğinde, yani ona ulaştığında okadın sadece evdeki kadın sıfatını alıyor. dünyanın en popüler ve güzel kadınıyla da nikahlansa bu düşünce bir zaman sonra oturur.
madonna fahişe kompleksi bence bundan daha farklı ve derin bir mefhum. heteroseksüel erkeklerin evrimsel biyolojisinde kendisini bir ulvi amaç uğruna feda etme arzusu mevcuttur. 3. dalga feminizmle beraber bu vasıflarını yitiren ve partneri için kılını kıpırdatmayan erkek modelleri çoğunluğu teşkil etmiyor. o sadece bir vazgeçiş ve bu entrynin konusu değil. erkek evine yemek getirdiği, ihtiyaçlarını karşıladığı, birleşmede bulunduktan sonra huzurla gözlerinin içine baktığında sükun bulduğu dişi varlığı yüce bir yere koyar. onun için her türkü fedakarlığı yapar. öte yandan benliğinin ardındaki karanlık ve gizli arzuları da bazen depreştiğinde, bu arzularını giderecek taze bir beden arayabilir. o yüzden çok tecrübeli kadınlar, hemcinslerine evlerini ihmal etmiyor ve eşine yaptığı düzeyde maddi ve sevgi yatırımı yapmıyorsa, kocalarının başka kadınlarla geçici ilişkilerine göz yumulabileceğini öğütlerler. madonna kadar fahişe de lazımdır. erkeğin kafasını karıştıran şey rollerin karışmasıdır. o zaman erkek taşları yerine oturtmak ister. bu kompleksi en iyi anlatan filmlerden bir tanesi de (bkz: taxi driver) 'dır. hatta scorsese bu film üzerine yapılan söyleşide filmin aslında feminist olduğunu, sana daha çok sahip çıkacak erkeğin aslında aynı zamanda seni sevgisiyle öldürebilecek bir erkek olduğunu belirtir. travis bickle karakteri madonna-fahişe kompleksine tam oturur.
madonna fahişe kompleksi bence bundan daha farklı ve derin bir mefhum. heteroseksüel erkeklerin evrimsel biyolojisinde kendisini bir ulvi amaç uğruna feda etme arzusu mevcuttur. 3. dalga feminizmle beraber bu vasıflarını yitiren ve partneri için kılını kıpırdatmayan erkek modelleri çoğunluğu teşkil etmiyor. o sadece bir vazgeçiş ve bu entrynin konusu değil. erkek evine yemek getirdiği, ihtiyaçlarını karşıladığı, birleşmede bulunduktan sonra huzurla gözlerinin içine baktığında sükun bulduğu dişi varlığı yüce bir yere koyar. onun için her türkü fedakarlığı yapar. öte yandan benliğinin ardındaki karanlık ve gizli arzuları da bazen depreştiğinde, bu arzularını giderecek taze bir beden arayabilir. o yüzden çok tecrübeli kadınlar, hemcinslerine evlerini ihmal etmiyor ve eşine yaptığı düzeyde maddi ve sevgi yatırımı yapmıyorsa, kocalarının başka kadınlarla geçici ilişkilerine göz yumulabileceğini öğütlerler. madonna kadar fahişe de lazımdır. erkeğin kafasını karıştıran şey rollerin karışmasıdır. o zaman erkek taşları yerine oturtmak ister. bu kompleksi en iyi anlatan filmlerden bir tanesi de (bkz: taxi driver) 'dır. hatta scorsese bu film üzerine yapılan söyleşide filmin aslında feminist olduğunu, sana daha çok sahip çıkacak erkeğin aslında aynı zamanda seni sevgisiyle öldürebilecek bir erkek olduğunu belirtir. travis bickle karakteri madonna-fahişe kompleksine tam oturur.
devamını gör...
sözlük kavgasının romantik şekilde son bulması
kurtlar vadisi netflix...
polat'la abdülhey çatışma esnasında öpüşüyor*
polat'la abdülhey çatışma esnasında öpüşüyor*
devamını gör...
talişka
aaaaaaaa
adam adammm
adam adammm
devamını gör...
madonna fahişe kompleksi
zihnini bilmem ama ahlak anlayışı gelişmiş birinin bunu yapacağını düşünmem..
kendimce sebeplerim:
1. kimsenin çocuğu oyuncak değil.
2. aynı yatağa girdiğin adam/kadını gördüğün kadar kalitelisindir.
kendimce sebeplerim:
1. kimsenin çocuğu oyuncak değil.
2. aynı yatağa girdiğin adam/kadını gördüğün kadar kalitelisindir.
devamını gör...
sözlük kavgasının romantik şekilde son bulması
sözlük iyice gay pornosuna döndü.
devamını gör...
madonna fahişe kompleksi
cocuk olduktan sonra zaten erkegin kadina kadin olarak bakmasi mumkun degil. o artik bir anne ...
devamını gör...
sözlük kavgasının romantik şekilde son bulması
devamını gör...
aniden gelen sözlük komple eşcinsel mi acaba düşüncesi
sözlük incellikten kafayı yemiş hötöröflerle dolu, ewed.
devamını gör...
madonna fahişe kompleksi
erkeklerin sevişecekeleri kadın ile sevgili ya da eş olacakları kadını ayrı görmeleri. seksi ahlaksız ve kötü olarak nitelendirip genelde nunu seks işçileri ile yaşamaları eşlerini ise özellikle çocuk doğduktan sonra kutsallaştırıp dokunulmayacak noktaya getirmeleri.
adam o benim çocuklarımın annesi diyip kadınla sevişmiyor ahlaksız gördüğü diğer kadınla yaşayacağını yaşıyor. garip.
adam o benim çocuklarımın annesi diyip kadınla sevişmiyor ahlaksız gördüğü diğer kadınla yaşayacağını yaşıyor. garip.
devamını gör...
sözlük kavgasının romantik şekilde son bulması
hayalim... gerçekleşmesini dört gözle beklediğim ukdem..
bir sözlük kavgası olsa diyorum içimden, aşırı testosterondan ölmek üzere olan iki yazarın başta birbirine laf sokan sokmasını izleyelim, sonra birinin olayı büyütüp adres istemesi ve akabinde olayların kontrolden çıkıp tam bir mahalle tiyatrosuna dönüşmesini izleyelim istiyorum... biri google maps'ten rasgele bir sokağın konumu fırlatsın, öbürü de "15 dakikaya oradayım bekle" deyip eşofman altını çekip çıksın evden...
bu iki cengaver buluşur buluşmaz hemen kavgaya tutuşmasın, önce deli gibi atışsınlar... birbirlerini süzüp, tam yumruklar havaya kalkacakken içlerinden biri "bir dakika..." desin. ''senin meme başlığına yazdığın entry çok iyiydi... favladıktan sonra favımı geri çekip tekrar favladım o kadar iyiydi...'' desin, diğer cengaverin yüzü kızarsın, teşekkür ederken sesi incelsin...
işte o anda birbirlerine vurmak için yaklaşsınlar ama o aşırı yüksek tensel ve entelektüel çekim bir anda ortalığı yakıp kavurmaya başlasın. ikisinin de nefesi kesilsin, gözler kaysın, burun buruna geldikleri o son meydan okuma anında "ulan senin ben..." derken bir anda birbirlerinin dudaklarına yapışsınlar...
hafif soluk sokak lambası eşliğinde sevişerek bitirsinler kavgalarını... gecenin sonunda kaldırıma çöküp sözlükteki moderasyonun adaletsizliğini ve hayatın anlamını tartışsınlar.
bir sözlük kavgası olsa diyorum içimden, aşırı testosterondan ölmek üzere olan iki yazarın başta birbirine laf sokan sokmasını izleyelim, sonra birinin olayı büyütüp adres istemesi ve akabinde olayların kontrolden çıkıp tam bir mahalle tiyatrosuna dönüşmesini izleyelim istiyorum... biri google maps'ten rasgele bir sokağın konumu fırlatsın, öbürü de "15 dakikaya oradayım bekle" deyip eşofman altını çekip çıksın evden...
bu iki cengaver buluşur buluşmaz hemen kavgaya tutuşmasın, önce deli gibi atışsınlar... birbirlerini süzüp, tam yumruklar havaya kalkacakken içlerinden biri "bir dakika..." desin. ''senin meme başlığına yazdığın entry çok iyiydi... favladıktan sonra favımı geri çekip tekrar favladım o kadar iyiydi...'' desin, diğer cengaverin yüzü kızarsın, teşekkür ederken sesi incelsin...
işte o anda birbirlerine vurmak için yaklaşsınlar ama o aşırı yüksek tensel ve entelektüel çekim bir anda ortalığı yakıp kavurmaya başlasın. ikisinin de nefesi kesilsin, gözler kaysın, burun buruna geldikleri o son meydan okuma anında "ulan senin ben..." derken bir anda birbirlerinin dudaklarına yapışsınlar...
hafif soluk sokak lambası eşliğinde sevişerek bitirsinler kavgalarını... gecenin sonunda kaldırıma çöküp sözlükteki moderasyonun adaletsizliğini ve hayatın anlamını tartışsınlar.
devamını gör...
kazdan korkan insan
kaçarken izlemesi komik insan tipi.
bilen bilir kazların kafayı yere eğip tıslayarak kovalamasını.
bilen bilir kazların kafayı yere eğip tıslayarak kovalamasını.
devamını gör...
fahişe ve maddona sendromu
erkeklerin sevişecekeleri kadın ile sevgili ya da eş olacakları kadını ayrı görmeleri. seksi ahlaksız ve kötü olarak nitelendirip genelde nunu seks işçileri ile yaşamaları eşlerini ise özellikle çocuk doğduktan sonra kutsallaştırıp dokunulmayacak noktaya getirmeleri.
devamını gör...
kediden korkan insan
çok sevdiğim bi kadın vardı burda
o korkardı
ama yendi korkusunu
kafasına koyduğunu yapan biriydi.
o korkardı
ama yendi korkusunu
kafasına koyduğunu yapan biriydi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının burçları
akrep ancak daha da hoş olanı n11' in bizden calması mı yoksa dostoyevski ile aynı günde dogmam mı? her yüzyıla sesleniyor doğum günüm:)
devamını gör...
kediden korkan insan
kediden kaçmaları, kedinin de inat gibi bunları takip etme olayı çok komik olay hehe...
kediden niye korkarsınız ki, şöyle bir başına agucuk agucuk yapıp geçeceksiniz...
kediden niye korkarsınız ki, şöyle bir başına agucuk agucuk yapıp geçeceksiniz...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının burçları
masumiyetin ve aşkın burcu.. terazi...
sısıısıs
sısıısıs
devamını gör...