zaman tüneli
aniden gelen herkesi sevme hissi
geldiği gibi gidiyor gerçekten..
iletişim özürlü insanlar, yaptıkları şeyin sorumluluğunu almayan insanlar, mesajlara dönmeyen insanlar, mesajlarını kontrol etmeyen ya da bilerek bakmayan insanlar...kendilerini en iyi en doğru bildiğine inanıp dinleme özürlüsü ve sürekli savunmada olan insanlar.. yayaya kabak gibi kırmızı yanarken trafiği kitleyen insanlar... ööeaaaahhh... herkesten nefret ediyorum ben bu aralar.. senden daha çok ama..
iletişim özürlü insanlar, yaptıkları şeyin sorumluluğunu almayan insanlar, mesajlara dönmeyen insanlar, mesajlarını kontrol etmeyen ya da bilerek bakmayan insanlar...kendilerini en iyi en doğru bildiğine inanıp dinleme özürlüsü ve sürekli savunmada olan insanlar.. yayaya kabak gibi kırmızı yanarken trafiği kitleyen insanlar... ööeaaaahhh... herkesten nefret ediyorum ben bu aralar.. senden daha çok ama..
devamını gör...
öz güvensiz enerjisiz erkek seven hatun
rus karıları bayağ seviyor. özellikle aşağılık kompleksi dağları aşmış tiplere bayılıyorlar. çok maskülen ve baskın karılar. evlerden ırak. zaten çoğu da sırık gibi ve bedenleri kıvrımsız. çok güzel minyonları yok değil tabii. hepsi birer erkek terbiyecisi. şansa yaşıyorum.
rus erkeklerini bezdirmişler, yaka silkiyorlar bunlardan. zaten o kadar matah karılar olsalar size itelerler miydi?
rus erkeklerini bezdirmişler, yaka silkiyorlar bunlardan. zaten o kadar matah karılar olsalar size itelerler miydi?
devamını gör...
öz güvensiz enerjisiz erkek seven hatun
sevgisiyle ve hanımsal becerileriyle belki de erkeğine dokunup erkeğinin kaderini değiştirecek olan hatundur. allah'ın mucizeleri sonsuz elbette. hiçbir şeye şaşırmamak lazım...
musa'nın denizi yarması kadar büyük bir mucizeyi saklar içinde insanın insana iyi gelmesi bence.
musa'nın denizi yarması kadar büyük bir mucizeyi saklar içinde insanın insana iyi gelmesi bence.
devamını gör...
pısırık ezik tipsiz ama efendi ve gururlu bir erkek olmak
ben de aynen böyleyim kıymetimizi bilen yok işte aslında ben çok yüce bir insanım siz salaksınız da...
devamını gör...
burcun ne diye soran akraba
karakter özelliğinizi burcunuza bağlama çabası sonuçsuz kalabilecek akrabadır.
benim çok yakın arkadaşım var o da .... burcu ama o çok daha enerjik deyip şaşkınlığını suratından okudum yengemin.
sonra gerçi kadını ve erkeği farklı olabilir diyerek beni üzmemek istedi gibi biraz.
keşke insanları güldürebilsem, ne biliyim, olmuyor. neyse.
benim çok yakın arkadaşım var o da .... burcu ama o çok daha enerjik deyip şaşkınlığını suratından okudum yengemin.
sonra gerçi kadını ve erkeği farklı olabilir diyerek beni üzmemek istedi gibi biraz.
keşke insanları güldürebilsem, ne biliyim, olmuyor. neyse.
devamını gör...
kadınların öz güvensiz enerjisi düşük erkekleri sevmemesi
ama tersinin de bi ayarı var, dönüp bütün exlerime tek tek mikrofon uzatsanız ''narsist, kendini fazla beğenmiş'' diye suçlama sıkabilirler. eğer en baştan özgüven seviyesini aşırı bulurlarsa da itici geliyor ama böyle kendinizi istenecek bi şeymiş gibi pazarlarsanız peşinizden gelebilirler
ha özgüvensizi neden sevmezler, bilmiyorum. özgüvensiz dönemimdeysem kimseyle öyle bi iletişim olmuyor ama doğru
ha özgüvensizi neden sevmezler, bilmiyorum. özgüvensiz dönemimdeysem kimseyle öyle bi iletişim olmuyor ama doğru
devamını gör...
sen bana mı yürüyorsun
ilgi beklediğimiz yerden gelince son noktada bir emin olmak lazım tabi sorusu..
devamını gör...
kadınların öz güvensiz enerjisi düşük erkekleri sevmemesi
pısırık ve özgüvensiz erkeği annesi bile sevmez lan. pısırık çocuk dayak yediği zaman "niye kendini savunmadın" diye annesi de döver. bence dövmelidir de. aferin o anneye.
bu arada özgüvensiz ve enerjisi düşük kadınları ben de sevmiyorum. kim niye sever olm zaten enerjisi düşük insanı?
bu arada özgüvensiz ve enerjisi düşük kadınları ben de sevmiyorum. kim niye sever olm zaten enerjisi düşük insanı?
devamını gör...
öz güvensiz enerjisiz erkek seven hatun
hidroelektrik santrali gibi erkeğinin enerjisini temin etmeye ant içmiş türk kadınıdır.
devamını gör...
bir nasılsın sorusu duyunca bile keyfi kaçan asosyal
kendine dair bir şey anlatmaktan ve insanların halini hatrını sormaktan memnun olmayan asosyaldir. bırakın insanları kendi dünyalarında yaşasınlar.
geçenlerde çocukluk arkadaşım yolda ayak üstü tuttu beni, stresten ter kan içinde kaldım. selam verip yollayın beni. çekingenim ben.
geçenlerde çocukluk arkadaşım yolda ayak üstü tuttu beni, stresten ter kan içinde kaldım. selam verip yollayın beni. çekingenim ben.
devamını gör...
pısırık ezik tipsiz ama efendi ve gururlu bir erkek olmak
fazla gurur g.te vurur demişler. efendi ve gururlu erkek bizim silktiklerimizin banka hesaplarını ödemeye devam edebilirler. çünkü alpha fucks, beta bucks, kanun bu.
devamını gör...
dgvib3
dolce & gabbana'nın muazzamın birkaç tık altı olan erkek kokusu. fakat inanılmaz şekilde tenime çok yakışıyor. şu an yaz sıcağı da olmadığı için sıkıp sıkıp gezebilirim. vanilya ve amber sevenler için bir numaraya bile çıkabilir. fiyatı da performansına göre çok çok iyi.
devamını gör...
pısırık ezik tipsiz ama efendi ve gururlu bir erkek olmak
kendini içinde bulduğu gerçeği aşamayan bir erkek olmaktır. kimse onları anlasın istemezler kaçarlar herkesten. ser verip sır vermezler.
kendilerinden başka kimseyi üzmez bu insanlar. ya da bunu istemezler... bin düşünüp bir konuşacakları için sohbetleri de sarmaz. kendilerini ister istemez önemsemek zorunda kalsalar da başkaları tarafından önemsenmeyi arzulamazlar.
kendilerinden başka kimseyi üzmez bu insanlar. ya da bunu istemezler... bin düşünüp bir konuşacakları için sohbetleri de sarmaz. kendilerini ister istemez önemsemek zorunda kalsalar da başkaları tarafından önemsenmeyi arzulamazlar.
devamını gör...
kadınların öz güvensiz enerjisi düşük erkekleri sevmemesi
öz güvensiz erkeği seven kadının bacak arasına bakın, o erkekten daha fazla yumurta taşıdığına eminim. her şeyi yüklene yüklene de sırtı atlas gibi olmuştur.
devamını gör...
çay demliğine verdiğim ibretlik ayar
o yazıyı kim okuyacak
sadece başlığı okudum. sonra da bu kadar şey yazdığına göre kesin iyi bir şeydir diye oy verdim. içerik hakkında en küçük bilgim yok.
sadece başlığı okudum. sonra da bu kadar şey yazdığına göre kesin iyi bir şeydir diye oy verdim. içerik hakkında en küçük bilgim yok.
devamını gör...
pısırık bir erkek olduğunu kendine itiraf etmek
daha sonra da bacak kıllarını alan erkek olduğunu itiraf edecektir.
devamını gör...
postu deldirdin mi sorusu
arkadaşlar birazdan postumu deldirmeye gidiyorum. 2 gündür ne boktan bir bağırsak enfeksiyonum varsa doktor civanım bana 5 tane iğne verdi. şimdi lokasyondaki en cici hemşirelerin olduğu hastaneyi bulup kendimi deldirtme zamanı. en güzel boxerımı da giydim, tamamen hazırım.
ekleme: arkadaşlar deldirdim. şu an sol bacağımın alt kısmına doğru bir sızı var ama hemşire aşşşşşşırı güzeldi, buna değer. artık kalan 4 gün de buradayım, evet yüzüne de söyledim.
ekleme: arkadaşlar deldirdim. şu an sol bacağımın alt kısmına doğru bir sızı var ama hemşire aşşşşşşırı güzeldi, buna değer. artık kalan 4 gün de buradayım, evet yüzüne de söyledim.
devamını gör...
son hikaye
duraksadım. fenerin ışığını yukarı doğru kaldırdım.
karşımda 1970 lerin mimarisiyle inşa edilmiş, iki katlı, ahşap bir bina duruyordu. ama bina toprağa düzgün oturtulmamıştı. sol tarafı çamura batmış, yapının tamamı yaklaşık otuz derecelik imkansız bir açıyla yana yatmıştı. ahşap dikmeler ve pencereler dik açılarını kaybetmiş, paralelkenar şekillerine bükülmüştü. en dehşet verici olanı ise binanın dış cephesiydi.
ahşap tahtaların birleşim yerleri çiviyle değil, organik bir sıvının kuruyarak sertleşmesiyle birbirine kaynamış gibiydi. pencerelerin camları yoktu; çerçevelerin içinden dışarıya doğru sertleşmiş, siyah bir balçık sızmıştı.
burası k-44'ün girişeydi.
ışığı biraz daha sola ve sağa çevirdim. sisin arkasından başka karaltılar belirmeye başladı. yan yana dizilmiş onlarca ev, bir cami minaresinin devrilmiş gövdesi, paslanmış elektrik direkleri ve sokak boyunca uzanan ahşap dükkanlar...
kayıtlardan silinen, 1974 yılında haritalardan kazınan kasabanın tam ortasındaydım.
sokakta ilerlemeye başladım. evlerin kapıları ardına kadar açıktı. içerideki karanlık, dışarıdaki zifiri geceden daha yoğun görünüyordu. bazı evlerin ikinci katları alt katların üzerine çökmemiş, adeta eriyerek alt katın dokusuyla birleşmişti. duvarlarda kabarmış olan boyaların altında, ahşap dokunun içine kazınmış garip semboller ve el izleri vardı. o el izleri duvara boyayla yapılmamıştı; kağıdın üzerindeki baskı gibi, ahşabın liflerinin içine yakılarak gömülmüştü.
sokağın ortasında paslı, metal bir çeşme duruyordu.
babamın kasetindeki o cümle zihnimde çınladı: dün gece köyün meydanındaki ahşap çeşmeyi aradık, çeşme yoktu. hiç yapılmamış gibi toprak düzdü.
karşımda 1970 lerin mimarisiyle inşa edilmiş, iki katlı, ahşap bir bina duruyordu. ama bina toprağa düzgün oturtulmamıştı. sol tarafı çamura batmış, yapının tamamı yaklaşık otuz derecelik imkansız bir açıyla yana yatmıştı. ahşap dikmeler ve pencereler dik açılarını kaybetmiş, paralelkenar şekillerine bükülmüştü. en dehşet verici olanı ise binanın dış cephesiydi.
ahşap tahtaların birleşim yerleri çiviyle değil, organik bir sıvının kuruyarak sertleşmesiyle birbirine kaynamış gibiydi. pencerelerin camları yoktu; çerçevelerin içinden dışarıya doğru sertleşmiş, siyah bir balçık sızmıştı.
burası k-44'ün girişeydi.
ışığı biraz daha sola ve sağa çevirdim. sisin arkasından başka karaltılar belirmeye başladı. yan yana dizilmiş onlarca ev, bir cami minaresinin devrilmiş gövdesi, paslanmış elektrik direkleri ve sokak boyunca uzanan ahşap dükkanlar...
kayıtlardan silinen, 1974 yılında haritalardan kazınan kasabanın tam ortasındaydım.
sokakta ilerlemeye başladım. evlerin kapıları ardına kadar açıktı. içerideki karanlık, dışarıdaki zifiri geceden daha yoğun görünüyordu. bazı evlerin ikinci katları alt katların üzerine çökmemiş, adeta eriyerek alt katın dokusuyla birleşmişti. duvarlarda kabarmış olan boyaların altında, ahşap dokunun içine kazınmış garip semboller ve el izleri vardı. o el izleri duvara boyayla yapılmamıştı; kağıdın üzerindeki baskı gibi, ahşabın liflerinin içine yakılarak gömülmüştü.
sokağın ortasında paslı, metal bir çeşme duruyordu.
babamın kasetindeki o cümle zihnimde çınladı: dün gece köyün meydanındaki ahşap çeşmeyi aradık, çeşme yoktu. hiç yapılmamış gibi toprak düzdü.
devamını gör...

