zaman tüneli
mor sarıyı yok eder
karşıt renk çünkü.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmaya korkmak
korkmak demeyelim de dermanımız kalmadı diyelim.
bir de tanımaya değecek insan sayısı bayağı azaldı.
bir de tanımaya değecek insan sayısı bayağı azaldı.
devamını gör...
rock müziğin beyaz yakalılaşması
rock müziğin beyaz yakalılaşmasını uzun zamandır izliyorum ve bence bu, müzik tarihinin yeterince konuşulmayan facialarından biri.
eskiden rock müzisyeni dediğin insanın hayatı belli değildi...
nerede kalıyor, ne zaman uyuyor, yarın ne yapacak bilmiyorsun. stüdyoya gece üçte gidiyor, iki gün sonra geri dönüyor, elinde sigara, üstünde buruşuk tişört... evet bayağı teoman gibiydi hepsi...
sonra müzisyenler iletişim önemini keşfetti... eskiden grup üyeleri birbirleriyle kavga eder, albüm gecikir, menajer çıldırırdı. şimdi herkes iletişim konusunda çok daha sağlıklı... albüm asla gecikmiyor...
sonra uyku düzenleri düzeldi bunların... eskiden adamın sabah yedi buçukta uyanması için ya turne otobüsünün kaza yapması gerekiyordu ya da otel görevlisinin kapıyı kırması gerekiyordu... şimdi alarmını kuruyor, perdelerini açıyor, bir bardak su içiyor ve güne başlıyor, bunu da müzik grubunun instagram hesabından paylaşıyor...
ayrıca en özlediğim şeylerden birisi de albüm kayıtları sırasında mutlaka bir üyenin ortadan kaybolmasıydı... kimse kaybolanın nerede olduğunu bilmezdi. şimdi google calendar'dan birbirlerinin müsaitliğini görüyorlar... ona göre stüdyo planı yapıyorlar, allahım çok korkunç...
o eski parasızlık gitti. eskiden müzisyenin cebinde üç kuruş olurdu, bütün gece bir barda oturup şarkı yazardı. şimdi herkesin menajeri, muhasebecisi, yatırım danışmanı var. albüm çıkarmadan önce bütçe hazırlanıyor.... turne öncesi excel dosyası hazırlanıyor.... klip çekiminde iş güvenliği uzmanı var.
rock müziğin en büyük düşmanı sansür değil, iş sağlığı ve güvenliği oysa ki...
sonra networking çıktı.
eskiden başka gruplarla tanışmak için aynı barda ya da sahnede kavga etmeleri gerekiyordu... hatırlayın the kooks ve arctic monkeys arasındaki kavgayı... şimdi festival kulisinde birbirlerine “çok güzel bir setti, mutlaka bağlantıda kalalım” diyorlar... takipleşiyorlar falan...
bir de eskiden grup üyeleri birbirinden nefret ederdi ama albüm çıkardı. fletwood mac, queen ve çoğu müzik grubundaki tartışmaları ve kavgayı hatırlayın... smashing pumpkins o efsanevi albümünü çıkardığı zaman kapı sesli vokal herkesle kavgalı olduğu için tek başına almıştı kaydı... şimdi herkes birbirinin sınırlarına saygı duyuyor, birbirini dinliyor, düzenli toplantı yapıyor, şaka gibiler.
eskiden rock müzisyeni dediğin insanın hayatı belli değildi...
nerede kalıyor, ne zaman uyuyor, yarın ne yapacak bilmiyorsun. stüdyoya gece üçte gidiyor, iki gün sonra geri dönüyor, elinde sigara, üstünde buruşuk tişört... evet bayağı teoman gibiydi hepsi...
sonra müzisyenler iletişim önemini keşfetti... eskiden grup üyeleri birbirleriyle kavga eder, albüm gecikir, menajer çıldırırdı. şimdi herkes iletişim konusunda çok daha sağlıklı... albüm asla gecikmiyor...
sonra uyku düzenleri düzeldi bunların... eskiden adamın sabah yedi buçukta uyanması için ya turne otobüsünün kaza yapması gerekiyordu ya da otel görevlisinin kapıyı kırması gerekiyordu... şimdi alarmını kuruyor, perdelerini açıyor, bir bardak su içiyor ve güne başlıyor, bunu da müzik grubunun instagram hesabından paylaşıyor...
ayrıca en özlediğim şeylerden birisi de albüm kayıtları sırasında mutlaka bir üyenin ortadan kaybolmasıydı... kimse kaybolanın nerede olduğunu bilmezdi. şimdi google calendar'dan birbirlerinin müsaitliğini görüyorlar... ona göre stüdyo planı yapıyorlar, allahım çok korkunç...
o eski parasızlık gitti. eskiden müzisyenin cebinde üç kuruş olurdu, bütün gece bir barda oturup şarkı yazardı. şimdi herkesin menajeri, muhasebecisi, yatırım danışmanı var. albüm çıkarmadan önce bütçe hazırlanıyor.... turne öncesi excel dosyası hazırlanıyor.... klip çekiminde iş güvenliği uzmanı var.
rock müziğin en büyük düşmanı sansür değil, iş sağlığı ve güvenliği oysa ki...
sonra networking çıktı.
eskiden başka gruplarla tanışmak için aynı barda ya da sahnede kavga etmeleri gerekiyordu... hatırlayın the kooks ve arctic monkeys arasındaki kavgayı... şimdi festival kulisinde birbirlerine “çok güzel bir setti, mutlaka bağlantıda kalalım” diyorlar... takipleşiyorlar falan...
bir de eskiden grup üyeleri birbirinden nefret ederdi ama albüm çıkardı. fletwood mac, queen ve çoğu müzik grubundaki tartışmaları ve kavgayı hatırlayın... smashing pumpkins o efsanevi albümünü çıkardığı zaman kapı sesli vokal herkesle kavgalı olduğu için tek başına almıştı kaydı... şimdi herkes birbirinin sınırlarına saygı duyuyor, birbirini dinliyor, düzenli toplantı yapıyor, şaka gibiler.
devamını gör...
imagine dragons'ın bir dönem rock grubu olarak pazarlanması
bu grubun ilk çıktığında ismini duymuştum. içimde bu isimde bir grubun yaptığı müzik "ya rock" çıkarsa? diye bir korku hasıl olmuştu. sonra dinleyince içime bir rahatlık çöktü. bir kaç parçasını beğendiğim için de kendi kendime "ya bı rock bu işleri dinle geç işte" dedim.
devamını gör...
levent kırca'nın mizahının kalitesiz olduğu gerçeği
ben mesela son verilen zamları, zamına koyma-zamcık skeciyle çok özdeşleştiriyorum.
devamını gör...
sözlükteki efsane tanımlar
genel olarak kadınların tanımları diyebilirim. erkekler pek anlamıyor bu işlerden..
devamını gör...
hayatın gerçekleri
çok da acı değil ama üniversitenin sadece okurken havalı bir şey olduğu. mezun olduktan sonra shit coin gibi dibe düşüyorsunuz birden...
devamını gör...
yönetimden torpilli sözlük yazarları
nick altı başlıklarına kadar engellenmesi gereken yazarlardır hehe...
devamını gör...
saf kötülük
sırf kötülük yapmış olmak için yapılan kötülük. kötülüğün yöntem olarak kullanıldığı durumlarda karşımıza çıkar. amaç, kişi ve/veya gruplarda panik, korku ve çaresizlik hissi oluşturmaktır.
devamını gör...
günaydın sözlük
uyanın ulan develer.
evet evet sen de uyan
evet evet sen de uyan
devamını gör...
rock müziğin spor salonuna yenilmesi
eskiden müzisyenler zayıf, yorgun gözüküyordu. en büyük fizinsel aktiviteleri sahnede gitar taşımaktı... ayrıca sahnede en az iki paket sigara içiyorlardı, tüm bunlarla birlikte müthiş bir müzik vardı ortada...
sonra bir şey oldu...
birileri müzisyenleri spor salonuyla tanıştırdı ve gözlerinin altındaki morluklar, üstünde üç beden büyük tişört ve elinde sigarayla bize hayatının yolunda gitmediğini gösteren adam tam tersi bir yola gitmeye başladı.
önce sigaralar bırakıldı, sonra protein yenmeye başladı bu vitaminsizler... 2015'teki hipster saçmalığı saymazsak saç sakal düzeldi, omuzlar genişledi. artık adam gece üçte stüdyodan eve yürürken şarkı yazan birinden çok sabah on gibi iş başı yapacak olmasına rağmen sekizde spora giden beyaz yakalı gibi bir hal aldı....
müzik de garip biçimde değişti... şarkılardaki yorgunluk ve dağınıklık gitti, yerine her şeyin fazla temiz, fazla düzgün ve fazla sağlıklı gözüktüğüne inanılan br şey geldi. eskiden adamın sesinden bile geceyi nerede geçirdiğini anlayabiliyorduk. şimdi vokal kaydı o kadar temiz ki müzisyen hayatında hiç buzdolabı temizlememiş gibi hissettiriyor... bence rock müziğin o eski havasını kaybetmesinin sebebi müzik endüstrisi falan değil.
müzisyenlerin kendine bakmaya başlaması.
sonra bir şey oldu...
birileri müzisyenleri spor salonuyla tanıştırdı ve gözlerinin altındaki morluklar, üstünde üç beden büyük tişört ve elinde sigarayla bize hayatının yolunda gitmediğini gösteren adam tam tersi bir yola gitmeye başladı.
önce sigaralar bırakıldı, sonra protein yenmeye başladı bu vitaminsizler... 2015'teki hipster saçmalığı saymazsak saç sakal düzeldi, omuzlar genişledi. artık adam gece üçte stüdyodan eve yürürken şarkı yazan birinden çok sabah on gibi iş başı yapacak olmasına rağmen sekizde spora giden beyaz yakalı gibi bir hal aldı....
müzik de garip biçimde değişti... şarkılardaki yorgunluk ve dağınıklık gitti, yerine her şeyin fazla temiz, fazla düzgün ve fazla sağlıklı gözüktüğüne inanılan br şey geldi. eskiden adamın sesinden bile geceyi nerede geçirdiğini anlayabiliyorduk. şimdi vokal kaydı o kadar temiz ki müzisyen hayatında hiç buzdolabı temizlememiş gibi hissettiriyor... bence rock müziğin o eski havasını kaybetmesinin sebebi müzik endüstrisi falan değil.
müzisyenlerin kendine bakmaya başlaması.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmaya korkmak
(bkz: sosyal fobi)
devamını gör...
imagine dragons'ın bir dönem rock grubu olarak pazarlanması
çünkü bir rock grubudur.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmaya korkmak
her yeni insan yeni bir hikayedir.
benim görüşüme göre bu dünyaya hikayeler öğrenmeye ve hikayeler yazmaya geliyoruz
benim için zor kısım
bazı hikayeleri öğrenmek için kendi hikayeni de anlatman gerekiyor.
ben kendi hikayelerimi sevmem.
kısaca korkma
yeni insan yeni hikayedir sadece.
benim görüşüme göre bu dünyaya hikayeler öğrenmeye ve hikayeler yazmaya geliyoruz
benim için zor kısım
bazı hikayeleri öğrenmek için kendi hikayeni de anlatman gerekiyor.
ben kendi hikayelerimi sevmem.
kısaca korkma
yeni insan yeni hikayedir sadece.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmaya korkmak
ben tanışmaktan korkmuyorum da buluşmaktan korkuyorum özellikle de sözlükteki kadınlardan
devamını gör...
varoş
ekonomik açıdan yeterince gelişmemiş, ataerkil sistemin egemen olduğu yerleşim yerlerinde yaşayan ve o yerleşim yerlerinin karakteristik özelliklerini benimsemiş kişiler için kullandığımız sözcüktür.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmaya korkmak
13 ağustos 2026 gününden sonra yeni insanlarla tanışmaya çalışma faaliyetlerimi noktalandırmama sebep olacak duygu durumu.
zaten çok fazla insanla tanışmaya teşebbüsüm yok. bazen bazı sosyal medya uygulamalarında kendime yakın gördüğüm bir yorum ya da öğrenmek için arandığım bir bilgi sahibine yazmak dışında bir şey yapmam. ''şu kadın ne güzel olm'' diyip yazdığım kadın sayısı 28 senede 2.8'den 3 etmez. yine de bunlara rağmen asla kimseden cevap alamıyorum. herkesin kendi cevap vermeme nedeni vardır yahut kronikleşmiş bazı durumlardan dolayı kimse cevaplamıyordur bilemiyorum ama artık kendimi iyice yokmuş gibi, hayalet gibi hissetmeye başladım bu tarz sohbet başlangıçlarında. bu da beni korkutmaya başladı. zaten idam edilmiş mahkuma mektup yollamak gibi, kötü hissediyorum. kanada'ya gitmek için bilgi almaya yazdığım ve beni direkt engelleyen o kıza da buradan teessüflerimi iletiyorum.
zaten çok fazla insanla tanışmaya teşebbüsüm yok. bazen bazı sosyal medya uygulamalarında kendime yakın gördüğüm bir yorum ya da öğrenmek için arandığım bir bilgi sahibine yazmak dışında bir şey yapmam. ''şu kadın ne güzel olm'' diyip yazdığım kadın sayısı 28 senede 2.8'den 3 etmez. yine de bunlara rağmen asla kimseden cevap alamıyorum. herkesin kendi cevap vermeme nedeni vardır yahut kronikleşmiş bazı durumlardan dolayı kimse cevaplamıyordur bilemiyorum ama artık kendimi iyice yokmuş gibi, hayalet gibi hissetmeye başladım bu tarz sohbet başlangıçlarında. bu da beni korkutmaya başladı. zaten idam edilmiş mahkuma mektup yollamak gibi, kötü hissediyorum. kanada'ya gitmek için bilgi almaya yazdığım ve beni direkt engelleyen o kıza da buradan teessüflerimi iletiyorum.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
the tree that moves some to tears of joy
ıs in the eyes of others only a green thing that stands in the way.
...
but to the eyes of the man of imagination,
nature is imagination itself.
as a man is, so he sees.
as the eye is formed, such are its powers.
william blake
direkt şiir değil ama şiirimsi?
ıs in the eyes of others only a green thing that stands in the way.
...
but to the eyes of the man of imagination,
nature is imagination itself.
as a man is, so he sees.
as the eye is formed, such are its powers.
william blake
direkt şiir değil ama şiirimsi?
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
gel güzellik
biz de onu aldatalım
ama ben mobil legend bum bum bilmiyorum
ama kiramı öderim
çok iyi araba sürerim
cinsel performansı sonra hallederiz
yaptığın yemekleri iştahla yerim
biz de onu aldatalım
ama ben mobil legend bum bum bilmiyorum
ama kiramı öderim
çok iyi araba sürerim
cinsel performansı sonra hallederiz
yaptığın yemekleri iştahla yerim
devamını gör...
