zaman tüneli

bizlik bir durum yok. aile içi kavgası
devamını gör...

öncü tavuk döner. güzel kampüsümde hem uygun fiyata satıyorlar hem de bol malzeme koyuyorlar. yemekhane yemeklerinden çekirge ve mermi çıkınca kampüste soluğu orada almaya başladım. inşallah usta değişmez ekstradan patates koyuyor çünkü.
devamını gör...

pirzola ve patates.
devamını gör...

nerede cemaatçi varsa, isim/sıfat fark etmeden içeri attıkları gün bu ülke bir nebze temizlenir.
devamını gör...

evet zannedersem (bkz: alihan kuriş) veya bu açtığım başlıkta ele alınması gereken bir konu. yaşadığım şehre gelene kadar süleymancılar veya kendi tabirleriyle süleymanlılar, haklarında çok yüzeysel bilgim olan bir topluluktu. örneğin nurcuların çoğu grubunun dersine gitmişimdir. sofralarına oturmuşumdur. süleymancılar biraz daha kapalı devre bir yapı. şöyle ifade edeyim. nurcular seni kazanmak adına epey bir izzet-i ikramda bulunur, gönlünü hoş eder ve iyi davranırlar. süleymancılarda ise aralarında olmadığın müddetçe sen bir hiçsindir. kendilerinden olmayanı düşüp kaldırmazlar bile. diyelim ki onların arasına girdin, cemaate kazandırdığın nakit miktarında kıymet görürsün. şurada haklarında biraz yazmıştım. #3673904

tabii bugünkü operasyonun henüz dumanı üzerinde. şunu bilmek lazım süleymancılar zaten ilk defa tarihlerinde ikiye bölünmüşler ve süleyman efendi'nin torunu (bkz: fatih süleyman denizolgun) akp saflarında milletvekili seçilmişti. ancak cemaatin büyük kısmı alihan kuriş'in elinde kalmıştı. alihan kuriş kim mi ? bugüne değin, damatlar eliyle lider değiştiren süleymancılar grubunun son damadı. yani süleyman hilmi tunahan'ın torununun eşi. gelelim dananın zart dediği yere. bu adamlar zaten tarihleri boyunca hep merkez sağ'a oy verdiler. milli görüş çizgisine pek meyletmediler. 2018'de de (bkz: meral akşener) yanında yer almışlardı. ancak ilk defa tekrar edilen istanbul büyükşehir belediyesi seçimlerinde ekrem imamoğlu'na açık destek verdiler. o günden bu yana suları ısınıyordu. imamoğlu'nun bunların yurtlarında kur'an öğrenmiş olması, süleymancıları ilk defa chp'ye yaklaştırdı. zannedersem şu an itibariyle de tamamen yeni parti'ye yönelmiş durumdalar.

süleymancılar epeydir rte'den korkuyorlar ancak muhalefetlerini çok açıktan yapamıyorlardı. çok önceleri rte'nin annesi vefat ettiğinde, kendisi senelerce süleymancılarla beraber kur'anı kerim öğrettiği için, büyük bir jest ( veya korunma dürtüsü) ile tenzile erdoğan'ın naaşını, karacaahmet'teki (bkz: süleyman hilmi tunahan)'ın kabrinin dibine naklettiler. dediğim gibi bu çok büyük bir jestti ama sembolik bir biatti. rte'nin bu tarz sembolik biatlerle tatmin olmaz. ancak zamanını bekliyordu.

bundan sonra ne mi olur ? süleymancılar paralarının alınmasındansa canlarının alınmasını tercih ederler. dolayısıyla rte yani hükümet onları can evinden vurdu. bir süto terör örgütü beklemiyorum ama paralar israil'e gitti lafları şimdiden twitter'da dolanmaya başladı. görünen o ki koparamadıkları büyük parçanın başına fatih süleyman denizolgun bir nevi kayyım gibi atanacak. para kaynaklarına sıkı bir denetim gelecek ve cemaatte bir takım kelleler kopacaktır. darbeyi yiyen alihan kuriş, ana ve büyük grup olduğu halde bu adamların elinde para olmazsa hiçbir şey yapamazlar. zaten hayatları boyunca devletten korkmuş, bürokrasideki gücü sınırlı, daha çok ticarette ve akademide kümelenmiş bir yapıdır. süleymancı asker veya polis bulmak çok zordur. dolayısıyla yer altına inmek, mücadele etmek gibi bir refleksleri yok. toz şekeri gibi dağılacaklar ve hükümete biatli yapının içine eklemleneceklerdir. bunu aslında daha ziyade avrupa ab ile abd kapışmasının bir yansıması olarak görmek lazım. o da daha derin bir konu.
devamını gör...

bezelye

bu dünyada en sevdiğim yiyecek. her hâline bayılıyorum. ilk eve çıktığımda kendime yaptığım ilk yemek de bezelye olmuştu...
devamını gör...

orangazm mı orangutan mı ??? çoğu kadın için fark yok.
devamını gör...

post punk solistlerinin vokal seçmelerinde ses renginden önce demir eksikliği arandığını çok geç keşfettim.

özellikle vokal seçimlerinde vokalin ses tonu ya da nasıl söylendiğine bakılmıyor. zaten sesin üstüne biraz yankı, az biraz distorşın, biraz da bodrum katta kaydettik efekti konunca hepsinin sesi aşağı yukarı aynı yere geliyo zaten.

asıl önemli olan şey vokalin fiziksel olarak post punk'a uygun seçilmesi

ten soluk, gözlerin altı mor olmalı... hafif çökmüş ve en az üç gündür çok düzensiz uyuyor olmalı... bu türde vokalin güzel olması kötü bir izlenim... hatta bazen vokalin hasta olması bile yeterli oluyor... adam iyileşince şutluyorlar gruptan jdskjsndfds...

mesela başka müzik türlerinde vokal seçerken ses aralığına, tona, tekniğe falan bakılırken post punk'ta bakılan tek şey kan tahlili... vokale sesiniz nasıl diye asla sormuyorlar, demir eksikliğini soruyorlar... düşük cevabını duyar duymaz hoş geldiniz diyorlar...

post punk'ta vokal olmanın temel kriteri ses değil, hemoglobin.
devamını gör...

6 kişiden oluşan oluşumdur. bu kişiler belli dönemlerde sözlüğe gelir akışı düzenler çeker giderler. sözlük dışındadır diyebiliriz, buraya pek uğramazlar...
devamını gör...

punchline verirken daima "bu ülkede" ile başlanan mizah.

levent kırca akla ilk geleni yapar ve klişeye oynar. bana göre mizahının kalıcı olmasını sağlayan da budur. problemler nesilden nesile değişmedikçe, çözüm bulunmadıkça klişe prim yapar.
levent kırca'nın yeni nesil mizahtan farkı, toplumsal eleştirisini bam diye, açıktan ortaya koymasıdır. kırca'da yeni neslin hastalığı olan karından konuşma ve ılıklık pek yoktur. elbette bunun sebebi yalnızca yeni neslin davranış kalıbı değil, aynı zamanda zeitgeist'tır.

bugün devlet denilen savaş makinesinin hükümranlığı, elinde bulundurduğu araçlarla birlikte, en ufak bir çatlak sesi dahi tarumar edebilecek bir kudrete ulaşmış durumda. ağzını açanın anasını belliyor.
(bkz: deniz göktaş'ın gözaltına alınması)

levent kırca mizahı, 2010'dan sonra devletin yeni bir nesil yaratma projesi kapsamında silinip gitti. kapitalizme docile vatandaş lazımdı, öyle de oldu. kalitesi, bana göre ülkenin kalitesini göz önünde bulundurunca yeterli denilebilir. neyi neyle kıyaslayağımız önemli bir ayrıntı.

(bkz: muazzez abacı vs levent kırca)
(bkz: levent kırca vs bez bebek hakan)
devamını gör...

plan yapıp kusursuz olmasını bekleme. hayat o planları yıkmak için senin en mutlu anını bekleyen bir ustadır. sen de onun yazdığı oyunu oynayan kuklasın.
devamını gör...

anın fotoğrafı başlığından sıkılanlar için alternatif bir başlık...
devamını gör...

malesef ülkemizdeki kadınların yaşayamadığı mutluluktur. erkekler sevişmeyi boşalmadan ibaret sanıyor çünkü. afedersiniz...
yaşadım diyen varsa da kendini kandırıyodur...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üniversite zamanlarında değişik konsepti ve sosları olan bir hamburgerci vardı. hatunum ile mudavimi olmuştuk diyebilirim. hep oradaki ortamı, hamburgeri, sosları ve patatesini özlüyorum...
belki de o zamanlar yaşadıklarımı..
devamını gör...

bu sefer hatalı bir gözlem olmuş efenim.

eddie van halen bile sahnede bir paket bile içememiştir ki diğerleri nasıl 2 paket bitirebiliyor merak ediyorum. ironi olduğunu biliyorum da pek ölçüsüz olmuş bence.

kaldı ki yerli ve yabancı gruplarda bahsedilen "o her şey mükemmel yeaaa." noktasını çürütecek çok fazla grup var yeni nesillerden. yerlilerden örnek vereyim kaptan kadavra bu tezi çürütecek en büyük grup. onun dışında underground konserlerde halen daha kafayı çekip çıkan, hayata söven gruplar var.

ayrıca bir yenilik olmaması biraz yapılabilecek her şeyin günümüzdeki müzik devleri tarafından yapılmış olmasından biraz da herkesin metallica, motörhead, burzum, led zeppelin gibi devleri taklit etmesinden kaynaklı.

spor salonlarına rock müziğin girmesi noktasına gelirsek ağırlık kaldırırken insanların let it happen veya karabiberim dinleyerek motive olmasını bekleyemeyiz değil mi?

kısacası rock müziğin kendini geliştirememesinin sebebi underground gruplara fırsat verilmemesi ve geçmişe imrenmektir.
devamını gör...

karşıt renk çünkü.
devamını gör...

korkmak demeyelim de dermanımız kalmadı diyelim.
bir de tanımaya değecek insan sayısı bayağı azaldı.
devamını gör...

rock müziğin beyaz yakalılaşmasını uzun zamandır izliyorum ve bence bu, müzik tarihinin yeterince konuşulmayan facialarından biri.

eskiden rock müzisyeni dediğin insanın hayatı belli değildi...

nerede kalıyor, ne zaman uyuyor, yarın ne yapacak bilmiyorsun. stüdyoya gece üçte gidiyor, iki gün sonra geri dönüyor, elinde sigara, üstünde buruşuk tişört... evet bayağı teoman gibiydi hepsi...

sonra müzisyenler iletişim önemini keşfetti... eskiden grup üyeleri birbirleriyle kavga eder, albüm gecikir, menajer çıldırırdı. şimdi herkes iletişim konusunda çok daha sağlıklı... albüm asla gecikmiyor...

sonra uyku düzenleri düzeldi bunların... eskiden adamın sabah yedi buçukta uyanması için ya turne otobüsünün kaza yapması gerekiyordu ya da otel görevlisinin kapıyı kırması gerekiyordu... şimdi alarmını kuruyor, perdelerini açıyor, bir bardak su içiyor ve güne başlıyor, bunu da müzik grubunun instagram hesabından paylaşıyor...

ayrıca en özlediğim şeylerden birisi de albüm kayıtları sırasında mutlaka bir üyenin ortadan kaybolmasıydı... kimse kaybolanın nerede olduğunu bilmezdi. şimdi google calendar'dan birbirlerinin müsaitliğini görüyorlar... ona göre stüdyo planı yapıyorlar, allahım çok korkunç...

o eski parasızlık gitti. eskiden müzisyenin cebinde üç kuruş olurdu, bütün gece bir barda oturup şarkı yazardı. şimdi herkesin menajeri, muhasebecisi, yatırım danışmanı var. albüm çıkarmadan önce bütçe hazırlanıyor.... turne öncesi excel dosyası hazırlanıyor.... klip çekiminde iş güvenliği uzmanı var.

rock müziğin en büyük düşmanı sansür değil, iş sağlığı ve güvenliği oysa ki...

sonra networking çıktı.

eskiden başka gruplarla tanışmak için aynı barda ya da sahnede kavga etmeleri gerekiyordu... hatırlayın the kooks ve arctic monkeys arasındaki kavgayı... şimdi festival kulisinde birbirlerine “çok güzel bir setti, mutlaka bağlantıda kalalım” diyorlar... takipleşiyorlar falan...

bir de eskiden grup üyeleri birbirinden nefret ederdi ama albüm çıkardı. fletwood mac, queen ve çoğu müzik grubundaki tartışmaları ve kavgayı hatırlayın... smashing pumpkins o efsanevi albümünü çıkardığı zaman kapı sesli vokal herkesle kavgalı olduğu için tek başına almıştı kaydı... şimdi herkes birbirinin sınırlarına saygı duyuyor, birbirini dinliyor, düzenli toplantı yapıyor, şaka gibiler.
devamını gör...

bu grubun ilk çıktığında ismini duymuştum. içimde bu isimde bir grubun yaptığı müzik "ya rock" çıkarsa? diye bir korku hasıl olmuştu. sonra dinleyince içime bir rahatlık çöktü. bir kaç parçasını beğendiğim için de kendi kendime "ya bı rock bu işleri dinle geç işte" dedim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim