zaman tüneli
beşiktaş
alanya bizim bugımız gibi bir şey. bir türlü yenemiyoruz bunları.
inşallah yanılırım. inşallah yeneriz. ama çok ciddi rakipler.
inşallah yanılırım. inşallah yeneriz. ama çok ciddi rakipler.
devamını gör...
sacrifice film
bir romain gavras filmi . başrollerinde chris evans, anya taylor-joy, salma hayek, vincent cassel ve john malkovich’in oynadığı filmin gösterim tarihi 18 ekim 2026.
devamını gör...
alpinçayırı
hep başkasının ağzıyla konuşan çakalın önde gideniydi.
çok fazla youtube ateistini ağzıyla konuşuyordu. eminim hayatında bir sayfa kuran bile okumamıştır.
tek seveceğim yanı israil karşıtı olması. en azından islam düşmanı olacağım diye israil'i savunacak kadar aciz değil. bu da bir başarı. bozuk saat bile günde iki kez doğru gösterir. aferin.
çok fazla youtube ateistini ağzıyla konuşuyordu. eminim hayatında bir sayfa kuran bile okumamıştır.
tek seveceğim yanı israil karşıtı olması. en azından islam düşmanı olacağım diye israil'i savunacak kadar aciz değil. bu da bir başarı. bozuk saat bile günde iki kez doğru gösterir. aferin.
devamını gör...
ikiyüzlü
ben aptalım.
bir insan sonuçta insanlar hep hayal kırıklığı diye düşündüğü halde ikiyüzlülükle karşılaştığında yine de şaşırır mı? * evet. yine de hafif bir şok etkisi oluyor. daha dün’e kadar mesela uyuz olduğun birisi aniden kardeşin olmuş. ne ara? senin gibi zeki ve karakterli biriyle onun gibi karaktersiz bir yaratık aynı safhada ne alaka?
mesela bana kıyamamanı ben bazı kapılar açılıp, diğer kapılar kapanınca öğreniyorum. yüzleşince inkar edecek kadar da korkaksın. insanlar çok garip. hem kendine hem bana ikiyüzlü. yaşadıklarına, hissettiklerine de saygısı yok. ben mesela mutluysam bunu inkar ettiğimde ne biçim nankör hissederim. hem kendime hem de evrene karşı pis bir nankörlüktür. yuoo aslında ben öyle hissetmedim desem.
iki- üç gün önce olan bir şeye geçmişte kaldı diyince taze anı sayılmıyor mu? peki. kandır bakalım kendini. duygularınla dalga geçmezdim, kendine saygısızlık yaptığı için, iyi ki de hiç oralara girmemişiz diyorum.
neyse, bugün kampa gidip balık tutarım. üşürsem ateş yakarım kendim için. eski değil yeni bir hikaye yazılır belki. yüreğim sıcacık olabilir.
bir insan sonuçta insanlar hep hayal kırıklığı diye düşündüğü halde ikiyüzlülükle karşılaştığında yine de şaşırır mı? * evet. yine de hafif bir şok etkisi oluyor. daha dün’e kadar mesela uyuz olduğun birisi aniden kardeşin olmuş. ne ara? senin gibi zeki ve karakterli biriyle onun gibi karaktersiz bir yaratık aynı safhada ne alaka?
mesela bana kıyamamanı ben bazı kapılar açılıp, diğer kapılar kapanınca öğreniyorum. yüzleşince inkar edecek kadar da korkaksın. insanlar çok garip. hem kendine hem bana ikiyüzlü. yaşadıklarına, hissettiklerine de saygısı yok. ben mesela mutluysam bunu inkar ettiğimde ne biçim nankör hissederim. hem kendime hem de evrene karşı pis bir nankörlüktür. yuoo aslında ben öyle hissetmedim desem.
iki- üç gün önce olan bir şeye geçmişte kaldı diyince taze anı sayılmıyor mu? peki. kandır bakalım kendini. duygularınla dalga geçmezdim, kendine saygısızlık yaptığı için, iyi ki de hiç oralara girmemişiz diyorum.
neyse, bugün kampa gidip balık tutarım. üşürsem ateş yakarım kendim için. eski değil yeni bir hikaye yazılır belki. yüreğim sıcacık olabilir.
devamını gör...
behçet yalın özkara
bu adam gençlerin iş beğenmediğini değil, işlerin genç beğenmediğini gözler önüne sermiştir.
2 farklı dolu dolu cv oluşturarak biri ile 147, diğeriyle 162 tane başvuru yaptı 3 ay içerisinde. ve toplam dönüş 0 oldu.
gerçekten mümkün mertebe gerçekleri söylemeye çalışıyor.
2 farklı dolu dolu cv oluşturarak biri ile 147, diğeriyle 162 tane başvuru yaptı 3 ay içerisinde. ve toplam dönüş 0 oldu.
gerçekten mümkün mertebe gerçekleri söylemeye çalışıyor.
devamını gör...
dünya düz olsaydı olabilecekler
ordu'nun dereleri yukarı akardı.
devamını gör...
hayırlı cumartesiler
kutsaldı eskiden cumartesiler. bunlar da mı hayırlı oluyor artık.
devamını gör...
arap sen içme bokunu çıkarıyorsun
bir başka ünlü türk düşürü fatih terim efendi'nin de böyle durumlar için meşhur bir deyişi vardır; what can i do sometimes, ewed?
devamını gör...
temas bağımlısı kedi
kedi gibi miyavlayarak konuşan sözlük hatunları, seri fav, ewed.
devamını gör...
buraya bir bilgi bırak

luti metodu denilen bu metod kişinin bir konuyu öğretmesinden ziyade öğrenmesiyle alakalı bir yöntemdir. learn-use-teach-inspect adımlarını takip edersiniz, yani öncelikle öğrenirsiniz, sonra öğrendiğinizi kendiniz uygularsınız, sonra pekişmiş olan bu bilgiyi öğretirsiniz, daha sonra da hem kendi eğitmenlik kalitenizi hem de öğrencilerin kalifikasyonunu değerlendirmek için sınav yaparsınız, denetlersiniz, ölçüm yaparsınız, adına ne derseniz deyin. böylece bir konuda uzmanlık sahibi olmuşsunuz demektir. tabii ki piyasada şöyle de bir geyik döner, uvahahaha lut kavmi, zuhahahaha, lut kavmi miyiz biz ayol, ewed?
devamını gör...
beşiktaş
uzun seneler sonra sezona umutla girmemize sebep olan gerçek bir hocası ve şu ana kadar ki nokta transferleri ile fişek gibi futbol izleten takımım. devamını getirmek için hocaya mutlaka rotasyon için sağlam 2 3 transfer vermemiz şart tabi yoksa bu yüksek tempolu oyun sürdürülemez bana kalırsa.
devamını gör...
temas bağımlısı kedi
benimki kucağımda uyuyo. üstümden kaldırınca mızmızlanıyor. insan bir şey diyemiyor o kadar tatlı kii..
çok yakında sahiplendireceğim. istemiyorum aslında ama 7 kediye bakmak o kadar zor ki. elimden gelen bir şey yok.. seni özleyeceğim yavrum.
çok yakında sahiplendireceğim. istemiyorum aslında ama 7 kediye bakmak o kadar zor ki. elimden gelen bir şey yok.. seni özleyeceğim yavrum.
devamını gör...
12 haziran 1925 fenerbahçe galatasaray maçı
fenerbahçe'nin 1 - 0 galip gelerek tayyare cemiyeti kupasını müzesine götrüdüğü karşılaşmadır.
maçın derin analizi yapay zekadan geliyor:
"galatasaray’ın teknik direktörü iskoç billy hunter’dı (dönemin modern antrenörlük anlayışını getiren isimlerden); fenerbahçe tarafında hikmet mocuk (veya benzeri) yönetiyordu. oyun stili hâlâ fiziksel, faul dolu ve “sert”ti; modern taktik anlayıştan uzaktı (2-3-5 veya benzeri formasyonlar, bireysel dripling ve şutlar ön planda).
kadrolar
galatasaray (yaklaşık):
ulvi yenal (gk) – ali gencay, mehmet nazif gerçin, suphi batur, nihat bekdik (kaptan) – mithat ertuğ, mehmet leblebi, kemal rıfat kalpakçıoğlu, kemal faruki, şadi kavur, kerim özdor (veya raporlarda kamil vb. varyasyonlar). hunter tarafından “son koz” olarak sahaya sürülmüştü; epey değişiklik vardı.
fenerbahçe:
şekip (kulaksızoğlu, gk) – kadri göktulga, cafer (çağatay), ragıp (mağden/ziya), fahir (yeniçay) – ismet (uluğ), alaeddin baydar, muzaffer çizer (veya raporlarda ihsan), zeki rıza sporel (kaptan) – sabih (arca), bedri gürsoy. eski kadroya yeni bir isim eklenmişti.
öne çıkan oyuncular:
zeki rıza sporel (fb): türk futbolunun efsanesi. milli takımın ilk golcüsü (1923 romanya maçı, 2 gol), prolific forvet (fenerbahçe’de yüzlerce gol, maç başı yüksek oran), kaptan, 1924 ve 1928 olimpiyatları’nda yer aldı. golü “çok şık”tı: sağ içten yerden pas alıp dripling yaparak ali ve mehmet arasında sıkı bir şutla ağlara gönderdi. antrenmanlara devam ederse “fevkalade” olacağı not edilmişti.
nihat bekdik “aslan nihat” (gs): kulübün sembolü, sert ve mücadeleci defans/orta saha. multi-sporcu (atletizm rekorları, kürek, yelken, binicilik). bu maçta hiddetli ve sert oynadı; eski formunu arattı. kaptan olarak liderlik ediyordu.
ulvi yenal (gs gk): genç kaleci, birçok şutu (özellikle açıdan) maharetle kurtardı; gelişme gösteriyordu.
diğerleri: alaeddin baydar (fb, pas ve şutları etkili, vole şutu “fevkalade”), sabih arca, bedri gürsoy (fb forvetleri), mehmet leblebi, mithat ertuğ (gs).
maç analizi (geniş ve detaylı)
spor âlemi dergisi (18 haziran 1925) raporu dönemin en canlı kaynağıdır. maç saat 18:10’da başladı.
atmosfer ve hakemlik: sert başlangıç. hakem allen faullere (tekme, çarpma, küfür) yeterince müdahale etmedi; “ingiliz soğukkanlılığı”yla yangını körüklediği eleştirildi. seyirci protestoları oyuncuları sinirlendirdi, oyun “zevk siz, renksiz” ve “tiksinilecek” hale geldi. neredeyse 20 oyuncunun birbirine düşeceği sahneler yaşandı. dönemin derbilerinde sık görülen fiziksel mücadele ve hakem tartışmaları burada da öne çıktı.
ilk yarı: fenerbahçe hakim. daha düzenli ve tehlikeli. zeki ve alaaddin’in şutları gs’yi zorladı.
ikinci yarı: galatasaray toparlandı ve vaziyete hâkim oldu. sol açık kamil’in (veya benzeri) havadan şutları ve yakın mesafeden kaçan vuruşlar fb kalesini tehlikeye attı. ancak net gol yoktu. fb kontratakları (zeki-alaaddin şutları) devam etti.
gol ve final: 78. dk (bitime ~10 dk kala). zeki rıza’nın bireysel yeteneği ve soğukkanlılığı maçı çözdü. son 10 dakikada her iki taraf da umutlandı ama skor değişmedi. maç bitiminde fb oyuncuları taraftarların omuzlarında soyunma odasına taşındı; büyük tezahürat.
taktik/oyuncu değerlendirmeleri (dönem raporu özeti):
gs: ulvi iyi kurtarışlar yaptı. defans (mehmet-ali) topu uzaklaştırmaya odaklı, pas vermekte zayıf. nihat sert ama form düşüklüğü. orta saha/forvet pas ve şut sorunları (zaman kaybı, etkisiz paslar). kerim ve mithat tehlikeli anlar yarattı ama bitiricilik eksik.
fb: şekip iyi. defans (cafer-kadri) sonradan toparlandı. ismet ve fahir pas ve yardımda etkili. zeki formda ve etkili; sabih pasları fevkalade ama fazla geriye gelmesi hata. bedri seri. genel olarak daha dengeli ve bitirici göründüler.
maç teknik olarak “düzgün” başladı ama sertlik nedeniyle kalite düştü. bireysel yetenek (özellikle zeki) ve dayanıklılık öne çıktı. gol sayısı düşük (1) ama heyecan ve gerilim yüksekti; 0-0’ların ardından “kilit açıldı”.
geniş boyutlar: önemi, miras ve karşılaştırmalar
rekabet dengesi: bu galibiyet fb için moral ve prestij kazancıydı. sonraki sezon (1925-26) lig finalinde gs rövanşlı olarak fb’yi yendi (3-0 ve 3-1) ve şampiyon oldu. 1920’lerin ikinci yarısı gs’nin daha baskın olduğu bir dönemdi (hunter etkisi, savunma gücü). fb ise zeki rıza eksenli ofansif kimliğiyle öne çıkıyordu.
sembolik değer: havacılık-spor birleşimi, cumhuriyet’in modernleşme projesiyle uyumlu. futbol, toplumsal seferberlik ve yardım aracı haline geliyordu (sonraki yıllarda da tayyare turnuvaları devam etti).
oyuncu mirası: zeki rıza sporel türk futbolunun ilk süperstarlarından; nihat bekdik gs’nin “aslan” kimliğinin kaynağı. birçok isim milli takımda (1924/1928 olimpiyatları) ve kulüp tarihlerinde efsane oldu. kadrolar, dönemin “büyük”lerinin kesişimini gösteriyor.
modern derbiyle karşılaştırma: bugünkü gibi devasa stadyumlar, tv, devasa taraftar kitlesi yoktu ama çekirdek rekabet, kimlik savaşı, fiziksel sertlik ve “şeref” vurgusu aynıydı. taksim stadyumu’nun atmosferi, bugünkü derbilerin tohumuydu. skorlar genelde düşük, bireysel kahramanlıklar yüksekti.
sınırlılıklar: dönem kaynakları gazete/dergi ağırlıklı (cumhuriyet, son saat, spor âlemi, gol spor); video yok, istatistik sınırlı. bazı kadro detaylarında varyasyonlar var. kupa fiziki olarak 1932’deki fenerbahçe yangınında kaybolmuş olabilir.
özet değerlendirme: bu maç “sadece 1-0” değil; erken cumhuriyet’in spor-siyaset-toplum üçgeninde, ezeli rekabetin bir dönüm noktası ve ulusal yardım ruhunun yansımasıdır. zeki rıza’nın geç golü, fb’nin direncini ve bireysel dehasını simgelerken, maçın sertliği dönemin futbol kültürünü yansıtır. derinlemesine bakıldığında, bugünkü kıtalararası derbi’nin köklerindeki tutku, prestij ve toplumsal anlamı net şekilde ortaya koyar. fenerbahçe kupayı kazandı, “koz paylaşıldı” ve tarih yazıldı."
grok 4.5
maçın derin analizi yapay zekadan geliyor:
"galatasaray’ın teknik direktörü iskoç billy hunter’dı (dönemin modern antrenörlük anlayışını getiren isimlerden); fenerbahçe tarafında hikmet mocuk (veya benzeri) yönetiyordu. oyun stili hâlâ fiziksel, faul dolu ve “sert”ti; modern taktik anlayıştan uzaktı (2-3-5 veya benzeri formasyonlar, bireysel dripling ve şutlar ön planda).
kadrolar
galatasaray (yaklaşık):
ulvi yenal (gk) – ali gencay, mehmet nazif gerçin, suphi batur, nihat bekdik (kaptan) – mithat ertuğ, mehmet leblebi, kemal rıfat kalpakçıoğlu, kemal faruki, şadi kavur, kerim özdor (veya raporlarda kamil vb. varyasyonlar). hunter tarafından “son koz” olarak sahaya sürülmüştü; epey değişiklik vardı.
fenerbahçe:
şekip (kulaksızoğlu, gk) – kadri göktulga, cafer (çağatay), ragıp (mağden/ziya), fahir (yeniçay) – ismet (uluğ), alaeddin baydar, muzaffer çizer (veya raporlarda ihsan), zeki rıza sporel (kaptan) – sabih (arca), bedri gürsoy. eski kadroya yeni bir isim eklenmişti.
öne çıkan oyuncular:
zeki rıza sporel (fb): türk futbolunun efsanesi. milli takımın ilk golcüsü (1923 romanya maçı, 2 gol), prolific forvet (fenerbahçe’de yüzlerce gol, maç başı yüksek oran), kaptan, 1924 ve 1928 olimpiyatları’nda yer aldı. golü “çok şık”tı: sağ içten yerden pas alıp dripling yaparak ali ve mehmet arasında sıkı bir şutla ağlara gönderdi. antrenmanlara devam ederse “fevkalade” olacağı not edilmişti.
nihat bekdik “aslan nihat” (gs): kulübün sembolü, sert ve mücadeleci defans/orta saha. multi-sporcu (atletizm rekorları, kürek, yelken, binicilik). bu maçta hiddetli ve sert oynadı; eski formunu arattı. kaptan olarak liderlik ediyordu.
ulvi yenal (gs gk): genç kaleci, birçok şutu (özellikle açıdan) maharetle kurtardı; gelişme gösteriyordu.
diğerleri: alaeddin baydar (fb, pas ve şutları etkili, vole şutu “fevkalade”), sabih arca, bedri gürsoy (fb forvetleri), mehmet leblebi, mithat ertuğ (gs).
maç analizi (geniş ve detaylı)
spor âlemi dergisi (18 haziran 1925) raporu dönemin en canlı kaynağıdır. maç saat 18:10’da başladı.
atmosfer ve hakemlik: sert başlangıç. hakem allen faullere (tekme, çarpma, küfür) yeterince müdahale etmedi; “ingiliz soğukkanlılığı”yla yangını körüklediği eleştirildi. seyirci protestoları oyuncuları sinirlendirdi, oyun “zevk siz, renksiz” ve “tiksinilecek” hale geldi. neredeyse 20 oyuncunun birbirine düşeceği sahneler yaşandı. dönemin derbilerinde sık görülen fiziksel mücadele ve hakem tartışmaları burada da öne çıktı.
ilk yarı: fenerbahçe hakim. daha düzenli ve tehlikeli. zeki ve alaaddin’in şutları gs’yi zorladı.
ikinci yarı: galatasaray toparlandı ve vaziyete hâkim oldu. sol açık kamil’in (veya benzeri) havadan şutları ve yakın mesafeden kaçan vuruşlar fb kalesini tehlikeye attı. ancak net gol yoktu. fb kontratakları (zeki-alaaddin şutları) devam etti.
gol ve final: 78. dk (bitime ~10 dk kala). zeki rıza’nın bireysel yeteneği ve soğukkanlılığı maçı çözdü. son 10 dakikada her iki taraf da umutlandı ama skor değişmedi. maç bitiminde fb oyuncuları taraftarların omuzlarında soyunma odasına taşındı; büyük tezahürat.
taktik/oyuncu değerlendirmeleri (dönem raporu özeti):
gs: ulvi iyi kurtarışlar yaptı. defans (mehmet-ali) topu uzaklaştırmaya odaklı, pas vermekte zayıf. nihat sert ama form düşüklüğü. orta saha/forvet pas ve şut sorunları (zaman kaybı, etkisiz paslar). kerim ve mithat tehlikeli anlar yarattı ama bitiricilik eksik.
fb: şekip iyi. defans (cafer-kadri) sonradan toparlandı. ismet ve fahir pas ve yardımda etkili. zeki formda ve etkili; sabih pasları fevkalade ama fazla geriye gelmesi hata. bedri seri. genel olarak daha dengeli ve bitirici göründüler.
maç teknik olarak “düzgün” başladı ama sertlik nedeniyle kalite düştü. bireysel yetenek (özellikle zeki) ve dayanıklılık öne çıktı. gol sayısı düşük (1) ama heyecan ve gerilim yüksekti; 0-0’ların ardından “kilit açıldı”.
geniş boyutlar: önemi, miras ve karşılaştırmalar
rekabet dengesi: bu galibiyet fb için moral ve prestij kazancıydı. sonraki sezon (1925-26) lig finalinde gs rövanşlı olarak fb’yi yendi (3-0 ve 3-1) ve şampiyon oldu. 1920’lerin ikinci yarısı gs’nin daha baskın olduğu bir dönemdi (hunter etkisi, savunma gücü). fb ise zeki rıza eksenli ofansif kimliğiyle öne çıkıyordu.
sembolik değer: havacılık-spor birleşimi, cumhuriyet’in modernleşme projesiyle uyumlu. futbol, toplumsal seferberlik ve yardım aracı haline geliyordu (sonraki yıllarda da tayyare turnuvaları devam etti).
oyuncu mirası: zeki rıza sporel türk futbolunun ilk süperstarlarından; nihat bekdik gs’nin “aslan” kimliğinin kaynağı. birçok isim milli takımda (1924/1928 olimpiyatları) ve kulüp tarihlerinde efsane oldu. kadrolar, dönemin “büyük”lerinin kesişimini gösteriyor.
modern derbiyle karşılaştırma: bugünkü gibi devasa stadyumlar, tv, devasa taraftar kitlesi yoktu ama çekirdek rekabet, kimlik savaşı, fiziksel sertlik ve “şeref” vurgusu aynıydı. taksim stadyumu’nun atmosferi, bugünkü derbilerin tohumuydu. skorlar genelde düşük, bireysel kahramanlıklar yüksekti.
sınırlılıklar: dönem kaynakları gazete/dergi ağırlıklı (cumhuriyet, son saat, spor âlemi, gol spor); video yok, istatistik sınırlı. bazı kadro detaylarında varyasyonlar var. kupa fiziki olarak 1932’deki fenerbahçe yangınında kaybolmuş olabilir.
özet değerlendirme: bu maç “sadece 1-0” değil; erken cumhuriyet’in spor-siyaset-toplum üçgeninde, ezeli rekabetin bir dönüm noktası ve ulusal yardım ruhunun yansımasıdır. zeki rıza’nın geç golü, fb’nin direncini ve bireysel dehasını simgelerken, maçın sertliği dönemin futbol kültürünü yansıtır. derinlemesine bakıldığında, bugünkü kıtalararası derbi’nin köklerindeki tutku, prestij ve toplumsal anlamı net şekilde ortaya koyar. fenerbahçe kupayı kazandı, “koz paylaşıldı” ve tarih yazıldı."
grok 4.5
devamını gör...
arap sen içme bokunu çıkarıyorsun
ağzıyla içmeyi beceremeyen, içip içip etrafa salça olan insanlara karşı kullanılan bir replik. keşke, insanlar ağızlarıyla içmeyi bilseler. içince kendilerini dağıtmasalar ama ünlü türk düşünürü teoman'ın da dediği gibi: bazen, ne yaparsan yap, olmuyor bazen.
devamını gör...
her şeyden ve herkesten uzaklaşma isteği
son aylarda kendimde oluşan istektir. tek isteğim müsait anlarda sessiz bir mekana girip köşede bir yerde kitap okumak.
devamını gör...
yazdığın her şeyi üstüne alınan yazar modeli
bayıyor bir süre sonra ya. yemin ederim ben kendimi bu kadar önemsemiyorum...
orospu falan demen hiç umrumda değil bak dalgana.
kim bana yavşıyo falan takma kafaya sen. boşver.
orospu falan demen hiç umrumda değil bak dalgana.
kim bana yavşıyo falan takma kafaya sen. boşver.
devamını gör...
yazarların içinden geçen nidalar
herhalde son 15 yıldır falan içimden sadece "yeterden anlıyorsanız yeter" diye bir nida geçiyor.
hâlâ özenle saklıyorum içimde. yeri var, zamanı var.
hâlâ özenle saklıyorum içimde. yeri var, zamanı var.
devamını gör...
22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı
süper lig'in 2. haftasında, bu akşam saat 21.30'da kadıköy'de oynanacak fenerbahçe - konyaspor mücadelesinin maç öncesi analizi yapay zekadan geliyor:
"1. fikstür sıkışıklığı ve psikolojik eşik
bu maçın en büyük zorluğu, iki devasa olympique lyon eşleşmesinin tam arasına sıkışmış olması. salı günü kadıköy'de yüksek eforlu bir 1-1 oynandı ve önümüzdeki çarşamba parc ol'de turun kader maçı var.
üstelik ligin ilk haftasında gençlerbirliği deplasmanında alınan 2-1'lik mağlubiyet, bu maçı basit bir "rotasyon maçı" olmaktan çıkarıp "puan kaybına tahammül edilemeyecek" bir telafi mücadelesine dönüştürdü. konyaspor da ilk haftayı puansız kapattığı için kadıköy'e muhtemelen katı bir savunma anlayışıyla direnmeye ve en azından 1 puanı koparmaya gelecektir.
2. zorunlu rotasyon ve fiziksel yük dağılımı
lyon karşısında n'golo kanté, mattéo guendouzi, mason greenwood ve vedat muriç gibi isimler ciddi fiziksel yük altına girdi. çarşamba günkü rövanş düşünülerek ilk 11'de mecburi dokunuşlar görebiliriz:
orta saha kurgusu: kanté veya guendouzi'den birinin dinlendirilip ismail yüksek'in merkeze monte edilmesi, konyaspor'un geçiş oyunlarını kesmek adına taze bir direnç noktası oluşturacaktır.
hücum hattı: lyon maçının son bölümlerinde oyuna giren romelu lukaku'nun, kapalı konyaspor savunmasını fiziksel olarak yıpratmak ve ceza sahası içinde stoperleri meşgul etmek için 11'de başlama ihtimali yüksek. aynı şekilde marco asensio'nun oyun aklına, kapanan kilidi açmak için ilk dakikalardan itibaren ihtiyaç duyulabilir.
3. saha içi taktiksel anahtarlar
düşük bloğu kırmak (low-block): konyaspor'un savunma çizgisini kendi ceza sahasına yakın kuracağı senaryoda, fenerbahçe'nin oyunu enine genişletmesi şart. bekler nélson semedo ve archie brown'ın (veya rotasyon ihtimalinde mert müldür / levent mercan) çizgiden vereceği hücum genişliği, merkezdeki talisca ve asensio gibi yaratıcı ayaklara ceza yayı çevresinde şut ve ara pası imkânı yaratacaktır.
erken golün önemi: maç 0-0 devam ettikçe, ilk hafta mağlubiyetinin de etkisiyle sahada ve tribünlerde stres katsayısı artabilir. ilk yarım saatte bulunacak bir gol, konyaspor'u paketinden çıkmaya zorlayacak ve arkada aranan boşlukların oluşmasını sağlayacaktır.
geçiş savunması: fenerbahçe hücumda kalabalıklaşırken geride milan škriniar ve nathan aké'nin geniş alanda yakalanmamasına dikkat edilmeli. konyaspor, kaptığı toplarla direkt savunma arkasına atılacak uzun metrajlı pasları arayacaktır.
sonuç olarak; akılların bir köşesinin ister istemez fransa'da olacağı bu akşam, gösterişli bir futboldan ziyade "oyunu domine edip skoru erken alarak rölantiye geçme ve enerjiyi koruma" stratejisi en rasyonel plan gibi duruyor."
gemini 3.1 pro
"1. fikstür sıkışıklığı ve psikolojik eşik
bu maçın en büyük zorluğu, iki devasa olympique lyon eşleşmesinin tam arasına sıkışmış olması. salı günü kadıköy'de yüksek eforlu bir 1-1 oynandı ve önümüzdeki çarşamba parc ol'de turun kader maçı var.
üstelik ligin ilk haftasında gençlerbirliği deplasmanında alınan 2-1'lik mağlubiyet, bu maçı basit bir "rotasyon maçı" olmaktan çıkarıp "puan kaybına tahammül edilemeyecek" bir telafi mücadelesine dönüştürdü. konyaspor da ilk haftayı puansız kapattığı için kadıköy'e muhtemelen katı bir savunma anlayışıyla direnmeye ve en azından 1 puanı koparmaya gelecektir.
2. zorunlu rotasyon ve fiziksel yük dağılımı
lyon karşısında n'golo kanté, mattéo guendouzi, mason greenwood ve vedat muriç gibi isimler ciddi fiziksel yük altına girdi. çarşamba günkü rövanş düşünülerek ilk 11'de mecburi dokunuşlar görebiliriz:
orta saha kurgusu: kanté veya guendouzi'den birinin dinlendirilip ismail yüksek'in merkeze monte edilmesi, konyaspor'un geçiş oyunlarını kesmek adına taze bir direnç noktası oluşturacaktır.
hücum hattı: lyon maçının son bölümlerinde oyuna giren romelu lukaku'nun, kapalı konyaspor savunmasını fiziksel olarak yıpratmak ve ceza sahası içinde stoperleri meşgul etmek için 11'de başlama ihtimali yüksek. aynı şekilde marco asensio'nun oyun aklına, kapanan kilidi açmak için ilk dakikalardan itibaren ihtiyaç duyulabilir.
3. saha içi taktiksel anahtarlar
düşük bloğu kırmak (low-block): konyaspor'un savunma çizgisini kendi ceza sahasına yakın kuracağı senaryoda, fenerbahçe'nin oyunu enine genişletmesi şart. bekler nélson semedo ve archie brown'ın (veya rotasyon ihtimalinde mert müldür / levent mercan) çizgiden vereceği hücum genişliği, merkezdeki talisca ve asensio gibi yaratıcı ayaklara ceza yayı çevresinde şut ve ara pası imkânı yaratacaktır.
erken golün önemi: maç 0-0 devam ettikçe, ilk hafta mağlubiyetinin de etkisiyle sahada ve tribünlerde stres katsayısı artabilir. ilk yarım saatte bulunacak bir gol, konyaspor'u paketinden çıkmaya zorlayacak ve arkada aranan boşlukların oluşmasını sağlayacaktır.
geçiş savunması: fenerbahçe hücumda kalabalıklaşırken geride milan škriniar ve nathan aké'nin geniş alanda yakalanmamasına dikkat edilmeli. konyaspor, kaptığı toplarla direkt savunma arkasına atılacak uzun metrajlı pasları arayacaktır.
sonuç olarak; akılların bir köşesinin ister istemez fransa'da olacağı bu akşam, gösterişli bir futboldan ziyade "oyunu domine edip skoru erken alarak rölantiye geçme ve enerjiyi koruma" stratejisi en rasyonel plan gibi duruyor."
gemini 3.1 pro
devamını gör...

