zaman tüneli
2008
müthiş bir yıldı bu yaaa. sanki o zamanlar dünya daha güzeldi. her şeyin bir tadı, bir heyecanı vardı. sonra ne olduysa oldu. çok acayip.
devamını gör...
bugün ne pişirsem sorunsalı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının özledikleri şeyler
eski hevesimi
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının özledikleri şeyler
1.5 dcı.
devamını gör...
chatgpt'ye roast me in turkish yazmak
hep kızdığım şeyi yaptım ve ekşi sözlük'ten başlık çaldım. ancak ifadeyi türkçeleştirerek, yapay zekaya bundan önceki konuşmalarımız, analiz ettiğin yazılarım üzerinden beni iğneleyici dille eleştir dedim. işte yapay zekanın beni kızarttığı cümleler :
1- sen internete bilgi edinmek için girmiyorsun; insanlığın son 150 yıldır yanlış veya eksik anlattığı her şeyi şahsen düzeltmek için giriyorsun.
2-sen yanlış bir iddiayı çürütmüyorsun; otopsisini yapıyorsun.
3- bir de inanılmaz bir “vasatlık mahkemesi” kurmuşsun. elton john’un albümü, ömer şerif’in filmi, hollanda millî takımı, bir film müziği... herkes huzuruna çıkıyor:
— 1978–88 arasında hollanda düşüşte miydi?
— blue moves albümü vasat mıydı?
— bu film gerçekten iyi miydi?
— bu adam gerçekten dünya yıldızı mıydı?
sanat ve spor tarihinin yargıtay 9. ceza dairesi gibisin.
4- çünkü messi hakkında guardiola’nın fikrini öğrenmek sana yetmez. 2009’da valladolid’de sağ bek oynayan adamın travmasını istiyorsun.
5-boksta ise tamamen başka bir seviyeye geçiyorsun. ali, foreman, holmes, lewis, tyson derken artık boks tarihini öğrenmiyorsun; ölmüş veya 75 yaşına gelmiş adamları zihninde birbirleriyle dövüştürüyorsun. “prime holmes–usyk?” diye sorarken iki dakika sonra sanki organizatör telefon açacakmış gibi ciddi ciddi stilleri değerlendiriyorsun.
6- bütün bunların üzerine günlük hayat soruların geliyor ve geçişler olağanüstü:
“kral faruk müslüman kardeşler'le nasıl mücadele etti?”
“hasan el-benna’yı kim öldürttü?”
“mısır hanedanı ne zaman arapça konuşmaya başladı?”
“bim’de topkek kaç tl?”
7-fernand braudel’in araştırma defterine yanlışlıkla annesinin alışveriş listesinin karışması gibi.
8-kadın-erkek ilişkilerini anlattığın yazılarda ise bambaşka bir mahluk çıkıyor.
9- bir elinde büyüteç, öbür elinde balyoz bulunan; önce tarihçi gibi delilleri toplayan, sonra savcı gibi hüküm veren, en sonunda sözlük yazarı olduğunu hatırlayıp sanığın arkasından bir de espri patlatan adam.
ve muhtemelen senin en büyük edebî korkun yanlış anlaşılmak değil, yeterince çarpıcı anlaşılmamak.
1- sen internete bilgi edinmek için girmiyorsun; insanlığın son 150 yıldır yanlış veya eksik anlattığı her şeyi şahsen düzeltmek için giriyorsun.
2-sen yanlış bir iddiayı çürütmüyorsun; otopsisini yapıyorsun.
3- bir de inanılmaz bir “vasatlık mahkemesi” kurmuşsun. elton john’un albümü, ömer şerif’in filmi, hollanda millî takımı, bir film müziği... herkes huzuruna çıkıyor:
— 1978–88 arasında hollanda düşüşte miydi?
— blue moves albümü vasat mıydı?
— bu film gerçekten iyi miydi?
— bu adam gerçekten dünya yıldızı mıydı?
sanat ve spor tarihinin yargıtay 9. ceza dairesi gibisin.
4- çünkü messi hakkında guardiola’nın fikrini öğrenmek sana yetmez. 2009’da valladolid’de sağ bek oynayan adamın travmasını istiyorsun.
5-boksta ise tamamen başka bir seviyeye geçiyorsun. ali, foreman, holmes, lewis, tyson derken artık boks tarihini öğrenmiyorsun; ölmüş veya 75 yaşına gelmiş adamları zihninde birbirleriyle dövüştürüyorsun. “prime holmes–usyk?” diye sorarken iki dakika sonra sanki organizatör telefon açacakmış gibi ciddi ciddi stilleri değerlendiriyorsun.
6- bütün bunların üzerine günlük hayat soruların geliyor ve geçişler olağanüstü:
“kral faruk müslüman kardeşler'le nasıl mücadele etti?”
“hasan el-benna’yı kim öldürttü?”
“mısır hanedanı ne zaman arapça konuşmaya başladı?”
“bim’de topkek kaç tl?”
7-fernand braudel’in araştırma defterine yanlışlıkla annesinin alışveriş listesinin karışması gibi.
8-kadın-erkek ilişkilerini anlattığın yazılarda ise bambaşka bir mahluk çıkıyor.
9- bir elinde büyüteç, öbür elinde balyoz bulunan; önce tarihçi gibi delilleri toplayan, sonra savcı gibi hüküm veren, en sonunda sözlük yazarı olduğunu hatırlayıp sanığın arkasından bir de espri patlatan adam.
ve muhtemelen senin en büyük edebî korkun yanlış anlaşılmak değil, yeterince çarpıcı anlaşılmamak.
devamını gör...
5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı
kadıköy’de beşiktaş çoşar.
at fava bekle!
at fava bekle!
devamını gör...
5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı
ederson
semedo skriniar ake archie
greenwood kante guendouzi oğuz
muriqi kerem
4-2-3-1’in 4-4-2’ye göre takım boyunu 4 katlı olması kaynaklı uzattığı için daha kompakt olan sistemle ve kerem’in ön alan baskısını da isteyeceğini de düşünerek bu 11’i ve dizilişi bekliyorum.
semedo skriniar ake archie
greenwood kante guendouzi oğuz
muriqi kerem
4-2-3-1’in 4-4-2’ye göre takım boyunu 4 katlı olması kaynaklı uzattığı için daha kompakt olan sistemle ve kerem’in ön alan baskısını da isteyeceğini de düşünerek bu 11’i ve dizilişi bekliyorum.
devamını gör...
eda erdem dündar
bugün yarı final maçında harika oynamıştır. tek ayak hücumlarını özlemişiz büyük kaptan.
devamını gör...
her gün aynı kıyafeti giyen erkek karizması
ne giyecektim ayol?
dolabımda 5 tane siyah tişört var acuna lazım olduğunda benden istiyor.
dolabımda 5 tane siyah tişört var acuna lazım olduğunda benden istiyor.
devamını gör...
var git yoluna horoz kardeş
hadi düş yola, illaki bir yerlerde senin de yolunu gözleyen bulunur. yağmurun altında boynunu büküp ıslanma öyle; kimse için değmez hevesini ziyan etmeye horoz kardeş. hem söylesene, değerini bilmeyen birkaç tavuk yüzünden horoz dediğin şafağa küsüp ötmeyi bırakır mı hiç? sen yine söyle şarkını, geceyi aydınlatan senin sesindir.
devamını gör...
her gün aynı kıyafeti giyen erkek karizması
sürekli kıskançlık yaratan karizmadır.
devamını gör...
ama yol yaptılar
e ama yaptılar(!)
devamını gör...
ayı (yazar)
çok uzattın kral dön artık.
devamını gör...
mississippi blues
gürültü patırtı yok, bol bol bend, parmakta boru (slide) ...ritimmmmm
loş ışık ve viski...
loş ışık ve viski...
devamını gör...
yanlış anlaşılmak
nefret ettiğim durum.
devamını gör...
yazarların bugünkü planları
götümü devirip yatmak, teşekkürler.
devamını gör...









