zaman tüneli
erkeği adam edip başkasına kaptırmak
nadirdir. adam olmaları..
velev ki öyle. onu siz etmemişsinizdir.
velev ki öyle. onu siz etmemişsinizdir.
devamını gör...
kimyanın determinizm ile özgür irade arasındaki yeri
bir kimyasal sistemin başına gelenler, çoğu zaman ondan önce gelenlerin sonucudur. sıcaklık değişir, denge yer değiştirir. basınç değişir, sistem cevap verir. bir katalizör reaksiyonun yolunu değiştirir. moleküller, içinde bulundukları koşullardan bağımsız hareket eden küçük iradeler değildir.
insana gelince mesele garipleşiyor.
çünkü beynimizde gerçekleşen her kararın, her duygunun, her dürtünün fiziksel bir karşılığı olduğunu biliyoruz. iyonların hareketi, membran potansiyelleri, nörotransmitterler, hormonlar, elektriksel sinyaller... bunların hepsi bir önceki durumdan etkileniyor. o halde verdiğim karar gerçekten “benim” kararım mı, yoksa fiziksel bir nedensellik zincirinin henüz farkına varamadığım son halkası mı?
buradaki asıl yanılgının, determinizm ile öngörülebilirliği birbirine karıştırmak olduğunu düşünüyorum.
bir sistemin deterministik olması, o sistemi pratikte öngörebileceğimiz anlamına gelmiyor. milyarlarca değişkenin birbirini etkilediği karmaşık bir sistemi denklemlerle ifade edemememiz, sistemin nedensellikten kurtulduğunu göstermez. kelebek etkisi, kaos, istatistiksel mekanik gibi kavramlar da bize tam olarak bunu hatırlatıyor: düzenin altında inanılmaz bir karmaşıklık olabilir.
fakat buradan “özgür irade yoktur” sonucuna atlamak da bana fazla kolay geliyor.
çünkü bir şeyi oluşturan parçaların davranışlarını bilmek, ortaya çıkan bütünün davranışını bütünüyle açıklayabileceğimiz anlamına gelmiyor. tek bir su molekülüne bakarak ıslaklığı bulamayız. tek bir nörona bakarak bir düşünceyi de bulamayız. bazı özellikler, sistem yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkar.
belki özgür irade de nedenselliğin olmadığı bir boşlukta ortaya çıkmıyordur.
belki tam tersine, nedenselliğin kendisi üzerinden ortaya çıkıyordur.
“kararımı ben mi verdim, yoksa beynimdeki kimyasal süreçler mi verdi?” sorusu bu yüzden bana biraz yanlış kurulmuş geliyor. çünkü o kimyasal süreçler zaten “ben” dediğimiz şeyin dışında gerçekleşen bir mekanizma değil.
belki özgür iradenin karşıtı kimya değil; özgür iradeyi, nedensellikten tamamen bağımsız olma zorunluluğuyla tanımlamamızdır.
sonuçta bir insanın atomlardan oluşması, onun kararlarının anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. belki anlam dediğimiz şey de zaten atomların belli bir düzende bir araya gelmesinden sonra ortaya çıkan şeylerden biri.
insana gelince mesele garipleşiyor.
çünkü beynimizde gerçekleşen her kararın, her duygunun, her dürtünün fiziksel bir karşılığı olduğunu biliyoruz. iyonların hareketi, membran potansiyelleri, nörotransmitterler, hormonlar, elektriksel sinyaller... bunların hepsi bir önceki durumdan etkileniyor. o halde verdiğim karar gerçekten “benim” kararım mı, yoksa fiziksel bir nedensellik zincirinin henüz farkına varamadığım son halkası mı?
buradaki asıl yanılgının, determinizm ile öngörülebilirliği birbirine karıştırmak olduğunu düşünüyorum.
bir sistemin deterministik olması, o sistemi pratikte öngörebileceğimiz anlamına gelmiyor. milyarlarca değişkenin birbirini etkilediği karmaşık bir sistemi denklemlerle ifade edemememiz, sistemin nedensellikten kurtulduğunu göstermez. kelebek etkisi, kaos, istatistiksel mekanik gibi kavramlar da bize tam olarak bunu hatırlatıyor: düzenin altında inanılmaz bir karmaşıklık olabilir.
fakat buradan “özgür irade yoktur” sonucuna atlamak da bana fazla kolay geliyor.
çünkü bir şeyi oluşturan parçaların davranışlarını bilmek, ortaya çıkan bütünün davranışını bütünüyle açıklayabileceğimiz anlamına gelmiyor. tek bir su molekülüne bakarak ıslaklığı bulamayız. tek bir nörona bakarak bir düşünceyi de bulamayız. bazı özellikler, sistem yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkar.
belki özgür irade de nedenselliğin olmadığı bir boşlukta ortaya çıkmıyordur.
belki tam tersine, nedenselliğin kendisi üzerinden ortaya çıkıyordur.
“kararımı ben mi verdim, yoksa beynimdeki kimyasal süreçler mi verdi?” sorusu bu yüzden bana biraz yanlış kurulmuş geliyor. çünkü o kimyasal süreçler zaten “ben” dediğimiz şeyin dışında gerçekleşen bir mekanizma değil.
belki özgür iradenin karşıtı kimya değil; özgür iradeyi, nedensellikten tamamen bağımsız olma zorunluluğuyla tanımlamamızdır.
sonuçta bir insanın atomlardan oluşması, onun kararlarının anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. belki anlam dediğimiz şey de zaten atomların belli bir düzende bir araya gelmesinden sonra ortaya çıkan şeylerden biri.
devamını gör...
namaz kılan erkek çekiciliği
bilgi çağında çaresiz kalan islamcı'nın poposunu kurtarmak amacıyla açtığı başlık ::))
başlığı açmasından, popoyu kurtaramadığını anlayoruz...islamcı zor zamanlardan geçiyor...
başlığı açmasından, popoyu kurtaramadığını anlayoruz...islamcı zor zamanlardan geçiyor...
devamını gör...
hız cezası
düzenli olarak yerim.
tebligat geldiğinde ulan inş 180 le giderken yememişimdir derim. işim yollarda napayım.
evt.
tebligat geldiğinde ulan inş 180 le giderken yememişimdir derim. işim yollarda napayım.
evt.
devamını gör...
korkmasaydın ne yapardın?
devamını gör...
erkeği adam edip başkasına kaptırmak
deneyebilirler
tom ve zendaya bir gün galada mı yoksa halıda mı bir yerde yürüyorlar. muhabirler tom'a karını elinden almaya çalışıyorlar galiba orada diyor. o da denesinler diyor. seni çok iyi anlıyorum tom. işte bu özgüven. bizim erkeğimizi kimse kapamaz. biz zaten bırakmış olduğumuz için alabilirler.
tom ve zendaya bir gün galada mı yoksa halıda mı bir yerde yürüyorlar. muhabirler tom'a karını elinden almaya çalışıyorlar galiba orada diyor. o da denesinler diyor. seni çok iyi anlıyorum tom. işte bu özgüven. bizim erkeğimizi kimse kapamaz. biz zaten bırakmış olduğumuz için alabilirler.
devamını gör...
korkmasaydın ne yapardın?
anket !! ;;))
devamını gör...
korkmasaydın ne yapardın?
başlıktaki soru işaretini kaldırırdım.
devamını gör...
korkmasaydın ne yapardın?
seri katil olurdum
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
bu gecede sagolarız. iyi geceler.
devamını gör...
erkeği adam edip başkasına kaptırmak
ilmek ilmek işlediğin jelatini başkasının açması olayı.
devamını gör...
adana duygusallığı
çok şehir gezdim ama adana'da doğdum büyüdüm.
adana ve doğusu duygusallıktan ziyade samimiyet ve cana yakınlık konusunda batıya göre daha üstün.
edit: karadeniz'den de üstün.
duygusallık olarak hiç düşünmedim. biraz düşünmem lazım.
adana ve doğusu duygusallıktan ziyade samimiyet ve cana yakınlık konusunda batıya göre daha üstün.
edit: karadeniz'den de üstün.
duygusallık olarak hiç düşünmedim. biraz düşünmem lazım.
devamını gör...
yıl 2026 sözlükte hala siyaset konuşulması sorunsalı
canım hocam siyasetle ilgilenmeyen müslümanları müslümanlarla ilgilenmeyen siyasetçiler yönetir derdi.
siyaset önemlidir. dünya ve ahiret saadeti için. şimdi canlı bir örnek vereceğim:
dünyada bir gazze problemimiz var. bizim en büyük camiye sahip olmamız, ya da rahatça kur'anımızı okuyor olmamız gazze'deki zulüme gerekli faydayı sağlayamıyor, burada güçlü bir siyasete sahip olmamızın önemi ortaya çıkıyor.
siyaset önemlidir. dünya ve ahiret saadeti için. şimdi canlı bir örnek vereceğim:
dünyada bir gazze problemimiz var. bizim en büyük camiye sahip olmamız, ya da rahatça kur'anımızı okuyor olmamız gazze'deki zulüme gerekli faydayı sağlayamıyor, burada güçlü bir siyasete sahip olmamızın önemi ortaya çıkıyor.
devamını gör...
dedesi adam vurmuş normal sözlük yazarları
abii nerden aklınıza geliyo kim açıyo bu başlıkları ya hahahahha
devamını gör...
adana duygusallığı
yaşar kemal roman karakterlerini derliyorum, bir anda gelen aydınlanma ile yazdığım tanım oldu: tüm çukurovalılar-anawarzalılar sırılsıklam duygusal tiplemeler.
içlerinde bir tane bile mantık egemen tip yok. hep duygusal düşünceler, duygusal kararlar...yanılıyor muyum acaba?
belkide "ada hikayesi serisi"ni ve "dağın öteyüzü" serisini bir daha elden geçirmem lazım. bilemedim ama demirciler çarşısı cinayeti de aynı "sırılsıklam duygusallık"...
bence yanılmıyorum.
içlerinde bir tane bile mantık egemen tip yok. hep duygusal düşünceler, duygusal kararlar...yanılıyor muyum acaba?
belkide "ada hikayesi serisi"ni ve "dağın öteyüzü" serisini bir daha elden geçirmem lazım. bilemedim ama demirciler çarşısı cinayeti de aynı "sırılsıklam duygusallık"...
bence yanılmıyorum.
devamını gör...
baba oğul ilişkisi
ulan arkadaş ömrümüz boyunca bir kere birbirimize sevdiğimizi söylemedik, nasılsın dedik mi onu da hatırlamıyorum.
aptallık dönemimde 3-4 sene aynı sofraya oturmadım babam rahmetlikle.
şimdi her hafta mezarına gidip kimse duymadan sevdiğimi söylüyorum.
şimdi anladım bazı şeyleri, çok geç oldu.
meğer her şeyi bizim için yapıyormuşsun.
zormuş.
hakkını helal et.
rüyama gel de bu kadar da sık değil.
gece uyuyom 5 kişiyiz sabah kalkıyom 4 kişiyiz.
kafayı yersin.
seviyom seni baba. hadi yine iyisin.
üzgünüm.
aptallık dönemimde 3-4 sene aynı sofraya oturmadım babam rahmetlikle.
şimdi her hafta mezarına gidip kimse duymadan sevdiğimi söylüyorum.
şimdi anladım bazı şeyleri, çok geç oldu.
meğer her şeyi bizim için yapıyormuşsun.
zormuş.
hakkını helal et.
rüyama gel de bu kadar da sık değil.
gece uyuyom 5 kişiyiz sabah kalkıyom 4 kişiyiz.
kafayı yersin.
seviyom seni baba. hadi yine iyisin.
üzgünüm.
devamını gör...
en son görülen saçma rüya
eski iş arkadaşlarımla otele tatile gitmişiz, bana 250.000 türk lirası hesap kitliyorlardı.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
“yuregin kan yayigi, gozlerindeki surme aksamlarin mayasidir”
devamını gör...
en son görülen saçma rüya
bu sabah gördüm ya. uzun zamandır rüya görmüyodum. bir kaç gün içinde uyku düzenim boka sarınca hayatımda görüp görebileceğim en saçma rüyayı o iki saatlik uykuda gördüm.
o değil çok utanç verici bir rüyaydı.
ne alaka ben onu rüyamda gördüm şimdi ya triplerine girdim.
o değil çok utanç verici bir rüyaydı.
ne alaka ben onu rüyamda gördüm şimdi ya triplerine girdim.
devamını gör...
