zaman tüneli

valla gerekirse kıldırırım da. ama nadiren cumaya gitmekten başka bir bok yemiyorum evet.
devamını gör...

gelecekten pek korkmam da, yapmak istediğim hiç bir şey yok. doğanın bir parçasıyım.
devamını gör...

bir arkadaş izne geldiğinde sözlüsünün evlendiğini bizden öğrenmişti.
tabi biz bildiğini düşünüyorduk. rengi epey değişip hemen uzaklaştı kayboldu gözden.
içinde nasıl bir yıkım olmuştur allah bilir.
devamını gör...

eskiden evdeki teyzeler dizi izlerken, reklama geçince kısın şunun sesini derdim. ama şimdi dizilerde o kadar yüksek sesli ve gürültülü müzik denen gıygıy çalıyor ki, reklamlarda kafam rahatlıyor neredeyse.
saniye susmuyor, kim demişse müzikle yönetin diziyi diye, içine ettiler.
devamını gör...

nadirdir. adam olmaları..
velev ki öyle. onu siz etmemişsinizdir.
devamını gör...

bir kimyasal sistemin başına gelenler, çoğu zaman ondan önce gelenlerin sonucudur. sıcaklık değişir, denge yer değiştirir. basınç değişir, sistem cevap verir. bir katalizör reaksiyonun yolunu değiştirir. moleküller, içinde bulundukları koşullardan bağımsız hareket eden küçük iradeler değildir.

insana gelince mesele garipleşiyor.

çünkü beynimizde gerçekleşen her kararın, her duygunun, her dürtünün fiziksel bir karşılığı olduğunu biliyoruz. iyonların hareketi, membran potansiyelleri, nörotransmitterler, hormonlar, elektriksel sinyaller... bunların hepsi bir önceki durumdan etkileniyor. o halde verdiğim karar gerçekten “benim” kararım mı, yoksa fiziksel bir nedensellik zincirinin henüz farkına varamadığım son halkası mı?

buradaki asıl yanılgının, determinizm ile öngörülebilirliği birbirine karıştırmak olduğunu düşünüyorum.

bir sistemin deterministik olması, o sistemi pratikte öngörebileceğimiz anlamına gelmiyor. milyarlarca değişkenin birbirini etkilediği karmaşık bir sistemi denklemlerle ifade edemememiz, sistemin nedensellikten kurtulduğunu göstermez. kelebek etkisi, kaos, istatistiksel mekanik gibi kavramlar da bize tam olarak bunu hatırlatıyor: düzenin altında inanılmaz bir karmaşıklık olabilir.

fakat buradan “özgür irade yoktur” sonucuna atlamak da bana fazla kolay geliyor.

çünkü bir şeyi oluşturan parçaların davranışlarını bilmek, ortaya çıkan bütünün davranışını bütünüyle açıklayabileceğimiz anlamına gelmiyor. tek bir su molekülüne bakarak ıslaklığı bulamayız. tek bir nörona bakarak bir düşünceyi de bulamayız. bazı özellikler, sistem yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkar.

belki özgür irade de nedenselliğin olmadığı bir boşlukta ortaya çıkmıyordur.

belki tam tersine, nedenselliğin kendisi üzerinden ortaya çıkıyordur.

“kararımı ben mi verdim, yoksa beynimdeki kimyasal süreçler mi verdi?” sorusu bu yüzden bana biraz yanlış kurulmuş geliyor. çünkü o kimyasal süreçler zaten “ben” dediğimiz şeyin dışında gerçekleşen bir mekanizma değil.

belki özgür iradenin karşıtı kimya değil; özgür iradeyi, nedensellikten tamamen bağımsız olma zorunluluğuyla tanımlamamızdır.

sonuçta bir insanın atomlardan oluşması, onun kararlarının anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. belki anlam dediğimiz şey de zaten atomların belli bir düzende bir araya gelmesinden sonra ortaya çıkan şeylerden biri.
devamını gör...

bilgi çağında çaresiz kalan islamcı'nın poposunu kurtarmak amacıyla açtığı başlık ::))

başlığı açmasından, popoyu kurtaramadığını anlayoruz...islamcı zor zamanlardan geçiyor...
devamını gör...

düzenli olarak yerim.
tebligat geldiğinde ulan inş 180 le giderken yememişimdir derim. işim yollarda napayım.

evt.
devamını gör...

deli dehşet istediğim banka soygunu,
öyle görünmez olarak değil ha, alenen.
devamını gör...

deneyebilirler

tom ve zendaya bir gün galada mı yoksa halıda mı bir yerde yürüyorlar. muhabirler tom'a karını elinden almaya çalışıyorlar galiba orada diyor. o da denesinler diyor. seni çok iyi anlıyorum tom. işte bu özgüven. bizim erkeğimizi kimse kapamaz. biz zaten bırakmış olduğumuz için alabilirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anket !! ;;))
devamını gör...

başlıktaki soru işaretini kaldırırdım.
devamını gör...

seri katil olurdum
devamını gör...

bu gecede sagolarız. iyi geceler.
devamını gör...

ilmek ilmek işlediğin jelatini başkasının açması olayı.
devamını gör...

çok şehir gezdim ama adana'da doğdum büyüdüm.
adana ve doğusu duygusallıktan ziyade samimiyet ve cana yakınlık konusunda batıya göre daha üstün.
edit: karadeniz'den de üstün.
duygusallık olarak hiç düşünmedim. biraz düşünmem lazım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

canım hocam siyasetle ilgilenmeyen müslümanları müslümanlarla ilgilenmeyen siyasetçiler yönetir derdi.

siyaset önemlidir. dünya ve ahiret saadeti için. şimdi canlı bir örnek vereceğim:

dünyada bir gazze problemimiz var. bizim en büyük camiye sahip olmamız, ya da rahatça kur'anımızı okuyor olmamız gazze'deki zulüme gerekli faydayı sağlayamıyor, burada güçlü bir siyasete sahip olmamızın önemi ortaya çıkıyor.
devamını gör...

abii nerden aklınıza geliyo kim açıyo bu başlıkları ya hahahahha
devamını gör...

yaşar kemal roman karakterlerini derliyorum, bir anda gelen aydınlanma ile yazdığım tanım oldu: tüm çukurovalılar-anawarzalılar sırılsıklam duygusal tiplemeler.

içlerinde bir tane bile mantık egemen tip yok. hep duygusal düşünceler, duygusal kararlar...yanılıyor muyum acaba?

belkide "ada hikayesi serisi"ni ve "dağın öteyüzü" serisini bir daha elden geçirmem lazım. bilemedim ama demirciler çarşısı cinayeti de aynı "sırılsıklam duygusallık"...

bence yanılmıyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim