zaman tüneli
noktalama işaretleri
yiyin, çocuklar! ( buram buram besleme ve şefkat kokuyor )
yiyin çocuklar! ( buram buram yamyamlık koyuyor)...
noktalama işareti koymak tembellik değil.
bazen o virgül, birinin canını kurtarıyor.
türkçe öğretmenleri haksız değillermiş.
yiyin çocuklar! ( buram buram yamyamlık koyuyor)...
noktalama işareti koymak tembellik değil.
bazen o virgül, birinin canını kurtarıyor.
türkçe öğretmenleri haksız değillermiş.
devamını gör...
türk takımlarına karşı oyuna sonradan giren zenci futbolcu
80.dakikada oyuna girdiği an, kendi takımının savunma kurgusunu bir anda hızlandırılmış çekim moduna sokan, stadyumdaki taraftarı _eyvah, gol yiyoruz_ moduna geçiren o gizemli figür.
devamını gör...
palamut
büyüdükçe farklı isimler alan bir balık. küçük olanına çingene palamudu, orta boy olanına palamut, büyük olanı da torik deniyor. eylül ayında da en yoğun bulunanı orta boy olanlar, yani palamutlar.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
yapıyorlar ya. geçen bir cıvırla tanıştım, 158 boyunda, 44 kilo, ayaklar 36 numara, tam bir oda bir salon. nasıl alımlı, nasıl güzel, saçlar pure color 9.0 süt reçeli renginde, kokusu desen sanki böyle çimenlerde yürüyorsun hissi. derin muhabbete girdik, konu kitaba geldi. çok severim dedi, dedim ben de. en son hatta en son bachmann'ın malina'sını bitirdim dedim aaaa ben onu okumadım önerir misin diye sordu dedim bdsm'yle öneririm. sen ne okudun dedim, hem fantastik hem gerilim hem korku hem de aşk olan bir kitap, karantina dedi. aaa dedim onu da ben duymadım, yazarı kim dedim. beyzağğğğ dedi. iyi dedim ya beyzağğğğ yazmışsa ben okeyim. gittim dienardan aldım kitabı. başladım okumaya. inanır mısınız 3 lokmada yuttum kitabı. ardından bastım kahkahayı. bir de bunlar kendine okur diyor diye. yaman mizahşör kızlarımız var allah affetsin ben gülüyom.
devamını gör...
112 acil servis
azrail kapıyı çaldığında yolların kesiştiği yer, lüks klinikler değil, bu ülkenin 112 acil servisleri ve devlet hastaneleri oluyor. kalp krizi, trafik kazası, ani felç gibi durumlarda ilk müdahaleyi yapan sistem, kimsenin sosyal statü, servet ve kazancına bakmaksızın aynı :
112 ambulansı, acil servis kapısı ve yoğun bakım.
112 ambulansı, acil servis kapısı ve yoğun bakım.
devamını gör...
kahverengi cam
yeşil cam, güneşi şeffafa göre daha iyi filtrelerken, kahverengi cam da güneşi yeşil cama göre daha fazla engeller. bu yüzden bira şişelerinin çoğu kahverengidir.
devamını gör...
yeşil cam
şeffaf cama göre ışığı daha çok filtreler. maden suyunda uzun yıllar kullanıldığından marka ve ürün algısının parçası haline gelmiştir. maden suyunun mineral yapısını ve tadını korumaya yardımcı olur.
devamını gör...
scottish fold
kıvrık kulaklar yuvarlak yüz hatlarıyla birleşince kediyi daha bebeksi gösteriyor. bu da insan beyninde otomatik bir sevimlilik hissini harekete geçiriyor. kulakların kıvrımı yüzü daha da yuvarlak gösterdiği için gözler orantısal olarak daha masum ve daha büyük görünüyor. füme ve gri tüyler hem lüks hem sakin algısı oluşturuyor ve bu görünüm de instagram estetiğine çok uyuyor. ayrıca sırtüstü yatma pozisyonu, yani budha pozisyonu denilen ilginç ve sevimli duruşları da viral içerikler için ideal.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
erkekler çocukluktan itibaren şakalaşarak, atışarak sosyalleşmeye daha çok teşvik edilirken, kızlardan veya kadınlardan da genelde daha kibar ve uyumlu bir iletişim tarzı bekleniyor. bu durum da mizah ve espri yeteneği yönünden kadınları ve kızları geri planda bırakıyor.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
saçma bulduğum trol önermesi.
erkek mizahi %90 oranında vajina, kalça, meme üzerine kuruludur. yalansa yalan deyin şimdi. illaki altında cinsel bir şeyler yatar. cinsel göndermesi olur, bel altı ya da doğruca kara mizah üzerine kuruludur.
güldürür eğlendirir ama incelikten yoksundur.
bence mizahtan anlayan kadınlar bunu çok daha iyi yapıyor. inanmayan poine'nin girilerini okusun en basitinden.
erkek mizahi %90 oranında vajina, kalça, meme üzerine kuruludur. yalansa yalan deyin şimdi. illaki altında cinsel bir şeyler yatar. cinsel göndermesi olur, bel altı ya da doğruca kara mizah üzerine kuruludur.
güldürür eğlendirir ama incelikten yoksundur.
bence mizahtan anlayan kadınlar bunu çok daha iyi yapıyor. inanmayan poine'nin girilerini okusun en basitinden.
devamını gör...
travma bazen hiç yaşanamamış güzel şeylerdir
bugün gördüğüm bir söz.
beni biraz duvara baktırdı, yetmedi; boğdu boğdu duvara falan attı. öyle bir farkındalık yaşadım.
hatta şöyle ağız dolusu bi' "lan" tepkisi verdim.
yaşanmış şeylerin etkisiyle insan bir yerden sonra baş edebilmeyi öğreniyor da yaşanamamışların ihtimalleri her hâlükarda ağır geliyor. çünkü büyük bir bilinmezlik hâkim. belki ihtimallerdeki kadar güzel ya da iyimser olmayacak aslında ama, bilmiyoruz ki.. büyük bir giz olduğu için insan pek tabii mücadelesini verdiği şeylerden daha mümkün gibi görüyor.
bence bu durumun en başında da gerçekleştirilememiş potansiyel geliyor. "şöyle şöyle olsaydı ben de böyle böyle yapardım, çok iyi yerlere gelirdim" gibi düşüncelerde, sanki o 'şöyle şöyle' kısmının çok iyi gerçekleşeceğine dair bir kesinlik varmış gibi düşünülür.
amma velâkin bunlardan tamamen ayrışan bir durum var ki o da, gerçekten mümkünlerin kıyısından dönmek.
elde olmayan sebeplerden dolayı gidişatı güzel olabilecek şeylerin tam tersine dönmesine şahit olmak. müdahâle edilmeyecek durumlar ya da etse bile değişmeyecek mevzular olabilir.*
velhâsılıkelâm yaşanmışlık elle tutulabiliyor da yaşanamamışlık insanı yavaş yavaş yiyip bitiriyor..
beni biraz duvara baktırdı, yetmedi; boğdu boğdu duvara falan attı. öyle bir farkındalık yaşadım.
hatta şöyle ağız dolusu bi' "lan" tepkisi verdim.
yaşanmış şeylerin etkisiyle insan bir yerden sonra baş edebilmeyi öğreniyor da yaşanamamışların ihtimalleri her hâlükarda ağır geliyor. çünkü büyük bir bilinmezlik hâkim. belki ihtimallerdeki kadar güzel ya da iyimser olmayacak aslında ama, bilmiyoruz ki.. büyük bir giz olduğu için insan pek tabii mücadelesini verdiği şeylerden daha mümkün gibi görüyor.
bence bu durumun en başında da gerçekleştirilememiş potansiyel geliyor. "şöyle şöyle olsaydı ben de böyle böyle yapardım, çok iyi yerlere gelirdim" gibi düşüncelerde, sanki o 'şöyle şöyle' kısmının çok iyi gerçekleşeceğine dair bir kesinlik varmış gibi düşünülür.
amma velâkin bunlardan tamamen ayrışan bir durum var ki o da, gerçekten mümkünlerin kıyısından dönmek.
elde olmayan sebeplerden dolayı gidişatı güzel olabilecek şeylerin tam tersine dönmesine şahit olmak. müdahâle edilmeyecek durumlar ya da etse bile değişmeyecek mevzular olabilir.*
velhâsılıkelâm yaşanmışlık elle tutulabiliyor da yaşanamamışlık insanı yavaş yavaş yiyip bitiriyor..
devamını gör...
bu ülkede lgbt'nin sesi susturulacaktır
daha tehlikeli şeyler var, mesela yengecilik adı altında başkalarının karılarına sulanmak gibi. abisi hanımını kardeşi diye emanet edip gidiyor mesela, ama bu abisinin karısına hallenecek kadar iğrenç bir varlık. müge anlı'da çok böyle yengeci yavşak görüyoruz mesela. ailem hiç güvende değil işte. yengeciler büyük tehlike.
yengeci olacağına lgbti ol daha iyi. en azından ne olduğun belli olur. abisinin, amcasının hanımına sulanan yavşak olmaktansa git dötüne vurdur en azından.
yengeci olacağına lgbti ol daha iyi. en azından ne olduğun belli olur. abisinin, amcasının hanımına sulanan yavşak olmaktansa git dötüne vurdur en azından.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
ooof onu da siz yapın bir zahmet
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
espri yapana denk geldim fakat kesinlikle komedyenlik olmuyor...
devamını gör...
gün ışığının azalması
sonbahar yaklaşırken gün ışığı süresi kısalmaya başlıyor. bu durum da ister istemez serotonin seviyelerini ve ruh halini doğrudan etkiliyor. mevsimsel geçiş melankolisi biyolojik bir tetikleyici ve nörokimyasal bir gerçeklik.
devamını gör...
hayatta kalma çelişkisi
kapiş mi kaldı ya shahshahhfjsjfjsjf. ruhsar da izliyonuz mu hala? yalnız ruhsar gibi kadın bulmak lazım bak konudan bağımsız değil hayatta kalma çelişkisi budur. düşünsene, ölmüşsün ama hala erkeğin için öbür tarafın tüm kurallarını yırtıp yine geliyorsun, adamın götünü kurtarıyorsun, adam ne diyor sana, ruhuspu. ulan mahzar ulan mahzar, yatacak yerin yok.
devamını gör...
hayatta kalma çelişkisi
sonra macar doğumlu yahudi istatikçi abraham wald karşı çıkmış. uçağın burun bölgesi, motorları ve orta gövdesi yani kurşun izi olmayan yerlerin zırhlanması gerektiğini söylemiş.
yani yine bir yahudi olaya elini atmış...
devamını gör...
eylül'ün edebi yönü
yalnızca yazın bitişi değil, o yaz içinde yaşanılan veya yaşanılamayan anların da geri getirilemez oluşu, yani keşke ile başlayan pişmanlıklar eylül'de yoğun hale gelir. bu duygu tesadüf değil. psikolojik yönü kadar edebi yönü de fazla. birçok şair ve yazar eylül ayını hüzünlü bir eşik olarak işlemiştir. onlara göre, sonbaharın gelişi, ölümün ve faniliğin en yumuşak ve en keskin hatırlatıcısı olarak görülür.
devamını gör...
kırtasiye kokusu
en başta yeni defter ve kitap kokusu:
taze kağıt ve mürekkep karışımı, hatta el değmemiş ve hiçbir sayfası yazılı olmayan defterin kokusu daha hissedilir.
silgi ve kalemtraş kokusu :
hafif keskin kauçuk ve talaş kokusu hissedilir.
plastik kalem, çanta kokusu :
yeni okul çantası, kalemlik, cetvelin de dahil olduğu fabrikasyon koku.
boya kokusu:
kuru boya ve pastel boya kokuları da bu senfoninin ayrılmaz parçaları.
taze kağıt ve mürekkep karışımı, hatta el değmemiş ve hiçbir sayfası yazılı olmayan defterin kokusu daha hissedilir.
silgi ve kalemtraş kokusu :
hafif keskin kauçuk ve talaş kokusu hissedilir.
plastik kalem, çanta kokusu :
yeni okul çantası, kalemlik, cetvelin de dahil olduğu fabrikasyon koku.
boya kokusu:
kuru boya ve pastel boya kokuları da bu senfoninin ayrılmaz parçaları.
devamını gör...
dul bırakan
cem yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık ile ilgili ismi geçen atardamar tıkanıklığı sorununa verilmiş ilginç benzetme. kalbin ön duvarını besleyen ana damardaki tıkanıklık. ölümcül olan, ana arteri aniden tıkayan bir pıhtı senaryosu ile örtüşüyor.
devamını gör...