zaman tüneli
bas gitar dinlerken gelen jager içme isteği
ne güzel başlık.
aaaaaaa kim açmış?!?!!!!!!
hayatın tekrarı işte.
aaaaaaa kim açmış?!?!!!!!!
hayatın tekrarı işte.
devamını gör...
fikrinizin sürekli değişmesi
kesin galiba yani herhalde.
devamını gör...
flört
ilişkimizi profesyonel seviyede tutamadık.
devamını gör...
normalsözlük yazarları bir sözlük yazarı olsaydı
olmasaydı, olmazdık. *
devamını gör...
flört
biz daha sevişmiyoruz anlamına gelen ilişki durumu..
devamını gör...
toplantıdaki ikram böreklerini gömen beyaz yakalı
büze buğnu mu layük göömüşlee nhmm namm..
devamını gör...
toplantıdaki ikram böreklerini gömen beyaz yakalı
bir nick önerisi.
kafama göre açtığım başlık. çünkü neden olmasın.
ayrıca bugün ben.
kafama göre açtığım başlık. çünkü neden olmasın.
ayrıca bugün ben.
devamını gör...
anne nefreti
#4068911
konu "anne nefreti" üzerinden değil de, eminem'in annesi nefreti üzerinden yürüyecek fakat çocukluğum bu herifin parçalarını ezberlemekle geçtiği için bende naçizane bir yorumda bulunmak isterim.
marshall mathers'ın çocukluğunda annesi debbie mathers ile yaşadığı ilişki, esasen onun müziğinde yıllarca önemli bir yer kaplıyor. ama cleaning out my closet bu meselenin en sert ve en doğrudan anlatıldığı parçalardan biri. burada öyle “annemle anlaşamıyorduk” seviyesinde bir sitem yok; yıllarca biriktirilmiş öfkenin kapağı açılıyor. zaten parçanın adı da boşuna değil: "dolabımı temizliyorum." yani geçmişte saklanmış ne varsa çıkarıp masanın üzerine koymak. güzel olanı da, çirkin olanı da. utanılanı da, söylenemeyeni de...
eminem'in başka parçalarında da annesiyle ilişkisine dönüp durduğunu görüyoruz. my mom, headlights gibi parçalar aynı hikayenin farklı dönemlerde yazılmış bölümleri gibi. özellikle headlights, yıllar sonra aynı ilişkinin bambaşka bir yerden ele alınması açısından önemli. cleaning out my closet'te öfke öndeyken, headlights'ta geriye dönüp bakabilen, pişmanlık ve özlem taşıyan daha karmaşık bir marshall var.
ve bence eminem'i ilginç yapan da tam olarak bu. insan bazen birinden nefret ederken bile onu özleyebilir. kızgınken bile sevebilir. affetmek istemezken bile geçmişin güzel taraflarını hatırlayabilir. özellikle konu anne olduğunda, duygular birbirine giriyor. çünkü çocukluğundaki en büyük yaranın sahibiyle, çocukluğundaki en büyük ihtiyacın sahibi aynı kişi olabiliyor. cleaning out my closet bu yüzden sadece bir diss parçası değil. biraz da çocukluğuyla hesaplaşma. “sana kızgınım” demekten çok, “bana yaptıklarının bende neye dönüştüğünü artık saklamayacağım” deme hali.
ve yıllar sonra headlights geldiğinde hikaye daha da garipleşiyor. çünkü insan büyüdükçe geçmişindeki insanlara bakışı da değişiyor. bazı öfkeler azalıyor, bazı yaralar kalıyor, bazı insanları anlamaya başlıyorsun ama bu, yaşadıklarının hiç yaşanmadığı anlamına gelmiyor. belki de bu yüzden eminem'in annesiyle ilgili parçaları tek tek değil, bir bütün olarak dinlemek gerekiyor.
cleaning out my closet öfke. headlights ise o öfkenin yıllar sonra küllenmiş hali. ikisinin arasında ise büyümek, hatırlamak ve insanın kendi çocukluğuyla barışmaya çalışması var. çünkü bazı hesaplaşmalar karşındaki insanla değil, çocukken olduğun kişiyle yapılıyor.
konu "anne nefreti" üzerinden değil de, eminem'in annesi nefreti üzerinden yürüyecek fakat çocukluğum bu herifin parçalarını ezberlemekle geçtiği için bende naçizane bir yorumda bulunmak isterim.
marshall mathers'ın çocukluğunda annesi debbie mathers ile yaşadığı ilişki, esasen onun müziğinde yıllarca önemli bir yer kaplıyor. ama cleaning out my closet bu meselenin en sert ve en doğrudan anlatıldığı parçalardan biri. burada öyle “annemle anlaşamıyorduk” seviyesinde bir sitem yok; yıllarca biriktirilmiş öfkenin kapağı açılıyor. zaten parçanın adı da boşuna değil: "dolabımı temizliyorum." yani geçmişte saklanmış ne varsa çıkarıp masanın üzerine koymak. güzel olanı da, çirkin olanı da. utanılanı da, söylenemeyeni de...
eminem'in başka parçalarında da annesiyle ilişkisine dönüp durduğunu görüyoruz. my mom, headlights gibi parçalar aynı hikayenin farklı dönemlerde yazılmış bölümleri gibi. özellikle headlights, yıllar sonra aynı ilişkinin bambaşka bir yerden ele alınması açısından önemli. cleaning out my closet'te öfke öndeyken, headlights'ta geriye dönüp bakabilen, pişmanlık ve özlem taşıyan daha karmaşık bir marshall var.
ve bence eminem'i ilginç yapan da tam olarak bu. insan bazen birinden nefret ederken bile onu özleyebilir. kızgınken bile sevebilir. affetmek istemezken bile geçmişin güzel taraflarını hatırlayabilir. özellikle konu anne olduğunda, duygular birbirine giriyor. çünkü çocukluğundaki en büyük yaranın sahibiyle, çocukluğundaki en büyük ihtiyacın sahibi aynı kişi olabiliyor. cleaning out my closet bu yüzden sadece bir diss parçası değil. biraz da çocukluğuyla hesaplaşma. “sana kızgınım” demekten çok, “bana yaptıklarının bende neye dönüştüğünü artık saklamayacağım” deme hali.
ve yıllar sonra headlights geldiğinde hikaye daha da garipleşiyor. çünkü insan büyüdükçe geçmişindeki insanlara bakışı da değişiyor. bazı öfkeler azalıyor, bazı yaralar kalıyor, bazı insanları anlamaya başlıyorsun ama bu, yaşadıklarının hiç yaşanmadığı anlamına gelmiyor. belki de bu yüzden eminem'in annesiyle ilgili parçaları tek tek değil, bir bütün olarak dinlemek gerekiyor.
cleaning out my closet öfke. headlights ise o öfkenin yıllar sonra küllenmiş hali. ikisinin arasında ise büyümek, hatırlamak ve insanın kendi çocukluğuyla barışmaya çalışması var. çünkü bazı hesaplaşmalar karşındaki insanla değil, çocukken olduğun kişiyle yapılıyor.
devamını gör...
placebo
iyiler tamam mı? çünkü o mıy mıy sesi seviyorum. kendimi bir değişik hissediyorum dinleyince. her an kavga edecek gibi ama bunu istemiyor gibi.
devamını gör...
sözlük yazarları bir müzik grubu olsaydı
#4068800
yorumun ve emeğin için teşekkürler sayın yazar. bunu okuduktan sonra neydi bu eagles of death metal diye 1dk baktım sonra engelledim. metalik müzik hassasiyeti olan biriyim, metal müziğin şerefini ayaklar altına alan grupları sevmem. saygı duyulması gereken bir tür, "metal müzik bir haykırış bir varoluş çabasıdır."*
bu arada malum olaydan dolayı system of a down da engelli. lisede en arka sırada çalışkan tayfayla birlikte matematik testi çözerken nokia kaydırmalı telefonumdan orjinal kulaklığım* ile chop suey, byob, lonely day dinlerdim. artık bir önemi kalmadı. duality ve psychosocial da dinlerdim, slipknot ile bir sıkıntım yok ama denk gelirse dinlerim yine. ve ayrıca joey jordison en baba davulcudur benim nezdimde.
farkına varabildiyseniz bu yazı ile sizlere ne kadar içi dışı bir biri olduğumu göstermek istedim, joey jordison un benim için en iyi davulcu olduğu bilgisini vermeyebilirdim ama verdim.* vee gülmedim gayet ciddiyim. beni anlamak ve tanımak zordur. yalnış* anlamak gayet kolay...*
yorumun ve emeğin için teşekkürler sayın yazar. bunu okuduktan sonra neydi bu eagles of death metal diye 1dk baktım sonra engelledim. metalik müzik hassasiyeti olan biriyim, metal müziğin şerefini ayaklar altına alan grupları sevmem. saygı duyulması gereken bir tür, "metal müzik bir haykırış bir varoluş çabasıdır."*
bu arada malum olaydan dolayı system of a down da engelli. lisede en arka sırada çalışkan tayfayla birlikte matematik testi çözerken nokia kaydırmalı telefonumdan orjinal kulaklığım* ile chop suey, byob, lonely day dinlerdim. artık bir önemi kalmadı. duality ve psychosocial da dinlerdim, slipknot ile bir sıkıntım yok ama denk gelirse dinlerim yine. ve ayrıca joey jordison en baba davulcudur benim nezdimde.
farkına varabildiyseniz bu yazı ile sizlere ne kadar içi dışı bir biri olduğumu göstermek istedim, joey jordison un benim için en iyi davulcu olduğu bilgisini vermeyebilirdim ama verdim.* vee gülmedim gayet ciddiyim. beni anlamak ve tanımak zordur. yalnış* anlamak gayet kolay...*
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
#4068929 bamyasına güvenemeyen çizgi filmle salatalık turşusu birleştiriyor diye yorumladım.
devamını gör...
mimar
iki çizgi diyerek istihza yapmışsın.
“kibrit kutusu gibi ve balkonsuz evler”diyeceksin…
“kibrit kutusu gibi ve balkonsuz evler”diyeceksin…
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
yeşil bir şey var orada? ne o?
devamını gör...
fikrinizin sürekli değişmesi
bazı konularda ara sıra bazı bazı.
çoğu konuda asla.
çoğu konuda asla.
devamını gör...
tükenmişlik sendromu
iki senelik arada defettiğimi düşündüğüm sendrom. ağzıma sıçmışmış da haberim yokmuş.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
insanların acısına bile saygı duymayan bu tarz mel-unların allah bin türlü belasını verecektir. hiç şüphem yok.
şerefsiz, haysiyetsiz herifler.
şerefsiz, haysiyetsiz herifler.
devamını gör...
fikrinizin sürekli değişmesi
gelişimin getirisidir.
devamını gör...
sonra döndü ve dedi ki
delisin ayol, yüz yirmi değil iki yüz yapalım. ver coşkuyu.
devamını gör...

