sözlük yazarları bir müzik grubu olsaydı
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 23.09.2026 18:47 tarihinde açılmıştır.
1.
ilk yazarımız archie bunker... kendisi beni biraz korkutan ciddiyete sahip, aynı zamanda utandığı için gizlemeye çalışsa da entelektüel yönü çok kuvvetli... mürekkep yaladığı çok açık. o yüzden kendisi benim için black sabbath olabilir ama ozzy'li sabbath.
boş alan çaycı son kale... gördüğüm en ciddiyetsiz ve bu haline inanılmaz özendiğim bi karakter... eagles of death metal diyeceğim... büyüyünce kendisi gibi olmak istiyorum.
charlesdemeiturc... kültürel anlamda çok kaliteli bi insan... aynı zamanda kendinden utanmayan bi entelektüel... bir gün trol olmaya karar verirse sözlükteki en korktuğum insana dönüşebilir... kesinlikle slift...
ekonovich... doğrusuyla yanlışıyla, trolüyle ciddiyetiyle tam anlamıyla tool. aklından ne geçtiğini hiçbir zaman anlayamayacağım ve hiç de sığ olmayacak bir adam... derin bi abim... kültürel konuda çoğu kanlısını donunda sallar.
graveworm... başlarda çok sıkıcı bi insan olduğunu düşündüm ama entrylerine denk geldikçe aslında tam tersi olan, müzikal anlamda kapışmayı ve dövüşmeyi çok istediğim insan... kimse kusura bakmasın ama kendisi sözlüğün misfits'i...
hekatomnos... çok ince, çok kibar bi insan. sözlük yazarları onun inceliğinden bir dem almış olsa çok kaliteli bi yere dönüşebilirdi burası... o yüzden kendisi placebo...
kara kedi... içi dışı bir insan izlenimi veriyo... çok rahat... sanki yağmur yağarken ''öff yağmur başladı...'' desem, ''dokunma yağsın.'' diyecek birisi gibi... hayattan çok zevk alıyo gibi... çok red hot chili peppers bi ablam...
külotlu çorap giyen erkek... kendisiyle mekan basmaya gidebilirim... mesela eski sevgilimin düğününü basmayı çok isterdim, zor zamanımda yanımda olacak bi dost gibi hissettirdiği için alvvays diyeceğim.
okan buruk'un askeri... kavgalar etmese, saldırılara geçmese çok kaliteli bi kalbi var ama içinde birilerine saldırabilme arzusu onun diğer kişiliklerinden birisi... kendisini bazen seviyorum ama çoğu zaman kendisine çok kızıyorum... kafes dövüşüne çağırasım geliyo ama elinde kalırım diye ses etmiyorumş. çok keskin çizgilerle karakterleri birbirinden ayrılıyo... ortasının olmamasından dolayı smashing pumpkins diyeceğim...
sinir baba... kendisi sözlüğün toby flenderson'ı... istediği şey gerçekten sözlük kültürü, bu yüzden eğlence ve forumsal olan şeyler görünce çıldırıyo... bi tarafı dahil olmak istiyo ama diğer tarafıyla sözlük kültürü tatmış bir insan olarak karşı geliyo olana. o yüzden arada sırada bana fake muamalesi yapıyo, kendi kafasında birileri sanıyo beni ama ben michael scott'ım. o yüzden ne o beni seviyo, ne de ben onu seviyorum... mükemmel bi ilişkimiz var, o yüzden kendisi crush.
paranoyak deli... çok enteresan bi kişiliği var, çok merak uyandırıcı. arkadaşları için kurşun yiyebilecek bi sadıklığı var sanki... arkadaşı olmayı isterdim mesela ama o büyük ihtimalle beni çevresinde görmeye tahammül edemez... alice in chains kendisi... çok erişilemez geliyo.
zugra... tıpkı ekonovich gibi asla ne düşündüğünü anlayamacağım diğer bir yazar... derin ve birçok noktada çok yönlü bi insan... kendisiyle sevmediği bi müzik grubu hakkında başlıklar açıp insanları biraz kızdırmayı çok isterdim... tıpkı soundgarden gibi... istese ortalığı çok rahat dağıtacak bi hali var ama şu an canı bunu istemiyo.
opelina... çok iyi anlaştığım yazarlarla sanırım arası biraz açık ama kendisiyle de iyi anlaşıyorum... sadece o pek anlaşılmak istemiyo gibi, onu iyi anlayabilen birkaç kişi var ve bu kadarı ona yetiyo da artıyo bile sanki...istese çok büyük kaoslar çıkarabilecek müthiş bi gücü, bi kudreti var ama o bunu istemiyo, şunu anladım ne yaparsam yapayım onun gibi olamam. tıpkı muse gibi, istese origin of symmetry gibi bir albüm yapabilir ama canı istemiyo.
dikensiz kaktüs... müzikal anlamda görmüş geçirmiş, içten içe bazen çocuklaşmak ve müzikal anlamda saldırganlaşmak istediğini düşünüyorum ama olgun tarafı buna karşı çıkıp ''şş, sakin ol... bırak dream theater'a küfürler etsinler, istedikleri seni çıldırtmak oğlum...'' diyerek sakinleşiyo... bu olgunluğu ancak haggard karşılar...
poine... çelik gibi sinirleri var ama bazen hiç olmayacak şeyleri kafasına takarak canını sıkabiliyo... çoğu zaman çok komik entryler girebiliyo ama aynı zamanda çok duygusal bi yönü var ve bu yönünü göstermekten gram çekinmiyo... her şeyiyle burada. tame impala ya... her şeyiyle burada.
good luck babe.... çok güzel, farkında. istese buradaki hemen her erkeği kölesi yapar ama o bunu istemiyo... karanlık bi melankolik dünyası var ve orada safe bölgesinde kendi kendine yetebiliyo... slowdive'sın sen...
ritalingrad... burada karşıma almaya çekineceğim tek insan kendisi. felsefe, edebiyat ve psikoloji konusunda okumuş, belli... ''aslında blake burada şöyle söylemek istedi...'' diyerek teori kasacak boş adam da değil, ciddi ciddi okumuş, anlamış, deneyimlemiş... görsel sanatlara da çok ilgili... ayrıca sarkazmı da anlayacak bir olgunlugu olduğunu düşünüyorum ama henüz deneyimlemedim, yakında leonard cohen'ı kötüleyen saçma salak bi başlık açıp yazacağını gözlemleyeceğim. bu belirsizliklerle dolu dağ gibi entelektüel karakteri bana sonic youth gibi hissettiriyo.
gregory house: her entrysini tek tek inceledim, yazıp yazıp sildiklerine bile baktım. açıkça söyleyebilirim ki sözlükte ya çok ciddi takılan ya da çok trol takılan birinin diğer bir karakteri kendisi... içindeki günlük sevilmeyecek ve hatta dalga geçilecek yönünü yazarlığa çevirerek stres atan bir karakter. sözlükte birinin fake'i... hatta aklıma birileri geliyo ama şimdilik bende kalsın... kendisi çok greta van fleet...
boş alan çaycı son kale... gördüğüm en ciddiyetsiz ve bu haline inanılmaz özendiğim bi karakter... eagles of death metal diyeceğim... büyüyünce kendisi gibi olmak istiyorum.
charlesdemeiturc... kültürel anlamda çok kaliteli bi insan... aynı zamanda kendinden utanmayan bi entelektüel... bir gün trol olmaya karar verirse sözlükteki en korktuğum insana dönüşebilir... kesinlikle slift...
ekonovich... doğrusuyla yanlışıyla, trolüyle ciddiyetiyle tam anlamıyla tool. aklından ne geçtiğini hiçbir zaman anlayamayacağım ve hiç de sığ olmayacak bir adam... derin bi abim... kültürel konuda çoğu kanlısını donunda sallar.
graveworm... başlarda çok sıkıcı bi insan olduğunu düşündüm ama entrylerine denk geldikçe aslında tam tersi olan, müzikal anlamda kapışmayı ve dövüşmeyi çok istediğim insan... kimse kusura bakmasın ama kendisi sözlüğün misfits'i...
hekatomnos... çok ince, çok kibar bi insan. sözlük yazarları onun inceliğinden bir dem almış olsa çok kaliteli bi yere dönüşebilirdi burası... o yüzden kendisi placebo...
kara kedi... içi dışı bir insan izlenimi veriyo... çok rahat... sanki yağmur yağarken ''öff yağmur başladı...'' desem, ''dokunma yağsın.'' diyecek birisi gibi... hayattan çok zevk alıyo gibi... çok red hot chili peppers bi ablam...
külotlu çorap giyen erkek... kendisiyle mekan basmaya gidebilirim... mesela eski sevgilimin düğününü basmayı çok isterdim, zor zamanımda yanımda olacak bi dost gibi hissettirdiği için alvvays diyeceğim.
okan buruk'un askeri... kavgalar etmese, saldırılara geçmese çok kaliteli bi kalbi var ama içinde birilerine saldırabilme arzusu onun diğer kişiliklerinden birisi... kendisini bazen seviyorum ama çoğu zaman kendisine çok kızıyorum... kafes dövüşüne çağırasım geliyo ama elinde kalırım diye ses etmiyorumş. çok keskin çizgilerle karakterleri birbirinden ayrılıyo... ortasının olmamasından dolayı smashing pumpkins diyeceğim...
sinir baba... kendisi sözlüğün toby flenderson'ı... istediği şey gerçekten sözlük kültürü, bu yüzden eğlence ve forumsal olan şeyler görünce çıldırıyo... bi tarafı dahil olmak istiyo ama diğer tarafıyla sözlük kültürü tatmış bir insan olarak karşı geliyo olana. o yüzden arada sırada bana fake muamalesi yapıyo, kendi kafasında birileri sanıyo beni ama ben michael scott'ım. o yüzden ne o beni seviyo, ne de ben onu seviyorum... mükemmel bi ilişkimiz var, o yüzden kendisi crush.
paranoyak deli... çok enteresan bi kişiliği var, çok merak uyandırıcı. arkadaşları için kurşun yiyebilecek bi sadıklığı var sanki... arkadaşı olmayı isterdim mesela ama o büyük ihtimalle beni çevresinde görmeye tahammül edemez... alice in chains kendisi... çok erişilemez geliyo.
zugra... tıpkı ekonovich gibi asla ne düşündüğünü anlayamacağım diğer bir yazar... derin ve birçok noktada çok yönlü bi insan... kendisiyle sevmediği bi müzik grubu hakkında başlıklar açıp insanları biraz kızdırmayı çok isterdim... tıpkı soundgarden gibi... istese ortalığı çok rahat dağıtacak bi hali var ama şu an canı bunu istemiyo.
opelina... çok iyi anlaştığım yazarlarla sanırım arası biraz açık ama kendisiyle de iyi anlaşıyorum... sadece o pek anlaşılmak istemiyo gibi, onu iyi anlayabilen birkaç kişi var ve bu kadarı ona yetiyo da artıyo bile sanki...istese çok büyük kaoslar çıkarabilecek müthiş bi gücü, bi kudreti var ama o bunu istemiyo, şunu anladım ne yaparsam yapayım onun gibi olamam. tıpkı muse gibi, istese origin of symmetry gibi bir albüm yapabilir ama canı istemiyo.
dikensiz kaktüs... müzikal anlamda görmüş geçirmiş, içten içe bazen çocuklaşmak ve müzikal anlamda saldırganlaşmak istediğini düşünüyorum ama olgun tarafı buna karşı çıkıp ''şş, sakin ol... bırak dream theater'a küfürler etsinler, istedikleri seni çıldırtmak oğlum...'' diyerek sakinleşiyo... bu olgunluğu ancak haggard karşılar...
poine... çelik gibi sinirleri var ama bazen hiç olmayacak şeyleri kafasına takarak canını sıkabiliyo... çoğu zaman çok komik entryler girebiliyo ama aynı zamanda çok duygusal bi yönü var ve bu yönünü göstermekten gram çekinmiyo... her şeyiyle burada. tame impala ya... her şeyiyle burada.
good luck babe.... çok güzel, farkında. istese buradaki hemen her erkeği kölesi yapar ama o bunu istemiyo... karanlık bi melankolik dünyası var ve orada safe bölgesinde kendi kendine yetebiliyo... slowdive'sın sen...
ritalingrad... burada karşıma almaya çekineceğim tek insan kendisi. felsefe, edebiyat ve psikoloji konusunda okumuş, belli... ''aslında blake burada şöyle söylemek istedi...'' diyerek teori kasacak boş adam da değil, ciddi ciddi okumuş, anlamış, deneyimlemiş... görsel sanatlara da çok ilgili... ayrıca sarkazmı da anlayacak bir olgunlugu olduğunu düşünüyorum ama henüz deneyimlemedim, yakında leonard cohen'ı kötüleyen saçma salak bi başlık açıp yazacağını gözlemleyeceğim. bu belirsizliklerle dolu dağ gibi entelektüel karakteri bana sonic youth gibi hissettiriyo.
gregory house: her entrysini tek tek inceledim, yazıp yazıp sildiklerine bile baktım. açıkça söyleyebilirim ki sözlükte ya çok ciddi takılan ya da çok trol takılan birinin diğer bir karakteri kendisi... içindeki günlük sevilmeyecek ve hatta dalga geçilecek yönünü yazarlığa çevirerek stres atan bir karakter. sözlükte birinin fake'i... hatta aklıma birileri geliyo ama şimdilik bende kalsın... kendisi çok greta van fleet...
devamını gör...
2.
kızım mıncırıcam seni.*
misfit'in gitaristiyle alissa white-gluz. kendisini oradan tanıyorum. yoksa 1 şarkılarını bile bilmem. ama olsundu, bir şekilde aklına girebilmişim.
misfit'in gitaristiyle alissa white-gluz. kendisini oradan tanıyorum. yoksa 1 şarkılarını bile bilmem. ama olsundu, bir şekilde aklına girebilmişim.
devamını gör...
3.
devamını gör...