zaman tüneli
dinde kabul edemediğiniz şeyler
klavye: cennete girecek kadar sevap işlemiş; sevaptan da öte, insanlara pislik bulaştırıp affedilmez şeyler yapmamış, kalan günahlarının kefaretini de bir biçimde ödemiş hiç bir erkek, kadın kız hasretiyle cennete gitmez, merak etme..
henüz, dünyada tüketilebilecek gıdalar üzerinde bile uzlaşamayan din adamlarının cenneti doğru yorumlayabildiğini, ayetlerin tefsir ve meallerini doğru verebildiğini düşünmüyorum.
mesela sema kelimesi: gökyüzü mü, kozmos mu, gök ada mı, nedir? 200-300 sene önce bile var olmayan bir kavramı, 1400 yıllık din adamı nasıl yorumlasın? adam kalamar lafından huylanıyor.
henüz, dünyada tüketilebilecek gıdalar üzerinde bile uzlaşamayan din adamlarının cenneti doğru yorumlayabildiğini, ayetlerin tefsir ve meallerini doğru verebildiğini düşünmüyorum.
mesela sema kelimesi: gökyüzü mü, kozmos mu, gök ada mı, nedir? 200-300 sene önce bile var olmayan bir kavramı, 1400 yıllık din adamı nasıl yorumlasın? adam kalamar lafından huylanıyor.
devamını gör...
baba benim beynim var mı sorusu
kendi kendimi favlıyon la sen.
üff daha ne kadar acınası olabilir dedikçe sınırı zorluyo kadın...
üff daha ne kadar acınası olabilir dedikçe sınırı zorluyo kadın...
devamını gör...
pardayanlar
1500'lerde geçen şövalye maceraları içeren seri romanlar içeren on ciltten oluşan kitaptır.
ilgilenene;
pardayanlar serisinin tarihsel arka planı, 1500'lü yıllarda fransa'da yaşanan önemli olayları içerir.
-fransız din savaşları (1562-1598): katolikler ve protestanlar arasında gerçekleşen savaşlar, serinin arka planında yer alır.
-saint barthelemy katliamı (1572): binlerce protestan'ın öldürüldüğü bu olay, serinin önemli bir dönüm noktasıdır.
-nantes fermanı (1598): bu fermanla protestan'lara birçok hak ve özgürlük tanınmış, ancak 100 yıl sonra xıv. louis tarafından iptal edilmiştir.
-taht kavgaları: fransa'da bir elli yıl boyunca taht kavgaları yaşanmış, ispanya iç işlerine karışmaya çalışmıştır.
serinin ana hikayesi ise 1553 yılında başlar ve şövalye de pardaillan'ın maceralarını konu alır
ilgilenene;
pardayanlar serisinin tarihsel arka planı, 1500'lü yıllarda fransa'da yaşanan önemli olayları içerir.
-fransız din savaşları (1562-1598): katolikler ve protestanlar arasında gerçekleşen savaşlar, serinin arka planında yer alır.
-saint barthelemy katliamı (1572): binlerce protestan'ın öldürüldüğü bu olay, serinin önemli bir dönüm noktasıdır.
-nantes fermanı (1598): bu fermanla protestan'lara birçok hak ve özgürlük tanınmış, ancak 100 yıl sonra xıv. louis tarafından iptal edilmiştir.
-taht kavgaları: fransa'da bir elli yıl boyunca taht kavgaları yaşanmış, ispanya iç işlerine karışmaya çalışmıştır.
serinin ana hikayesi ise 1553 yılında başlar ve şövalye de pardaillan'ın maceralarını konu alır
devamını gör...
eş seçimi
eş seçimi; hayat kalitesi seçimidir.
devamını gör...
türk erkeklerinin az okuması
sekste iyi olmamamız gibi özgün niteliklerimizden biri dir.
erko'lar olarak "roman okumayı" kadınsı bir iş sayıyoruz. ayıp tabi.
erko'lar olarak "roman okumayı" kadınsı bir iş sayıyoruz. ayıp tabi.
devamını gör...
dinde kabul edemediğiniz şeyler
#4069709 beyinleri yeni tomurcuklanmış nuriler var ki alein delon getir götürünü yapar.
devamını gör...
iq'mun eksi 10 çıkması
daha demin öylesine bir test edeyim dedim kendimi, sonuca şok oldum. eksi de çıkıyormuş. bilim adamları için üstünde durulması gereken bir sorun daha çıkardım. karadelikten sonra bunu çözerler artık.
guiness rekorlar kitabına başvurmayı düşünüyorum. ne dersiniz? en düşük iq rekoru budur herhalde. eksi on altı çıkan tanıdığınız, bildiğiniz, duyduğunuz falan var mı? bir fikir verin. artık kendi fikirlerime güvenemem, çünkü iq'um beni negatife götürüyor. bu yaşa iyi gelmişsin kıvamında iq'um. zekayla alakası yok, şanstandır diye açıklıyorum kendi kendime. kumara düşmesem iyi, bu kadar şanslı hissederken, düşmesem mi?
hiçbir şeyi cevaplamasam zaten sıfır çıkardı. zalım test.
guiness rekorlar kitabına başvurmayı düşünüyorum. ne dersiniz? en düşük iq rekoru budur herhalde. eksi on altı çıkan tanıdığınız, bildiğiniz, duyduğunuz falan var mı? bir fikir verin. artık kendi fikirlerime güvenemem, çünkü iq'um beni negatife götürüyor. bu yaşa iyi gelmişsin kıvamında iq'um. zekayla alakası yok, şanstandır diye açıklıyorum kendi kendime. kumara düşmesem iyi, bu kadar şanslı hissederken, düşmesem mi?
hiçbir şeyi cevaplamasam zaten sıfır çıkardı. zalım test.
devamını gör...
keşke benim olsa
güzel fiyat çekti adam içim kan ağlıyo şu an anlatamam.s
devamını gör...
dinde kabul edemediğiniz şeyler
yani ben hayatım boyunca çile çekeyim, kul hakkı yemeyeyim, iyi bi insan olayım... beyefendiler için devasa bi harem projesi tasarlansın ama bana? hani kadınlara ne var sorusuna verilen kadınlar orada ne isterse o olacak cevabı da tam bi he canım he, bakarız hallederiz geçiştirmesi kusura bakmayın...
ben bunu kabul etmiyorum. bana ne lan etmiyorum işte.... yüzlerce alain delon istiyorum.
ben bunu kabul etmiyorum. bana ne lan etmiyorum işte.... yüzlerce alain delon istiyorum.
devamını gör...
keşke benim olsa
#4069701 bir insan bu kadar mı vizyonsuz olur ya? tövbeler olsun.*
devamını gör...
kişinin kendi gibi birisiyle birlikte olması
benzerliklerin kişiliksel öğelere tesadüf etmesi durumudur. her şeyin yolunda gitmesi gibi bir garanti arzetmez.
fizyolojik benzerliklerimiz sebebiyle (hepimiz homo-sapiens sapiens olduğumuz için) birbirimize doğuştan uyumluyuz. aslında doğa bizi birbirimiz için yoğurmuş bile diyebiliriz. aynı zamanda doğa, sorun yaratacak şeyleri de bol keseden yaratmış. stratejik davranma becerisini sergilediğimizde bile koşulların uygunsuzluğu sebebiyle bir şeyleri beceremeyebiliyoruz.
kişiliği birbirine benzeyen insanların ilişkilerinde baş gösteren sorunların kaynağı, insan kişiliklerinin, öncelikli olarak, toplumların ve ekonomik grupların beklentilerini karşılamak için tasarlanmış programlar oluşudur. doğanın yaptığı da ayrıca toplumun yaptığı gibidir. yaratım gücü ve fırsatı kimde/neyde ise, bencillik etme fırsatı da ondadır.
kişiliklerimiz benzeşse de benzeşmese de, diğer kişilikler için özel olarak tasarlanmış değildirler. kişilerin birbirlerine ne derece uyumluluk göstereceğini belirleyen, o kişilikleri yöneten şeydir/şeylerdir.
fizyolojik benzerliklerimiz sebebiyle (hepimiz homo-sapiens sapiens olduğumuz için) birbirimize doğuştan uyumluyuz. aslında doğa bizi birbirimiz için yoğurmuş bile diyebiliriz. aynı zamanda doğa, sorun yaratacak şeyleri de bol keseden yaratmış. stratejik davranma becerisini sergilediğimizde bile koşulların uygunsuzluğu sebebiyle bir şeyleri beceremeyebiliyoruz.
kişiliği birbirine benzeyen insanların ilişkilerinde baş gösteren sorunların kaynağı, insan kişiliklerinin, öncelikli olarak, toplumların ve ekonomik grupların beklentilerini karşılamak için tasarlanmış programlar oluşudur. doğanın yaptığı da ayrıca toplumun yaptığı gibidir. yaratım gücü ve fırsatı kimde/neyde ise, bencillik etme fırsatı da ondadır.
kişiliklerimiz benzeşse de benzeşmese de, diğer kişilikler için özel olarak tasarlanmış değildirler. kişilerin birbirlerine ne derece uyumluluk göstereceğini belirleyen, o kişilikleri yöneten şeydir/şeylerdir.
devamını gör...
tanbur ve fagot
at fona... mışıl mışıl...
devamını gör...
benim canım sıkılıyor
yazar mahir ünal eriş* deyişi dir:
armağan çağlayan= neden yazıyorsunuz?
mahir ünal eriş*. = benim canım sıkılıyor...
armağan çağlayan= neden yazıyorsunuz?
mahir ünal eriş*. = benim canım sıkılıyor...
devamını gör...
kişinin kendi gibi birisiyle birlikte olması
birebir aynı olmamız zaten imkansız ama asgari düzeyde de olsa ortak yanlarımız olmazsa, olmaz.
aynı şeyleri yapmaktan, aynı şeyleri konuşmaktan, aynı şeyleri görmekten keyif alıyor olmalıyız ki bu şeyleri birlikte paylaşmaktan memnun olalım. aksi katlanmak veya idare etmek oluyor çünkü.
üniversiteye ilk başladığım yıl bir oğlan vardı, flörtümsü bir şey yaşamıştık. baktım oğlan yalnızca futbol, borsa ve gündelik olaylardan bahsedebiliyor, başka bir opsiyon sunmuyor. yapıcı olayım dedim (genelde değilimdir) okuduğum ve sevdiğim bir kitabı alıp ona hediye ettim, ardından oku ve düşüncelerini benimle paylaş diye de rica ettim. okudum deyip saçma sapan birkaç söz etti, ki okumadığını bu şekilde anladım. gecesinde "kardeş biz birbirimize uygun değiliz var git yoluna" diyerekten ilişiğimi kestim kendisiyle. birebir böyle izah ettim durumu, gerçekten. ne yapsaydım? ben de borsaya mı girseydim. belli ki birbirimize uygun değildik, ne diye drama yaratalım ki. sonrasında beni suçlamıştı istesen olurdu, müsaade etmedin diye. ulan dünyada milyarlarca insan var zaten, ne diye bir tanesini bana uydurmak için kıçımı yırtayım, uymuyorsa uymuyordur. bu işin sonunda ne ben sana iyi geleceğim ne sen bana, kaşına gözüne diye kimseyi çekecek değiliz sie.
aynı şeyleri yapmaktan, aynı şeyleri konuşmaktan, aynı şeyleri görmekten keyif alıyor olmalıyız ki bu şeyleri birlikte paylaşmaktan memnun olalım. aksi katlanmak veya idare etmek oluyor çünkü.
üniversiteye ilk başladığım yıl bir oğlan vardı, flörtümsü bir şey yaşamıştık. baktım oğlan yalnızca futbol, borsa ve gündelik olaylardan bahsedebiliyor, başka bir opsiyon sunmuyor. yapıcı olayım dedim (genelde değilimdir) okuduğum ve sevdiğim bir kitabı alıp ona hediye ettim, ardından oku ve düşüncelerini benimle paylaş diye de rica ettim. okudum deyip saçma sapan birkaç söz etti, ki okumadığını bu şekilde anladım. gecesinde "kardeş biz birbirimize uygun değiliz var git yoluna" diyerekten ilişiğimi kestim kendisiyle. birebir böyle izah ettim durumu, gerçekten. ne yapsaydım? ben de borsaya mı girseydim. belli ki birbirimize uygun değildik, ne diye drama yaratalım ki. sonrasında beni suçlamıştı istesen olurdu, müsaade etmedin diye. ulan dünyada milyarlarca insan var zaten, ne diye bir tanesini bana uydurmak için kıçımı yırtayım, uymuyorsa uymuyordur. bu işin sonunda ne ben sana iyi geleceğim ne sen bana, kaşına gözüne diye kimseyi çekecek değiliz sie.
devamını gör...
dinde kabul edemediğiniz şeyler
çok şey var maalesef.
devamını gör...
cinsel zina
imam nikahı olmadan yapılan cima eylemi.
devamını gör...



