zaman tüneli
konya
çok kendine has bir yer. rumlar buraya "iconium" demişler, ikon kelimesiyle aynı kökten gelir ve dil bilimciler "kutsal tasvir, yüce imge" gibi anlamlara geldiğini düşünmektedir.
şehre girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey yolların ve binaların simetrik düzeni olur. türkiye'nin neredeyse tamamında olan çarpık kentleşme sorunu burada yoktur. bloklar dörtgen şekilde ayrılmıştır, yollar geniş ve engebesizdir. eski türk tipi mahalleler ve çarşılar yaygın, buna nazaran sokaklar fevkalade temiz.
bakın ibn battuta 6 asır önce şöyle demiş;
şehrin caddeleri geniş, çarşıları da muntazam ve şirin. her zanaatın erbabı çarşıda belirli bir yerde toplanmıştır...
konya'da dikkatinizi bir de üzüm bağları çeker. iç anadolu'nun kurak olduğunu iddia eden genel kanının aksine, iç anadolu tam bir meyve cennetidir ve konya da buna dahildir. elma, kayısı, üzüm, armut, vişne, kiraz, çilek, erik, yaban mersini, dut, böğürtlen gibi çeşit çeşit meyveler yetişir.
ibn battuta şöyle diyor.
meyvesi boldur. sayısız nehir ve çayları, eşsiz bahçeleri var. burada daha önce bahsettiğimiz kamaruddîn [kamerüddin] denilen kayısı türü yetiştirilir, mısır ve suriye'ye ihraç edilir.
evliya çelebi ise buranın doğal güzelliklerini ve iklimini şöyle methetmiş.
bağ-ı meram'ı anlatmaya diller yetersiz, kalemler acizdir... buraların yabancısı bu bağların içine girse kaybolur gider. güzel sesli kuşların nağmesinden insan taze hayat bulur. bağlı, bahçeli, akarsulu sarayları vardır. havası ve suyu güzel olmasından dolayı bütün halkı sağlam ve güçlü yapılıdır. tahılı ve otları çok, tarlaları pek bereketlidir.
konya'da özellikle merkeze yaklaştıkça tarihi yoğunluk insana nüfuz ediyor. şehrin kalbi, modern dünyanın esintilerinden arındırılmış gibi. eski yapılar ve binalar tamamıyla korunmuş, eski tip evler restore edilmiş. sanki orada tarih donup kalmış gibi. ama insanlar yürümeye devam ediyor, siz oradan geçip gidiyorsunuz. oturup bir çay içiyorsunuz, oturduğunuz çayhane sanki 15. yüzyıldan kalma. buna rağmen müthiş bakımlı, sokakları temiz. yerdeki taş zemin sanki cilalanmış parlıyor.
charles texier, 19. yüzyılda burayı gezip şöyle demiş.
konya, selçuklu sultanlığı'nın başkenti olduğu günlerdeki görkemini abidelerinde hâlâ korumaktadır. karatay medresesi’nin kapısı ve selçuklu çinileri, doğu sanatının ulaşabileceği en yüksek zarafet ve işçilik seviyesini gösterir. şehir, eski çağların ve orta çağın harabeleri üzerinde yükselen bir tarih müzesi gibidir.
şehirle alakalı eski seyyahların yazdıklarında en çok dikkatimi çeken olay, meşhur filozof platon'un yani doğu dünyasındaki adıyla eflatun'un burada gömülü olduğunun yazması. türkler ve müslümanlar, islam felsefesinin temellerini oluştururken sık sık platon'dan referans veriyor ve onun idealizmini ahiret olarak algılıyorlardı. aralarında eflatun'un müslüman olduğunu, hatta yunanlara inmiş peygamber olduğunu bile iddia eden vardı.
eb'ul hasan ali el-herevi diyor ki;
konya şehrinin ortasında, kalenin içinde eflâtun'un makamı (rasathânesi) bulunmaktadır. halk burayı büyük bir filozofun izleri olarak bilir ve saygı gösterir.
ibn said diyor ki;
"konya’nın ortasındaki kalede ve civarındaki su tesislerinde eflâtun’un hikmeti ve tasarımları vardır. şehrin su kaynakları ve yapı düzeni, onun buradaki ilmî çalışmalarına ve tılsımlarına bağlanır."
şehir tam olarak bu yönüyle batı ve doğu medeniyetlerinin bir kesişimi rolünde olarak görülebilir.
zannedildiği kadar yobaz, gerici ve aşırı muhafazakar değildir. özellikle son dönemde şehirdeki üniversite sayısının artmasıyla bir sekülerleşme trendi görülür.
şehre girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey yolların ve binaların simetrik düzeni olur. türkiye'nin neredeyse tamamında olan çarpık kentleşme sorunu burada yoktur. bloklar dörtgen şekilde ayrılmıştır, yollar geniş ve engebesizdir. eski türk tipi mahalleler ve çarşılar yaygın, buna nazaran sokaklar fevkalade temiz.
bakın ibn battuta 6 asır önce şöyle demiş;
şehrin caddeleri geniş, çarşıları da muntazam ve şirin. her zanaatın erbabı çarşıda belirli bir yerde toplanmıştır...
konya'da dikkatinizi bir de üzüm bağları çeker. iç anadolu'nun kurak olduğunu iddia eden genel kanının aksine, iç anadolu tam bir meyve cennetidir ve konya da buna dahildir. elma, kayısı, üzüm, armut, vişne, kiraz, çilek, erik, yaban mersini, dut, böğürtlen gibi çeşit çeşit meyveler yetişir.
ibn battuta şöyle diyor.
meyvesi boldur. sayısız nehir ve çayları, eşsiz bahçeleri var. burada daha önce bahsettiğimiz kamaruddîn [kamerüddin] denilen kayısı türü yetiştirilir, mısır ve suriye'ye ihraç edilir.
evliya çelebi ise buranın doğal güzelliklerini ve iklimini şöyle methetmiş.
bağ-ı meram'ı anlatmaya diller yetersiz, kalemler acizdir... buraların yabancısı bu bağların içine girse kaybolur gider. güzel sesli kuşların nağmesinden insan taze hayat bulur. bağlı, bahçeli, akarsulu sarayları vardır. havası ve suyu güzel olmasından dolayı bütün halkı sağlam ve güçlü yapılıdır. tahılı ve otları çok, tarlaları pek bereketlidir.
konya'da özellikle merkeze yaklaştıkça tarihi yoğunluk insana nüfuz ediyor. şehrin kalbi, modern dünyanın esintilerinden arındırılmış gibi. eski yapılar ve binalar tamamıyla korunmuş, eski tip evler restore edilmiş. sanki orada tarih donup kalmış gibi. ama insanlar yürümeye devam ediyor, siz oradan geçip gidiyorsunuz. oturup bir çay içiyorsunuz, oturduğunuz çayhane sanki 15. yüzyıldan kalma. buna rağmen müthiş bakımlı, sokakları temiz. yerdeki taş zemin sanki cilalanmış parlıyor.
charles texier, 19. yüzyılda burayı gezip şöyle demiş.
konya, selçuklu sultanlığı'nın başkenti olduğu günlerdeki görkemini abidelerinde hâlâ korumaktadır. karatay medresesi’nin kapısı ve selçuklu çinileri, doğu sanatının ulaşabileceği en yüksek zarafet ve işçilik seviyesini gösterir. şehir, eski çağların ve orta çağın harabeleri üzerinde yükselen bir tarih müzesi gibidir.
şehirle alakalı eski seyyahların yazdıklarında en çok dikkatimi çeken olay, meşhur filozof platon'un yani doğu dünyasındaki adıyla eflatun'un burada gömülü olduğunun yazması. türkler ve müslümanlar, islam felsefesinin temellerini oluştururken sık sık platon'dan referans veriyor ve onun idealizmini ahiret olarak algılıyorlardı. aralarında eflatun'un müslüman olduğunu, hatta yunanlara inmiş peygamber olduğunu bile iddia eden vardı.
eb'ul hasan ali el-herevi diyor ki;
konya şehrinin ortasında, kalenin içinde eflâtun'un makamı (rasathânesi) bulunmaktadır. halk burayı büyük bir filozofun izleri olarak bilir ve saygı gösterir.
ibn said diyor ki;
"konya’nın ortasındaki kalede ve civarındaki su tesislerinde eflâtun’un hikmeti ve tasarımları vardır. şehrin su kaynakları ve yapı düzeni, onun buradaki ilmî çalışmalarına ve tılsımlarına bağlanır."
şehir tam olarak bu yönüyle batı ve doğu medeniyetlerinin bir kesişimi rolünde olarak görülebilir.
zannedildiği kadar yobaz, gerici ve aşırı muhafazakar değildir. özellikle son dönemde şehirdeki üniversite sayısının artmasıyla bir sekülerleşme trendi görülür.
devamını gör...
bir erkeğe en çok yakışan aksesuar
iffetidir....
devamını gör...
bir erkeğe en çok yakışan aksesuar
alyanstır.
devamını gör...
sallama kan icen vampir
yav sen kim be elzemin hatrına susuyon gel buraya burdan devam et .d
devamını gör...
evli olduğu halde sözlükte takılan erkek
bunların hepsi yanlış. öyle de söylenir öyle de söylenir. du bist zusehr selbstgerecht. senin bunları psikoloğuna anlatman lazım. ben seni burada böyle ayaküstü tamir edemem. haklılık psikozu var sende, psikologluk konularını burada millete anlatma....özelden yaz, aazına sıçiim senin, hem beni engellemişsin hem de burdan bana sataşıyosun, çok korkaksın sen. kendini otorite sanıyosun, otorite falan diilsin sen, sana bunu gösterdiğim için beni çekemiyosun, kıskanıyosun çünkü.
diğer yazarlardan da özür dileyelim. ama bu son. bundan sonra cevap vermiycem.
diğer yazarlardan da özür dileyelim. ama bu son. bundan sonra cevap vermiycem.
devamını gör...
kingsneverdie (yazar)
ben de elzemin hatırına susuyorum. zira bu kokuşmuş böceğe laf anlatmaya çalışacak kadar küçülmedik çok şükür.
devamını gör...
kabil'in kain olması
mendebur ve aksi bir ağabey olan kabil, tevratta (torch 1. kitap;genesis) kain olarak geçer.
öldürdüğü kardeşi habil olarak geçer.
kim neden kain'e kabil dedi? bilinmez. burada bir sır vardır...
neyse ki; nuh tufanıyla geberdi gitti. kitapta yeri bitti.
öldürdüğü kardeşi habil olarak geçer.
kim neden kain'e kabil dedi? bilinmez. burada bir sır vardır...
neyse ki; nuh tufanıyla geberdi gitti. kitapta yeri bitti.
devamını gör...
sevgilinin düşüncesiz olması
var ki düşüncesizliğinden yakınıyorsunuz şükürsüzler.
devamını gör...
kingsneverdie (yazar)
elzem hatrına susuyorum yoksa susmazdım gözümde öyle değerlisin...
devamını gör...
paragraf yazan yazar çekiciliği
bir gerçek.
devamını gör...
kingsneverdie (yazar)
sevgili yazarlar, sözlüğe henüz gelmiş bir çaylağı daha yazar dâhi olmadan korkutmasak ve nick altında tartışmasaydık mı acaba? naçizane..
devamını gör...
şaka maka sözlüğe geri dönmek
evet. yine yeni yeniden.
devamını gör...
evli olduğu halde sözlükte takılan erkek
tamam he en aklı başında sensin. bak burası sözlük ya hani kelime falan öğreteyim sana. güzel oku, beynine kazı iyice;
ist dir das klar?
günlük gramatik dersini de aldın vernünftig, vernünftig sana anführungszeichen’ların kullanımı da öğreticem. her şey sabır ve zamanla. ahahhahahah bye.
ist dir das klar?
günlük gramatik dersini de aldın vernünftig, vernünftig sana anführungszeichen’ların kullanımı da öğreticem. her şey sabır ve zamanla. ahahhahahah bye.
devamını gör...
kingsneverdie (yazar)
haber edersin qrarafaq
devamını gör...
evli olduğu halde sözlükte takılan erkek
bi de ne garip bu lavuklar bildiğin magandalığı - yeni çağa ayak uydurmak, şeklinde betimliyolar !!...ne zamandan beri sizin bu 17. sınıf mahalle karısı dedikodularınız yeni çağ olmuş ?!;;))
şekerim, sizi çok pis kandırmışlar. sizin o "yeni çağ sandığınız şeye normal , "vernünftig" insanlar "magandalık" diyor...
şekerim, sizi çok pis kandırmışlar. sizin o "yeni çağ sandığınız şeye normal , "vernünftig" insanlar "magandalık" diyor...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaptığı yürüyüşler
bugün olimpik atletizm stadyumuna gittim, gerçekten hayatsız gibi koşan burun bandı takan ciğersiz dayılar gördüm ve olimpik bebeler vardı. mahalle arasındaki koşu parkı gibi seviyesiz bir ortam değildi. fit bir ortamdı kısacası, büyük annem oksana derdi ki götüne güvenen gide olimpik stadyuma.
biskletçi bir kız arkadaşla gittim bana destek olsun diye, koşu sırasında bisiklet almam için ikna etti beni.* yakın zamanda belki bir bisiklet alıp "normal sözlük yazarlarının bisiklet turları" gibi bir başlık ile kafanızı şişerebilirim hehe..
biskletçi bir kız arkadaşla gittim bana destek olsun diye, koşu sırasında bisiklet almam için ikna etti beni.* yakın zamanda belki bir bisiklet alıp "normal sözlük yazarlarının bisiklet turları" gibi bir başlık ile kafanızı şişerebilirim hehe..
devamını gör...
kingsneverdie (yazar)
#4071615
siktir git lan allahıın malı. git oyununu mu oynuyorsun, ne halt ediyorsan onu yap. işsiz güçsüz, boş beleş bir ergenlik abidesisin. şu dünyaya hamam böceği kadar bile faydan yok. uza.
siktir git lan allahıın malı. git oyununu mu oynuyorsun, ne halt ediyorsan onu yap. işsiz güçsüz, boş beleş bir ergenlik abidesisin. şu dünyaya hamam böceği kadar bile faydan yok. uza.
devamını gör...
evli olduğu halde sözlükte takılan erkek
alm ı yok bak öğren bunlarıııı.
devamını gör...
evli olduğu halde sözlükte takılan erkek
#4071616
ıch werde mich vor dir nicht rechtfertigen. du bist mir unwichtig !! ıst das dir jetzt klar ?!!...
ıch werde mich vor dir nicht rechtfertigen. du bist mir unwichtig !! ıst das dir jetzt klar ?!!...
devamını gör...
