zaman tüneli
engel yiyince akıldan geçenler
umrum olmaz. ben engelleyeceğime, o engellemiş der, hayatıma devam ederim.
devamını gör...
engel yiyince akıldan geçenler
yüz yüze görüştüğün birini engellersin, bu normaldir ama haricen, ben birini yazılarıyla tanıyabileceğine inanmıyorum.
devamını gör...
kimin fake hesabısın
gerçeklikten kaçış böyle olmassss...
devamını gör...
kimin fake hesabısın
tek hesabım bu.
devamını gör...
sosyal medya
bazı şeylere mesafe koymak gerekiyor. yararlı mecra.
devamını gör...
günaydın sözlük
gününüz güzel ve sağlıklı geçsin. günaydın.
devamını gör...
marcus
part 3
- birayı azalttım sudok’ bugün en max altı tane içip, gideceğim.
- hiç sanmıyorum.
- neden?
- sana güvenmiyorum.
altıncı biraya varmadan başladı yine;
- geçen renate sana iyi bakmam, koruyup kollamam gerektiğini söyledi.
- renate sarhoştu.
- seni seviyorum.
- of marcus! sevgi bu değil.
- ne peki? yanından gitmek istemiyorum. pazartesileri yoksun, salı zaten kapalı.
öylece salıp, dışarı çıktım.
altıncı birasından sonra hesabını ödedi. arkadaşı bunu almaya geldi, düşmancıl bakışlar atıyor bana. sanki ben feedledim trollü.
- bir tane daha vermiyorsun!
başımı salladım. sana harf bile yok, göt. terasa çıkıyorum, marcus takipte. sigara içiyorum, o da istiyor. bitane verdim. insanlık ölmedi, ben kurtardım o an. suratım asık, oturuyorum, düz bakıyorum yine. karşım boş. marcus yan tarafta oturuyor. salmıyor. sürekli bir şeyler konuşuyor. yarısında dalıyorum ben kendi düşüncelerime.
- titriyorsun sudoku.
- hm?
- ellerin titriyor, hatta komple titriyorsun.
- fark etmedim.
ve kalktım masadan. bırak düşüneyim. uyuz oluyorum düşüncemin bölünmesine. kafamda yedi farklı sekme açıktı o an, içine edildi. bara geçtim, arkamdan geliyor. niye daha fazla bira vermiyorsun diyor. tembihlendim. sözlüğe bakıyorum marcus bira bira diye zırlarken. gitti patrona şikayet etti, içecek vermiyor diye. bugünlük yetsin dedi patron. bana dönüyor, sudoku lütfen. dedim hayır. bara oturdu. kalem kağıt istiyor. verdim, mesaj okuyorum. kafa gidik ebe, dalmışım…
not defterini geri veriyor, baksana bi’ sudoku…
numarasını yazmış, yanına da kalp çizmiş. kafamı kaldırdım sırıtıyor. gözümü devirip, çekmeceye attım. direkt çöpe atamadım, bozulmasın diye. kapatıyoruz git diyorum gitmiyor yine. en son terasta saldık onu. yine.
- birayı azalttım sudok’ bugün en max altı tane içip, gideceğim.
- hiç sanmıyorum.
- neden?
- sana güvenmiyorum.
altıncı biraya varmadan başladı yine;
- geçen renate sana iyi bakmam, koruyup kollamam gerektiğini söyledi.
- renate sarhoştu.
- seni seviyorum.
- of marcus! sevgi bu değil.
- ne peki? yanından gitmek istemiyorum. pazartesileri yoksun, salı zaten kapalı.
öylece salıp, dışarı çıktım.
altıncı birasından sonra hesabını ödedi. arkadaşı bunu almaya geldi, düşmancıl bakışlar atıyor bana. sanki ben feedledim trollü.
- bir tane daha vermiyorsun!
başımı salladım. sana harf bile yok, göt. terasa çıkıyorum, marcus takipte. sigara içiyorum, o da istiyor. bitane verdim. insanlık ölmedi, ben kurtardım o an. suratım asık, oturuyorum, düz bakıyorum yine. karşım boş. marcus yan tarafta oturuyor. salmıyor. sürekli bir şeyler konuşuyor. yarısında dalıyorum ben kendi düşüncelerime.
- titriyorsun sudoku.
- hm?
- ellerin titriyor, hatta komple titriyorsun.
- fark etmedim.
ve kalktım masadan. bırak düşüneyim. uyuz oluyorum düşüncemin bölünmesine. kafamda yedi farklı sekme açıktı o an, içine edildi. bara geçtim, arkamdan geliyor. niye daha fazla bira vermiyorsun diyor. tembihlendim. sözlüğe bakıyorum marcus bira bira diye zırlarken. gitti patrona şikayet etti, içecek vermiyor diye. bugünlük yetsin dedi patron. bana dönüyor, sudoku lütfen. dedim hayır. bara oturdu. kalem kağıt istiyor. verdim, mesaj okuyorum. kafa gidik ebe, dalmışım…
not defterini geri veriyor, baksana bi’ sudoku…
numarasını yazmış, yanına da kalp çizmiş. kafamı kaldırdım sırıtıyor. gözümü devirip, çekmeceye attım. direkt çöpe atamadım, bozulmasın diye. kapatıyoruz git diyorum gitmiyor yine. en son terasta saldık onu. yine.
devamını gör...
rujlu kadınla öpüşmek
kaliteli rujun tadı bşka.
devamını gör...
devotus atheus (yazar)
şaka ayağına arkasına sığındığın tüm primatlar senin gerçek yüzün devecix.
doğum günün kutlu olsun jelatini açılmamış erkek,
doğum günün kutlu olsun nezaketle ertelenmiş trajedi,
doğum günün kutlu olsun prenses.
doğum günün kutlu olsun jelatini açılmamış erkek,
doğum günün kutlu olsun nezaketle ertelenmiş trajedi,
doğum günün kutlu olsun prenses.
devamını gör...
al sana engel buna da engel ona da engel herkese engel
engel bey merhaba. neden engel?
çünkü bir şeye engel koymazsam, başka bir şeye engel koymam gerekir. bu da kaosa yol açar.
çünkü bir şeye engel koymazsam, başka bir şeye engel koymam gerekir. bu da kaosa yol açar.
devamını gör...
rujlu kadınla öpüşmek
öpüşülünür, bi problem olmaz.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
ooh, and my parents love me (na-na-na-na-na-na-na-na)
ooh, and my girlfriend loves me, ooh (na-na-na-na-na-na-na-na)
kaiser chiefs - everyday ı love you less and less
ooh, and my girlfriend loves me, ooh (na-na-na-na-na-na-na-na)
kaiser chiefs - everyday ı love you less and less
devamını gör...
kimin fake hesabısın
eko.
devamını gör...
kimin fake hesabısın
(bkz: ben kimin feykiyim)
devamını gör...
al sana engel buna da engel ona da engel herkese engel
valla engellediğim adamın engelini hiç bir yerden kaldırmam. o kadar da omurgasız değiliz be.
devamını gör...
al sana engel buna da engel ona da engel herkese engel
tm.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
ceviz toplamanin psikolojisine iyi geleceğine ikna ettim. şuan iyi ama arada blackpinkçilik ve manifestçilik oynama huyunu biraktiramadim.
devamını gör...
kadın kadının kurdu mudur yoksa yurdu mudur sorusu
bir soru. bu sözlük üretemediği , yorumlayamadığı ve de bilmediği için, soru sorar, önerme üretir ve de anket üretir.
ha bi de kendinin ne olduğuna bakmadan başka sözlüklere "çöplük" der.
benim bilmediğim başka bi numarası var mı bu sözlüğün?!...
ha bi de kendinin ne olduğuna bakmadan başka sözlüklere "çöplük" der.
benim bilmediğim başka bi numarası var mı bu sözlüğün?!...
devamını gör...

