zaman tüneli
erol mütercimlerin büyücü olması
bu adamın palavralarını mantıklı bulmak için siyasetin s sinden anlamayan biri olmak lazım.
2023te kılıçtaroğlunun yüzde 60la iktidara geleceğini savunuyodu. muhalefet kılıçtaroğlundan başka birini aday yapmasın diye yırtınıyodu.
kripto akpli şahsiyet. cbaşkanı başdanışmanı olabilecek tipte bir insan.
2023te kılıçtaroğlunun yüzde 60la iktidara geleceğini savunuyodu. muhalefet kılıçtaroğlundan başka birini aday yapmasın diye yırtınıyodu.
kripto akpli şahsiyet. cbaşkanı başdanışmanı olabilecek tipte bir insan.
devamını gör...
mesaj gelmediği halde mesaj alımını kapatmak
sanrıları vardır.. elleşmeyin nasıl mutluysa öyle takılsın.
devamını gör...
istanbul'da ortaokulda bıçaklı saldırı
her okula polis dikip,polisiye tedbirler ile bu tür olayların çözülemeyecegi ortada.kendi kızını ülkenin en prestijli ve özel okullarından birine verip,utanmadan yüzbinlerce genci ise sanayi sitelerine kuran kurslarına tıkma derdinde birinin yönetici oldugu eğitim kurumlarından ne beklenir?
devamını gör...
enerji harcamayan buzdolabı
bugün daha fazla buzdolabı görmek ve okumak istemiyorum. tüm buzdolapları afiyette ve huzurda, benden uzak olsun.
devamını gör...
enerji harcamayan buzdolabı
(bkz: kafadaki 100 tilki ve kuyruklarının birbirine değmemesi) akılsız buzdolabıdır.
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
sözlükteki yazarlar toplu isim değişikliğine mi gitti yoksa eskiler tamamen sözlüğü falan mı değiştirdi
uzun süredir gelmeyince bir yabancı hissettim sözlüğe ay ne oluyor beee
uzun süredir gelmeyince bir yabancı hissettim sözlüğe ay ne oluyor beee
devamını gör...
enerji harcamayan buzdolabı
hiç masrafı olmayacak bir şeyi üretip de satmazlar. boşuna heves yapmayın.
devamını gör...
fileli çorap vs siyah külotlu çorap
ikisi de çok sevilir sayılır ama file çorap özeldir, bana inanmayan freud okusun azıcık.
devamını gör...
kafadaki 100 tilki ve kuyruklarının birbirine değmemesi
yağ yaktıran fasilite.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sevdiğim yazar.. o yazsın biz okuyalım..
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
#4082109 chanel no: 5, yalnız aşk'ın kıymetini bilenler kokumun letafetine varabilir.
devamını gör...
sözlüğün bugün çok ponçik olması
dindar-alkolik-masum-agresif-ağlak-çok özgüvenli vs gibi rollere bürünüp gizli gaylik yapanlardansa böyle açık açık söyleyeni bence daha iyi ya.
en azından net.
mıymıymıy kafamızı "sevmiyor"lar*
en azından net.
mıymıymıy kafamızı "sevmiyor"lar*
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
şaka gibisiniz yeminle.. gün geçmiyor ki sözlük semalarında karikatür gibi bir çaylak yazar zuhur etmesin.
bu akşam normalde dizi izleyecektim. ama dizi çok kasvetli geldi, moralim bozuldu, bıraktım.
sözlük beni gülümsetti yalnız, çok yaşayın siz.
bu akşam normalde dizi izleyecektim. ama dizi çok kasvetli geldi, moralim bozuldu, bıraktım.
sözlük beni gülümsetti yalnız, çok yaşayın siz.
devamını gör...
lale devri
bir zamanların fox tv dizisi. başroldeki adam çok salak bir şeydi, 2 adım ötesindeki gıybeti farkedemeyen mal bir chardı. dizi bir zamandan sonra yer gök aşk dizisiyle senaryolarını ortaklaştırmıştır.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
mahlası bana eskiden her mahallede olan havalı abileri andırıyor, neden bilmiyorum.
devamını gör...
sözlüğün bugün çok ponçik olması
kafamıza daş yaacak daş
devamını gör...
yer gök aşk
bir zamanların fox tv dizisi, klasik fox tv dizisi salaklığı akımını yansıtan ve aynı zamanda lale devri ile birlikte diziler arası transfüzyonun ilk örneğini sergilemiştir.
devamını gör...
beklemenin artık anlamını yitirmesi
bence bu eylem bir şeyden vazgeçmekten çok daha farklı.
çünkü hâlâ içinde bir yerlerde olmasını istiyorsun, hâlâ gerçekleşse belki mutlu olacağını biliyorsun ama artık o her ne ise onun için beklemek istemiyorsun.
eskisi gibi sürekli bir ihtimalin peşinden gitmiyorsun. “belki olur, belki değişir, belki bu sefer farklı olur” diye kendini avutmanın da bir anlamı kalmıyor.
bir noktadan sonra insan şunu fark ediyor; beklediğin şey gelene kadar hayatın zaten devam ediyor.
sen günleri sayarken, hayat senden geçip gidiyor. ve sürekli bir şeyin olmasını beklemek, aslında kendi hayatını ertelemek gibi geliyor. o yüzden bir yerden sonra “olacaksa zaten olur” diyorsun.
ama bunu umursamadığın için değil, artık kendini o ihtimale bağlamak istemediğin için söylüyorsun.
belki de en zor kısmı bu. çünkü vazgeçtiğin şey sadece beklemek değil; onunla birlikte kurduğun ihtimallerden, hayallerden ve “bir gün”lerden de vazgeçiyorsun.
ama bir yandan da garip bir huzur geliyor. çünkü artık sürekli bir cevap aramıyorsun. gelirse hayatına dahil edersin, gelmezse de hayatını onun gelmesini bekleyerek tüketmezsin.
bu arada bu “o” bir kişi değil; bir olay, bir başarı, bir doğum veyahut bir ölüm hepsini içerebilir.
bence beklemenin anlamını yitirdiği yer tam olarak burası.
insan artık “ne zaman olacak?” diye sormayı bıraktığında, kendi hayatına geri dönmeye başlıyor.
insan zihni bir şeyi beklerken kendi içinde bunu tekrarlarken bir yerden sonra o şeye olmuş gözüyle bakıyor. kafada olmuş ama gerçekte olmamış bir şeyin yasını tutmaya evriliyor bu beklemek.
ve beklemeyi bırakmak, istediğin şeyden vazgeçmek değil; kendinden daha fazla vazgeçmemeye karar vermek oluyor. zira insan beklentilerini ne kadar minimize ederse bu hayatta bir şeyleri başarmayı, elde etmeyi daha anlamlı görebiliyor.
çünkü hâlâ içinde bir yerlerde olmasını istiyorsun, hâlâ gerçekleşse belki mutlu olacağını biliyorsun ama artık o her ne ise onun için beklemek istemiyorsun.
eskisi gibi sürekli bir ihtimalin peşinden gitmiyorsun. “belki olur, belki değişir, belki bu sefer farklı olur” diye kendini avutmanın da bir anlamı kalmıyor.
bir noktadan sonra insan şunu fark ediyor; beklediğin şey gelene kadar hayatın zaten devam ediyor.
sen günleri sayarken, hayat senden geçip gidiyor. ve sürekli bir şeyin olmasını beklemek, aslında kendi hayatını ertelemek gibi geliyor. o yüzden bir yerden sonra “olacaksa zaten olur” diyorsun.
ama bunu umursamadığın için değil, artık kendini o ihtimale bağlamak istemediğin için söylüyorsun.
belki de en zor kısmı bu. çünkü vazgeçtiğin şey sadece beklemek değil; onunla birlikte kurduğun ihtimallerden, hayallerden ve “bir gün”lerden de vazgeçiyorsun.
ama bir yandan da garip bir huzur geliyor. çünkü artık sürekli bir cevap aramıyorsun. gelirse hayatına dahil edersin, gelmezse de hayatını onun gelmesini bekleyerek tüketmezsin.
bu arada bu “o” bir kişi değil; bir olay, bir başarı, bir doğum veyahut bir ölüm hepsini içerebilir.
bence beklemenin anlamını yitirdiği yer tam olarak burası.
insan artık “ne zaman olacak?” diye sormayı bıraktığında, kendi hayatına geri dönmeye başlıyor.
insan zihni bir şeyi beklerken kendi içinde bunu tekrarlarken bir yerden sonra o şeye olmuş gözüyle bakıyor. kafada olmuş ama gerçekte olmamış bir şeyin yasını tutmaya evriliyor bu beklemek.
ve beklemeyi bırakmak, istediğin şeyden vazgeçmek değil; kendinden daha fazla vazgeçmemeye karar vermek oluyor. zira insan beklentilerini ne kadar minimize ederse bu hayatta bir şeyleri başarmayı, elde etmeyi daha anlamlı görebiliyor.
devamını gör...
sözlüğün bugün çok ponçik olması
devamını gör...
negatif enerjili insan
kendime yapabileceğim en iyi iyiliklerden biri bu tür insanlardan mümkün olduğunca uzak durmak. kimseyi kurtarmak gibi bir misyonum yok. kendi ruh halimi korumak da bencillik değil. bazı insanlarla araya mesafe koymak, kendime gösterdiğim en basit özendir.
devamını gör...