gulliver - öne çıkan tanımları (1. sayfa)
1.
the batman
beklediğimden çok iyi çıkan yeni batman filmi. batman'in son serisi bildiğiniz üzere 2005'te christian bale'in başrolünde yeniden çekilmışti. 90'lı yıllarda çekilen o vasat batman filmlerini de tarihe gömmüştü. christopher nolan belki de batman filmleri için çıtayı oldukça yukarı çekmişti fakat görüyorum ki ; aşılmış ve muazzam bir iş çıkarmış matt reeves. aslında bu filmde hep dc evreninde jokerle kapıyormuş gibi gözüken batman'in daha arka planda kalan hasımları ile mücadelesi anlatılmış ve gotham city'de ne manyaklar daha var , haberiniz olsun diye de bir mesaj verilmiş. kalan kısım spoiler içerir.
riddler karakteri ilk olarak 90'lı yıllarda çekilen batman filminde jim carrey tarafından canlandırılsa da , fazla ön planda olmayan ama yine uçuk kaçık bir karakterdi ancak the batman onun öyle bulmaca çözen , bilmece soran basit birinden ziyade zeki bir psikopatın batman gibi birisini nasıl tufaya düşürdüğünü ciddi bir merak ile izletiyor. paul dano gerçekten müthiş oynamış. ismini ilk kez bu filmde duysam da o mimikler , inişli çıkışlı sesleri , soğukkanlı hareketleri ile gerçekten de bende manyak birisi imajını da uyandırdı(bkz: swh).umarım değildir. kedi kadın rolündeki zoe kravitz maalesef o rolün ağırlığını kaldıramamış , gözüm anna hathaway 'i aradı açıkçası. ama cat women'ın o asiliğini yine batman'a gösteriyor. penguin bu filmde ayakçı olarak gözükse de collin farrell tarafından oldukça iyi oynanmış. james gordan rolünde gözler gary oldman'i da aramadı desem yalan olur. jeffrey wright , gordan 'ı sadece batman'i tıpışlayan ve aciz birisi gibi gösterilmiş ama dc evreninde ve eski üçlemede de gözüktüğü üzere kendi başına hareket edebilen birisi. gelecek filmi şimdiden heyecanla bekliyorum. gotham city'de taht oyunları başlayacak. ve riddler sayesinde gördüğümüz pespayeliklere yenisi eklenecek mi...
edit: şunu da bırakayım buraya buradan müzikleri de muazzam.
riddler karakteri ilk olarak 90'lı yıllarda çekilen batman filminde jim carrey tarafından canlandırılsa da , fazla ön planda olmayan ama yine uçuk kaçık bir karakterdi ancak the batman onun öyle bulmaca çözen , bilmece soran basit birinden ziyade zeki bir psikopatın batman gibi birisini nasıl tufaya düşürdüğünü ciddi bir merak ile izletiyor. paul dano gerçekten müthiş oynamış. ismini ilk kez bu filmde duysam da o mimikler , inişli çıkışlı sesleri , soğukkanlı hareketleri ile gerçekten de bende manyak birisi imajını da uyandırdı(bkz: swh).umarım değildir. kedi kadın rolündeki zoe kravitz maalesef o rolün ağırlığını kaldıramamış , gözüm anna hathaway 'i aradı açıkçası. ama cat women'ın o asiliğini yine batman'a gösteriyor. penguin bu filmde ayakçı olarak gözükse de collin farrell tarafından oldukça iyi oynanmış. james gordan rolünde gözler gary oldman'i da aramadı desem yalan olur. jeffrey wright , gordan 'ı sadece batman'i tıpışlayan ve aciz birisi gibi gösterilmiş ama dc evreninde ve eski üçlemede de gözüktüğü üzere kendi başına hareket edebilen birisi. gelecek filmi şimdiden heyecanla bekliyorum. gotham city'de taht oyunları başlayacak. ve riddler sayesinde gördüğümüz pespayeliklere yenisi eklenecek mi...
edit: şunu da bırakayım buraya buradan müzikleri de muazzam.
devamını gör...
2.
the butterfly effect

kendisini two and a half man dizisi ile tanıdığım ancak yeteneği komedi ile sınırlı olmayan ashton kutcher'ın başrolünde yer aldığı film. filmde hafıza kaybı yaşayan bir çocuğun hayatı ve seçimlerini değiştirme çabası anlatılıyor. görüşüm spolier kısmında.
evan'ın babası bir akıl hastahanesinde yatan kişi. evan'da aslında babası gibi. evan arkadaşları ile birlikte dinamitle oynarken bir kadın ve bebeğin ölümüne neden oluyor ve buradan sonrası evan için oldukça zorlaşıyor. 5 yaşındayken arkadaşının babasının bodrumunda istismara da maruz kalıyorlar. evan , büyüyüp bir psikoloji lisans öğrencesi olarak anılar ve hafızayı kontrol etmek üzerine çalışmalar yapıyor. anılarında dolaşabiliyor ancak bu müdahaleleri gelecekte hep iyi sonuçlar doğurmuyor ancak en sonunda ideal geleceğini , bugünü yaratıyor. tavsiye edeceğim bir film.
devamını gör...
3.
the devil's advocate

kişiden kişiye farklı yorumlanabilecek olan keanu reeves , al pacino , charlize theron gibi oyuncuların oynadığı film. imdb puanı ise 7,5. filmin başlangıcı insanı huzursuz eden bir şekilde kanaatimce. filmde ahlak , etik , hırslar vb. konular ele alınmış. detaylı görüşüm spolier kısmında.
kevin lomax isimli olayların merkezindeki avukatımız bir tacizci öğretmeni savunarak yine bir davayı kazanma peşinde. juriyi inanılmaz şekilde manipüle etme yeteneğine sahip ve yine davayı kazanıyor. kevin yavaş yavaş eyalet dışında da ünlü bir avukat oluyor ve bu kendisine new york'un kapılarını açıyor. john milton isimli büyük bir avukatlık ortaklığı sahibinin yanında çalışmaya başlıyor. çok sevdiği eşi mary ann'de onun yanında. idealist ve hırslı bir avukat çift. daha çok para kazanmanın da heyecanı içindeler ancak kevin'in bazen eve bile gelemediği zamanlar oldukça artıyor. mary ann , diğer avukatların eşleri ile vakit geçirirken onları bir şeytan şeklinde görmeye başlıyor ve huzursuzluğu katlanarak artıyor. new york'un büyük bir emlak milyarderi karısını ve iki çocuğunu öldürüyor. şeytana bile pabucunu ters giydiren kevin bu davayı john milton'un talimatıyla üstleniyor. eşi ile sevişirken bile kevin karısının yüzünde plazadaki bir başka avukat kadını görüyor. gittikçe eşinden uzaklaşıyor ve gözü işinden , ihtirasından başkasını görmüyor. mary ann , kevin'e milton'un kendisine tecavüz ettiğini söylese de ona inanmıyor. mary ann kazançlarının kanlı bir para olduğunu ve buradan haz etmediğini söylese de kevin onu bir akıl hastahanesine yatırıyor. mary burada canına kıyıyor. filmde kevin'in annesi dindan bir hristiyan. new york'a gelip babasının milton olduğunu söyleyip ona bir şok yaşatıyor ve yüzleşme başlıyor. filmin sonu bir din eleştirisi şeklinde. milton ise şeytan. ben belki de son hümanistim diyor şeytan. istediğinizi yapabilirsin ben tanrı gibi seyretmem diyor. kevin'dan deccalı dünyaya getirmesini istiyor. ancak kevin orada hayatına son veriyor ve film başa dönüyor. izlediğime değen bir film mi emin değilim ancak içinde etik ve ahlak , teoloji üzerine ilginç tespit ve eleştiriler var. yine de izlenebilir.
devamını gör...
4.
perdeyi aralarken: bir "monşer"in hatıratı
emekli diplomat (bkz: yalım eralp)'in 2017 yılında doğan kitaptan çıkan , diplomaside geçirdiği yılları anlattığı otobiyografi türündeki eser. kendisinin diplomasi ile ilgili kişisel düşüncelerin yanında , döneminde tanık olduğu olaylara , çeşitli büyükelçiler ile girdiģi diyalogları okuyabilirsiniz.
devamını gör...
5.
unfabulous
2004-2007 yıllarında nickelodeon'da yayınlanan gençlik dizisi. (bkz: emma roberts) başrolünde yer alıyordu. (bkz: drake and josh) gibi izlerken keyif vermiyordu . itiraf etmeliyim bu diziyi sadece ama sadece emma roberts için izliyordum (bkz: swh). emma roberts benim neden çok fazla tutunamadığını anlamadığım bir oyuncu aynı zamanda. şimdi bu tarz dizilerde kalmadı . şanslıymışız yine.
devamını gör...
6.
drake and josh
2004 ve 2008 yıllarında nickelodeon'da yayımlanan komedi türündeki gençlik dizisi. başrollerinde (bkz: drake bell) ve (bkz: josh peck) vardı. okuldan eve geldiğimde izlerdim hep. ikisinin sürekli didişmeleri falan güzeldi. bir kum arabası bölümü vardı unutamadığım bi de ya josh ya da drake evin camından düşmüştü. drake bi de sürekli soğuk süt içerdi (bkz: swh).
buradan
buradan
devamını gör...
7.
kappa mikey
2006 ve 2008 yıllarında nickelodeon'da yayınlanan çizgi film. çok ama çok saçma olduğunu hatırlıyorum . intro müziği bile abuk sabuk bir şeydi. hatırlayanlar illaki vardır.
buradan
buradan
devamını gör...
8.
rick and morty
biraz yarım akıllı bir çocuk ile insanüstü özellikleri olan çılgın bir dedenin boyuttan boyuta dolaştığı dizi. görüşlerim spolier kısmında.
beklentilerimi fersah fersah aştı öncelikle bunu söylemem lazım. rick ve morty haricinde diğer yan karakterler de oldukça başarılı. bilim kurgu trollemesi diyebiliriz sanırım. bay boklugöt ve jerry'nin uzaylı kadınla flört ettiği bölümler ayrı efsane.
beklentilerimi fersah fersah aştı öncelikle bunu söylemem lazım. rick ve morty haricinde diğer yan karakterler de oldukça başarılı. bilim kurgu trollemesi diyebiliriz sanırım. bay boklugöt ve jerry'nin uzaylı kadınla flört ettiği bölümler ayrı efsane.
devamını gör...
9.
resident evil: infinite darkness
beni hayal kırıklığına uğratan tek sezonluk resident evil dizisi. olay örgüsü klasik resident evil filmleri gibi falan değil. onun için biraz farklı gelebilir özellikle aksiyon açısından beni pek sarmadı. belki de animasyon olmasından da olabilir .
devamını gör...
10.
mortal kombat
efsanevi bir oyunun sinemaya uyarlanması. 1995 ve 1997 yıllarında çekilmiş bulunan iki adet filmi daha mevcuttur ama vasatı geçmemiştir. yeni film ise oldukça merak uyandırıcı ve beklentileri karşılıyacak gibi duruyor . çocukken ataride oynadığımız ve nice oyunu çıkmış bir efsaneyi sinemada görmek oldukça mutlu ediyor.
merak edenler için mortal kombat evrenini anlatan bir kaynak bir bırakıyorum buradan okuyabilirsiniz
merak edenler için mortal kombat evrenini anlatan bir kaynak bir bırakıyorum buradan okuyabilirsiniz
devamını gör...
11.
sol ayağım
christy brown'ın kendi hayatını kaleme aldığı ,her satırda acıları hissettiğiniz ,duygulandığınız bir otobiyografi . çok çocuklu bir ailede her şeye rağmen yılmayan ,hayallerinin peşindeki birinin isterse her şeyin imkanlı olduğunu gözler önüne sermiştir. özellikle bütün çocuklara okutulmasının elzem olduğunu düşündüğüm ve iyi ki okumuşum dediğim bir eser .
devamını gör...
12.
ağır roman
okan bayülgen ,aysel gürel,küçük iskender ve müjde ar gibi oyuncuların yer aldığı bir film. filmi izlerken hiçbir zaman sıkılmıyorsunuz ve istanbul'un arka sokaklarını oldukça iyi işlemiş olduğundan kendinizi o atmosferde hıssediyorsunuz. ımdb puanı 7,7 ve kesinlikle hak ediyor.
devamını gör...
13.
wall-e
sıradan bir animasyon filmi değildir , tüketim toplumunu ve teknolojinin insanlara olumsuz yansımasını ele almıştır. teknolojinin yıkıcı etkileri olabileceğini göstermiştir .2-3 kez izleyen birisi olarak imdb 8,4 puanını kesinlikle hak ediyor ve kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...
14.
hızlı ve öfkeli 9
2 nisan 2021 de vizyona girecek film. vin diesel ve john cena ikilisi başrolünde yer alacak .paul walker'ın ölümünde sonra benim için pek bir anlam ifade etmeyen bir seri açıkçası ama sinema tarihinde araba ve aksiyon ikilisinin iyi bir örneği olan seridir.
devamını gör...
16.
yazgülü
yıllar önce ortaokulda türkçe öğretmenimizin tavsiyesi ile okuduğum ve oldukça hoşuma giden bir kitap.töre ile baş başa kalan bir kızın mücadelesini oldukça gerçekçi bir şekilde işliyor ve okurken siz de onun ile birlikte mücadele ediyorsunuz.
devamını gör...
17.
bridge of terabithia
annasophia robb ve josh hutcherson bu filmde başrol oynuyorlar .filmde jess aarons oldukça yalnız ve çoğunlukla dışlanan bir karakterdir ancak leslie burkenin okula gelmesiyle kendini ona oldukça yakın hisseder ve arkadaşlıkları başlar.birbirlerinin hayal güçlerinin kuvvetli olduğunu fark eder ve kendilerine gizemli bir dünya yaratırlar.fantastik bir film olsa da hareket olarak oldukça durağan ancak izlenebilir bir film. ımdb puanı ise 7,1
devamını gör...
18.
şimdiki çocuklar harika
aziz nesin tarafından kaleme alınmış ve çocukluğumdaki iyi ki okumuşum dediğim bir eser.çocukların gözünden ebeveynleri gözlemleyen ve iki çocuğun arkadaşlığını kaleme alıyor.çocukken okunması gereken eserlerden bir tanesidir.
devamını gör...
19.
the karate kid (2010)
jackie chan oldukça babacan bir rol oynuyor.jaden smith ise çocuk yaşına rağmen filmde ezilen ama pes etmeyen ve sonunda ezen bir karakter.will smith kadar başarılı bir oyuncu olacağını zannetmesem de bu filmde kendisi oldukça başarılı buldum .filmdeki mekanlar fena değil kısacası kendini izletiyor.
devamını gör...
20.
savunma saldırıyor
tayland asıllı fransız avukat jacques vergès'in nuremberg duruşması dahil birçok uluslararası davayı ele aldığı ve bir ceza avukatının nasıl savunma yapması gerektiğini ve müvekkilerin davranış ve savunmalarının bu büyük davalardaki etkisini ele almıştır.
devamını gör...