miko yazar profili

miko kapak fotoğrafı
miko profil fotoğrafı
rozet
miko (ahver)
karma: 23233 tanım: 1477 başlık: 440 takipçi: 151

son tanımları | başucu eserleri


sözlüğü bırakıyorum şovu

herhangi bir sebeple, sevdiği, emek verdiği, zaman geçirdiği bir yerden ayrılma kararı veren insanların, başkalarına saygı duyarak, onlara bir şeyler söylemeye değer görmelerini ancak bunu anlayamayacak kadar toksik kimseler şov olarak nitelendirebilir ayık olun. hee buna şov deme şovunu yapıyor olmanız falan, oralara girmeyeyim bir de, ağır olmasın akşam akşam sindirimi zor olur.

bu sözlükte gerçek sosyal hayatımda selam dahi vermediğim/vermeyeceğim pespayelikte insanlar var. tıpkı sokakta, işte, gerçek hayatta olduğu gibi. bir tanesinin bile gitmesini istemem, eğer böyle bir karar verirlerse yazdıkları şeye, yaptıkları açıklamaya şov demem. çünkü benim kendi hayatıma o kişiyi dahil etmeyecek biri olmam onların varlığına tahammül edemeyecek kadar çocukça, bencilce isteklerde bulunmamı ve aldığı/almadığı aksiyonlarla ilgili saygısızca yorumlar yapmamı meşru kılmaz. bunu bir düşünün derim.
devamını gör...

i am melting lannn melting

canım yazar.

git, sonra geri gel. çünkü üzümlü kekler bir yerden kalıcı şekilde gidemez.
devamını gör...

sözlük yazarlarının sözlük yazarları ile buluşma anıları

hasta olunca mecburen kendi başının çaresine bakmak

yalnız yaşayan insanlar için bu çok da abartılacak bir şey değil bana kalırsa ama ailesiyle, ev arkadaşıyla, sevgilisiyle falan yaşayan kişiler, hastayken bir sebepten yalnız kalmışlarsa zorlayıcı oluyordur eminim. alışkanlıklarımız, yoksunluklarında tüm duygu durumumuzu etkiliyor, neredeyse en büyük gündemimiz oluveriyorlar. o yüzden neleri alışkanlık edindiğimize dikkat etmeli...

benim de unutamadığım şey vardır bu konuda mesela; tuvalete bile sürüne sürüne gittiğim bir hastalığımda, eve yemek göndermişti bir arkadaşım, bunun da haberini telefonu açamadığım için mesajla vermişti. o mesajı okuduğum andan itibaren üzülmeye, tasalanmaya başlamıştım ben kalkıp nasıl kapıyı açıcam şimdi diye. şey var ya hani, böbrek taşı ağrısıyla cebelleşen insanların bayılması ağrıdan değil ağrı artarsa ne yaparım korkusundan mevzusu... heh tam o. özetle yalnız yaşayan insanlar için hastalığın kendisinden çok hastayken yapmak zorunda oldukları şeyler üzücüdür. ama bu duygu sunidir, geçicidir, gerçek bir dertlenme değildir, o kişi de çoğunlukla bunu bilir.

işbu entry de hastayken yazılmıştır mesela. şu bağışıklığı bir halledemedik gitti bu kış. neys.
devamını gör...

normal sözlük moderasyonu

bazı konularda ciddi hatalar yaptıklarını düşündüğüm, sözlük yönetiminden sorumlu gönüllü ekip. işleri zor, üzerine bir de kritik hatalar eklenince iyice zora giriyorlar. farkındalar mı bilmem.

naçizane şu hatalardan bahsedeyim ben de biraz o halde. çünkü adımız yazardır, elimizden gelen budur, ötesi değil sanılanın aksine...

1- yazarlarla iletişim
aslında bunun önlemini almaya çalıştılar eski moderasyon üyelerinin sebep olduğu onlaarrrca saçma sapan iletişim failinin ardından. anonim moderasyon çok doğru bir adımdı ama yine de kuramıyorlar dengeyi gözlemlediğim kadarıyla. şu lise müdüriyeti kafasından bir çıksalar rahat edecekler de hemen hemen aldıkları tüm aksiyonlarla ilgili ısrarla cevap veriyorlar, açıklama falan yapmaya çalışıyorlar insanlara. abi neden, neden? kural budur diye ilan et, istisnasız işlet, kimseye de cevap verme. abuk sabuk ithamlarla, kişiye göre hareket edildiği ile ilgili suçlamalarla falan muhatap oluyorsunuz bu yüzden. ne gerek var?

2- akışa müdahale
başıboşlar hariç, o da sözlüğün kuruluş ilkeleri ile çeliştiğinden hariç, tüm entrylerin sol frame'e düşmesi, sözlüğün kendi iç dinamiğini, kültürünü oluşturacak farkında değilsiniz. nickaltı savaşları mı oluyor, bundan rahatsız olanlar yeni başlık açacak, içerik üretecek akışı domine edecek. spor, siyaset mi konuşuluyor sürekli, troller baskın basanınındır yapacak kendi içinde örgütlenecek. abi deli misiniz divane misiniz, üç beş dünya kendi etrafında dönsün burnu kaf dağında yazarı istedi diye akışa bu kadar müdahale edilir mi? ne bu kategorizasyon ısrarı? sözlük burası sözlük. başlık uplanmasının bile altında anlam arayan deliler var burda. bırak akmıyor mu belli saatlerde akış, akmasın. hatta sözlük duyuruları, etkinlikler, radyo başlıkları bile uplanmasın. zor değil, çak bildirimi, uyandır tüm yazarları duyuracağın bir şey varsa. oynamayın şu akışla bu kadar allasen. öyle olunca insanlar saçma kurallar, yönlendirmeler, metazori çerçeveler tarafından yönetildiğini düşünüp, sinirlenip yaptığınız her şeyin altında bir mana olduğunu falan sanıyorlar.

3- küfür/sansür
şahsa direkt yönelmeyen argo kullanımının serbest olması yönündeki genel eğilimi, talebi daha ne kadar görmezden geleceksiniz aşırı merak ediyorum. kuruluş ilkesi deyip kestirip atılabilir, saygı duyarım ama sanki daha ciddiyetle değerlendirilmeli bu konu. yaşayan bir şey sözlük sonuçta. böyle bir dinamik, kültür oluştu bakın bu zaman dilimi içinde. dinleyin azıcık insanların sözlükten talep ettikleri bu tip spesifik şeyleri. ya da dinlemeyin ya bana ne. neys, ama bunu yazmasam da olmazdı.

4- format, format, format
en sonda yazdım diye en az önemlisi olduğunu düşündüğümü sanmayın. nickaltı başta olmak üzere, format gözetmeyen tüm entrylere uzun değil üç gün yoğun saatlerde mümkün olan en kalabalık sayıyla çalışıp müdahale etseniz, çatır çatır entry silseniz, anında hizaya gelir insanlar. sözlükten başka her şeye benzemeye başladı, iyice şirazesi kaydı işin. "bilmem ne bilmem ne yapan kadın" diye başlık açıp "konya'da muz kabuğuna basıp kayarak düşen kadının bir de evi yandı" diye ilk entryi giriyor millet. "bana baksana sen" minvalli nickaltı kavga entrylerini saymıyorum bile fark ettiyseniz. zor değil "tanım tanım devamı örnek alıntı ya da bkz değil" yapıştır geç, herkes toparlamazsa paçayı iki güne benim de adım miko değil. hayır siz bunu yapmadıkça mevzu gri kalıyor. onun entrysini silmedin benimkini sildin mevzularının temelinde kuralların keskin hatlara sahip olmaması yatıyor. bir de burun büyüklüğü tabi ama oraya geliyoruz...

demem o ki kendiniz ediyor kendiniz buluyorsunuz. yok efendim şu bana böyle dedi ağlaklığı, yok gelen gideni arattı hazımsızlığı, yok bok, yok püsür. şunu anlamadınız gitti, burası internetin ücraaa bir köşesi. siz de burada gönüllü şekilde bazı kurallar işletmeye çalışan anonim bir grupsunuz. yapmanız gerek tek şey o bazı kuralları keskinleştirmek, düzenli şekilde ilan etmek, eklemeler, çıkarmalar olduğunda bildirim gönderip (ekşi olay butonu gibi) insanları bilgilendirmek ve işinize bakmak. ha bir de tabi ki terapiyi ihmal etmemek...

kimseyi hoş tutmanıza da, kimsenin gazını almanıza da, kimseyle sözlük işi dışında uğraşmanıza da gerek yok. insanların sizden bunu beklemeye hakkı olmadığı gibi.

ne demiştik, yazarsın, işin yazmak. yanlış bulduğun bir şey varsa eleştir, geç, ha yok sinmiyor mu içine, kapı orda. sözlük mü yok memlekette. ama gerçi siz de haklısınız bu şımarıklığı size veren de... herkes size herrr zaman hesap vermek zorunda çünkü ağğğbii, vazgeçilebilemez köftehorlarsınız siz çünkü. eved.
devamını gör...

hazım

aka sindirim. needed duygusal olgunluk, kendini gerçekleştirebilmiş olmak. inclueded özgürlük, ferahlık, huzur...

her eve ve/dahi sözlüğe de lazım. söz meclisten içeri. valla samimiyetle.

siz şey zannediyorsunuz di' mi yaptığınız her şey yanınıza kar kalıcak falan...
devamını gör...

anın fotoğrafı

öğlen rakısı içirmeyen dertlenme dertlenme değildir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

spawn

yutkunmakta zorlandığı, haksızlığa uğradığını düşündüğü bir yumruydum/yumruyduk onun için zannediyorum. bilmiyorum, hiç sormadım.
kestirdim. attım. keşke bunun kavgasını, mücadelesini vermiş olsaydım. olsaydı. keşke ölüm gerçekliği hiç, hiç var olmayan bir şey olsaydı.

yattığı yer incitmesin.

deniz...
devamını gör...

konya'da katliam var

bakın, tekrar sakince anlatmaya çalışayım. köpeksiz sokaklar is-te-ye-mez-si-niz. çünkü bu ülkenin (sakinim) bu pek güzel, pek harika türkiye'nin belli koşulları, belli dinamikleri var. basit bir örnekle konuyu açıklamaya çalışayım. ben bir kadın olarak, nasıl istediğim gibi giyinemiyorsam, nasıl giyeceğim şortun, eteğin boyuna, bu ülkenin (hala sakinim) koşullarına, dinamiklerine göre karar vermek zorundaysam, nasıl sözlü ya da fiziksel tacize, tecavüze uğramamak, o saatte orada, o kıyafetle ne işi varmış "suç hafifletici unsuru" bu sosyal devletin mahkemelerinde işletilemesin diye sadece yurt dışında giyebildiğim kıyafetleri gardrobumda bulunduruyorsam; siz de ne istediğinize, bu devletten ne talep ettiğinize bu lanet olasıca koşulları, dinamikleri gözeterek karar ve-re-cek-si-niz!

"köpeksiz sokaklar istiyoruz ama kafalarına kürekle vura vura öldürmeyin canım siz de" diyemezsiniz anlamıyor musunuz? bu ülke o örnek verdiğiniz batı ülkelerinden biri değil! bu ülke benim bir kadın olarak iki ay sonra gideceğim güney amerika ülkelerinden birinde rahatça giyebileceğim şortu, elbiseyi giyemeyeceğim bir ülke. bu ülke barınaklarına köpek tıkarsanız onların kafalarının kürekle ezileceği bir ülke. bu ülke o barınaklardaki köpekleri aç bırakıp birbirlerini yemelerine sebep olacak, o barınakları doğru düzgün işletemeyecek bir ülke. bu ülke türkiye!

canınızın istediği, sizi rahatsız eden konularda gerçekleri yadsıyıp, öbürlerinde eleştiremezsiniz. nerede yaşadığınızı, kim olduğunuzu, bu pek güzel, pek harika türkiye'nin koşullarını, dinamiklerini unutmayın e mi pek güzel insan dostlarım?
devamını gör...

yazarların şu an olmak istedikleri yerler

son iki yıldır her sinirli olduğum anımda eşi benzeri benim kişisel tarihimde görülmemiş bir şekilde beni sakinleştirmeyi beceren nimo'nun yanında. özel bir şey yapıyor muydu, sırrı, hikmeti neydi, yoksa sadece varlığı, enerjisi mi veriyordu bana o dinginliği bilmiyorum. olur ya hani. kimyadan. düşündüm bulamadım da. zaten kendime dair şeyleri anlamlandırmakta becerikliyim, insanlar neyi nasıl ve neden yapıyorlar çözümleyemiyorum çoğu zaman da hoş neyse.

galiba ona olan özlemimin somutlaştırabileceğim son kalesi bu. bu da yıkılınca geriye tanımsız bir şey kalacak sadece ve o da o haliyle geçmeyecek zaten hiç. öyle işte. bu da bir şeydir. ne diyeyim.
devamını gör...

konya'da katliam var

amasız, fakatsız, şu görüntüleri görüp, görmese, göremese de içeriğinden haberdar olup, kurgu diyen, sosyal mühendislik diyen, hayvanlar tekrar sokaklara salınsın diye bilerek, gizlice çekilmiş görüntüler bunlar yemezler diyen, hatta kafasından geçiren herkes en az görüntülerdeki caniler kadar katildir!

görüntüler kurguysa, sosyal mühendislikse, eskiyse, o köpekler o şekilde ölmemiş, öldürülmemiş mi oluyor? siz nasıl yaratıklarsınız?

asıl sorun sizin varlığınız! o köpeklerden de, sizin tabirinizle köpektaparlardan da daha zararlısınız toplum, çocuklar ve tüm canlı yaşamı için siz. bu nefreti, vahşeti meşrulaştırmaya çalışan hasta, cahil zihinleriniz var ya asıl sorun bu. asıl kökünü kazımamız gereken sizsiniz. batıdan örnek verip durmayı da kesin o küçük akıllarınızla. o çok kutsal addettiğiniz, her canlıdan üstün gördüğünüz insanı bile insan gibi yaşatmak doğrusunu savunamayan, hakkını arayamayan, her türlü otoriteye boyun eğmek dışında hiçbir bok yapamayan, biat kültürüne tapan insanlarsınız siz. kendinizi batılıyla aynı seviyede görüyorsunuz da hayvanları barınakta yaşatacak koşulları sağlayacaksınız öyle mi? sizin kurduğunuz, işlettiğiniz barınak böyle olur/olabilir anca işte... saçma, çelişik argümanlarınızı kendinize saklayın o yüzden!

edecek küfürüm yok. küfür bu sözlükte serbest olsaydı da olmazdı... keşke ölümden sonra bir yaşam olduğuna inansaydım da cezanızı öyle çekeceğinizi düşünüp avutsaydım kendimi.

nefret ediyorum. sizinle aynı havayı solumak, aynı ülkede yaşamaktan nefret ediyorum.
devamını gör...

bengaripsengüzeldünyaumutlu

bugün onunla kutladığımız ikinci öğretmenler günü. onun da öğretmenliğinin 10. yılı! o açık dimağların, o özel, her biri tüm dünyayı, bu çarpık, berbat düzeni değiştirebilme potansiyeline sahip mücevherlerin, bugünün ama ondan da çok yarının sahipleri; çocuklarımızın eşlikçisi, yol göstericisi koskoca 10 yıldır...

özellikle iyi insanların öğretmen olması gerektiğini düşünüyorum. iyi bir insan olan öğretmenlere sahip çocukların da hayatta birden fazla adım önde olduklarına inanıyorum. tam da bu yüzden benim güzelcim iyi ki öğretmen! o güçlü, kararlı, aydın zihni, özenli, hassas, herkesi ve her şeyi sevebilen güzel kalbiyle iyi ki bu mesleği icra ediyor... o ve iyi bir insan olabilen tüm öğretmenlerin 24 kasım öğretmenler günü kutlu olsun. iyi ki varsınız. umarım sizin sayenizde gelecek iyi ki öyle şekillenmiş dün diyebileceğiz bu ülkede.
devamını gör...

anın fotoğrafı

bi bu eksikti \o/
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hıncal uluç

topluma ayrı hıncal’a ayrı sövmüyorum, ikisine birlikte, dolu dolu böyle, gün yüzü görmemiş küfürlerle sövüyorum. aykırı bulan taraftaymış! muazzam kafan varmış kardeş güle güle kullan. toplumun ve/dahi hıncal’ın pisliklerini konuşmaya defne joy’un terbiyesi el verir miydi acaba… genç bir kadının ölü bedeni üzerinden ahlakçılık kasabilecek kadar ahlaklıydı en fazla hıncal parçası olduğu toplumla birlike.

çok, gereğinden çok ve hadsizce yaşadı. gereksiz herif. toprağı az olsun. unutmayacağım. affetmeyeceğim.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

pazar günü için de bir bahane bulabilirsem bu akşamdan itibaren önümüzdeki 7 gün boyunca her gün alkol tüketmeyi planlıyorum. babacım özür dilerim hala çok içiyorum ama biliyorsun, avunmaya, oyalanmaya çalışıyorum.
devamını gör...

normal sözlük 3. yılbaşı hediyeleşmesi

bayılıyorum size! ne güzel fikirler, katkılar...

ama burada çok fazla şey var düşünmemiz gereken arkadaşlar. ben aslında gözden geçirdim daha önce bu yardım paketi işini ama o öyle çok da kolay değil. zorluktan kaçtığımdan değil, ben yetişemiyorum arkadaşlar dediğim an, yardımıma herkkess koşar burada, bundan zerre şüphem yok ama daha önce sözlük yönetiminin pek de güzel şekilde organize ettiği bu yardım organizasyonlarında insanlardan para alıp ortak bir havuzda toplayarak paketleri hazırlamaya başlamamız gibi bir durum söz konusu olmayacağı için herkesle iletişime geçmemiz, paketlerdeki eksikleri herkese ayrı ayrı sipariş etmemiz, o ürünleri bir şekilde birbirlerine eklememiz vs vs gerekiyor. mesaj alımı kapalı olan yazarlarımız var, organizasyonda karşılaşabileceğimiz türlü türlü zorluk var. kargo süreçleri var. iyi bir şey için çıktığımız yolda başarısız olma ihtimalimiz epey bir yükselebilir...

bu dediğim gibi yönetimden tamamen bağımsız yürüttüğümüz bir süreç. ve burada biz bizeyiz. normal sözlüğü ennn çok sevmemizi sağlayan yardım organizasyonlarından biri değil, kendi imkanlarımız ve ortak aklımızla yürütmeye çalıştığımız bir küçük girişim. genel eğilimin hem anonimlik hem de tatlışlığımızdan kaynaklı olarak bağış yönünde olduğunun ben de farkındayım. ama bence gelin biz yardım organizaysonlarını işin ehillerine bırakalım ve yine aynı prensipte kalarak, eşleşen katılımcılarımızın birbirleri adına diledikleri kurumlara bağış yapabilecekleri şekilde devam edelim organizasyonumuza. isteyenler de hediyeleşsin kendi arasında. ne dersiniz?

elbette her fikre açığım. daha çoook zamanımız var. herkesin en içine sinen formülü bulacağımıza olan inancım tam.

kalp. kalp. kalp <3
devamını gör...

normal sözlük 3. yılbaşı hediyeleşmesi

ne kadar güzel bir öneri #2296588.

sevgili nicholai rosicky ve kestane'ye çok teşekkürler!

o zaman şöyle bir ekleme yapalım; hediyeleşme etkinliğine katılıp, hediye alacağınız kişi adına lösev, tema, darüşşafaka ya da dilediğiniz başka bir vakıfa bağış yapmak istiyorsanız, aynı zamanda size hediye alacak kişinin de sizin adınıza bağış yapmasını talep ediyorsanız, "ben de varım ve hediyemi bağış yolu ile sahibine ulaştıracağım" demeniz yeterli olacaktır. etkinlik katılımcısı yazarlarımızı #2294133 no.'lu entrynin sonunda listelemeye başladım. bağış talep eden yazarlarımızı listede bu şekilde belirtiyor olacağım.

sevgili köylü yazardan ironiler ya da soruları olan tüm yazar arkadaşlarımıza detayları özel mesaj yoluyla süreç içinde ileteceğim. yayın yapmam söz konusu değil malumunuz.

herkese keyifli sözlükler.
devamını gör...

anın fotoğrafı

siz benim kime yandığımı tabi ki bileceksiniz, ahmet kaya mıyım ben?*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ahmet kaya

bugün ölüm yıldönümü.

bana çok kötü geleceğini bilsem de bu akşam bir küçük içicem seninle ahmet abi.
hükümsüzdür.
devamını gör...

peacekeeper

#2294460
(bkz: entry nick uyumsuzluğu)

şu entryi yazmak için harcadığım 30 saniyeme yazık da neyse...
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim