sereinfortis yazar profili

sereinfortis kapak fotoğrafı
sereinfortis profil fotoğrafı
rozet
karma: 3884 tanım: 451 başlık: 24 takipçi: 129
viva la vida

son tanımları | başucu eserleri


acılar olgunlaştırır mı duyarsızlaştırır mı sorunsalı

acı, bazen insanı olgunlaştırır; hayata, kendine bakışını derinleştirir. ama bazen de o kadar ağır gelir ki, kalbin hissetme kapasitesini yavaşlatır, koruma kalkanı örer. olgunluk da duyarsızlık da aynı madalyonun iki yüzü gibi. nasıl baktığına, nereden yaklaştığına bağlı. önemli olan, acının seni esir etmemesi, onu öğrenmeye dönüştürebilmen tecrübeye.
devamını gör...

kafayı toplamak ne kadar sürer sorunsalı

herkesin süresi farklı, acele etmeye gerek yok. bazı insanlar bir gecede yapar, bazıları ise aylarca dolanır durur. önemli olan kendine zaman vermek ve o karmaşanın içinde boğulmamak. çünkü bazen kafayı toplamak, önce dağınık olmayı kabul etmekle başlar.
devamını gör...

toksik pozitiflik

canın mı sıkıldı? aman boşver, pozitifi düşün, evrene gülümse, o da sana gülümser(!)
hayatını kaybettin mi? olsun, belki de ruhun bu deneyimi seçmiştir(!)
yani üzülme kardeşim, çünkü üzülürsen düşük titreşim yayarsın, sonra da kargo gecikir.
toksik pozitiflik, gerçekleri halının altına süpürmenin spiritüel versiyonudur.
devamını gör...

kaliteli yazarları tespit etme yöntemleri

kaliteli yazar kendini anlatır, sen kendini bulursun. çünkü yazmak, içini döküp başkasının içine denk getirme sanatıdır bence.
devamını gör...

yaş aldıkça anlamsızlaşan şeyler

bir zamanlar uğruna uykusuz kaldığın şeyler, şimdi hatırlasan bile tebessüm ettirmiyor. çünkü büyümek, bazı anlamları arkada bırakmaktır ve en önemlisi zaman geçtikçe şunu fark ediyorsun ki haklı çıkmak değil, huzurlu kalmak daha önemliymiş.
devamını gör...

bir gerçeği kabullenmek ne kadar sürer sorusu

gerçeği kabullenmek kolay değil, bazen yavaş yavaş gelir, bazen aniden çarpar. ama ne zaman olursa olsun, insanın kendine dürüst olmasıyla başlar her şey.
devamını gör...

yalnızlığın anlaşıldığı anlar

yalnızlığın anlaşıldığı an, en çok kimseye yük olamadığını hissettiğin zamandır.
derdini anlatacak ses ararken, kendi sessizliğine sarılmak zorunda kaldığın anlardır.
etraf kalabalık, ama içindeki boşlukla baş başasın.
devamını gör...

geceye bir şiir bırak

bu dünyanın makus talihi böyle
hayaller her zaman yarıda kalır
tamamlanmış olan var mı sen söyle
hayaller her zaman yarıda kalır
kâh olur yürekte aşkı var etmez
kâh olur aşkını sana yâr etmez
kaderin işine akıl kâr etmez
hayaller her zaman yarıda kalır
ne çılgınlık ne de cinnet olurdu
sanma aşıklarda minnet olurdu
aksi halde dünya cennet olurdu
hayaller her zaman yarıda kalır
ezelde yazılan alında yafta
bir meçhul bekliyor bizi araf’ta
tamamlansın diye öbür tarafta
hayaller her zaman yarıda kalır

(bkz: uğur ışılak)
devamını gör...

yeniden de sevebiliriz

evet, belki kalbimiz yorgundur, belki güven duvarlarımız örülmüştür… ama insanın doğasında var sevmek. bazen bir gülüş, bazen bir tesadüf yeter yeniden başlamaya.
yorulmuş olsak da, kırılmış olsak da, bir bakışla umut yeşerir içimizde.
çünkü sevgi, silinmez… sadece bekler. doğru zamanı, doğru insanı…
ve geldi mi o an, yeniden de severiz. hem de daha bilinçli, daha temkinli ama bir o kadar da derin…
devamını gör...

ihtiras

insanı en çok yakan şey, sahip olamadığı şey değil… sahip olduklarını yeterli görememesidir.

budist felsefe der ki: “acının kaynağı, arzudur.”
ve o arzu; bazen bir insanda, bazen parada, bazen takdirde, bazen geçmişte kalmış bir anıda şekil bulur.

ihtiras, kalbi kemiren bir susuzluk gibidir. içersin, doyamazsın. biraz daha dersin… biraz daha…

oysa huzur, “daha”da değil; “yeter” diyebilmektedir.

insan ihtirasıyla savaştıkça kendine yaklaşır.
arzularını tanıdıkça, gerçeğe uyanır.
çünkü anlam, her zaman fazlalıkta değil…
bazen bir çayın buğusunda,
bazen kalbini yakmayan bir gülüşte gizlidir.

ve en derin huzur, artık “istememeyi” öğrenmektir.
devamını gör...

geceye bir söz bırak

"ne vakit kaderin işine teslim olsam ceylandan daha sakinim, aslandan daha cesur.''

rûmî
devamını gör...

nietzsche'den alıntılar

“hayat, kendini aşma sanatıdır; acılar, bu sanatın fırçasıdır.”
devamını gör...

modern zamanın mutlulukları

modern zamanın mutlulukları, çoğu kez hızlı tüketilen anlık sevinçlerden ibaret. sosyal medyanın parıltısında, beğeni sayılarında, geçici hazlarda saklı. gerçek mutluluk ise, o karmaşanın içinde bulduğun sakin anlarda, kendinle baş başa kalabildiğin küçük duraklarda gizli. teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanın içindeki huzuru ve anlamı bulması hala en büyük mücadele.
devamını gör...

ar damarının çatlaması

utanma, saygı, edep denen o incecik iplerin paramparça olmasıdır.
kimin ne dediği umrunda değil artık.
vicdan, ahlak, sosyal sınırlar bir bir yıkılır.
ar damarı çatlayan kişi, toplumun gözünde değerini, onurunu tamamen kaybetmiştir.
ve maalesef bugün bu “ar damarı çatlamış” insanlar öyle çoğaldı ki..
devamını gör...

güne bir şarkı bırak

devamını gör...

dostoyevski'den alıntılar

“insan, alışkanlıkların mahlûkudur.”
devamını gör...

bazı çiçekler bazı topraklarda yetişmiyor

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gece olduğunda duyguları daha yoğun hissetmek

gece olunca sanki duygular biraz daha derinleşiyor, kalp daha fazla hissediyor. gündüzün koşuşturması içinde bastırdığımız ne varsa, gece sessizliğinde bir bir çıkıyor ortaya. bazıları için huzur, bazıları için hüzün oluyor. gece, düşüncelerin ve hayallerin en çok konuştuğu zaman. belki de bu yüzden geceler, duyguların en saf haliyle yaşandığı anlar olabilir.
devamını gör...

unutulmak

unutulmak en çok sevdiğin birinin gözlerinden silinmek gibi bir şey. bir zamanlar hayatında en değerli yerdesin, sonra yavaş yavaş yok olmuşsun onun için. insanın içi acıyor, bir yerlerde eksik kalıyor sanki. ama bazen unutulmak da gerekiyor çünkü unutulmazsak kaldığımız yerde takılıp kalırız, yeni bir sayfa açamayız. yine de yürek sızlatıyor, bazen gecenin sessizliğinde
'acaba hala anıyor mu?' diye soruyorsun kendine. unutulmak kolay değil ama hayat işte, böyle öğreniyoruz vedalaşmayı maalesef.
devamını gör...

aşkın bir yanılsama olması

aşk bazen sadece hissetmek istediğimiz şeyleri karşımızdakine yansıtmaktan ibaret. gerçekte kim olduğunu değil, görmek istediğimizi seviyoruz. belki de aşk, en güzel yanılsamamız.. ama ne olursa olsun, yaşanırken gerçek gibi hissettiriyor ya, işte o hissin hatırına her defasında yeniden kanıyoruz.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim