bir bilgi.
ben yurtdışında nargile içmekteydim.
devamını gör...
bursa'dan antalya'ya gitmek üzere otobüse biniyordum. tekli koltuğuma oturmuş gece yarısı meclisin bombalandığını falan izledim. sonra dedim ki bu ülke vatandaşının çilesi be zaman bitecek...
devamını gör...
akşam akşam ne anılarımız var be dedirten başlık.

ankara'da, çankaya'da evimdeydim.
ilk bomba veya ses hızı aşılması olayıyla birlikte üst komşunun pencere önündeki saksısı olduğunu tahmin ettiğim bir şeyin önünde oturduğum cama çarpmasıyla bilgisayarımı fırlatıp ışık hızıyla içeri doğru koştum.
gecenin ilerleyen saatlerinde ise zar zar titreyen camlardan birinin sonunda kırılması korkusuyla antredeki halının üzerinde uyudum.
devamını gör...
evde yalnızdım. bekardım o zamanlar tv den neler olduğunu anlamaya çalışırken trt de o bildiri okundu. noluyoruz arkadaş derken yattım uyudum.

sonra sabah işe gittim, her şey kaldığı yerden devam etti.
devamını gör...
kırk yılın başı dersaneye gidesim tutmuştu. hoca da uzattıkça uzatti dersi. eve git, yemek ye üstünü başını değiştir derken oturup sosyal medyaya bir bakayım dedim, o da ne ankara'daki arkadaşlar bir şeyler yazmışlar. yok tepemizden uçaklar geçiyor filan. çok geçmeden çıktı kokusu tabi.
devamını gör...
sarı leblebim ve sarı tuborg'umla sabaha kadar bir tiyatro oyunu izledim. çok uzun sürdü ama, sonuna bakmadım yattım.
devamını gör...
evdeydim . peder beyle tv de siyaset yorumcuları gibi ülkenin geleceğini yorumluyorduk. allah tekrar yaşatmasın .
devamını gör...
arkadaşımla kahve içmek için dışarı çıkmıştım birden arayan kocam darbe olduğunu söyledi, 80 öncesi doğmuş herkes gibi bir tepki verdim: bu saatte darbe mi olur?
devamını gör...
her zaman yaptığım gibi, evimdeki odamda bilgisayar başındaydım. oyun oynuyordum.
devamını gör...
birilerine merak olan, benim pek de merak etmediğim konu.

merak edenler için yazayım detayıyla.

evi boyuyorduk annemle o hafta. akşam paydos ettik, duştan çıktım. o dönemler yazılarımı yazdığım bir astronomi sitesi vardı. oraya jüpiter ile ilgili bir yazı hazırlıyordum. o sırada koptu kıyamet dışarıda.

önce annemle teyzemi duydum içeride konuşurken (sanırım ben kulaklıkla müzik dinliyordum o sırada.) sonra annem yanıma geldi "gördün mü?" falan gibi bir şeyler deyip benim pencereyi açtı. 2 tane uçak, birbirinin peşinde cilveleşir gibi bir o yana bir bu yana gidip geliyorlardı başta gürültülü şekilde. hani kısacık sürede akıldan mantıklı mantıksız bir sürü düşünce geçer ya bazen, bana da öyle oldu. genelde yunanistan ile yaşadığımız ve "it dalaşı" denen kovalamacalar geldi aklıma. "yahu" dedim "birileri başkente kadar sızdı da bizimkiler de kovalıyor mu! yuh artık, o kadarı da olacak iş değil!" falan diye saçmalıyordum en son.

sonra ne olduysa oldu, televizyon kanallarından bazılarında bir hareketlilik falan derken aman dedik biz camlardan uzak duralım en iyisi. sonrası malum zaten...

ev ankara'da bu arada, kızılay ve meclise de yakın olduğundan gürültü patırtının çoğunu, havadan milleti tarayan helikopterin sesini falan hep duyduk tabi. yakınlarda oturan arkadaşlardan öğrendiğim kadarıyla onların da camları falan patlayacak kıvama gelmiş neredeyse.

ayrıca benim gibi mizofoni hastası biri için de o sesten hızlı uçak denen lanet şeyin sonik patlamalarının ne kadar korkunç olduğunu tahmin edebilirsiniz sanırım.

evet, bu bilgiler ne işinize yarar bilmem ama durum buydu bizde o gece.
devamını gör...
bu ne fişleme başlığı mı? *

ben istanbul dışında idim ertesi sabaha biletim vardı. bulunduğum şehirde haberleri takip ettim sabaha kadar uyumadım. istanbul’da yakınlarımın o gece neler yaşadıklarını öğrenince dehşete düşmüştüm. sabah istanbul’a geldim. mahalleye girdiğim an yokuşun başından sokağa baktığımda bütün camlarda ve balkonlarda türk bayrağını gördüğümde ağlayarak yokuşu inip apartmana girmiştim. hayatımda böyle bir görüntü görmemiştim. ondan sonrası her gün nöbet.
devamını gör...
ninja kaplumbağalar filmindeydim saat 22.25 seansında.
devamını gör...
çiğköfte yiyerek seyrettim tiyatroyu heyecandan ayranımı erken bitirmiştim o kötü oldu bak.
devamını gör...
işten yorgun argın dönmüştüm saat 5 sularında. bi duş alıp devrilip yatmıştım. sabah uyanınca öğrendim her şeyi. iyiki de yatıp uyumuşum mis gibi gereksiz tonla muhabbeti görmemişim.
devamını gör...
league of legends oynuyordum, oyun bittikten sonra tiyatroya birkaç dakika haberlerden bakıp yeni oyuna girmiştim.
devamını gör...
evde arkadaşımla bilgisayarda oyun oynuyordum. ben izmir'de, o ise ankara'da ikamet ediyor. skype üzerinden sürekli uçak sesleri geliyordu ve arkadaşa "onları seni kollamaya ben gönderdim hihiho" dedikten 1 saat sonra televizyonda askeri kalkışma var haberlerini görmeye başladım. o sıralar sevindiğim tek şey bilgisayarı darbeden önce toplamış olmamdı, sonrası malum...
devamını gör...
hıc unutmam elimde eğitim bilimleri test kitabı ile gene gene gene kpss kasıyordum.
devamını gör...
çok yakınındaydım maalesef köprünün. bütün gece uçakların sonic boomlarından sallanan camlardan uzak bir köşeye sinip şarap yudumlayarak ölmeyi bekledim.*
devamını gör...
evde oturup şarap içtim. (şeriat gelirse evde şarap bulamasınlar diye hepsini içtim.)
devamını gör...
hiç unutmayacağım bir gündü. sevgilimle kuşadası gençlik festivali'ndeydik. saat ilerleyen saatler filan herkesin kafa tirişka, sahnede mfö var.

festival ortamını bilen bilir. telefon şarjıydı, kafa kıyaklığıydı, kalabalıktan kaynaklı telefon hatlarının doğru dürüst çekmemesiydi derken olaylar başlamış ama festivalde henüz kimsenin haberi yok. mfö ile coşuyoruz. hangi şarkıyı söylüyorlardı hatırlamıyorum, mazhar şarkıyı fuat ve özkan'a bırakmıştı. o ara sahne arkasından biri mazhar'ın yanına gelip kulağına bir şey söyledi ve adam yok oldu. fuat ve özkan'ın şarkıyı mazhar'a teslim etmeleri gereken yer gelmişti, dönüp etrafa baktılar mazhar yok :d o anı çok iyi hatırlıyorum çünkü ters bir şeyler olduğu mazhar'ın suratından çok belliydi ama kardeşim kaç yıllık dostlarını da sahnede bırakıp kaçmazsın yav :d

neyse şarkı bitti, özkan da arkaya gitti geldi sonra çat deyip sahne ışıkları söndü grup indi. konser başlayalı daha yarım saat filan oluştu. millet dedi "noluyo?!" bir zaman sonra -herhalde aileler aramış olsa gerek- yavaş yavaş olay duyulmaya başlandı. bazı insanların telefonda konuşarak ağlayarak koştuğunu filan gördük. sonra çadır alanına geçtik bir baktık alanın yarısı nerdeyse boşalmış, millet de sürü psikolojisine girmiş, herkes ağlaya ağlaya telaşla çadır topluyor. hatta kimisi çadır toplamaya uğraşmayıp çadırı kucaklıyor, hatta kimisi çadırını terk edip gitmiş. sevgilim de telaş yaptı tabi "ne yapıcaz" dedi. "dur bi sakince düşünelim" dedim.

sakince düşünelim çünkü saat öyle bir saat ki o çadır toplayıp gidenler neye güvenerek gidiyor belli değil. dolmuş hattı o saatte yok, hadi bir şekilde otogara vs gittiler, boş otobüs yok. zaten hepsi yatıştıktan sonra bir bir geri döndüler ahaha :d

günün en unutamadığım anı da şöyleydi;
biraz ne olup bitiyor diye festival alanından çıkıp sahilde yürüyüş yapmaya gittik. festivalin olduğu yerden ileride birkaç tane cafe var. hepsi kapanmış. bir tanesinde beyaz bir perde asmışlar projeksiyon yansıtmışlar fox tv açıktı. olayları oradan izlemek için kumsalda oturduk, kimse de yok. bir yandan izliyoruz bir yandan müzik dinliyoruz. müzik festival alanından mı çalıyor, telefondan biz mi açtık, başka bir yerden mi ses geliyor pek hatırlamıyorum açıkçası.

o an ne olduysa biz sevgilimle sevişmeye başladık. çalan şarkı da kum gibi tam o sırada fox tv ankara'nın bombalandığı haberini geçmeye başladı. canlı yayında tbmm çevresine bomba düşüyordu. ve biz sahilde deli gibi sevişiyorduk.
böyle müthiş bir anı bıraktı bana 15 temmuz.


şehirlere bombalar yağardı her gece
biz durmadan sevişirdik



edit: kurgu olduğunu düşünüp mesaj atanlar olmuş. çok garip. kuşadası gibi solcu nüfuslu bir yerde böyle bir darbe yaşanırken özellikle bu şarkının yüksek sesle çalınması kadar, bu şarkının ankara'nın bombalanma görüntüleri ekranlara düştüğüne açılması kadar ve benim sevgilimle sahilde sevişmem kadar normal bir şey yok. bunu bile kurgu olarak düşünüyorsanız biraz daha dinamik bir hayat dilerim size. yazık, sandalyelerinizde çürüyorsunuz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"15 temmuz 2016'da yazarların nerede ne yaptıkları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim