adolf hitler
başlık "ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi" tarafından 07.11.2020 16:58 tarihinde açılmıştır.
121.
aslında başa gelene kadar doğrucu, karizmatik, hitabeti güçlü ve manipülasyonu çok iyi beceren bir lider fakat gücü ele aldıktan sonra eleştirdiği şeyleri yapmıştır. her ne kadar alman halkını karanlığa sürüklediği söylense de almanya bugünkü sanayi liderliğini hitler'e borçlu.
devamını gör...
122.
karakteri ile olsun düşünce yapısıyla yaşayışıyla ve yaptıklarıyla olsun olumlu olumsuz milyonlarca insanın hayatını değiştiren dünya tarihinin gördüğü en büyük psikopatlardan biridir zat-ı muhterem
devamını gör...
123.
yüksek öngörü ve ileri görüş sahibi bir kişi.
devamını gör...
124.
yüksek öngörü sahibi... büyük almanya hayali çöp oluyor ve intihar ediyor.
devamını gör...
125.
yüksek öngörü sahibidir. ortadoğuluları çöpe atmak gibi...
aradan 80 yıl geçti, ortadoğu şu an dünyanın b*k çukuru.
aradan 80 yıl geçti, ortadoğu şu an dünyanın b*k çukuru.
devamını gör...
126.
çok sevdiğim ve saygı duyduğum sanatçı kişilik. tabi ben kendisinin sanatçı kişiliğini ön plana alıyorum. iyi ressammış vesselam.
devamını gör...
127.
viyana akademisi'ne bir türlü giremeyen desinatör bir gencin, nasıl eli kanlı bir zalim diktatör oluşunun seyri ilgimi çeken bir konu oldu hep.
adolf hitler'in tabloları.
adolf hitler'in tabloları.
devamını gör...
128.
bir meczubun ülke yönetmeye kalkmasının sonucunda ne tür felâketler gerçekleşebileceğinin canlı kanıtı olan varlık.
devamını gör...
129.
130.
ahmak ingilizlerin kafasının almayacağı bir operasyon çocuğudur.
devamını gör...
131.
insanlıktan nasibini almamış bir psikopattı ama dönek değildi.
devamını gör...
132.
namı değer führer!
devamını gör...
133.
lord of holocost.
beni her zaman sasirtan şey, 1. dünya savaşı'ndan sonra hemen hemen bitmiş bir ülkeyi 20 yıl içerisinde dünyanın en güçlü askeri birliğini oluşturacak hale getirmesidir. bunun nedeni ve nasılı ile ilgili binlerce makale yazı dizi film belgesel olsa dahi, bu kendi rüyasına aşık psikopatin yaptığı şey dünya tarihinde eşi benzeri olmayan cinsten.
dünyanın dört bir yanında tek başına savaş veririken bununla birlikte bir yandan kendi zamanının çok ilerisinde sanayi gelişimler ile dünya sanayii tarihine adlarını yazdirmalari her alanda öncü olmaları nazi rejimine olan hayranlığımı tavana çıkarıyor.
düşünün ki o dönem ingilizlerin gelişmiş hava radarlarindan hiç bir uçak kacabilecek kadar alçak irtifada ucamiyor, savaş esnasında naziler dağ kazmis içine bir uçak geliştirme fabrikası kurup tek kişilik karbon fiberden ve hiç bur uçağın ucamayacagi kadar alçak uçabilen ve ingiliz radarlarinin ruhunun duymayacagi bir uçak geliştiriyor bu adamlar.
ve tarih uzmanları diyor ki eğer nazi rejimi savaş bitmeden bu uçaklari sahaya surseydi bugün bildiğimiz dünya haritasının şekli çok farklı olurdu.
yaptıkları ve sebep oldukları acılar bir yana ( ki o.c amerika'nın yaptığı katliam en az nazi rejimi kadar aşağılıkcadir) adolf hitler eğer güçten delirmemis olsaydı bugün çok farklı bir dünyada yaşıyor olurduk.
beni her zaman sasirtan şey, 1. dünya savaşı'ndan sonra hemen hemen bitmiş bir ülkeyi 20 yıl içerisinde dünyanın en güçlü askeri birliğini oluşturacak hale getirmesidir. bunun nedeni ve nasılı ile ilgili binlerce makale yazı dizi film belgesel olsa dahi, bu kendi rüyasına aşık psikopatin yaptığı şey dünya tarihinde eşi benzeri olmayan cinsten.
dünyanın dört bir yanında tek başına savaş veririken bununla birlikte bir yandan kendi zamanının çok ilerisinde sanayi gelişimler ile dünya sanayii tarihine adlarını yazdirmalari her alanda öncü olmaları nazi rejimine olan hayranlığımı tavana çıkarıyor.
düşünün ki o dönem ingilizlerin gelişmiş hava radarlarindan hiç bir uçak kacabilecek kadar alçak irtifada ucamiyor, savaş esnasında naziler dağ kazmis içine bir uçak geliştirme fabrikası kurup tek kişilik karbon fiberden ve hiç bur uçağın ucamayacagi kadar alçak uçabilen ve ingiliz radarlarinin ruhunun duymayacagi bir uçak geliştiriyor bu adamlar.
ve tarih uzmanları diyor ki eğer nazi rejimi savaş bitmeden bu uçaklari sahaya surseydi bugün bildiğimiz dünya haritasının şekli çok farklı olurdu.
yaptıkları ve sebep oldukları acılar bir yana ( ki o.c amerika'nın yaptığı katliam en az nazi rejimi kadar aşağılıkcadir) adolf hitler eğer güçten delirmemis olsaydı bugün çok farklı bir dünyada yaşıyor olurduk.
devamını gör...
134.
ülkesini haklıyken haksız duruma düşüren ırkçı ruh hastası
devamını gör...
135.
almanya birinci dünya savaşı'ndan sonra bitik bir ülke değildi. almanya bütün savaşı kendi toprakları dışında vermiş, kendi topraklarına mermi dahi düşmemişti. yani altyapısı ve sanayi kapasitesi fransa'nın aksine yerli yerinde duruyordu. zaten fransa'nın versay'da savaş tazminatında diretmesinin sebebi de buydu.
weimar cumhuriyetindeki enflasyon* 20'lerin başında yaşandıktan sonra ekonomik durum hızlıca düzeldi. 20'lerin geri kalanı gayet mutlu mesut geçti almanlar için. zaten nsdap'ın bu dönemde aldığı seçim sonuçlarına bakarsanız hep %1-2 civarında aldığını görürsünüz. alman ekonomisini dağıtan şey 1929 büyük buhranı idi. yalnız bu buhran sadece alman ekonomisini değil bütün dünya ekonomisini dağıttı. nazi partisi bu krizden beslenerek büyüdü. hitler'in kavgam kitabında kapitalizmin 10-20 yıl içinde krize gireceğini öngörmesi de popülaritesini artırmasına etken olmuştu.
dolayısıyla iki saptama yapabiliriz:
1- alman ekonomisi birinci dünya savaşı yüzünden çökmedi.
2- almanya'nın altyapısında hiçbir hasar yoktu.
peki 29 krizinin etkilerinden nasıl kurtuldu almanya? hitler mucize bir reçete mi ortaya koydu? hayır. öncelikle büyük buhranın etkileri 1932-33 gibi yok olmaya başlamıştı. japonya çoktan toparlamıştı mesela. hitler'in temelde yaptığı şey kamu harcamalarını silahlanma adına artırmaktı. almanya'nın silahlanması versay antlaşması'na göre yasak olduğundan arka kapılar kullanılacaktı. bunun için hjalmar schacht'a başvurdu hitler. schacht da mefo adlı paravan bir şirket kurdurup şirketin bastığı bonolar üzerinden silahlanma programına kaynak yaratmaya başladı. silah şirketlerine reichsmark değil, mefo bonoları üzerinden ödeme yapılıyordu. bonolar istenildiği zaman reichsmark'a çevrilebiliyordu. yani temelde yapılan şey borçlanmaydı. bol bol borçlanma. bazılarına göre ise bunun para basmaktan bir farkı yoktu*. faydası ise müttefiklerin ruhu bile duymadan almanya'nın silahlanmasıydı. çünkü harcamalar genel bütçede görünmüyordu.
schacht 1939'da bunu daha fazla devam ettiremeyeceklerini hitler'e bildirdi çünkü bütçenin %80'i silahlanma ve mefo bonolarının faizlerine harcanıyordu. peki hitler ne yaptı? schacht'ı kovdu*. ikinci dünya savaşı'nı ideolojiden ziyade materyalist pencereden araştıran tarihçilere göre savaşın asıl çıkış sebebi de buydu. çünkü kaynaklar bitmişti. daha fazlası için fetih yapmak gerekiyordu ki bunu destekliyor veriler. örneğin işgal edilen ülkelerde korkunç bir enflasyon ortaya çıkıyordu. çünkü askerlerin maaşları para basılarak ödeniyor ve bu paralar da işgal edilen ülkelerde harcanıyordu. vichy fransasına işgal masrafları diye bir kalem uydurup devasa tazminat ödetiyorlardı aynı şekilde.
sonuç olarak ortaya mucize falan koymamıştır. savaş çıkarıp fetihler yapmasaydı alman ekonomisi korkunç bir şekilde çökecekti. yapılan yatırımların herhangi bir ekonomik geri dönüşü olmayan silahlanma için yapıldığını unutmamak lazım. mucize arayanlar asıl 1945 sonrası yerle bir edilmiş almanya ve japonya'nın ekonomik şahlanışını inceleyebilir. hitler'den böyle bir hikaye çıkmaz.
weimar cumhuriyetindeki enflasyon* 20'lerin başında yaşandıktan sonra ekonomik durum hızlıca düzeldi. 20'lerin geri kalanı gayet mutlu mesut geçti almanlar için. zaten nsdap'ın bu dönemde aldığı seçim sonuçlarına bakarsanız hep %1-2 civarında aldığını görürsünüz. alman ekonomisini dağıtan şey 1929 büyük buhranı idi. yalnız bu buhran sadece alman ekonomisini değil bütün dünya ekonomisini dağıttı. nazi partisi bu krizden beslenerek büyüdü. hitler'in kavgam kitabında kapitalizmin 10-20 yıl içinde krize gireceğini öngörmesi de popülaritesini artırmasına etken olmuştu.
dolayısıyla iki saptama yapabiliriz:
1- alman ekonomisi birinci dünya savaşı yüzünden çökmedi.
2- almanya'nın altyapısında hiçbir hasar yoktu.
peki 29 krizinin etkilerinden nasıl kurtuldu almanya? hitler mucize bir reçete mi ortaya koydu? hayır. öncelikle büyük buhranın etkileri 1932-33 gibi yok olmaya başlamıştı. japonya çoktan toparlamıştı mesela. hitler'in temelde yaptığı şey kamu harcamalarını silahlanma adına artırmaktı. almanya'nın silahlanması versay antlaşması'na göre yasak olduğundan arka kapılar kullanılacaktı. bunun için hjalmar schacht'a başvurdu hitler. schacht da mefo adlı paravan bir şirket kurdurup şirketin bastığı bonolar üzerinden silahlanma programına kaynak yaratmaya başladı. silah şirketlerine reichsmark değil, mefo bonoları üzerinden ödeme yapılıyordu. bonolar istenildiği zaman reichsmark'a çevrilebiliyordu. yani temelde yapılan şey borçlanmaydı. bol bol borçlanma. bazılarına göre ise bunun para basmaktan bir farkı yoktu*. faydası ise müttefiklerin ruhu bile duymadan almanya'nın silahlanmasıydı. çünkü harcamalar genel bütçede görünmüyordu.
schacht 1939'da bunu daha fazla devam ettiremeyeceklerini hitler'e bildirdi çünkü bütçenin %80'i silahlanma ve mefo bonolarının faizlerine harcanıyordu. peki hitler ne yaptı? schacht'ı kovdu*. ikinci dünya savaşı'nı ideolojiden ziyade materyalist pencereden araştıran tarihçilere göre savaşın asıl çıkış sebebi de buydu. çünkü kaynaklar bitmişti. daha fazlası için fetih yapmak gerekiyordu ki bunu destekliyor veriler. örneğin işgal edilen ülkelerde korkunç bir enflasyon ortaya çıkıyordu. çünkü askerlerin maaşları para basılarak ödeniyor ve bu paralar da işgal edilen ülkelerde harcanıyordu. vichy fransasına işgal masrafları diye bir kalem uydurup devasa tazminat ödetiyorlardı aynı şekilde.
sonuç olarak ortaya mucize falan koymamıştır. savaş çıkarıp fetihler yapmasaydı alman ekonomisi korkunç bir şekilde çökecekti. yapılan yatırımların herhangi bir ekonomik geri dönüşü olmayan silahlanma için yapıldığını unutmamak lazım. mucize arayanlar asıl 1945 sonrası yerle bir edilmiş almanya ve japonya'nın ekonomik şahlanışını inceleyebilir. hitler'den böyle bir hikaye çıkmaz.
devamını gör...
136.
20. yüzyılın en büyük diktatörü, faşisti ve katili
devamını gör...
137.
bir diktatöre yakışmayacak bıyıklara sahip diktatör.
devamını gör...
138.
liderimiz.
atatürk 1, hitler 2.
ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun kötü bıyıklı führer.
atatürk 1, hitler 2.
ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun kötü bıyıklı führer.
devamını gör...
139.
adolf kitler.
geçen kendisi hakkında ne kadar belgesel varken izliyordum ki, rusya-ukrayna olayı patlak verdi. şimdi sürekli 2. dünya savaşı ile ilgili bir şey izlerken, günümüzde bunun yaşanması to be continued hissiyatı veriyor insana. putin in halka seslenişi falan neydi lan öyle. bildiğin kitler reisin devamı gibi avrupa'ya falan sallaması.
geçen kendisi hakkında ne kadar belgesel varken izliyordum ki, rusya-ukrayna olayı patlak verdi. şimdi sürekli 2. dünya savaşı ile ilgili bir şey izlerken, günümüzde bunun yaşanması to be continued hissiyatı veriyor insana. putin in halka seslenişi falan neydi lan öyle. bildiğin kitler reisin devamı gibi avrupa'ya falan sallaması.
devamını gör...
140.
20. yüzyılın öne çıkan liderlerine göz attığımızda bana göre en büyük iki liderden biri kesinlikle adolf hitlerdir. hitler, bireyin kitleler üzerine etkisnin en kaliteli örneğidir... 20 nisan 1889 avusturya doğumlu olan führer, bir ulusun kaderini değiştirmiştir hatta aynı zamanda dünyanın da kaderini değiştirmiştir. kendi davasına milyonları ortak etmiş, bu dava uğruna milyonların canından olmasına neden olmuştur. milyonlara umut vermiş, milyonların hayatını mahvetmiştir. kısacası dünyanın kaderini etkilemiştir. bu yüzdendir ki hitler insanlık tarihininse en büyük liderlerinden biridir.ve kesinlikle saygıyı hak etmektedir...
küçük yaşlarında babasıyla yaşadığı zıtlaşmalar, derslerine olan ilgisizliği ve derslerindeki belirgin başarısızlığı, zevksiz okul hayatı, sevmediği öğretmeleri, 13 yaşındayken tüberkülozdan ölen babası nedeniyle annesine bakmak zorunda kalması, babasının ölümünden sonra geçirdiği ağır ciğer rahatsızlığı, 19 yaşındayken annesini kaybetmesi (zira daha sonraları annesiyle aralarında çok farklı bir bağ olduğunu ve annesinin ölümüne babasınınkinden çok daha fazla üzüldüğünü söylemiştir führer.)
okuduğu anti-semitizm içerikli kitaplar onun çocukluğundan itibaren karakterinin şekillenmesine etken olmuştur. annesi ölmeden hemen önce 1907 yılında ressam olma ümidiyle viyana güzel sanatlar akademisi sınavına girmiş ancak başarısız olmuştur. annesi öldükten sonra tekrar sınava başvuran hitler ikinci kez başarısız olunca ressamlıktan ümidini iyice kesmiştir (bu ümidin yok olmasında eğer gerçekse akademideki bir yetkilinin hitlerin resim yeteneğiyle ilgili yaptığı ağır eleştirinin de etkisi vardır).
hitler kimsesiz bir sokak serserisi gibi bir dönem sokaklarda yaşamış yaptığı resimleri sokakta satmaya çalışmış ancak satamamıştır.
bu sıralara çıkan 1.dünya savaşında orduya gönüllü olarak giren hitler, batı cebhesinde albay julius list komutasındaki bavyera 16. redif piyade alayına verilmiştir.
askerlik dönemindeki başarılardan ötürü iki de madalya(bi aden 1. sınıf ve 1 aden 2.sınıf demir haç) almıştır. askerlik döneminde ırkçı ve saldırgan bir tavır takınan hitler asker arkadaşları arasında pek sevilmemiştir...
savaş sonrasında münih devrimi'ne katılmış hatta bir ara sosyalist aktivisti olmuştur. ancak daha sonra yüzbaşı karl mayr başkanlığındaki bayerische reichswehr gruppennkommando nr.4 (bavyera ordusu'nun istihbarat şubesi) eğitimi alıp karşı devrim eylemlerinde bulunmuştur.
almanların mağlubiyetinden sonra alman işçi partsinin ateşli hatibi olarak birahanelerde konuşmalar yapmıştır.
etkileyici hitabet yeteneği ve hırsı sayesinde kısa sürede bu oluşumun üst basamaklarına kadar ilerlemiş ve lider koltuğuna oturmayı başarmıştır. sonradan partinin adını nasyonal sosyalist alman işçi partisi (nationalsozialistische deutsche arbeiter partei, nsdap) olarakmiştir. parti taraftarlarına ise kısaca "nazi" ismi verilmiştir... benito mussolini'nin "roma yürüyüşü"nü taklit ederek 1923 yılında münih'te hükümeti devirmek için teşebbüslerde (birahane darbesi) bulunmuştur. fakat darbe bavyera hükümeti tarafından bastırılmış ve bunun üzerine 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır ancak sanırım 9 ay civarı bir sürede tahliye olmuştur. hapishanedeyken (landsberg hapishanesi) mein kampf adlı kitabını yazdırmıştır.
tahliyesinden sonra seçimlerede üst üste partisi başarısız olmuştur. partisi 1930 seçimlerinde yüzde 18 oy alarak ikinci büyük parti olmuştur. hitler'in oyları katoliklerden daha fazla protestanlardan, şehirlerden daha fazla kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden daha fazla orta ve üst kesimden gelmiştir. 1932 de yapılan seçimlerde toplam oyların yüzde 37 sini alan nazi partisi, parlamentoda çoğunluğu sağlayamamakla birlikte en çok sandalye sayısına sahip parti olmuştur.
1933 ylında komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir "devrimci durum" yaratacakları ya da ülkede içsavaş çıkacağı konusundaki oldukça yoğun bir şekilde artan endişelerin neticesinde hitler, devletin başındaki adam paul von hindenburg tarafından hitleri katolik merkez partiyle bir koalisyon kurarak daha istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla şansölye atanmıştır. nitekim böyle bir koalisyon kurulmamıştır hitler elindeki bu gücü mükemmel bir şekilde kullanmıştır. halka yaptığı konuşmalarada sosyalist veye ulsalcı olmadığı açık bir dille belirtmiş, agresif ve savaş yanlısı tavırlarıyla halkın ilgisini üstünde toplamıştır...
27 şubat 1933 akşamı reichstag’da çıkan yanıgının sorumlusunun komünistler olduğu rapor edilmiştir. ancak gerçek böyle değildir bu yangın bizzat nazilerce kasıtlı olarak çıkartılmış ve komünistlere yıkılmıştır. yangının ertesi günü hitler hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalatmış.
sonraki günlerde ise nazi partisi ve milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durdurulmuştur. 5 mart 1933 günü yapılan seçimlerde nazi partisinin oyları yüzde 44 a yükselmiştir. seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir "yetki kanunu" çıkartılmıştır.(bu kanun, reichstagın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrediyor, ve çalışmalarına bu süre için ara veriyordu.) 23 mart 1933 günü yapılan parlamento oturumunda "halkta ve almanya'daki sıkıntının kaldırılmasına dair kanun" (gesetz zur behebung der not von volk und reicht) adında bir yetki tasarısı kabul edilmiş bu kararnameyle de hitler bütün yasama ve yürütme erklerini eline almıştır. bu gelişmenin üzerine diğer partileri kapatan hitler büyük propaganda faaliyetleri yürütmeye başlamış ve olağanüstü düzeydeki hitabet yeteneğini kullanarak bütün almanya'yı nazi bayrağı altında birleştirmiştir. bu birleşim öyle güçlü olmuştur ki bundan sonra alman halkı ölümüne dek führerlerinin peşinden gitmiştir.
küçük yaşlarında babasıyla yaşadığı zıtlaşmalar, derslerine olan ilgisizliği ve derslerindeki belirgin başarısızlığı, zevksiz okul hayatı, sevmediği öğretmeleri, 13 yaşındayken tüberkülozdan ölen babası nedeniyle annesine bakmak zorunda kalması, babasının ölümünden sonra geçirdiği ağır ciğer rahatsızlığı, 19 yaşındayken annesini kaybetmesi (zira daha sonraları annesiyle aralarında çok farklı bir bağ olduğunu ve annesinin ölümüne babasınınkinden çok daha fazla üzüldüğünü söylemiştir führer.)
okuduğu anti-semitizm içerikli kitaplar onun çocukluğundan itibaren karakterinin şekillenmesine etken olmuştur. annesi ölmeden hemen önce 1907 yılında ressam olma ümidiyle viyana güzel sanatlar akademisi sınavına girmiş ancak başarısız olmuştur. annesi öldükten sonra tekrar sınava başvuran hitler ikinci kez başarısız olunca ressamlıktan ümidini iyice kesmiştir (bu ümidin yok olmasında eğer gerçekse akademideki bir yetkilinin hitlerin resim yeteneğiyle ilgili yaptığı ağır eleştirinin de etkisi vardır).
hitler kimsesiz bir sokak serserisi gibi bir dönem sokaklarda yaşamış yaptığı resimleri sokakta satmaya çalışmış ancak satamamıştır.
bu sıralara çıkan 1.dünya savaşında orduya gönüllü olarak giren hitler, batı cebhesinde albay julius list komutasındaki bavyera 16. redif piyade alayına verilmiştir.
askerlik dönemindeki başarılardan ötürü iki de madalya(bi aden 1. sınıf ve 1 aden 2.sınıf demir haç) almıştır. askerlik döneminde ırkçı ve saldırgan bir tavır takınan hitler asker arkadaşları arasında pek sevilmemiştir...
savaş sonrasında münih devrimi'ne katılmış hatta bir ara sosyalist aktivisti olmuştur. ancak daha sonra yüzbaşı karl mayr başkanlığındaki bayerische reichswehr gruppennkommando nr.4 (bavyera ordusu'nun istihbarat şubesi) eğitimi alıp karşı devrim eylemlerinde bulunmuştur.
almanların mağlubiyetinden sonra alman işçi partsinin ateşli hatibi olarak birahanelerde konuşmalar yapmıştır.
etkileyici hitabet yeteneği ve hırsı sayesinde kısa sürede bu oluşumun üst basamaklarına kadar ilerlemiş ve lider koltuğuna oturmayı başarmıştır. sonradan partinin adını nasyonal sosyalist alman işçi partisi (nationalsozialistische deutsche arbeiter partei, nsdap) olarakmiştir. parti taraftarlarına ise kısaca "nazi" ismi verilmiştir... benito mussolini'nin "roma yürüyüşü"nü taklit ederek 1923 yılında münih'te hükümeti devirmek için teşebbüslerde (birahane darbesi) bulunmuştur. fakat darbe bavyera hükümeti tarafından bastırılmış ve bunun üzerine 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır ancak sanırım 9 ay civarı bir sürede tahliye olmuştur. hapishanedeyken (landsberg hapishanesi) mein kampf adlı kitabını yazdırmıştır.
tahliyesinden sonra seçimlerede üst üste partisi başarısız olmuştur. partisi 1930 seçimlerinde yüzde 18 oy alarak ikinci büyük parti olmuştur. hitler'in oyları katoliklerden daha fazla protestanlardan, şehirlerden daha fazla kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden daha fazla orta ve üst kesimden gelmiştir. 1932 de yapılan seçimlerde toplam oyların yüzde 37 sini alan nazi partisi, parlamentoda çoğunluğu sağlayamamakla birlikte en çok sandalye sayısına sahip parti olmuştur.
1933 ylında komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir "devrimci durum" yaratacakları ya da ülkede içsavaş çıkacağı konusundaki oldukça yoğun bir şekilde artan endişelerin neticesinde hitler, devletin başındaki adam paul von hindenburg tarafından hitleri katolik merkez partiyle bir koalisyon kurarak daha istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla şansölye atanmıştır. nitekim böyle bir koalisyon kurulmamıştır hitler elindeki bu gücü mükemmel bir şekilde kullanmıştır. halka yaptığı konuşmalarada sosyalist veye ulsalcı olmadığı açık bir dille belirtmiş, agresif ve savaş yanlısı tavırlarıyla halkın ilgisini üstünde toplamıştır...
27 şubat 1933 akşamı reichstag’da çıkan yanıgının sorumlusunun komünistler olduğu rapor edilmiştir. ancak gerçek böyle değildir bu yangın bizzat nazilerce kasıtlı olarak çıkartılmış ve komünistlere yıkılmıştır. yangının ertesi günü hitler hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalatmış.
sonraki günlerde ise nazi partisi ve milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durdurulmuştur. 5 mart 1933 günü yapılan seçimlerde nazi partisinin oyları yüzde 44 a yükselmiştir. seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir "yetki kanunu" çıkartılmıştır.(bu kanun, reichstagın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrediyor, ve çalışmalarına bu süre için ara veriyordu.) 23 mart 1933 günü yapılan parlamento oturumunda "halkta ve almanya'daki sıkıntının kaldırılmasına dair kanun" (gesetz zur behebung der not von volk und reicht) adında bir yetki tasarısı kabul edilmiş bu kararnameyle de hitler bütün yasama ve yürütme erklerini eline almıştır. bu gelişmenin üzerine diğer partileri kapatan hitler büyük propaganda faaliyetleri yürütmeye başlamış ve olağanüstü düzeydeki hitabet yeteneğini kullanarak bütün almanya'yı nazi bayrağı altında birleştirmiştir. bu birleşim öyle güçlü olmuştur ki bundan sonra alman halkı ölümüne dek führerlerinin peşinden gitmiştir.
devamını gör...
