yönetmen, senarist, şair, gönül insanı, gariban.

1954 kütahya tavşanlı doğumlu olan ahmet uluçay, çocukluk yıllarından ölümüne kadar sinema tutkusunu hep içinde taşımıştır. ilkokul yıllarında fotoğrafın hareket edebileceğine kafayı takmış sürekli bu konuda uğraşlar vermiştir. hatta ona göre lumiére kardeşler sinemayı icat etmeseydi o köyde kendisi icat edecekti o derece bir tutkuydu onunki. ama hayatın acımasız taraflarıyla yüzyüze geldi hep, yoksuldu imkanları yoktu. seyyar sinemadan arta kalan çöp film karelerini birleştirerek, onları güneş ışığıyla duvara yansıtıp, kümeste köy halkına göstermek için çabaladı. yıllarca geçim sıkıntısıyla hemhal oldu, kamyon şoförlüğü, inşaat işçiliği ve tavukçuluk gibi pek çok işte çalıştı kendi tabiriyle allah yardım etti her işten battı. ödünç aldığı kamerayla çeşitli kısa filmler çekti. ilk uzun metraj filmi olan karpuz kabuğundan gemiler yapmak'ı çekebilmek için yıllarca uğraştı, kapı kapı dolaştı senaryosunu dahi okutamadı insanlara. hayallerine 2004 yılında kavuşacaktı. karpuz kabuğundan gemiler yapmak'ı çekerken geçimini sağlamak için yem fabrikasında hamallık da yaptı. ve kendi hayatından esinlenerek, hikayesini anlattığı bu eşsiz film onlarca ödül alarak çok beğenildi. ikinci uzun metraj filminin çalışması başlamıştı ki beyin tümörüne yakalandı, 2009 yılında aramızdan ayrıldı.

onu tanımanız, onun cesaretini, tutkusunu anlamınız adına bu kısa belgeseli buraya koyuyorum ve yazıma kendisinden bir alıntıyla son veriyorum.

"eşimi sinema tutkum yüzünden yoksulluğa mahkum ettim. yoksulluk utanç da getirir. hele bizim buralarda, sosyal yarışı kaybettiğin an, dışlanırsın. insanlar ahlaksızlığı bağışlayabiliyor ama acizliği asla. çal, soy, yeter ki yoksul kalma. ben beyoğlu'nda, koltuğumun altında senaryolarla kapı kapı dolaşırken, evin faturalarını, çocuklarımın bakımını eşimin üzerine yıktım. benim gibi bir sorumsuzu yönettiği için, o büyük yönetmendir."
devamını gör...
vefat ettiğini öğrendiğimde dünyaların başıma yıkıldığı gariban bir insanoğludur. ankara büyülü fenerde tepecik hayal okulu isminde bir belgeselle tanımıştım onu. belgeselin çok yerinde tüylerimin diken diken olduğunu gözlerimin yaşardığını hala hatırlarım. sonuna doğru ulan dedim öldü demeyin bunu yapmayın, ama öyleymiş. yerimden kalkamamıştım. arada aklıma düşer yutuptaki kısa metrajlarını, röportajlarını izler dururum. bir de karpuz kapuğundan gemiler yapmak filmine verilen ödülü almak için sahneye bir çıkışı, orada bir duruşu var ki..
seviyoruz seni ahmet ağabey, bu kadar.
devamını gör...
belgeselini izlemiştim.çok sevdiğim bu başlığı açan yazar dostum sayesinde tanıdıgım güzel insan ruhu şad olsun..
devamını gör...
bu akşam binbir zorlukla çektiği bir filmini izledim.
hayatı ne zorluklarla geçmiş, vaktinden evvel göçüp gitmiş, doğum gününe iki gün kala bu dünyadan. böyle bir filmin, böyle bir insanın hakkı nasıl ödenir bilmem.

1954'de kütahya'da doğmuş büyük usta, çocukken bile fotoğrafların hareket edebileceğini düşünmüş, belli ki film çekme aşkı o zaman düşmüş içine, sinemayı o kadar seviyormuş ki ahırda bile sinema izletmek istemiş insanlara, yıllar yıllar evvel..

arkadaşlarıyla sinema grubu kurmuş, uzun yıllar maddi zorluklar çekmiş, envai çeşit işler yapmak durumunda kalmıştır.

ilk filmini almanya'da yaşayan bir gurbetçiden aldıkları vhs kamerayla çekmiştir.

karpuz kabuğundan gemiler yapmak filmi 40'a yakın ödül almış, onu hem ülke çapında hemde dünya çapında tanınır kılmıştır.

başka bir filmin çekimleri için kolları sıvasa da 2009 yılında, 55 yaşına iki gün kala hayatını kaybetmiştir bu yüce insan.


bazen düşünüyorum da, ne kadar çok insan yetenekli olduğu halde imkansızlıklardan dolayı hayallerini ne zorluklarla gerçekleştirebiliyor, ya da erkenden göçüp gidiyorlar bu dünyadan. barış akarsu örneğin, dünyayı yerinden oynatacak insanlar bazen 27 yaşında ölüme yenik düşebiliyor...

ahmet uluçay ustada da onu düşündüm, hayatı daha kolay geçseydi, yeterli imkanlara sahip olsa, kim bilir daha yaşasa neler neler çekecekti...

üzülmemek elde olmasa da, bu miraslara, bu filmlere sahip çıkmaktan başka çare yok sanırım...

yattığın yer incitmesin ahmet abi...
sen gideli 14 yıl olmuş, ben gittiğini 14 yıl sonra öğreniyorum...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ahmet uluçay/ türk şair, yönetmen, ressam...
devamını gör...
karpuz kabugundan gemiler yapmak'ini beyoglu'nda miniminnacik bir cep sinemasinda izlemistim gosterime girdiginde. hala cogu karesi aklimda.

huzur icinde yatsin.
devamını gör...
karpuz kabuğundan gemiler yapmak filmini kadıköy'de izlediğim başarılı,merhum yönetmen.türk sinemasının yüz akı işlerinden birine imza atmıştır.
yapım,kendi hayatından kesitler taşımakta.
aklımda kalan repliklerden biri...
(bkz: güzel piç)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ahmet uluçay" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim