orijinal adı: no longer at ease
yazar: chinua achebe
yayım yılı: 1960
yazarın afrika üçlemesi'nin ikinci kitabı olan eserde okonkwo'nun torunu obi karakteri üzerinden afrika halkının sömürgecilik altındaki değişim ve yozlaşması aktarılmaktadır.
yazar: chinua achebe
yayım yılı: 1960
yazarın afrika üçlemesi'nin ikinci kitabı olan eserde okonkwo'nun torunu obi karakteri üzerinden afrika halkının sömürgecilik altındaki değişim ve yozlaşması aktarılmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "rene" tarafından 30.01.2024 23:12 tarihinde açılmıştır.
1.
chinua achebe'nin afrika üçlemesinin ikinci kitabı. beni yine duygulardan duygulara sürükleyen bir kitap oldu. ilk kitaptan farklı bir şekilde yaptı ama bunu bu sefer. modernleşen dünyada erdemli kalmaya çalışan obi okonkwo ile kendimi bağdaştırdım. idealist bir öğretmenken sistem içerisinde umursamaz bir öğretmene dönüşmem geldi gözlerimin önüne. iyi bir şeyler için çabalarken kendini kandırmalarla, aldatmalarla ve sistemin el vermesiyle eleştirdiği, tiksindiği insana dönüştü. benim günahım onunki kadar büyük değil diye avunuyorum ama bu kötülüğü ne kadar hafifletir bilmiyorum.
bir diğer etkileyici nokta ise umuofia'lıların arada kalmış bir toplum oluşunun güzel anlatılmasıydı. bu açıdan da ülke ve kültür olarak bizi anlattı sanki. kendilerini yeni modern dünyaya ne kadar adapte etmeye çalışsalar da clara'nun "osu" oluşuna hepsinin karşı çıkması, dualarının, "kola cevizlerinin" değişmemesi bu arada kalmışlığın belirtileriydi. bizde de benzer batı-doğu arada kalmışlıkları çokça var.
aslında ilk kitapla aradaki tek fark zaman olmasına rağmen ilki kadar keyif alamadım bu kitaptan. sebebi ana karakterin iki yüzlü erdemsizliği olabilir. evet kendimi bağdaştırdım dedikten sonra bunu demek olmadı farkındayım ama karakterin kişiliksizliği sonlara doğru ortaya çıkan bir şeydi. hep var olanın kendini göstermesi.
bir diğer etkileyici nokta ise umuofia'lıların arada kalmış bir toplum oluşunun güzel anlatılmasıydı. bu açıdan da ülke ve kültür olarak bizi anlattı sanki. kendilerini yeni modern dünyaya ne kadar adapte etmeye çalışsalar da clara'nun "osu" oluşuna hepsinin karşı çıkması, dualarının, "kola cevizlerinin" değişmemesi bu arada kalmışlığın belirtileriydi. bizde de benzer batı-doğu arada kalmışlıkları çokça var.
aslında ilk kitapla aradaki tek fark zaman olmasına rağmen ilki kadar keyif alamadım bu kitaptan. sebebi ana karakterin iki yüzlü erdemsizliği olabilir. evet kendimi bağdaştırdım dedikten sonra bunu demek olmadı farkındayım ama karakterin kişiliksizliği sonlara doğru ortaya çıkan bir şeydi. hep var olanın kendini göstermesi.
devamını gör...
"artık huzur yok" ile benzer başlıklar
yok artık
16
