1.
tarihte şehir devleti ve filozofları ile ünlü yunanistan'ın başkenti.
devamını gör...
leş gibi kokan ve her yerin çöp içinde olduğu yer.


ee edirneliyiz yani bu topraklara bir el atarız ara sıra ama geldiğime pişmanım. selanik ve dedeağaç çok daha güzel. evet.
devamını gör...
yunanistan'ın başkenti. ismini zeus'un kızı tanrıça athena'dan almıştır.
devamını gör...
acropolisin olduğu yunanistanin başkenti. ayrıca plaka çok güzel bir yerdir. pire limanı ise avrupa'nın sayılı limanlarindandir.
devamını gör...
avrupa'daki hiçbir ülkenin başkentine benzemeyen, şehirsel gelişmişliği, batısındaki ülkelerin 20 sene gerisinden takip eden fakat medeniyet konusunda ise doğusundaki ülkelerden en az 20 sene ileride olan yunanistan başkenti.

her ne kadar bu aralar sıkı karantina önlemleri altında olsa da halkı dışarı çıkmayı, partilemeyi çok sever ve en fakir dönemlerinde bile eğlenmekten vazgeçmeyen, güleç yüzlü insanlardır.

yunanların kriz için onlara en uygun tanımı, onların ağzından tam olarak şöyle ifade edilir:
"krizden önce haftada 5 gün dışarı çıkardık, artık 3 gün çıkıyoruz."

nitekim, artık kriz konusunu oldukça atlatmış durumdalar ve avrupa birliği, var olduğu müddetçe yunanistan'ı destekleyecektir. politik olarak türkiye düşmanı gibi gözükseler de halkta bu nefrete pek rast gelmezsiniz çünkü halk böyle şeylere çok da kafasını yormaz, eğlencesine bakar.

birçok türkten selanik'in atina'dan daha güzel olduğunu duysam da bu cümleyi bir tek türklerden duydum. atina ile selanik karşılaştırılabilir şehirler değiller ve karşılaştırıldığında da atina sabaha kadar alır.
devamını gör...
rize'nin pazar ilçesinin 1928 yılı öncesi adıdır.
devamını gör...
yunan tanrıçası athena'nın kentidir.
devamını gör...
2017 yılında ziyaret ettiğim ve oldukça sevdiğim şehirdir. hakkında ankara ve izmir'in karışımı gibi denir ki bence de doğrudur. şehir dış görünüş olarak ankara'ya benzemekte fakat halkın daha dışa dönük hayat tarzıyla izmir'e benzemektedir. kışın akşam 11'de 12'de dışarı çıktığınızda dahi cıvıl cıvıl sokaklarla karşılaşabilirsiniz. şehir merkezindeki syntagma meydanı ise güvenpark'ı hatırlatmaktadır. hatta burada bulunan oldukça büyük bir kitapçı olan public ise dost kitabevi'nin atina'daki karşılığı gibidir. akşamları akropolis'i gören bir tepeye çıkarak akropolis'i ve şehri izlemeniz tavsiye edilir.
devamını gör...
kahvemi yaptım, ellerimi ovuşturdum ve fonda temaya uygun olarak an eisai ena asteri çalıyor.-yine ne güzel söylüyor iki gözümün çiçeği- şimdi yazmaya başlayabilirim.

istanbul sabiha gökçen havalimanındanathen-eleftherios venizelos havalimanına bir buçuk saat süren bir uçuşta ulaşıyorsunuz. şehir merkezine inmek için; mavi renkli hat olan metro ile syntagma yada monastiraki meydanlarına inebilir yada taksi ile yaklaşık 30 euro bir ücret karşılığında ulaşabilirsiniz. muhtemelen kalacağınız yerler buralara yakın olacaktır.

ben dafni bölgesinde kaldığım için o civardan başlayarak anlatacağım atinayı. kaldığım pansiyondan 500 metre kadar yürüyerek kırmızı renkli dafni metro istasyonuna gidiyor ve ardından 3 4 durak olmalı yanlış hatırlamıyorsam syntagma meydanına iniyordum ama önce dafninin metro istasyonunun çevresini anlatayım biraz büyük bir alanın çevreleyen kafeler,büfeler ve seyyar satıcılar bulunuyor. metro istasyonunun sol tarafında bulunan siyah konseptli kafenin peynirli kurabiyeleri çok güzel söylemeden edemeyeceğim. açık havada oturabileceğiniz bol miktarda bankta bulunuyor çevrede ancak bu civarda görülecek olanların pek bir tarihinde ve özelinde manası olmadığı için hızlı geçiyorum. syntagma meydanın bembeyaz tasarlanmış metro istasyonundan hızlıca merdivenleri tırmandığınızda önünüzde kocaman bir alan ve alanın sağ tarafında parlamento binası karşılıyor sizi. parlamento binası, önünde 10 tane sütun bulunan krem ve beyaz renklerin ağırlıkta olduğu bir yapı. parlamento binasının önünde olan boş meydanda bol miktarda evsiz insan, müzik yapan gençler, turist olduğunuzu 500 metreden koklayarak hisseden satıcılar ve dilenciler bol miktarda bulunuyor aman diyeyim dikkatli olun.

hemen karşısında bulunan binaların arasında insanların yoğunlukla yürüdüğü caddeyi göreceksiniz.ermou caddesi syntagma ve monastiraki meydanlarını bağlayan tarihi bir cadde. cadde üzerinde göreceğiniz kafelerin çoğu türkiyede göreceklerinizden pek farklı değil aslında ancak ara sokakları talan etmeniz halinde ouzo içebileceğiniz sevimli barlar ile karşılaşmanız çok olası. arnavut kaldırımlı ermou sokaklarında gezerken her köşede tarihi bir yapı görmeniz pek mümkün. caddenin sağında solunda bulunan evler genellikle 2 katlı ve alçak yapılar. caddede yürümeye devam ettiğinizde sonlarına doğru sizi the byzantine church of panaghia kapnikarea kilisesi karşılayacak. -itiraf etmeliyim, yapıldığı dönemde itibar ve tasarruf ilişkisi henüz kurulmamış olduğundan dehşete düştüm. nasıl yani?- 11. yüzyıldan kalma, meryem anaya adanmış bu ihtişamsız kilisenin üzerinde bulunan yaprak ve kalp desenleri karakteristik yapısını yansıtıyor dönemin. kiliseyi çevreleyen taşlardan örülü alçak duvarların üzerinde her daim sigara içen gençleri görmek mümkün. -yok yok duvarlarına kalp içinde isimlerini yazmıyorlar-

caddede bol miktarda müzik yapan gençleri görünce artık sonunun geldiğini anlıyorsunuz yoksa bir an hiç bitmeyecek gibi geliyor o cadde. monastiraki meydanına geldiğinizde ise kendinizi istanbul/ümraniye meydanda gibi hissediyorsunuz bir ferahlık geliyor. efendim suriyelisi nargilesini içiyor, bangladeşliler bi tövbe estağfirullah kokan yemekler pişiriyor, inanmazsınız iş makinesi izlerken çekirdek çitleyen yunan bir teyze ile tanıştım azıcık sohbet ettik az kala oğluna alıyordu beni ucuz kurtuldum. neyse garip detaylar vermeyi bırakmam gerekiyor acilen. meydanı çevreleyen binaların altlarında bol miktarda balık restoranı bulunuyor, benim deneyimlediklerim gayet lezzetliydi.

meydanda biraz oturup güneşin çökmesini bekliyorsunuz. siz bekleyin yani ben o güneşin alnında acropolise tırmanmaya çalıştım yazık günah siz etmeyin öyle şeyler. oturduğunuz herhangi bir kafede son derece lezzetlifrappeler içebilirsiniz o sırada hem biraz dinlenmek içinde çok uygun biryer.

-yazarın burada beli tutuldu, bi sigara molası verdi geri gelecek, yani inş-
bu girdiden sona kafa sözlük yazarlarından şu başlığa destek vermelerini rica ediyorum*
(bkz: moderasyon supportgirle maaş bağlasın kampanyası)

artık acropolise çıkmaya hazırım! ara sokaklardan acropolise uzanan yolu çıkarken muhtelif hediyelik eşya satan dükkanları görmek mümkün buralardan helenistik dönem detaylı taçlar,elbiseler ve sandaletler almak mümkün. bir dahaki gidişimde kombinimi tamamlamaya ant içtim. yukarı doğru tırmanış zor olacak o sebep ile mümkün mertebe rahat kıyafetler giymeye özen göstermeli ziyaretçiler. yaklaşık 1 2 km süren tırmanışın sonunda acropolis tüm ihtişamı ile sizi karşılıyor olacak. harika bir atina manzarası izleyecek olacaksınız bu sebeple bir miktar tıkınmalık nevaleyide yanınıza almanızda da fayda var.

daha çok fazla anlatılacak şey var ama tükendim. o sebep ile arada gelip bu başlığın altında anlatmaya devam edeceğim.
okuyan herkese şimdiden teşekkür eder, esenlikler dilerim.
devamını gör...
bomboş bir şehir. bu kadar da bakımsız bir şehir olamaz be. evet.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"atina" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim