yazar: yusuf atılgan
yayım yılı: 1959
yazarın ilk romanıdır. her türlü fikrin karşısında duran ve c olarak isimlendirilen mirasyedi bir adamı anlatır. c, gerçek mutluluğu sevgide arasa da ilişkileri yolunda gitmez.
yayım yılı: 1959
yazarın ilk romanıdır. her türlü fikrin karşısında duran ve c olarak isimlendirilen mirasyedi bir adamı anlatır. c, gerçek mutluluğu sevgide arasa da ilişkileri yolunda gitmez.
- yunus nadi roman ödülü (1958): ikincilik
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "onüçüncühikmet" tarafından 14.11.2020 21:44 tarihinde açılmıştır.
41.
yusuf atılgan'ın mezkur romanı, ilk olarak 1959 yılında varlık yayınları tarafından yayımlanmıştır.
romanın ana karakteri olan c., adının sadece baş harfiyle anılmasıyla bile sıradanlıktan uzak, sıra dışı bir figürdür. c., toplumun dayattığı geleneklere, ilişkilere ve normlara uyum sağlamayı reddeden bir karakterdir. zengin, yalnız ve "aylak" bir hayat sürerken, hayatın anlamını ve gerçek sevgiyi arayışı romanın temel eksenini oluşturur.
roman boyunca c.’nin içsel çatışmalarına, geçmişiyle yüzleşmelerine ve insanlarla olan sorunlu ilişkilerine tanık oluruz. özellikle çocukluk travmaları, annesiyle olan sorunlu bağı ve sevgiyi bulma konusundaki saplantısı, karakterin derinlikli psikolojik çözümlemesine olanak tanır. aylak adam, batı’daki varoluşçu edebiyatın etkilerini taşır; sartre ve camus gibi yazarların izleri romanda hissedilir; ancak yusuf atılgan, bu düşünceleri yerel bir atmosfer ve dil kullanarak, türk toplumunun özgün yapısına uyarlamayı başarmıştır.
romanın anlatımı, hem iç monologlara hem de etkileyici betimlemelere dayanır. şehir, romanın bir diğer karakteri gibidir; c.’nin istanbul sokaklarındaki başıboş gezintileri, hem onun iç dünyasına hem de toplumun yüzeyselliğine ışık tutar. modernizm etkisindeki bu eser, hala güncelliğini koruyan bir başyapıt olarak görülür ve edebiyatseverlerin mutlaka okuması gereken bir klasiktir.
romanın ana karakteri olan c., adının sadece baş harfiyle anılmasıyla bile sıradanlıktan uzak, sıra dışı bir figürdür. c., toplumun dayattığı geleneklere, ilişkilere ve normlara uyum sağlamayı reddeden bir karakterdir. zengin, yalnız ve "aylak" bir hayat sürerken, hayatın anlamını ve gerçek sevgiyi arayışı romanın temel eksenini oluşturur.
roman boyunca c.’nin içsel çatışmalarına, geçmişiyle yüzleşmelerine ve insanlarla olan sorunlu ilişkilerine tanık oluruz. özellikle çocukluk travmaları, annesiyle olan sorunlu bağı ve sevgiyi bulma konusundaki saplantısı, karakterin derinlikli psikolojik çözümlemesine olanak tanır. aylak adam, batı’daki varoluşçu edebiyatın etkilerini taşır; sartre ve camus gibi yazarların izleri romanda hissedilir; ancak yusuf atılgan, bu düşünceleri yerel bir atmosfer ve dil kullanarak, türk toplumunun özgün yapısına uyarlamayı başarmıştır.
romanın anlatımı, hem iç monologlara hem de etkileyici betimlemelere dayanır. şehir, romanın bir diğer karakteri gibidir; c.’nin istanbul sokaklarındaki başıboş gezintileri, hem onun iç dünyasına hem de toplumun yüzeyselliğine ışık tutar. modernizm etkisindeki bu eser, hala güncelliğini koruyan bir başyapıt olarak görülür ve edebiyatseverlerin mutlaka okuması gereken bir klasiktir.
devamını gör...