orijinal adı: circe
yazar: madeline miller
yayım yılı: 2018
mitolojik yunan kahramanlara ve mitlere farklı bir bakış açısı ile bakan eser. aiaie cadısı kirke'nin gözünden büyüleyici bir anlatım.
yazar: madeline miller
yayım yılı: 2018
mitolojik yunan kahramanlara ve mitlere farklı bir bakış açısı ile bakan eser. aiaie cadısı kirke'nin gözünden büyüleyici bir anlatım.
- goodreads en iyi fantastik kurgu ödülü (2018)
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "la loba" tarafından 14.12.2020 19:30 tarihinde açılmıştır.
21.
sesli kitap olarak damla sönmez’in sesinden dinlemiştim. her sabah işe giderken ve akşam dönerken heyecanla kulaklığımı takıp bir saatlik yolumun güzelleşmesini sağlardı. yunan mitolojisini hep sevmişimdir. mitoloji sevmeyenlere pek hitap etmese de dili ve akışı herkese hitap ediyor bence. gözlerimi kapatıp o dünyayı yaşıyormuş, izliyormuş hissini yaşardım. ilk bitirdiğim sesli kitap olabilir. okumak gibi olmayacağını düşünürdüm ama baya keyifliymiş.
devamını gör...
22.
ben, kirke madeline miller’ın circe romanının türkçedeki adı...
roman, mitolojiyi bir kadının gözünden, güçlü ama yalnız bir karakter üzerinden anlatır.
romanı kısaca özetlemem gerekirse: ben, kirke, güneş tanrısı helios’un kızı olan kirke’nin, ailesi tarafından dışlanan ve değersiz görülen bir ölümsüzken kendi gücünü keşfetme hikâyesini anlatır. bir ölümlüyle yaşadığı aşk, onun hem sevgiyi tanımasına hem de içindeki cadılığı fark etmesine vesile olur. yaptığı hatalar, sürgünler ve yalnızlıklar kirke’yi ötekileştirirken; vicdanlı, kırılgan ve ahlaklı yapısı onu tanrıların acımasız dünyasında farklı kılar. doğayla kurduğu bağ sayesinde edindiği büyü gücü, tanrıların doğuştan gelen güçlerini bile aşar. roman, tanrıları insani zaaflarıyla göstererek ölümlülerin masumiyetini yüceltir ve kirke’nin kendini gerçekleştiren güçlü bir kadına dönüşümünü merkeze alır.
kitabı okurken mitolojik kahraman kirke ile günümüz dünyasında yer alan kadınlar arasında bağ kurmak mümkün. kirke, mitolojik bir karakter olmasına rağmen yaşadığı dışlanma, değersizlik hissi ve kendini kabul ettirme mücadelesi bakımından günümüz kadınıyla güçlü benzerlikler taşır. kirke, ailesi ve çevresi tarafından yeteneksiz ve yetersiz görülür ki bu durum modern dünyada kadınların toplum, aile ya da iş hayatında sıkça maruz kaldığı küçümsenme ve görünmez kılınma hâliyle örtüşür. her iki durumda da kadın, kendisine biçilen rollerin dışına çıktığında eleştirilir ve yalnızlaştırılır.
günümüz kadını gibi kirke de gücünü önce başkalarının onayıyla değil, kendi iç dünyasını keşfederek bulur. kirke’nin cadılığını fark etmesi, modern kadının eğitimle, meslekle ya da farkındalıkla kendi potansiyelini keşfetmesine benzetilebilir. ancak bu güçlenme süreci her iki tarafta da sancılıdır: kirke sürgünle cezalandırılırken, günümüz kadını da çoğu zaman baskı, önyargı ya da toplumsal engellerle karşılaşır.
bir diğer ortak nokta, duygusal emek ve vicdan kavramıdır. kirke, verdiği zararlardan dolayı pişmanlık duyan, merhametli bir karakterdir. günümüz kadını da çoğu zaman empati kuran, yükü omuzlayan ve bedel ödeyen taraf olur. buna karşın erkek egemen güç yapıları -romanda tanrılar, günümüzde ise toplumsal sistemler- daha az sorgulanır.
sonuç olarak kirke, çağlar öncesinden gelen bir mitolojik figür olmasına rağmen, bugün hâlâ kadınların verdiği “kendin olma, güçlü olma ve özgürleşme” mücadelesinin simgesidir. onun hikâyesi, günümüz kadınına, gücün başkalarının verdiği unvanlarda değil, kendini kabul etmekte yattığını hatırlatır.
roman, mitolojiyi bir kadının gözünden, güçlü ama yalnız bir karakter üzerinden anlatır.
romanı kısaca özetlemem gerekirse: ben, kirke, güneş tanrısı helios’un kızı olan kirke’nin, ailesi tarafından dışlanan ve değersiz görülen bir ölümsüzken kendi gücünü keşfetme hikâyesini anlatır. bir ölümlüyle yaşadığı aşk, onun hem sevgiyi tanımasına hem de içindeki cadılığı fark etmesine vesile olur. yaptığı hatalar, sürgünler ve yalnızlıklar kirke’yi ötekileştirirken; vicdanlı, kırılgan ve ahlaklı yapısı onu tanrıların acımasız dünyasında farklı kılar. doğayla kurduğu bağ sayesinde edindiği büyü gücü, tanrıların doğuştan gelen güçlerini bile aşar. roman, tanrıları insani zaaflarıyla göstererek ölümlülerin masumiyetini yüceltir ve kirke’nin kendini gerçekleştiren güçlü bir kadına dönüşümünü merkeze alır.
kitabı okurken mitolojik kahraman kirke ile günümüz dünyasında yer alan kadınlar arasında bağ kurmak mümkün. kirke, mitolojik bir karakter olmasına rağmen yaşadığı dışlanma, değersizlik hissi ve kendini kabul ettirme mücadelesi bakımından günümüz kadınıyla güçlü benzerlikler taşır. kirke, ailesi ve çevresi tarafından yeteneksiz ve yetersiz görülür ki bu durum modern dünyada kadınların toplum, aile ya da iş hayatında sıkça maruz kaldığı küçümsenme ve görünmez kılınma hâliyle örtüşür. her iki durumda da kadın, kendisine biçilen rollerin dışına çıktığında eleştirilir ve yalnızlaştırılır.
günümüz kadını gibi kirke de gücünü önce başkalarının onayıyla değil, kendi iç dünyasını keşfederek bulur. kirke’nin cadılığını fark etmesi, modern kadının eğitimle, meslekle ya da farkındalıkla kendi potansiyelini keşfetmesine benzetilebilir. ancak bu güçlenme süreci her iki tarafta da sancılıdır: kirke sürgünle cezalandırılırken, günümüz kadını da çoğu zaman baskı, önyargı ya da toplumsal engellerle karşılaşır.
bir diğer ortak nokta, duygusal emek ve vicdan kavramıdır. kirke, verdiği zararlardan dolayı pişmanlık duyan, merhametli bir karakterdir. günümüz kadını da çoğu zaman empati kuran, yükü omuzlayan ve bedel ödeyen taraf olur. buna karşın erkek egemen güç yapıları -romanda tanrılar, günümüzde ise toplumsal sistemler- daha az sorgulanır.
sonuç olarak kirke, çağlar öncesinden gelen bir mitolojik figür olmasına rağmen, bugün hâlâ kadınların verdiği “kendin olma, güçlü olma ve özgürleşme” mücadelesinin simgesidir. onun hikâyesi, günümüz kadınına, gücün başkalarının verdiği unvanlarda değil, kendini kabul etmekte yattığını hatırlatır.
devamını gör...
"ben kirke" ile benzer başlıklar
kirke
1
