yazar: mehmet rauf
yayım yılı: 2008
türk edebiyatının ilk erotik romanı özelliğini taşımaktadır. iki bölümden oluşup ilk bölümü çok kısa olmakla birlikte günümüz türkçesi ile anlatılmakta, ikinci bölümü ise aynı romanın eski türkçe ile yazılan versiyonudur.
yayım yılı: 2008
türk edebiyatının ilk erotik romanı özelliğini taşımaktadır. iki bölümden oluşup ilk bölümü çok kısa olmakla birlikte günümüz türkçesi ile anlatılmakta, ikinci bölümü ise aynı romanın eski türkçe ile yazılan versiyonudur.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "eseno" tarafından 21.06.2021 22:23 tarihinde açılmıştır.
1.
bu aralar deli gibi mehmet rauf okuyorum; melankoliyi bana sevdirdi kendisi. tabii ki de bu erotik hikayeyi okumadan edemezdim.
bazı yerlerde kahkaha ata ata okudum. bu kısa hikayeyi günümüz türkçesine çevirip seks hikayesi olarak internete yazsam hiç sırıtmaz, öyle bir üslupla yazılmış. mutlaka okunması gereken bir kitap değil ama mehmet rauf'un bu yanını da görmek epey hoşuma gitti.
bazı yerlerde kahkaha ata ata okudum. bu kısa hikayeyi günümüz türkçesine çevirip seks hikayesi olarak internete yazsam hiç sırıtmaz, öyle bir üslupla yazılmış. mutlaka okunması gereken bir kitap değil ama mehmet rauf'un bu yanını da görmek epey hoşuma gitti.
devamını gör...
2.
mehmet rauf'un erotik romanı. hacim olarak epey küçük olan bu eser, derli toplu ilk erotik yazınımızdır.
şu paragraf ile açılır:
"bilmem herkes de benim gibi midir? hoşuma giden bir kadın
görür görmez ufak bir hayal gücüyle onun vücudunu çıplak
olarak gözümün önüne getirebilirim. ve bu güzel manzara kaısında bu vücudun en fazla göz okşayan, en kışkırtıcı bölümlerini büyük bir zevk ve şehvetle saatlerce seyretmeye dalarım.
bilhassa gözümde olanca haşmet ve saltanatıyla durup durmakta olan noktalar, gümüş gibi göğüslerin yuvarlaklığı, kalçalarının adamı baştan çıkaran kıvrımları ve, ah, titremeden yazamıyorum, o güzelim kadınlık çiçeğidir. bu çiçeğin hayali bile olsun karşısından, bakışlara şenlik veren masumane şekli kadar
seyrine doyulmaz başka bir şey var mıdır? hele hele, üstünü
muhteşem bir taç gibi, renkli ve yumuşacık tüyler süslemiş
olursa..."
içerik pek kuvvetli değildir tahmin edeceğiniz üzere. zambak ve naciye'nin cinsî münasebeti romanda geniş yer tutar. erotik diyalogların ard arda sıralanması ve olay örgüsünün neredeyse bulunmaması romanı zayıf kılsa da eğlenceli bir yönü vardır.
şu paragraf ile açılır:
"bilmem herkes de benim gibi midir? hoşuma giden bir kadın
görür görmez ufak bir hayal gücüyle onun vücudunu çıplak
olarak gözümün önüne getirebilirim. ve bu güzel manzara kaısında bu vücudun en fazla göz okşayan, en kışkırtıcı bölümlerini büyük bir zevk ve şehvetle saatlerce seyretmeye dalarım.
bilhassa gözümde olanca haşmet ve saltanatıyla durup durmakta olan noktalar, gümüş gibi göğüslerin yuvarlaklığı, kalçalarının adamı baştan çıkaran kıvrımları ve, ah, titremeden yazamıyorum, o güzelim kadınlık çiçeğidir. bu çiçeğin hayali bile olsun karşısından, bakışlara şenlik veren masumane şekli kadar
seyrine doyulmaz başka bir şey var mıdır? hele hele, üstünü
muhteşem bir taç gibi, renkli ve yumuşacık tüyler süslemiş
olursa..."
içerik pek kuvvetli değildir tahmin edeceğiniz üzere. zambak ve naciye'nin cinsî münasebeti romanda geniş yer tutar. erotik diyalogların ard arda sıralanması ve olay örgüsünün neredeyse bulunmaması romanı zayıf kılsa da eğlenceli bir yönü vardır.
devamını gör...
