41.
satılmış demem yeterli olacaktır. eski imajının ekmeğini yiyor.
devamını gör...
42.
ahmet hakan ın bi tık altı sözde gazeteci...
devamını gör...
43.
zamanında da ss aklama yayını yapmış sarayın "gasteci"si.
durduğu nokta nagehan alçı'dan ne ilerde ne geride.
durduğu nokta nagehan alçı'dan ne ilerde ne geride.
devamını gör...
44.
02.08.2021 tarihli yayını izlerken içimden şunlar geçti:
''eskiden habercilik böyle olurdu kardeşim. olay yerine muhabirler gönderilir, olayın sıcağında canlı canlı yayın yaparlardı''
eline sağlık cüneyt.
muhabir adem; senin de gözlüklerine sağlık...
''eskiden habercilik böyle olurdu kardeşim. olay yerine muhabirler gönderilir, olayın sıcağında canlı canlı yayın yaparlardı''
eline sağlık cüneyt.
muhabir adem; senin de gözlüklerine sağlık...
devamını gör...
45.
konformist, küstah, omurgasız.
devamını gör...
46.
yani gerçekten maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor. dün şu girdiyi yazmıştım #1180667
bugün reklama boğdun cüneyt...
arada verdiğin reklamlar yetmezmiş gibi bide program içinde üni reklamı için konuk aldın...
bu kadar reklamı babamın oğlu yapsa seyretmem. kapattım gitti...
bugün reklama boğdun cüneyt...
arada verdiğin reklamlar yetmezmiş gibi bide program içinde üni reklamı için konuk aldın...
bu kadar reklamı babamın oğlu yapsa seyretmem. kapattım gitti...
devamını gör...
47.
son youtube yayınında iban mevzusuna farklı ve haklı bir şekilde yaklaşmış olan gazeteci. kendisine katıldığımdır, haklın büyük çoğunluğunun açlık sınırın altında yaşadığı ülkede bırakın 37500000 tl lik araca binmesini devletin araç tahsis etmesi bile yanlış.
buradan
buradan
devamını gör...
48.
hemen hemen bütün youtube yayınlarında ürün yerleştirme yapan beyaz türk abi bazen bir restoran, mağaza veya marka. bir keresinde bluemint diye bir markayı övdü durdu ömrü hayatında duymamış bir kara cahil olarak bakayım dedim, 400 lira ben vermem bir gömleğe.
neyse, istediği zaman konuklarına güzel sorular sorabiliyor ancak çok acıtmadan yapıyor ki hükümet yetkilileri de katılabiliyor bu yayınlara. zaten daha önce defalarca dile getirdiği gibi soruların konuklara önceden verilmesini garipsemediğini, normal bulduğunu bilmekteyiz. sunuculuğu iyi ancak yorumlarını beğenmiyorum, banklarda oturan emekli amcalara denk geldiğinizde güncel olaylar hakkında cüneyt'ten daha iyi analiz ve yorumlara rastlamak zor değil.
neyse, istediği zaman konuklarına güzel sorular sorabiliyor ancak çok acıtmadan yapıyor ki hükümet yetkilileri de katılabiliyor bu yayınlara. zaten daha önce defalarca dile getirdiği gibi soruların konuklara önceden verilmesini garipsemediğini, normal bulduğunu bilmekteyiz. sunuculuğu iyi ancak yorumlarını beğenmiyorum, banklarda oturan emekli amcalara denk geldiğinizde güncel olaylar hakkında cüneyt'ten daha iyi analiz ve yorumlara rastlamak zor değil.
devamını gör...
49.
tarafsız olduğunu düşündüğüm. pandemi döneminde her gün yayın yapan gazeteci youtuber
devamını gör...
50.
...kendisini adam eden, gazeteci kılan, buraya taşıyan soner yalçın gibi bir üstada korkudan ve yaranmak adına nanik yapmış gazetecilik oynayan zat-ı muhterem. "biz sadece iş arkadaşıydık, zaten hiç sevmezdim soner'i, bence siz o haini asın, hatta ipini ben çekeyim, ağasınız paşasınız"...
devamını gör...
51.
bakanlarin secilmedigini, atandigini bilmeyen bir cahil her gun milyonlarca insanla fikrini paylasiyor. politik konulari yorumluyor
devamını gör...
52.
her gün hayranlıkla izlediğim youtube da yayın yapan gazetecidir. tarafsız olduğunu düşündüğüm sayılı gazetecilerden.
devamını gör...
53.
cüneyt kötünün iyisidir. dönem şartları buna el verir, o da bunu yapıyordur.
devamını gör...
54.
youtube kanalında, tügva genel başkanı enes eminoğlu'na hesap sorarmış gibi aklama çalışması yapıyor.
cüneyt özdemir: mali destek raporu var, gördünüz mü?
enes eminoğlu: bu raporu fetö'den içeri girmiş biri hazırlamış. ismini vermeme gerek yok. listeler manipüle edilmiş.
cüneyt özdemir: mali kaynaklarınız nelerdir?
enes eminoğlu: yurtlar iktisadi olarak kendini çeviriyor. illerde çalışan ekiplerimiz gönüllü olarak çalışıyor. biz kamu yararına çalışan bir vakıfız.
''vakıflar genel müdürlüğünden yardım istiyoruz, bazen.
belediyeler de bize destek oluyor.
biz kamu yararına vakıf statüsü taşıyoruz. bizim maddi kaygımız yok. bir çok yaptığımız hayırlı çalışmalar var, doğuda-batıda.
türkiye'de inanılmaz bir genç nüfus var, 25 milyon gencin okuldan sonra ikinci bir yuvası olmak istiyoruz.
gençler için teknofestler, bilim şenlikleri oluşturuyoruz.''
yalanları dinlerken yüreğim şişti. izlemek isteyenler için canlı yayın devam ediyor.
adam cehape diyor.
cüneyt özdemir: mali destek raporu var, gördünüz mü?
enes eminoğlu: bu raporu fetö'den içeri girmiş biri hazırlamış. ismini vermeme gerek yok. listeler manipüle edilmiş.
cüneyt özdemir: mali kaynaklarınız nelerdir?
enes eminoğlu: yurtlar iktisadi olarak kendini çeviriyor. illerde çalışan ekiplerimiz gönüllü olarak çalışıyor. biz kamu yararına çalışan bir vakıfız.
''vakıflar genel müdürlüğünden yardım istiyoruz, bazen.
belediyeler de bize destek oluyor.
biz kamu yararına vakıf statüsü taşıyoruz. bizim maddi kaygımız yok. bir çok yaptığımız hayırlı çalışmalar var, doğuda-batıda.
türkiye'de inanılmaz bir genç nüfus var, 25 milyon gencin okuldan sonra ikinci bir yuvası olmak istiyoruz.
gençler için teknofestler, bilim şenlikleri oluşturuyoruz.''
yalanları dinlerken yüreğim şişti. izlemek isteyenler için canlı yayın devam ediyor.
adam cehape diyor.
devamını gör...
55.
yetmez ama evetçidir kendisi. ha ben takip ediyorum yayıncılığını. orası ayrı.
devamını gör...
56.
new york'a gelmis birkac gunlugune. cenesi dusmus, cesareti gelmis yine. vay cucu vay.
devamını gör...
57.
ekmeğine bakan gazeteci (ne yandaş ne de taraf).ben sevmem kendisini o ayrı.
devamını gör...
58.
59.
ya bu cücü sürekli "bir cemaat lehine laf etmeyen benim" filan diye dolanıyor ya etrafta. m. ali birand'ın çok da temiz olmayan mazisinin veliahtı gibi kasım kasım kasılırken kendini bir aralar cemaate yanlamayanlardan gibi göstermeye çalışıyor ya. arşiv unutmuyor işte. sene 2012. radikal sitesi. o zamanlar bile bir ton şey söyleyip hiçbir şey söylememe ustasıydı.
ayrıca o dönemde amerikan televizyonalarında bile cemaatin abd'deki charter school sistemini kullanarak örgütü nasıl finanse ettikleriyle ilgili dosyalar yayınlanıyordu. herifler çalıştırdıkları örgüt üyelerine devletin ödediği maaşı tam ödemesi yapıyor gibi gösteriyor. çalışana birazını veriyorlar ve kalanı cebe atıyorlarmış. öğretmen olan eşinden boşanan amerikalı bir kadın anlatmıştı bunu.
"gülen cemaatinin hizmetleri"ymiş...
www.radikal.com.tr/yazarlar...
yansak da dokunacağız!
23/05/2012
olduk olmadık yerde 'yansak da dokunacağız' sloganını atan birinin derdi aslında pipo içmek olabilir.
time dergisi son sayısında gülen cemaati’ni işlemiş. cemaat en son abd’nin cbs televizyonunda yayımlanan efsanevi haber programı 60 dakikaya konu olmuştu. gün geçmiyor ki ingiltere ya da italya’da bir dergide cemaat ile ilgili bir yazı çıkmasın. anlayacağınız bizim türkiye’de tartışmalara doyamadığımız ‘the cemaat’ uluslararası bir fenomene dönüşmüş durumda. gülen cemaati’nin hizmetlerinin anlatıldığı haberleri dikkatle izliyorum. hatta youtube’a konulan henüz haber olmamış yabancılarla yapılan röportajlara bile bakıyorum. hepsinin alt metni hemen hemen aynı. hepsinde kuşkucu bir dil, metinlerin içine sinmiş bir ima, varılmak istenen kuşkulu bir nokta var. gelin görün ki hemen hiçbirinde bu kuşkuları doğrulayacak somut bir veri yok. bu yüzden binbir dereden binbir ima getirilen, ıkınıp sıkınılan ama bir türlü varılmak istenen noktaya varılamayan yabancı dilde cemaat tanımlamaları ile karşı karşıyayız.
kuşku çok, kanıt yok!
yurtdışındaki yayın organlarında çıkan bu metinleri görünce bizde bir kesimin gülen cemaati düşmanlığının neredeyse satırı satırına aynı olduğunu görüyorsunuz. kuşkular, imalar, iddialar ve o kadar.
gerisi laf salatası.
insan ‘yansak da dokunacağız’ gibi önemli bir iddianın allanıp pullanıp slogana dönüştürüldüğü bir ülkede laf salatasından daha fazlasını merak ediyor haliyle. the cemaat bizim milli olağan şüphelimizdi şimdi uluslararası bir olağan şüpheliye dönüştürülüyor. aynı paranoya pompalanıyor. her taşın altında the cemaat var! sürekli bir şeyleri ele geçirmeye çabalıyorlar!
kaçın umacı geliyor.
bir diğer teori de cemaatçilerin aralarında ikiye ayrıldığı iddiası. mesela sarfedilen bir ‘sivil’ cemaatçiler lafı var. e bir taraf sivilse diğer tarafın ne olduğunu varın siz tahmin edin!
aynı kesimin pazarladığı bir başka ayrım da ‘iyi cemaatçiler’le ‘kötü cemaatçiler’ arasında. şahinler, güvercinler. söz dinleyenler dinlemeyenler.
bu ayrımları uzatabiliriz.
bir süre önce türkiye’nin ‘the cemaat’ten kurtulmasının yolunu söylemiştim. “sayıları 3 ila 10 milyon arasında olduğu iddia edilen insanlarımızı mars’a ışınlamayı başarırlarsa tamamdır” diye yazmıştım. yabancı dillerde gülen cemaati hakkında yazılanları okuyunca bu çözümün sadece türkiye için değil dünya için de iyi bir fikir olduğunu düşünmeye başladım.
bazen bu tabloyu görünce “iyi ki cemaatçi değilim” diye düşünmekten kendimi alamıyorum. düşünsenize sadece bunları bile yazdığım için radikal’i hatta cnntürk’ü ise ele geçirmeye çalışıyor olabilirdim.
hele bir de ele geçirdikten sonra görecektiniz beni!
gelelim herkesin bildiği bir başka ortak ‘sır’ meselesine.
türkiye’de ya da dünyada bu tür kuşkuların ve komplo teorilerinin olduğu yazılar çok okunuyor, gazeteler iyi satıyor, televizyon programları bayağı reyting topluyor, kitaplar baskı üstüne baskı yapıyor. böyle olunca bazen bir yazı dizisi, bir köşe yazısı hatta bir kitap sadece ama sadece bunun için de yazılabiliyor.
freud’dan bir alıntı ile meseleyi bağlarsak ‘bazen pipo içen bir adam sadece pipo içen bir adam’ olabiliyor.
anlayacağınız olduk olmadık yerde gülen cemaati’ni kastederek sürekli ‘yansak da dokunacağız’ sloganını atan birinin derdi aslında pipo içmek olabilir.
slogan ise işin ‘artistlik pazarlama’ kısmı.
anladıysak, şimdi sessizce dağılalım.
ayrıca o dönemde amerikan televizyonalarında bile cemaatin abd'deki charter school sistemini kullanarak örgütü nasıl finanse ettikleriyle ilgili dosyalar yayınlanıyordu. herifler çalıştırdıkları örgüt üyelerine devletin ödediği maaşı tam ödemesi yapıyor gibi gösteriyor. çalışana birazını veriyorlar ve kalanı cebe atıyorlarmış. öğretmen olan eşinden boşanan amerikalı bir kadın anlatmıştı bunu.
"gülen cemaatinin hizmetleri"ymiş...
www.radikal.com.tr/yazarlar...
yansak da dokunacağız!
23/05/2012
olduk olmadık yerde 'yansak da dokunacağız' sloganını atan birinin derdi aslında pipo içmek olabilir.
time dergisi son sayısında gülen cemaati’ni işlemiş. cemaat en son abd’nin cbs televizyonunda yayımlanan efsanevi haber programı 60 dakikaya konu olmuştu. gün geçmiyor ki ingiltere ya da italya’da bir dergide cemaat ile ilgili bir yazı çıkmasın. anlayacağınız bizim türkiye’de tartışmalara doyamadığımız ‘the cemaat’ uluslararası bir fenomene dönüşmüş durumda. gülen cemaati’nin hizmetlerinin anlatıldığı haberleri dikkatle izliyorum. hatta youtube’a konulan henüz haber olmamış yabancılarla yapılan röportajlara bile bakıyorum. hepsinin alt metni hemen hemen aynı. hepsinde kuşkucu bir dil, metinlerin içine sinmiş bir ima, varılmak istenen kuşkulu bir nokta var. gelin görün ki hemen hiçbirinde bu kuşkuları doğrulayacak somut bir veri yok. bu yüzden binbir dereden binbir ima getirilen, ıkınıp sıkınılan ama bir türlü varılmak istenen noktaya varılamayan yabancı dilde cemaat tanımlamaları ile karşı karşıyayız.
kuşku çok, kanıt yok!
yurtdışındaki yayın organlarında çıkan bu metinleri görünce bizde bir kesimin gülen cemaati düşmanlığının neredeyse satırı satırına aynı olduğunu görüyorsunuz. kuşkular, imalar, iddialar ve o kadar.
gerisi laf salatası.
insan ‘yansak da dokunacağız’ gibi önemli bir iddianın allanıp pullanıp slogana dönüştürüldüğü bir ülkede laf salatasından daha fazlasını merak ediyor haliyle. the cemaat bizim milli olağan şüphelimizdi şimdi uluslararası bir olağan şüpheliye dönüştürülüyor. aynı paranoya pompalanıyor. her taşın altında the cemaat var! sürekli bir şeyleri ele geçirmeye çabalıyorlar!
kaçın umacı geliyor.
bir diğer teori de cemaatçilerin aralarında ikiye ayrıldığı iddiası. mesela sarfedilen bir ‘sivil’ cemaatçiler lafı var. e bir taraf sivilse diğer tarafın ne olduğunu varın siz tahmin edin!
aynı kesimin pazarladığı bir başka ayrım da ‘iyi cemaatçiler’le ‘kötü cemaatçiler’ arasında. şahinler, güvercinler. söz dinleyenler dinlemeyenler.
bu ayrımları uzatabiliriz.
bir süre önce türkiye’nin ‘the cemaat’ten kurtulmasının yolunu söylemiştim. “sayıları 3 ila 10 milyon arasında olduğu iddia edilen insanlarımızı mars’a ışınlamayı başarırlarsa tamamdır” diye yazmıştım. yabancı dillerde gülen cemaati hakkında yazılanları okuyunca bu çözümün sadece türkiye için değil dünya için de iyi bir fikir olduğunu düşünmeye başladım.
bazen bu tabloyu görünce “iyi ki cemaatçi değilim” diye düşünmekten kendimi alamıyorum. düşünsenize sadece bunları bile yazdığım için radikal’i hatta cnntürk’ü ise ele geçirmeye çalışıyor olabilirdim.
hele bir de ele geçirdikten sonra görecektiniz beni!
gelelim herkesin bildiği bir başka ortak ‘sır’ meselesine.
türkiye’de ya da dünyada bu tür kuşkuların ve komplo teorilerinin olduğu yazılar çok okunuyor, gazeteler iyi satıyor, televizyon programları bayağı reyting topluyor, kitaplar baskı üstüne baskı yapıyor. böyle olunca bazen bir yazı dizisi, bir köşe yazısı hatta bir kitap sadece ama sadece bunun için de yazılabiliyor.
freud’dan bir alıntı ile meseleyi bağlarsak ‘bazen pipo içen bir adam sadece pipo içen bir adam’ olabiliyor.
anlayacağınız olduk olmadık yerde gülen cemaati’ni kastederek sürekli ‘yansak da dokunacağız’ sloganını atan birinin derdi aslında pipo içmek olabilir.
slogan ise işin ‘artistlik pazarlama’ kısmı.
anladıysak, şimdi sessizce dağılalım.
devamını gör...
60.
dün putin açıklamaları ile ilgili, youtube kanalından acil canlı yayın yapan gazeteci.
gerçekten eski ''haber '' günlerini, acil canlı yayınlarını özlemişiz.
eline sağlık cüneyt...
gerçekten eski ''haber '' günlerini, acil canlı yayınlarını özlemişiz.
eline sağlık cüneyt...
devamını gör...
