1.
sırtını koltuğa yaslayıp, en incesinden bir açıyla bakışları çevirip, bacak bacak üstünde, elinde istediğin bir içecek, ama dalgalı ama dalgasız, ama köpüklü ama köpüksüz ama kayalıklı ama kumsalı yalayan bir denizi görmek.
sırf deniz de görebileyim diye tırmandığım, dik yokuşlardan çıkılan kuzguncuk tepelerinde, koruya sırtını dayamış deniz gören evlerin pencereleri önünde yıllarım geçti. ne prizlerden çıkan akrepler, ne börtü böcek, ne rutubet derdim bile değildi. saray burnu'dan beylerbeyi'ne kadar boğaza hakim bir açıya itibar etmeden "bak bak aynı manzara" diye pancurlarını kapalı tutan, küçük çöp poşetlerini sallaya sallaya koruya fırlatan, üstümdeki balkonda tepeme tepeme odun kıran, çocuk viyaklatan akıl hastası komşular da derdim değildi.
deniz görmek; pencere önünde sabah kahvesini, akşam gelip, abbas buyurdu mu buz gibi bir kadeh içkini içmek, başka şeylerle meşgulken, kitap okurken, bulaşık yıkarken bile istediğin zaman başını çevirdiğinde denizi görebileceğini bilmek bambaşka bir şeydir.
şimdi yoksunum bu konfordan. en yakın deniz 6 km mesafede. bir orman denizinde oturuyorum, cennetin en güzel köşelerinden birinde ama... ama denizsiz çok eksik her şey.
sırf deniz de görebileyim diye tırmandığım, dik yokuşlardan çıkılan kuzguncuk tepelerinde, koruya sırtını dayamış deniz gören evlerin pencereleri önünde yıllarım geçti. ne prizlerden çıkan akrepler, ne börtü böcek, ne rutubet derdim bile değildi. saray burnu'dan beylerbeyi'ne kadar boğaza hakim bir açıya itibar etmeden "bak bak aynı manzara" diye pancurlarını kapalı tutan, küçük çöp poşetlerini sallaya sallaya koruya fırlatan, üstümdeki balkonda tepeme tepeme odun kıran, çocuk viyaklatan akıl hastası komşular da derdim değildi.
deniz görmek; pencere önünde sabah kahvesini, akşam gelip, abbas buyurdu mu buz gibi bir kadeh içkini içmek, başka şeylerle meşgulken, kitap okurken, bulaşık yıkarken bile istediğin zaman başını çevirdiğinde denizi görebileceğini bilmek bambaşka bir şeydir.
şimdi yoksunum bu konfordan. en yakın deniz 6 km mesafede. bir orman denizinde oturuyorum, cennetin en güzel köşelerinden birinde ama... ama denizsiz çok eksik her şey.
devamını gör...
2.
nimet olum.valla nimet 6 aydır görmüyorum.delleniyorum.
devamını gör...
3.
bu boktan donemde joker gibi kafayi kirip canli yayinda sunucu vurmami engelleyen eylem. zaten buralarda buyudum. bu saatten sonra da bok cukuru istanbul'a, yozgat'in sogan tarlalarinda neset ertaş soylemeye, şırnak'ın bir koyunde cinli hikayeler dinlemeye gidecek halim yok. buralarda sezen aksu dinleye dinleye geberip gidecez iste. sagliginiza.
devamını gör...
4.
medenileşmenin en önemli zeminidir. ortaçağ avrupa'sını karanlıktan çıkaran en tabii kaynak denizler idi.deniz üzerinden doğuya ve yeni dünyaya ticaret ve seyahat veya kimi zamanda seferler için açılan gemiler avrupa'nın aydınlığa açılan yelkenlileriydi.
devamını gör...
5.
