1.
platon'ın (bkz: sokrates'in savunması) kitabının ilk bölümü olan kısım. euthyphron ve sokrates'in sohbetini içerir. sokrates kendi ismiyle anılan (bkz: sokratik sorgulama) tekniğini kullanarak euthyphron'u baya bir sıkıştırır bu sohbet esnasında. okuduğum en mükemmel ikna edici sayfalar bunlar sanırsam. bu arada sokratik sorgulamanın kullanıldığı bir başka mükemmel yapıt için (bkz: on iki kızgın adam)
bu arada bu sohbetten bir küçük alıntı bırakmak isterim:
sokrates: öte yandan, aldıklarımıza karşılık olarak tanrılara ihtiyaç duyabilecekleri şeyleri vermemiz en güzel armağan değil mi? çünkü birisine ihtiyaç duymadığı şeyleri vermek doğru değildir kanımca.
euthyphron: doğru söylüyorsun sokrates.
sokrates: öyleyse dindarlık, tanrılarla insanlar arasında ticari bir ilişki sanatı olmalı euthyphron.
euthyphron: öyle adlandırmayı tercih ediyorsan, ticari ilişki de diyebiliriz.
sokrates: ben gerçekler dışında hiçbir şeyi tercih etmem. tanrıların bizlere bağışladıklarının değerini herkes bilir de, bizden aldıkları armağanların onlara nasıl bir yararı dokunduğunu söyleyebilir misin? tanrılar bize bütün iyilikleri bağışlarken, bizim onlara verdiklerimizin yararı ne? yoksa bu ticari ilişkide onlardan bütün iyilikleri alacak, ama onlara karşılığında hiçbir şey vermeyecek derecede üstün müyüz?
bu arada bu sohbetten bir küçük alıntı bırakmak isterim:
sokrates: öte yandan, aldıklarımıza karşılık olarak tanrılara ihtiyaç duyabilecekleri şeyleri vermemiz en güzel armağan değil mi? çünkü birisine ihtiyaç duymadığı şeyleri vermek doğru değildir kanımca.
euthyphron: doğru söylüyorsun sokrates.
sokrates: öyleyse dindarlık, tanrılarla insanlar arasında ticari bir ilişki sanatı olmalı euthyphron.
euthyphron: öyle adlandırmayı tercih ediyorsan, ticari ilişki de diyebiliriz.
sokrates: ben gerçekler dışında hiçbir şeyi tercih etmem. tanrıların bizlere bağışladıklarının değerini herkes bilir de, bizden aldıkları armağanların onlara nasıl bir yararı dokunduğunu söyleyebilir misin? tanrılar bize bütün iyilikleri bağışlarken, bizim onlara verdiklerimizin yararı ne? yoksa bu ticari ilişkide onlardan bütün iyilikleri alacak, ama onlara karşılığında hiçbir şey vermeyecek derecede üstün müyüz?
devamını gör...
2.
dileyen dilediği şeye tapabilir inanabilir inandığı ya da tapındığı şey her neyse başkasına başka bir canlıya zarar verdiği başkasının özgürlüklerine müdahale etmeye başladığı noktada yanlıştır sorgulanmalıdır yoksa masaya tapmışsın banane !
devamını gör...
3.
allah kimsenin dindarlığına muhtaç değildir elbette. ama biz muhtacız.
önümüzde ecel celladı, her gün sevdiklerimizi birer birer bizden alıyor ve bizi de bir gün alacak.
sağ tarafımızda dünyanın tehditlerine karşı büyük bir acz ve güçsüzlük.
sol tarafımızda ihtiyaç ve arzularımıza karşı sonsuz bir fakirlik.
bu şartlar içindeki bir insanın ilacı allah'a ve ahirete imandır. vicdanı sadece bu şekilde rahat edebilir.
dua ile güçsüzlük bir referans halini alır. korku, bütün nedenleri elinde tutana yönelir. allah'tan korkmak ise insanı o'nun rahmet kucağına atar ki bunlar son derece lezzetli duygulardır.
(risale-i nur'dan yedinci söz'ü okurken kalbime gelenler)
önümüzde ecel celladı, her gün sevdiklerimizi birer birer bizden alıyor ve bizi de bir gün alacak.
sağ tarafımızda dünyanın tehditlerine karşı büyük bir acz ve güçsüzlük.
sol tarafımızda ihtiyaç ve arzularımıza karşı sonsuz bir fakirlik.
bu şartlar içindeki bir insanın ilacı allah'a ve ahirete imandır. vicdanı sadece bu şekilde rahat edebilir.
dua ile güçsüzlük bir referans halini alır. korku, bütün nedenleri elinde tutana yönelir. allah'tan korkmak ise insanı o'nun rahmet kucağına atar ki bunlar son derece lezzetli duygulardır.
(risale-i nur'dan yedinci söz'ü okurken kalbime gelenler)
devamını gör...