e. e. cummings seçilmiş şiirler
başlık "son singapur vapuru" tarafından 19.03.2026 15:09 tarihinde açılmıştır.
1.
" unutarak beni, hatırlar beni... "
1894/ 1962 yılları arasında yaşayan amerikalı şair, yazar ve ressam edward estlin cummings imzalı 206 sayfalık eser; türkçe'ye suphi aytimur tarafından çevrilmiş iken türkçe baskısının ise 1993 yılında yapıldığı bilgisi verilmiştir.
aslında bir roman okuyordum ama bu kitaptaki şiirlere olan merakıma yenik düşüp bu kitabı bitirmek istedim, bunun sayfa sayısı ondan daha fazla olduğu halde,
no problem. ^^
son zamanlarda okuduğum en etkili şiir kitaplarından biriydi, imgeler, güçlü tasvirler, hepsi, hepsi çok iyiydi, sanki felsefeyle içli dışlı olan birinin ruhunun iz düşümü niteliğinde şiirlerdi benim için.
felsefik bir tadın hüküm sürüyor olmasını sevdim, şiirlere farklı bir ışıltı, dinamizm ve canlılık katmış gibiydi.
yansıtmak istediği duyguları sanki zıddıyla aktarır gibiydi edward estlin cummings, varlık, yokluk, ölümsüzlük ve ölüm, zaman ve sonsuzluk, aşk ve kopuş, örneğinde olabileceği gibi.
hayatın gizi, âşık olmak, birinin gözlerini kendi gözlerinmiş gibi sakınmak ve sevmek, her şeye rağmen bazı insanların ne yapsak da geçici olmalarının farkındalığı üzerine hissedilenler, unutulmuşluk hissini tatmış olmak, insanın denize baktığında ancak kendini bulabileceği ihtimâli ya da gerçeği,
insanların çekip gitmeleri sonrası yaşanılan burukluk, zamansızlık ve sonsuzluk, bazı şiirleri özetleyebileceğim temalar arasındaydı.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

(aşk bir gün bile olsa) korkma,
hayranlığımız sürüp gidecek.
ölüm, seni istekler ötesi varsıl sayarım
onu elde edersen, yoksa ararsın.
yüreğim düşüp ölmüştü çoktan.
çünkü gözleri benimdir.
söylüyorum sana bir kılıçla
ve sen sessizsin
senin göğsün bir mezar gibi...
ört onun geçiciliğini şarkılarla.
derim sana sen susarken.
— "hayatı görüyor musun?
ayrılmaktan üzüldün mü çok?
kimse her zaman kaybetmez.
hayat bir paragraf değildir
ve ölüm de sanırım parantez değil.
cennetler gerçekse
annem (tek başına) edinir birini.
hayatım hiç oluşmamış bir şeye benzemiştir.
o yaşıyor ama bir hiçtir.
ve hiçbir şey onca az değil
gerçek kadar
- derim ki
gerçi nefretti insanları yaşatan -
denizde bulduğumuz
her zaman kendimizdir.
ve birisi söyleyecek mi bana
insanlar neden bırakıp gider?
böyle bir sonsuzluk aşkın bir şimdisidir
ve onun bir yerde oluşu
her yerde oluşudur...
1894/ 1962 yılları arasında yaşayan amerikalı şair, yazar ve ressam edward estlin cummings imzalı 206 sayfalık eser; türkçe'ye suphi aytimur tarafından çevrilmiş iken türkçe baskısının ise 1993 yılında yapıldığı bilgisi verilmiştir.
aslında bir roman okuyordum ama bu kitaptaki şiirlere olan merakıma yenik düşüp bu kitabı bitirmek istedim, bunun sayfa sayısı ondan daha fazla olduğu halde,
no problem. ^^
son zamanlarda okuduğum en etkili şiir kitaplarından biriydi, imgeler, güçlü tasvirler, hepsi, hepsi çok iyiydi, sanki felsefeyle içli dışlı olan birinin ruhunun iz düşümü niteliğinde şiirlerdi benim için.
felsefik bir tadın hüküm sürüyor olmasını sevdim, şiirlere farklı bir ışıltı, dinamizm ve canlılık katmış gibiydi.
yansıtmak istediği duyguları sanki zıddıyla aktarır gibiydi edward estlin cummings, varlık, yokluk, ölümsüzlük ve ölüm, zaman ve sonsuzluk, aşk ve kopuş, örneğinde olabileceği gibi.
hayatın gizi, âşık olmak, birinin gözlerini kendi gözlerinmiş gibi sakınmak ve sevmek, her şeye rağmen bazı insanların ne yapsak da geçici olmalarının farkındalığı üzerine hissedilenler, unutulmuşluk hissini tatmış olmak, insanın denize baktığında ancak kendini bulabileceği ihtimâli ya da gerçeği,
insanların çekip gitmeleri sonrası yaşanılan burukluk, zamansızlık ve sonsuzluk, bazı şiirleri özetleyebileceğim temalar arasındaydı.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

(aşk bir gün bile olsa) korkma,
hayranlığımız sürüp gidecek.
ölüm, seni istekler ötesi varsıl sayarım
onu elde edersen, yoksa ararsın.
yüreğim düşüp ölmüştü çoktan.
çünkü gözleri benimdir.
söylüyorum sana bir kılıçla
ve sen sessizsin
senin göğsün bir mezar gibi...
ört onun geçiciliğini şarkılarla.
derim sana sen susarken.
— "hayatı görüyor musun?
ayrılmaktan üzüldün mü çok?
kimse her zaman kaybetmez.
hayat bir paragraf değildir
ve ölüm de sanırım parantez değil.
cennetler gerçekse
annem (tek başına) edinir birini.
hayatım hiç oluşmamış bir şeye benzemiştir.
o yaşıyor ama bir hiçtir.
ve hiçbir şey onca az değil
gerçek kadar
- derim ki
gerçi nefretti insanları yaşatan -
denizde bulduğumuz
her zaman kendimizdir.
ve birisi söyleyecek mi bana
insanlar neden bırakıp gider?
böyle bir sonsuzluk aşkın bir şimdisidir
ve onun bir yerde oluşu
her yerde oluşudur...
devamını gör...