evde en çok küfredilen eşyalar
başlık "metrobuste oturan adam" tarafından 04.12.2020 07:48 tarihinde açılmıştır.
81.
aynalar.
devamını gör...
82.
bulamadığım tv kumandası ve şarjı hızlı biten tüm telefonlarım.
devamını gör...
83.
kumanda ...
devamını gör...
84.
kapıların alt köşeleri.
devamını gör...
85.
tv kumandası.
devamını gör...
86.
inan küfür hiç aklıma gelmiyor
devamını gör...
87.
sehpa.
devamını gör...
88.
köşesi olan her şey serçe parmağı vurulması sonucunda o an her türlü küfür edilebilir.
devamını gör...
89.
elektrik süpürgesi
devamını gör...
90.
koltukların ayağı
ekleme: kapı kolu da var.
ekleme: kapı kolu da var.
devamını gör...
91.
telefon dur
devamını gör...
92.
internet çoğaltıcı denilen mal..
devamını gör...
93.
kapı kolu. özellikle sinirliyken beliriyor. çarptıktan sonra nefesimi kesmeyi ve kolumu omzumu morartmayı seviyor.
devamını gör...
94.
eşyaların da bir ruhu olduğunu ve kırılabileceklerini unutmayın. animizm adlı hesabımdan.
devamını gör...
95.
10 yıllık emektar bilgisayarım. dolar kuru yüzünden sağlam bir yumruk geçiremiyorum maalesef
devamını gör...
96.
orta sehpa.
eniştem tarafından hediye edildi ve başımıza bela oldu. yokken nasıl da mutluyduk. salonda, koltukların arasında geniş bir boşluğumuz vardı. yastıkların altında kumanda arardık. ne bileyim bardak koyacak yer bulamaz bazen koltuğa çay dökerdik ama yine de huzurluyduk anlıyor musunuz?
her şey o kış başladı..
annem teyzemlerden gelmiş "birazdan kapı çalınca aşağı in, enişten gelecek" demişti. nedenini sormadım. aşağı indiğimde karşımda onu gördüm. hayır eniştemi değil orta sehpayı. daha ilk bakışta sevmemiştim. bir kere fazla beyazdı ve köşeleri keskin. yukarı çıkardık. eniştem kaçar gibi gitti evine. ah o an anlamalıydım yeni aldıkları sehpayı bize neden hediye ettiğini!
ilk günlerde kullanışlı gibi göründü. ev halkı gayet memnundu. ama bir sorun vardı. istisnasız, her ayağa kalkışımızda sehpaya çarpıyorduk. köşeleri öyle keskindi ki her birimizin dizinin 5 cm altında kesikler oluşmaya başladı. bu kısımda en ufak bir abartma yapmıyorum. ciddi ciddi her seferinde çarpıyorduk. çünkü fazla yer kaplıyordu ve alanın boş olmasına öyle alışmıştık ki varlığını unutuyorduk.
annemi ikna etmek zor olsa da, odadan çıkmamak şartıyla yerini değiştirmeye karar verdik. yok, hiçbir yere sığmadı/uymadı. sonra benim odama koymaya karar verdiler. tek boşluk kapının arkasında kalan kısım olduğu için oraya koyduk. gece odama girip çıkarken karanlıkta sehpanın varlığını unutup yüzlerce kez kapıyı çarpıp ses çıkardığım için orada da fazla barınamadı.
peki ne oldu dersiniz?
tekrar salona döndü. onu hiç ama hiç sevmiyorum.
eniştem tarafından hediye edildi ve başımıza bela oldu. yokken nasıl da mutluyduk. salonda, koltukların arasında geniş bir boşluğumuz vardı. yastıkların altında kumanda arardık. ne bileyim bardak koyacak yer bulamaz bazen koltuğa çay dökerdik ama yine de huzurluyduk anlıyor musunuz?
her şey o kış başladı..
annem teyzemlerden gelmiş "birazdan kapı çalınca aşağı in, enişten gelecek" demişti. nedenini sormadım. aşağı indiğimde karşımda onu gördüm. hayır eniştemi değil orta sehpayı. daha ilk bakışta sevmemiştim. bir kere fazla beyazdı ve köşeleri keskin. yukarı çıkardık. eniştem kaçar gibi gitti evine. ah o an anlamalıydım yeni aldıkları sehpayı bize neden hediye ettiğini!
ilk günlerde kullanışlı gibi göründü. ev halkı gayet memnundu. ama bir sorun vardı. istisnasız, her ayağa kalkışımızda sehpaya çarpıyorduk. köşeleri öyle keskindi ki her birimizin dizinin 5 cm altında kesikler oluşmaya başladı. bu kısımda en ufak bir abartma yapmıyorum. ciddi ciddi her seferinde çarpıyorduk. çünkü fazla yer kaplıyordu ve alanın boş olmasına öyle alışmıştık ki varlığını unutuyorduk.
annemi ikna etmek zor olsa da, odadan çıkmamak şartıyla yerini değiştirmeye karar verdik. yok, hiçbir yere sığmadı/uymadı. sonra benim odama koymaya karar verdiler. tek boşluk kapının arkasında kalan kısım olduğu için oraya koyduk. gece odama girip çıkarken karanlıkta sehpanın varlığını unutup yüzlerce kez kapıyı çarpıp ses çıkardığım için orada da fazla barınamadı.
peki ne oldu dersiniz?
tekrar salona döndü. onu hiç ama hiç sevmiyorum.
devamını gör...
97.
yastık, bir türlü kafamın altında sabit durmuyor.
devamını gör...
98.
sandalyenin serçe parmağınızı çarptığınız köşesi. yani dolayısıyla direkt sandalyenin kendisi.
devamını gör...
99.
kafa silken düdüklü tencere .düdüğünü sevdiğimin tenceresi.
devamını gör...
100.
ayak çarpılan sehpa. dengesizce yürürken çarpılan kapı yada duvar kenarı. yanmayan çakmak. boş buzdolabi. gece sürekli üstten yere düşen yorgan.
devamını gör...