evliliğin kadınları köleleştirme ihtimali
başlık "son singapur vapuru" tarafından 10.06.2023 18:40 tarihinde açılmıştır.
1.
t/ evliliğin ekonomik özgürlüğünü kazan(a)mamış kadınları köleleştirdiğini iddia eden başlık.
hukuksal kavramına ve romantik açıdan bakmazsak evliliğin ne kadar ilkel olduğunu/ veya kadınları tamamen köleleştirdiğini görebiliriz, özellikle de erkeğin çalıştığı ama kadının çalışmadığı evliliklere bakarsak.
evlilik, erkeğin yeteneğinin olmadığı her evi işini kadının yaptığı, kadının biyolojik yapısının ise para kazanmaya ezelden beri uygun görülmediği için erkeğin yapmaktan kaçtıklarını yaptığı bir antlaşma aslında.
çamaşır yıkamak, ev süpürmek, yemek yapmak, bulaşık yıkamak, ütü yapmak, çocuk büyütmek bile kadına verilmiş görevler, erkeğin yapısının hiçbir zaman uygun görülmediği aktiviteler.
ilk çağ'dan beri bu böyle gelir zaten, kadın mağarada yaşar, erkek avlanır, para kazanan hep erkektir.
özetlemek gerekirse, evlilik, kendi parasını kazanmayan bütün kadınları köleleştiriyor.
hukuksal kavramına ve romantik açıdan bakmazsak evliliğin ne kadar ilkel olduğunu/ veya kadınları tamamen köleleştirdiğini görebiliriz, özellikle de erkeğin çalıştığı ama kadının çalışmadığı evliliklere bakarsak.
evlilik, erkeğin yeteneğinin olmadığı her evi işini kadının yaptığı, kadının biyolojik yapısının ise para kazanmaya ezelden beri uygun görülmediği için erkeğin yapmaktan kaçtıklarını yaptığı bir antlaşma aslında.
çamaşır yıkamak, ev süpürmek, yemek yapmak, bulaşık yıkamak, ütü yapmak, çocuk büyütmek bile kadına verilmiş görevler, erkeğin yapısının hiçbir zaman uygun görülmediği aktiviteler.
ilk çağ'dan beri bu böyle gelir zaten, kadın mağarada yaşar, erkek avlanır, para kazanan hep erkektir.
özetlemek gerekirse, evlilik, kendi parasını kazanmayan bütün kadınları köleleştiriyor.
devamını gör...
2.
aslında bakarsanız neolitik çağın yerleşim yerlerinden biri olan çatalhöyük'te bunun olmadığını görürsünüz. zaten çatalhöyük'ün tahıl ağırlıklı gastronomisi sayesinde avcılık hiç yoktu. bu nedenle eşit sorumluluklarda bir yaşam mevcuttu. hatta kutsalı eril değil, dişildi.
devamını gör...
3.
bence evlilik çok boyutlu. ya evlenince her işi beraber yapıyorlarsa? bak, suya düştü. su ne oldu? eşşşşşek içti. yani demem o ki, her pencereden bakmak lazım.
yoksa derin twitter kullanıcıları çok iyi bilir (bkz: lucifer) erkeğe tasma takıp ayak yalatanlar da var. adamı piramit kölesi gibi ordan oraya tasmayla götürüyor.
yoksa derin twitter kullanıcıları çok iyi bilir (bkz: lucifer) erkeğe tasma takıp ayak yalatanlar da var. adamı piramit kölesi gibi ordan oraya tasmayla götürüyor.
devamını gör...
4.
maalesef eğer anlaşmalı, yani iki tarafın da görev almadığı her evlilikte kadın köle yerine konulur. bu bir gerçektir. kadınların da iş hayatına atıldığı bu dönemde bile eşiyle aynı saatte eve kelen kadın yemeği yapar, bulaşığı yıkar, evi temizler.*
devamını gör...
5.
bi' şey keşfettim süper, adı feminizm. neyse. olaya biraz bilimsel bakalım. bakın, çok acayip, bilim yapacağız şimdi(yalçın küçük tonlamasıyla okuyun)
evlilik kavramı fransız ihtilalinden sonra çok kökleşmiş bir olgu haline geldi. bundan önce toplumun her tabakasında görülen bir şey değildi. bize böyle anlatılıyor fakat çekirdek aile kavramının üretimi bile bu zamana denk düşer. bundan önce aristokrasiye özgü kavramlardı bunlar. sen, ben gibi alt kademe bir sosyo-ekonomik sınıfın mağdurları, bir feodalin marabası olmak zorundaydık. dolayısıyla sağlanan koşullar, evler, barınaklar göz önünde bulundurulunca bu tür aile kavramlarının gelişmesi çok zordu.
çekirdek aile yani evlilikle sınırlanmış aile yapısının kökleşmesinde güçlü bir iz bırakan sınıf ise burjuvalar sınıfıdır. aristokrasiye özendikleri doğrudur fakat bu yapıyı almalarının nedeni özenme değil bilakis mal paylaşım sistemidir. aristokrasiye nazaran çok daha pragmatik olan bu sınıf evlilik sisteminin mülkün tekelleştirilmesi için uygun bir yapı olduğunu çok çabuk anlamıştır. bugün içinde yaşadığımız demokrasi de bir burjuva buluşudur ve tekelleşme mantığı üzerinden kendini gerçekleştirir.
gelelim işin insan kısmına. evlilik kadını köleleştiriyor!!! gibi bin kere söylenmiş bir şeyi tekrar ısıtıp servis etmenin anlamı yok. evlilik insanı köleleştiren bir yapı. evlilik dediğimiz olgu monogamiyle içkin bir yapı halinde olduğunda sosyal ilişkileri de, ekonomik olanakları da sınırlar. bu cinsiyet fark etmeksizin herkes için aynıdır. zira bu şekilde dizayn edilmiştir. din ve evlilik gibi insan doğasını sınırlamaya yönelik davranışlar her zaman devletin ve devleti yöneten sınıfların yücelttiği araçlardır. evet, din de evlilik de totaliter devletin kitleleri kontrol edebilmek için ürettiği ve kullandığı olgular.
dolayısıyla amerika'yı yeniden keşfetmenin mantığı yok. evlilik herkesi köleleştirir. cinsiyet fark etmeksizin. fakat bu demek değildir ki evlenine köle olacaksınız, hayır. evlilik de esnek bir kavramdır ve kuralları sizin çizdiğiniz sınırlar ölçüsünde netleşir. siz, sizi köleleştirmeyen bir evlilik yapabilirsiniz. zira yaşadığınız ve kabul edeceğiniz, reddedeceğiniz her şeyden siz sorumlusunuz. tabi bu tür bir özgürlüğe sahip olabilecek kadar şanslı bir sınıftan geliyorsanız...
her şey sınıfsaldır arkadaşlar.
evlilik kavramı fransız ihtilalinden sonra çok kökleşmiş bir olgu haline geldi. bundan önce toplumun her tabakasında görülen bir şey değildi. bize böyle anlatılıyor fakat çekirdek aile kavramının üretimi bile bu zamana denk düşer. bundan önce aristokrasiye özgü kavramlardı bunlar. sen, ben gibi alt kademe bir sosyo-ekonomik sınıfın mağdurları, bir feodalin marabası olmak zorundaydık. dolayısıyla sağlanan koşullar, evler, barınaklar göz önünde bulundurulunca bu tür aile kavramlarının gelişmesi çok zordu.
çekirdek aile yani evlilikle sınırlanmış aile yapısının kökleşmesinde güçlü bir iz bırakan sınıf ise burjuvalar sınıfıdır. aristokrasiye özendikleri doğrudur fakat bu yapıyı almalarının nedeni özenme değil bilakis mal paylaşım sistemidir. aristokrasiye nazaran çok daha pragmatik olan bu sınıf evlilik sisteminin mülkün tekelleştirilmesi için uygun bir yapı olduğunu çok çabuk anlamıştır. bugün içinde yaşadığımız demokrasi de bir burjuva buluşudur ve tekelleşme mantığı üzerinden kendini gerçekleştirir.
gelelim işin insan kısmına. evlilik kadını köleleştiriyor!!! gibi bin kere söylenmiş bir şeyi tekrar ısıtıp servis etmenin anlamı yok. evlilik insanı köleleştiren bir yapı. evlilik dediğimiz olgu monogamiyle içkin bir yapı halinde olduğunda sosyal ilişkileri de, ekonomik olanakları da sınırlar. bu cinsiyet fark etmeksizin herkes için aynıdır. zira bu şekilde dizayn edilmiştir. din ve evlilik gibi insan doğasını sınırlamaya yönelik davranışlar her zaman devletin ve devleti yöneten sınıfların yücelttiği araçlardır. evet, din de evlilik de totaliter devletin kitleleri kontrol edebilmek için ürettiği ve kullandığı olgular.
dolayısıyla amerika'yı yeniden keşfetmenin mantığı yok. evlilik herkesi köleleştirir. cinsiyet fark etmeksizin. fakat bu demek değildir ki evlenine köle olacaksınız, hayır. evlilik de esnek bir kavramdır ve kuralları sizin çizdiğiniz sınırlar ölçüsünde netleşir. siz, sizi köleleştirmeyen bir evlilik yapabilirsiniz. zira yaşadığınız ve kabul edeceğiniz, reddedeceğiniz her şeyden siz sorumlusunuz. tabi bu tür bir özgürlüğe sahip olabilecek kadar şanslı bir sınıftan geliyorsanız...
her şey sınıfsaldır arkadaşlar.
devamını gör...
6.
kismen dogru bir bakis acisi ama biraz eksik. evlilik denilen sinirlamanin icerisinde kadini eve hapseden zihniyet aslinda kendini de kolelestirir. kadinin, cocuklarin ve yasam/gecim masraflarinin giderlerini sadece kendi omzuna yukleyen erkek de aslinda ailesinin kolesidir. hatta gunumuzun sartlari icinde hayatta kalabilmek icin kendisine dayatilan her turlu sarti mecburi onaylayarak sistemin de kolesi olur.
devamını gör...
7.
kadınların sadece ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmaları, onları evlilikte köleleşmekten tek başına kurtaramaz çünkü, kadınların ekonomik özgürlükten önce, duygusal özgürlüğünü kazanmış olması* ve sınır çizmeyi bilmesi lazım. yoksa, sadece evlilikte değil, aile evinde de, iş hayatında da kadınların köleleşmekten kurtulması mümkün olmaz.
devamını gör...
8.
erkeğin köleleşme ihtimalinden daha azdır.
devamını gör...