daha çocukken başlar hayatın eziyeti. ayağına giyecek ayakkabın, üstüne giyecek kıyafetin olmaz. dışarı çıkarsın etrafdaki çocukların üstü başı gıcır gıcır, ellerinde bakkaldan aldıkları yiyecek içecek mutlu bir şekilde gülüp eğleniyorlar; sen başını önüne eğer ve kimselerle göz göze gelmemek için koşar adımlarla bakkala gider sadece ekmek alırsın, o parlak ve renkli paketlerde gözün kalır ama sadece iç geçirirsin.
okula gidersin; herkesin üstünde yeni alınmış okul kıyafeti, sırtında çantası, ayağında ayakkabısı, kalemleri, defterleri... senin ise her şeyin sağdan soldan alınmış olan ikinci el kıyafet ve eşyalarla doludur. teneffüs olur herkee kantine gider, sen sınıfta oturursun.. bu durum yıllarca böyle sürüp gider ve büyürsün, liseye gitmeye başlarsın değişen hiçbir şey yoktur. kim ne derse desin yılların vermiş olduğu o eziklik ve içe kapanıklık seni yalnız bir insan yapmıştır artık. arkadaşların sana neden hiç konuşmuyorsun, neden bizimle dışarıya çıkıp gelip dolaşıp bir şeyler yiyip içmiyorsun der ama senin verecek hiçbir cevabın olmaz çünkü yoktur. sonra bu insanlar seni havalı ve kibirli olarak görür, öyle tanımlar ve seni dışlar. hiçbiri bilmez ama cebinde bir tane simit alacak paranın olmadığını.
sonra bir şeyler başarmaya başlarsın. yavaş yavaş zenginleşir ve herkes tarafından görülen bir insan olmaya başlarsın. zor zamanında yanında olmayanlar, seni bir hiç olarak görenler; bir bir yanında bitmeye ve senden bir şeyler dilenmeye başlarlar. işte tam da o noktada anlarsın bu dünyanın ne kadar acımasız ve adi bir dünya olduğunu. anladım ve iyi olmaktan, iyilik yapmaktan uzak durdum çünkü insanlara bunu hak edecek kadar iyi değiller, nankör her zaman her yerde nankördür. beni kimse görmedi, saymadı; savaştım ve kazandım.
devamını gör...
güzel hikaye yazmışsın yine abi.*
devamını gör...
elindekilerle yetinmeyi bilmektir.
devamını gör...
ülkemizdeki vatandaşların birçoğunun hayatı bu şekildedir.
devamını gör...
rezalet bir durumdur. yaşamayan gerçekten bilmez. yok sevgi olsun yeter, yok huzur en önemli şey deyip fakirlerin çocuk yapmasına ses çıkarmayanlar da böyle ailede büyümemiştir muhtemelen.
daha ufacık yaşta herhangi bir şey istemenin anlamsız olduğunu fark edersin. çünkü istesen ne olacak ki, zaten alınmayacak üstüne bir de azar yiyeceksin.
belli bir süre hayaller kurarsın. istediğin bir şeyin gerçek olma senaryolarını kafanda yazarsın. ama o şey asla gerçek olmaz. ve diğer arkadaşların senin bu en basit isteklerine zaten sahiptir, üstüne bir de onu beğenmezler. bunları yaşadıkça hayal kurmaktan da vazgeçersin.
her zaman kendine fırsat yaratmak zorundasındır. en basit bir kursa mı gitmek istiyorsun? deli gibi çalışıp para kazanmalısın ki gitme ihtimalin olsun.
ve en kötüsü de büyüyüp yetişkin olduğunuzda bile muhtemelen ailenize bakmak zorundasınızdır. kira ödersiniz, fatura ödersiniz, mutfak masraflarını karşılarsınız ve sonucunda maaşınız biter. ama yine de yaranamazsınız çünkü aileniz zaten bunları ve hatta daha fazlasını yapmanız gerektiğini düşünür.
eğer bir çocuğa en azından normal bir hayat sunamayacaksınız çocuk sahibi olmayın.
devamını gör...
boş zamanlarını doldurmak için ne bir spor kulübüne üye olabilirsin ne de bir etkinliğe katılabilirsin. ailenden bir şey istediğinde her zaman alacağın cevap "ne işine yarayacak?" olur. çünkü paranız o kadar zar zor yetiyordur ki gerekli olmadığını düşündükleri hiç bir şeye para vermezler. arkadaşın voleybol kulübüne giderken sen onu tribünden seyredersin. ikinci el kıyafet giymeye alışırsın hatta birleri bir çuval ikinci el kıyafet gönderdiğinde sevinçten koşarak gidip kurcalarsın, mutlu olursun. ailen üzülmesin diye devamlı hassas davranırsın. bu durum çok uzun süre böyle devam edeceği için için yorulursun. çevrende maddi durumu iyi olan insanları, arkdaşlarını göreye devam ettikçe ve büyüdükçe biz ne zaman düzeleceğiz diye düşünüp ara sıra kıskanır, üzülürsün. kendini avutmaya çalışırsın bir şekilde.
devamını gör...
sevgili bir evde büyümek..
sevildiğinden kuşku duymamak ve sevginin,bağın her şeyi halledeceğinin olması kanısı.
devamını gör...
bizimkiler gariban değildi..
ama bizi gariban eylediler..
devamını gör...
hiç boya kalemim olmadı.
devamını gör...
gariban bir aile değilde benimkisi babam bizi varlık içinde yokluk çektiren biriydi. asla temel ihtiyaçlarımizi bile almayan, onlardan daha iyi maddi gelirin olmasina rağmen başkalarının eskilerini giymek eski eşyalarıni kullanmak acı bir durumdu. uzerimde görünce "aa bu benimdi " demeleri küçük bir çocuk için zor bir durum. yada begendigin şeylerin olmaması çocuksun işte başkasında görünce gözün kalıyor. bu yüzden çok kırgınim babama. hatta keşke fakir olsaydık derdim de babam bize ondan birşey alamıyor demek onu savunmak isterdim
devamını gör...
ben çocuklugumu iki türlu 3 turlu garibanlikla yani 3 türlu yoksullukla yoklukla gecirdim 1. ailemin yoklugu 2 . sevginin yoklugu 3. paranin yoklugu paranin yoklugunu kucuk yasta calismaya baslayarak biraxtelafi etmeye calistim ailenin yoklugunu arkadaslarlarla takilarak ama sevginun yoklugunu telafi edmedim bu yuzden bende kücuk yaşata şair olmaya karar verdim sevilmeyince sevmeye karar verdim üsumeyi sevdim yagmurda yurumeyi ayin pariltisini sevdim gok yuzun deki bir yildiza asik bazen de
devamını gör...
geçmişim flu, ciddi manada resetlenmiş gitmiş iyisiyle kötüsüyle.
şu gariban aile anıları hariç. nerden geldiğini unutmamak içindir umarım.
devamını gör...
motivasyon kaynağıdır. nerden geldiğini unutmazsan dadundan yenmez.
devamını gör...
gariban değildik ama varlık içinde yokluk çekerdik. nefret ederdim. hep başkalarına olur bize olmazdı. herkese akıtılan para biz isteyince "benim sigara param yok!" diye azar yememize sebep olurdu. babamı çok seviyorum ama önceliğini biz yapmaya bu kadar geç başladığı için çok kırgınım.
devamını gör...
gariban değildik ama orta halliydik.
80'ler ve 90'larda memur ailesi nasıl yaşarsa öyle yaşardık.
çok yoktu, bazen hiç yoktu.
ama borcumuz hep vardı. hiç bitmezdi.
öyle mc donalds filan, gittiğimi hiç hatırlamıyorum.
çam fıstığı ve muz zaten yılda bir defa. o yüzden herhalde çok severim.
kanaati öğretti o günler.
devamını gör...
'idare' kelimesini dibine kadar yaşamak derim ben.
devamını gör...
şanssız çoğunluktan plmaktır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gariban bir ailede büyümek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim