1.
çağdaş türk şiiri'nin yaşayan birkaç büyük şairinden biri.
y.l. yaptığım yıllarda hilmi yavuz'un zaman şiirleri'ni inceleyen bir makale yazmıştım. makale eski bilgisayarımdaydı, bilgisayar bozuldu, yedeği yoktu, falan. uzun süredir de şiir okumuyorum. geçen, kütüphanemi yeniden düzenlerken, elime erguvan sözler geçti. şöyle bir karıştırdım: şiirlerin kenarlarına ince uçlu kurşun kalemle alınmış bir yığın not. notları okumaya başlamışken şiirlere daldım, epey çıkamadım. hazır kafa'ya da yazarken, hadi hilmi yavuz'u da yazayım dedim, dedim ama kaybettiğim onca yazı aklıma geldi, yine canım yandı. neyse.
"hilmi yavuz, 1936 istanbul doğumlu, günümüz şair ve yazarlarındandır. istanbul'da kabataş erkek lisesi'ni bitirdi (1954), bir süre gazetecilik yaptı, ingiltere'de b.b.c. radyosu'nda çalıştığı yıllarda (1964-1969) londra üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümü'nde yükseköğrenimini tamamladı. dönüşünde cumhuriyet, milliyet, yeni ortam gazetelerine (bir kısmı ali hikmet imzasıyla) eleştiriler, incelemeler yazdı. mimar sinan ve boğaziçi üniversitelerinde uygarlık tarihi ve felsefe okuttu. bilkent üniversitesi'nde 2016'ya kadar öğretim üyesi.
ilk şiirleri kabataş erkek lisesi'nde edebiyat öğretmeni behçet necatigil yönetiminde çıkan "dönüm" dergisinde yayınlandı (1952/53) . bu dönemde daha çok ikinci yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. islam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi."
neredeyse benim incelemelerimden tek satır olmadan, hilmi yavuz'dan bir şiirle bitirelim yazıyı:
-özdemir asaf, sen ne güzel bir şairsin, bu şiiri seçerken seni anmamak olmaz.-
lavinia için sonnet
sana da yas yaraştığı söylenir, öyle değil!..
birden bir dal kırılır, hani düşer ya suya,
sen o akarsusun...akma!..kendine eğil,
orda gördüğün dalı, ey solgun lavinia,
sanki tanır gibisin...belki eski yerinden
göçmüş bir yaz sözünde unutulan zakkumu
usulca büyüttündü, akarak ta derinden;
anımsa, öpüşlerdeki taşı, çakılı, kumu...
nerde bir yaz olduysa o dalı taşır şimdi;
ah! al götür, al götür...bırakma bir kuytuda;
sen onu bıraktıkça ona yaraşırım şimdi
yas...ansızın köpüklerle sevişen bir duyguda...
kırık...o yaz aynalarda durulsun diye güya
sana yas değil elbet, yaz yaraşır lavinia...
y.l. yaptığım yıllarda hilmi yavuz'un zaman şiirleri'ni inceleyen bir makale yazmıştım. makale eski bilgisayarımdaydı, bilgisayar bozuldu, yedeği yoktu, falan. uzun süredir de şiir okumuyorum. geçen, kütüphanemi yeniden düzenlerken, elime erguvan sözler geçti. şöyle bir karıştırdım: şiirlerin kenarlarına ince uçlu kurşun kalemle alınmış bir yığın not. notları okumaya başlamışken şiirlere daldım, epey çıkamadım. hazır kafa'ya da yazarken, hadi hilmi yavuz'u da yazayım dedim, dedim ama kaybettiğim onca yazı aklıma geldi, yine canım yandı. neyse.
"hilmi yavuz, 1936 istanbul doğumlu, günümüz şair ve yazarlarındandır. istanbul'da kabataş erkek lisesi'ni bitirdi (1954), bir süre gazetecilik yaptı, ingiltere'de b.b.c. radyosu'nda çalıştığı yıllarda (1964-1969) londra üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümü'nde yükseköğrenimini tamamladı. dönüşünde cumhuriyet, milliyet, yeni ortam gazetelerine (bir kısmı ali hikmet imzasıyla) eleştiriler, incelemeler yazdı. mimar sinan ve boğaziçi üniversitelerinde uygarlık tarihi ve felsefe okuttu. bilkent üniversitesi'nde 2016'ya kadar öğretim üyesi.
ilk şiirleri kabataş erkek lisesi'nde edebiyat öğretmeni behçet necatigil yönetiminde çıkan "dönüm" dergisinde yayınlandı (1952/53) . bu dönemde daha çok ikinci yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. islam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi."
neredeyse benim incelemelerimden tek satır olmadan, hilmi yavuz'dan bir şiirle bitirelim yazıyı:
-özdemir asaf, sen ne güzel bir şairsin, bu şiiri seçerken seni anmamak olmaz.-
lavinia için sonnet
sana da yas yaraştığı söylenir, öyle değil!..
birden bir dal kırılır, hani düşer ya suya,
sen o akarsusun...akma!..kendine eğil,
orda gördüğün dalı, ey solgun lavinia,
sanki tanır gibisin...belki eski yerinden
göçmüş bir yaz sözünde unutulan zakkumu
usulca büyüttündü, akarak ta derinden;
anımsa, öpüşlerdeki taşı, çakılı, kumu...
nerde bir yaz olduysa o dalı taşır şimdi;
ah! al götür, al götür...bırakma bir kuytuda;
sen onu bıraktıkça ona yaraşırım şimdi
yas...ansızın köpüklerle sevişen bir duyguda...
kırık...o yaz aynalarda durulsun diye güya
sana yas değil elbet, yaz yaraşır lavinia...
devamını gör...
2.
"gregor samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu."
cümlesi bildiğiniz üzere franz kafka'nın dönüşüm romanının ilk cümlesidir.
hilmi yavuz'un fehmi k.nın acayip maceraları adlı eserinin bir yerinde
"fehmi kavkı erkenden uyandı ve dosdoğru aynaya baktı. aynada gördüğü kendisiydi ve bir gece önce hamam böceğine dönüşmemiş olduğu için tanrı'ya şükretti."
cümlesi geçer. hilmi yavuz'un bu eserinde dönüşüm romanına ithafen belki de onlarca gönderme daha var. eğer yaz günlerinin bunaltıcı havasından bir nebze de olsa sıkılıp yeni bir kitap okuma arayışına girdiyseniz okumanızı önerebileceğim kitaplardan bir tanesi.
cümlesi bildiğiniz üzere franz kafka'nın dönüşüm romanının ilk cümlesidir.
hilmi yavuz'un fehmi k.nın acayip maceraları adlı eserinin bir yerinde
"fehmi kavkı erkenden uyandı ve dosdoğru aynaya baktı. aynada gördüğü kendisiydi ve bir gece önce hamam böceğine dönüşmemiş olduğu için tanrı'ya şükretti."
cümlesi geçer. hilmi yavuz'un bu eserinde dönüşüm romanına ithafen belki de onlarca gönderme daha var. eğer yaz günlerinin bunaltıcı havasından bir nebze de olsa sıkılıp yeni bir kitap okuma arayışına girdiyseniz okumanızı önerebileceğim kitaplardan bir tanesi.
devamını gör...
3.
çok uzun anlatmak gerekti.
ve biz, sadece imâ ile geçtik. dize'lerinin sahibidir.
ve biz, sadece imâ ile geçtik. dize'lerinin sahibidir.
devamını gör...
4.
çok güzel sesli şair
youtube.com/shorts/RQt5hya6...
youtube.com/shorts/RQt5hya6...
devamını gör...
5.
hilmi yavuz
1936 doğumlu türk şair ve yazardır, ayrıca akademisyendir.

bir kent, ayaklanmış
yürüyor sana doğru;
onbinlerce yalnızlık...
eprimiş ama kesif;
aynalar aynalardan ürker olmuşken, soru şu
‘ben neden, biraz tuhaf, benden daha obsessif
bir aynaya epeydir adamışım kendimi? ”
çılgın şey!
ısrarla beni izliyor ama,
kaçırsam da yüzümü...
faydasız... bir yüz imi
var onun yüzeyinde, hep orada... dâima!
süslü su kesimiyken şimdi yeşil ve batık
bir geçmişin ağır, yaldızlı iskeleti;
bulaşıcı bir gemi ya da bin yıldır atık
bir yaz... orda duruyor işte, akşamları eğreti
bir tenha yüz geziyor çoktan göçmüş o kenti;
belleğim...
aynalara sır olan bir çökelti...
1936 doğumlu türk şair ve yazardır, ayrıca akademisyendir.

bir kent, ayaklanmış
yürüyor sana doğru;
onbinlerce yalnızlık...
eprimiş ama kesif;
aynalar aynalardan ürker olmuşken, soru şu
‘ben neden, biraz tuhaf, benden daha obsessif
bir aynaya epeydir adamışım kendimi? ”
çılgın şey!
ısrarla beni izliyor ama,
kaçırsam da yüzümü...
faydasız... bir yüz imi
var onun yüzeyinde, hep orada... dâima!
süslü su kesimiyken şimdi yeşil ve batık
bir geçmişin ağır, yaldızlı iskeleti;
bulaşıcı bir gemi ya da bin yıldır atık
bir yaz... orda duruyor işte, akşamları eğreti
bir tenha yüz geziyor çoktan göçmüş o kenti;
belleğim...
aynalara sır olan bir çökelti...
devamını gör...
6.
1936 doğumlu türk yazar, şair, akademisyen ve felsefeci olarak tanınır.
büyü'sün yaz! adlı eserinin mutlaka okunması gerektiğini düşünüp kitaptan bir şiirini bırakmak istiyorum.

bir gülün açılması devrimdir bildiğin anladığın bir devrim kim bilir nereye varmışlığımız
bir av sonu ağırlayan gözlerim
seni anmak öyle kolay değildir denizler: biraz çocuk kalmışlığımız bir gülün açılması devrimdir bildiğin anladığın bir devrim
gecede bir bozkır kalmışlığımız bakışları ağırlayan seslerim
sana bakmak öyle kolay değildir simgeler: en çocuk yanlışlığımız.
s/ 24
büyü'sün yaz! adlı eserinin mutlaka okunması gerektiğini düşünüp kitaptan bir şiirini bırakmak istiyorum.

bir gülün açılması devrimdir bildiğin anladığın bir devrim kim bilir nereye varmışlığımız
bir av sonu ağırlayan gözlerim
seni anmak öyle kolay değildir denizler: biraz çocuk kalmışlığımız bir gülün açılması devrimdir bildiğin anladığın bir devrim
gecede bir bozkır kalmışlığımız bakışları ağırlayan seslerim
sana bakmak öyle kolay değildir simgeler: en çocuk yanlışlığımız.
s/ 24
devamını gör...
7.
şiir için bir üniversite kurulsa rektörlük verilecek bir şiir mühendisi.. siyaseten sevmesem de işçiliğine hayranım. ah bir de divan tutkusu olmasa..(ama ne olursa olsun bir şiir filozofu usta bir şair.)
devamını gör...