meclis-i mebusan üyesi ve tbmm‘nin ilk üç döneminde vekillik yapmış olan kişi. bir dönem ittihat ve terakki üyesi olarak çalışmıştır.
“kavaklıdere” semtindeki bir caddeye adı verilmiştir. ankaralılar caddeye değil o bölgenin tamamına kısaca “tunalı” derler.
devamını gör...
jön türk ve türkçülük hareketinin önde gelen isimleri arasında bulunan bir siyaset ve devlet adamıdır. milletvekilliği sırasında, ilerici kanun teklifi ve önergeleri vermiş bir yenilikçidir. öz türkçe, kadın, köylü, işçi haklarının savunuculuğunu yapmıştır. meclis-i mebusan üyesi ve tbmm 1-2-3. dönem milletvekilliği de yapmıştır.
devamını gör...
ankara'yı ilk keşfettiğimde harıl harıl aradığım caddeydi. kuğulu park'a giden cadde. ankara'nın beyoğlu'su.
devamını gör...
ankarada bir cadde.aristokrat kesimin fink attığı bir bölgedir aynı zamanda.
devamını gör...
ankaralıların elit olarak zannettiği yer, sıradan bir yer fikrimce.
devamını gör...
ankara’daki en güzel caddelerden biri bence. anılardan kaynaklı da yeri çok ayrıdır bende.
devamını gör...
güzel olan caddenin kendisi değil caddede gezen kızlardır
devamını gör...
ankaralılar sadece tunalı der. tunalı hilmi diyen birini görürseniz o kişi ankaralı değildir.
devamını gör...
ankara’nın en güzel yeridir. cadde adı olmasına rağmen (bkz: kavaklıdere) semtinin diğer adı gibidir. aradığınızda tunus caddesinde, bestekarda veya iran caddesinde olan arkadaşınıza neredeyim diye sorarsanız tunalıdayım cevabını alabilirsiniz.
devamını gör...
ankara nın sevdiğimiz caddelerinden biridir. biraz nişantaşı havası vardır. ankarada turlamayı sevdiğim caddelerdendir.
devamını gör...
ankaralılar istisnasız bir şekilde yalnızca "tunalı" derler. başka bir nokta ise pek de özel bir tarafı olmayan bir cadde olmasıdır ancak genel olarak ankara düşünüldüğünde standartların üstünde olduğunun da söylenmesi gerekmektedir.
devamını gör...
akşamları alkol için gidilen yer.
gündüzleri güzel.
her iki yanda ağaçlar var.
ankarada, yeni olmayan yerler dışında her yerde koca koca ağaçlar var.
devamını gör...
akşama doğru aşırı kalabalıktır hava kararınca insan sayısı azalır. köpeğini gezdire de vardır kuğulu parkında oturan da pankart açanlar da.
devamını gör...
ankara'nın en sevdiğim caddesidir, uzak olsam da haftada en az 3 4 kez uğradığım, yürüyüş yaptığım yerdir. kuğulu da dinlenir, oradan seğmenlere yürünür, bir de ilkbahar akşamıysa biraz serindir, huzurdur.
devamını gör...
çocukluğumun, gençliğimin geçtiği bir ankara caddesi. sürekli görmekten sıkılıyorum ama bir süre görmeyince de özlüyorum.
devamını gör...
haftasonu trafiğe kapalı olduğu yıllarda tunalı tunalıydı. gençler cadde üzerinde kaykaya binerdi. bir kalitesi vardı caddenin. besi çiftliği vardı, bir klasikti. sonra kavaklıdere sineması vardı. cadde üzerinde sinema vardı diyorum, yürürken afiş görür aaa şu filme girelim derdik. sinemayı avm'de bir dükkan tipi bilen nesil anlamaz bu hissi. derken peşpeşe dönerciler açıldı caddeye. varoş kesimin ayağını alıştıracak mekanlar, ucuzcu dükkanlar açıldı. yıllar boyu süren bu çaba sonunda tunalının kızılaydan farkı yok artık. elit vs diyenlere bakmayın, gayet sıradan bir cadde şu anda. daha yazarım da uykum geldi, yaşlıyım zaten anlamışsınızdır.
devamını gör...
universite yillarimin ve is hayatinin bir bölümünun gectigi cadde. ama bir 7. cadde degildir.
devamını gör...
yılmaz erdogan'ın "yaşayabilme ihtimali" şiirinde bahsi geçen ankara'nın ünlü caddesidir. ben hiç gitmedim tunalı hilmi caddesine, sırf bu şiir için bile umarım bir gün yolum düşer. merak edenler için şiir'i paylaşmak isterim.

yaşayabilme ihtimali

soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
ben seninle bir gün veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
ilkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
bizim kemalettin tuğcu'larımız vardı...
bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
türk dil kurumu'na inat bir türkçeyle...
ağbilerimizden öğrendik, s harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
oysa ankara'da hiç sevişmedim ben.
disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
ben, senin benimle tunalı hilmi caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
muş ovasının yalancı maviliğini
otobüs oluyordum bir süre
yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
otobüs oluyordum
bir ülkeden bir iç ülkeye
çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
korkuyordum
sonra iniyordum otobüsten
çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
ben seninle bir gün van'daki bir kahvaltı salonunda
ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
devamını gör...
ankara' nın taksimi falan olabilir. az kişinin bildiği orijinal mekanlara bayılıyorum.
devamını gör...
ittihat ve terakki üyesi, cumhuriyetin ilk yıllarında milletvekilliği yapmış türk siyasetçidir.

ayrıca ismi ankara kavaklıdere’de bir caddeye verilmiştir ve ankara’nın en meşhur ve en sevdiğim caddelerindendir. pandemi geçse de caddede yemek yesek, yukarıda varuna’da oturup önden 1-2 bira içsek sonra aleme aksak. özledik.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"tunalı hilmi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim