1.
2.
eğer örgütlüyse proletarya adını alır. ama özellikle türkiyede sınıf bilincinden yoksun din ya da fuhuş olmadı futbolla beyni yıkanmış lumpen bir sınif var.
emeği ile geçinen, üretim araçları üzerinde hakimiyeti olmayan kişilere işçi sınıfı denirken. çalışma hayatındaki değişiklerle birlikte hizmet sektörü yani beyaz yakalar da emekçi olarak nitelendiriliyor.
yapay zekanın calişma hayatına ne getireceği ve isdahdamda daralma olup olmayacağı sendikaların üzerinde durması gereken bir konu.
ben de bir beyazyaka emekçi olarak dün 12 saat çalıştıktan sonra gittim bir güzel esnaf lokantasında yemek yedim. metal müzik çalan bir barda bira içtim. çünkü biz işçi sınıfı beynlerimizle ya da ellerimizle koca bir hayatı yaratıyoruz. eğlencenin de en güzelini hakkediyoruz .
selam olsun.
emeği ile geçinen, üretim araçları üzerinde hakimiyeti olmayan kişilere işçi sınıfı denirken. çalışma hayatındaki değişiklerle birlikte hizmet sektörü yani beyaz yakalar da emekçi olarak nitelendiriliyor.
yapay zekanın calişma hayatına ne getireceği ve isdahdamda daralma olup olmayacağı sendikaların üzerinde durması gereken bir konu.
ben de bir beyazyaka emekçi olarak dün 12 saat çalıştıktan sonra gittim bir güzel esnaf lokantasında yemek yedim. metal müzik çalan bir barda bira içtim. çünkü biz işçi sınıfı beynlerimizle ya da ellerimizle koca bir hayatı yaratıyoruz. eğlencenin de en güzelini hakkediyoruz .
selam olsun.
devamını gör...
3.
*tr'de işçi sınıfı:
-elektrikciyse 'abi dükkanı kapatıp geldiğim icin 250 lira alacam ,zaten servis ücretimiz 250 tl.bi de enflasyon da var biliyüsün.fiş fatura da yok ha!'.
-su tesisatcisiysa 'abi lavabo cok tikali.borulara bakmak icin baya bi kirip dökcez.ya da en güzeli bn duvarı yıkayım.duvar ustasi bi abi var o tekrar örer merak etme.40-50 bin tutar.bn de borulari yenilerim.25 bin de bna yazariz.yemekler de senden bu arada abi.karnim acikti.'
-konfeksiyoncuysa 'ferdi abi bu son ütücü necla var ya onun için bosanmis diolar.eh heh bi ziyaret edelim mi? zaten sürekli gülüor yollu bnce bu abi! en kısa zamanda bi uğrayalim.'
-elektrikciyse 'abi dükkanı kapatıp geldiğim icin 250 lira alacam ,zaten servis ücretimiz 250 tl.bi de enflasyon da var biliyüsün.fiş fatura da yok ha!'.
-su tesisatcisiysa 'abi lavabo cok tikali.borulara bakmak icin baya bi kirip dökcez.ya da en güzeli bn duvarı yıkayım.duvar ustasi bi abi var o tekrar örer merak etme.40-50 bin tutar.bn de borulari yenilerim.25 bin de bna yazariz.yemekler de senden bu arada abi.karnim acikti.'
-konfeksiyoncuysa 'ferdi abi bu son ütücü necla var ya onun için bosanmis diolar.eh heh bi ziyaret edelim mi? zaten sürekli gülüor yollu bnce bu abi! en kısa zamanda bi uğrayalim.'
devamını gör...
4.
işveren olmayan tüm çalışanlar emeğini devlete veya şahıslara günlük haftalık aylık üç aylık ödemeler karşılığında kiralar.
devlet çalışanları elbette sadece para kazanmak için kamu personeli olmaz ancak onlar da emek yoğun çalışırlar.
sadece kas gücü ile değil beyin gücü ile de üreten kesim de emekçidir.
işçi olmak çoğunlukla kas gücü ile vardiya sistemi ile fabrikada çalışmak olarak algılanır çünkü genelde vasıflı / vasıfsız çalışan ayrımı yapıldığından kimse kendini vasıflı kabul edilmeyen kişilerin adıyla anılan gruba dahil etmek istemez.
bence en çok sömürülen de bu kesimdir zira kapitalist sistem onları sömürdüğünü onlara fark ettirmemek için toplumsal ortamlarda statü göstergesi olarak kullanmaları için fiyakalı isimler verir.
türk insanı gösteriş odaklı yaşadığı için bu hayat tarzına razı olur. sırf bu sınıfa ait hissetmek için sadece whatsapp ve mail özelliğini kullansa da 1 tetabaytlık iphone 15 satın alır çünkü statüsüne göre en pahalı telefonu / evi / aracı alması gerektiğine inanır.
kapitalizmin dönmesini onlar sağlar.
devlet çalışanları elbette sadece para kazanmak için kamu personeli olmaz ancak onlar da emek yoğun çalışırlar.
sadece kas gücü ile değil beyin gücü ile de üreten kesim de emekçidir.
işçi olmak çoğunlukla kas gücü ile vardiya sistemi ile fabrikada çalışmak olarak algılanır çünkü genelde vasıflı / vasıfsız çalışan ayrımı yapıldığından kimse kendini vasıflı kabul edilmeyen kişilerin adıyla anılan gruba dahil etmek istemez.
bence en çok sömürülen de bu kesimdir zira kapitalist sistem onları sömürdüğünü onlara fark ettirmemek için toplumsal ortamlarda statü göstergesi olarak kullanmaları için fiyakalı isimler verir.
türk insanı gösteriş odaklı yaşadığı için bu hayat tarzına razı olur. sırf bu sınıfa ait hissetmek için sadece whatsapp ve mail özelliğini kullansa da 1 tetabaytlık iphone 15 satın alır çünkü statüsüne göre en pahalı telefonu / evi / aracı alması gerektiğine inanır.
kapitalizmin dönmesini onlar sağlar.
devamını gör...
5.
işçi sınıfı; marksist jargonda emekçi üreten kesimdir ve örgütlüyse proletarya, örgütsüzse lümpen adını alır. kısacası işçi sınıfı üretmeden ve işverenler tarafından işçilere hak ettiği değer verilmeden bir ülke gerçek anlamda kalkınamaz.
devamını gör...
6.
beyaz yaka çalışanların aşağılama olarak gördükleri ama günün sonunda dahil oldukları sınıftır.
devamını gör...
7.
bizim gibi ingiltere sömürgesi ülkelerde tarikatlar aracılığıyla idare edilen sınıf. bu sınıf normalde sol yapılanma olması gerekirken, yarın zengin olacağı havucuyla güdülerek emperyalist bir sağcı olmuşsa ingiltere sömürgesisinizdir.
devamını gör...
8.
türkiye'de zamanında abd baskısı nedeniyle neredeyse her türlü sendikal hak arayışı komünistlikle suçlanabildiğinden nesillerdir birlik olamamış sınıf.
şurada bir böceğin yaşamı adlı filmde bu konuya değinen oldukça vurucu bir sahne var. bir sürü karınca bir avuç ağustos böceğine yemek toplamak için çalışıyor. karıncalar aptal ve muhafazakar olarak, ağustos böcekleri de acımasız bir çete olarak tasvir edilmiş.
el alem gerekirse yakıp yıkarak söke söke hak aramış, türkiye'de herkes sadece kendini düşünmüş. nesiller boyu siyasetçi ve zengin sınıfına boyun eğmiş türk halkının bugün nasıl köleye dönüştüğünü algılayamıyor ve hatta sorgulayamıyor olması da ayrıca can sıkıcı.
(bkz: eat the rich)*
şurada bir böceğin yaşamı adlı filmde bu konuya değinen oldukça vurucu bir sahne var. bir sürü karınca bir avuç ağustos böceğine yemek toplamak için çalışıyor. karıncalar aptal ve muhafazakar olarak, ağustos böcekleri de acımasız bir çete olarak tasvir edilmiş.
el alem gerekirse yakıp yıkarak söke söke hak aramış, türkiye'de herkes sadece kendini düşünmüş. nesiller boyu siyasetçi ve zengin sınıfına boyun eğmiş türk halkının bugün nasıl köleye dönüştüğünü algılayamıyor ve hatta sorgulayamıyor olması da ayrıca can sıkıcı.
(bkz: eat the rich)*
devamını gör...