maaşı asgari ücretten gösterip bankaya yatırmak, kalanı elden vermek.
devamını gör...
haftasonu dahil çalıştırıp mesai ücreti vermemek, kıdem tazminatının üstüne yatmak, hakedilen izinden azını kullandırmak.
enflasyon oranının altında zam yapmak.
ve insanların mecburiyetten sesini çıkartamaması.
devamını gör...
(bkz: migros işçileri)
devamını gör...
hakedilen maaş verilmiyor.
3kişinin yapacağı iş bir kişiye yaptırılıyor.
bir teşekkür bile çok görülüyor.
devamını gör...
mesai saatinden sonra işçi aramak.
devamını gör...
işçilerin haklarını bilmemesinden kaynaklanan uygulamalardır.
hakim önünde ev sahibinin ve işverenin zerre kadar hakkı yoktur. hakim tüm inisiyatifini kiracılar ve çalışanlar lehine kullanır.
kasıtlı bir zarar verme olmadığı sürece % 100 haksız bile olsa işverene mutlaka bir miktar ceza verir. işçiyi eli boş göndermez.
mesela maaşı elden almak demişler. maaşın elden alınmasını ispat edebilirsiniz. 1 şahit sizin için yeterli.
ayrıca sizin için bu bulunmaz bir nimettir. işten ayrılmak mı istiyorsunuz? tazminat alamamaktan mı endişelisiniz? hiç endişe etmeyin. arayın sgk'yı, işyerinizi şikayet edin. sgk müfettişleri işyerinize gelsin ve tutanak tutsunlar. ne kadar maaş alıyorsanız bunu açıkça söyleyin. tutanak tutulduktan sonra çekip evinize gidin.
raporlar sonrası sene başından itibaren sigorta primleriniz beyan ettiğiniz orana yükseltilecektir.
işveren size o beyan üzerinden tazminat ödemek zorunda kalacaktır. üstelik sgk'ya da 3 katı ceza ödeyecektir. sonrasında da sgk müfettişleri bunların başında boza pişirecektir.
korkmayın! işyeri size böyle bir şey yapıyorsa altta kalmayın. iş bulamam diye dert etmeyin. iş de bulursunuz. imzaladığınız evrakların hiçbirinin hakim nezdinde bir geçerliliği yok. işten ayrılırken verdiğiniz beyanınız hür birey beyanı olarak esas kabul ediliyor. öncesindeki tüm imzalar emir altında atıldığı için geçerli kabul edilmiyor.
devlet işverenleri inanılmaz köşeye sıkıştırmış. oynama şansları yok. o yüzden sanayiciler robotlaşmaya çok para harcıyorlar. hiçbiri işçinin sgk'nın kahrını çekmek istemiyor.
işçinin kahrı gerçekten çekilmez. o kadar avantajları var, devlet sürekli işçinin yanında, yine de ağlamaktan geri durmuyorlar.
kusura bakmayın işçi kardeşler ama 10 yıl içinde robotlar tüm işlerinizi elinizden alacaklar bilginiz olsun. o yüzden hakkınız var olsa bile size maaş veren kişilerle iyi geçinmeye bakın.
devamını gör...
1- zaten hak olup verilmesi gereken yol-yemek'i verenlerin kendini ilah gibi görmesi. ki vermıyor coğu yer onlar da haklı.
2- 6 ve 12 ay sonrası hakedilen tazminatlar için,işçinin faydalanamaması için,6 veya 12 aydan 1-2 hafta önce işten çıkartması
3-mobbing.
devamını gör...
mecbur olmasam adımımı dahil atmayacağım bir yerde üç ay çalıştım. işe başladığımda altmış küsur kiloyken çıktığımda elli küsur olmuştum. kasada olduğum için sürekli yemeğimi bile kasada yiyordum daha doğrusu yiyemiyordum. bir giyim mağazasıydı. yaz döneminde çok fazla eleman olduğu dönemde bile yemek bütçesi yaklaşık 30-35 liraydı. tek kişi için değil toplam bütçe. zaten sabahtan akşama kadar çalışan yeni işe başlamış kişiler günlük 30-40 lira arası ücret alıyorlardı. haftalık 200-250 tl gibiydi bazılarının. bahsettiğim kişiler sigortasız çalıştırdığı insanlar. sabah dokuz buçukta açtığım dükkanı gece 12-1 de kapattık üç ay. yani bu günde 12 saatten fazla çalışmak demek. buna rağmen aylık 2000 tl para almamışımdır. yemeği hızlı yememiz, çok sıkışsam bile kasaya başka biri geçemez diyerek lavaboya bile gidemezdim, hızlı yürümek, az uyumak gerekirmiş ayrıca. 12 saat boyunca ayakta durup günün sonunda pestilim çıkmış şekilde eve giderken patronumdan duyduğum söz:
"siz zaten burada toplasan aktif olarak 4-5 saat çalışıyorsunuz"olmuştu. bayram haftasında çok kalabalık hiç bitmeyen bir kasa kuyruğunu bütün hafta hasta bir şekilde hiç izin almadan tek başıma idare ederken bile aldığım para eğlenir gibiydi. ve kendisinin psikolojik şiddet uyguladığını herkesin içinde azarlayip rencide ettiğini belirtmek isterim. vergi kaçıran biri bu arada. bizzat kendim gördüm. bazen aklımdan şikayet etmek gibi şeyler geçiyor.duruma göre hareket edeceğim bu konuda. ve ben ne yaptım, veresiye sisteminde çalışan bir mağazaydı. hesap açmıştım. yaklaşık bin küsur lira borç yapıp çıktım. galiba yine olsa yine yaparım. ödemek gibi bir düşüncem yok. umarım bütün kazandığı para zehir zıkkım olur.
devamını gör...
12 saatten fazla çalıştırılanları unutmamak lazım.
devamını gör...
işe gireli 1 ay 12 gün oldu. salı günü stajdayken tanıştığım biriyle karşılaştım kurumda, iş görüşmesine gelmiş. içime bir kurt düştü, çünkü en fazla 2 fizyoterapistle çalışıyor kurum ve biz zaten 2 kişiyiz. neyse dedim 2 gün geçti, öğretmenler konuşuyordu öğretmenler iş görüşmesine geliyor falan diye, ben de dedim işte fizyoterapist gelmiş. içime iyice kurt düştü, hocalardan biri kızım git muhasebeye sor bir, içinde kalmasın. muhasebeye gittiğimde müdüre yönlendirdi ve evet veli şikayeti olmuş yollarımızı ayıralım dedi. velilerle ilgili yaşadığım durumu anlattım ve bunlar ilk haftalar olan şeylerdi, şu an hiçbir sorun yaşamıyorum dedim. kadın bana ben sizi işi aldığımda iş ilanını kapatmadım, biliyorum etik değil ama.. dedi. demek ki boş kalmasın diye aldı ve deneme süresi dolunca gönderiyor. şu an çoğu hastam beni seviyor, beraber çok güzel çalışıyoruz hatta bir hastam eve de ayrıyeten özel olarak gelmemi istedi. ne diyim, yazıklar olsun.
ve o veliler de sorunluydu, ben ne yapsam yeni mezunuyum diye beğenmiyorlardı.
devamını gör...
#2738581 çok yazık. müdürün suratına çıkmaz mürekkep atsaydınız.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"işverenlerin çalışanlarına yaptığı haksız uygulamalar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim