521.
diğer sözlüklerdeki agresif havanın hala bulunmadığı güzel sözlük. umut edelim, şeklimiz bozulmaz.
devamını gör...
522.
dün gece itibariyle çaylaklık sistemine geçmiş yeni nesil bir sözlük. ilginç şeyler de var. mesela karma puan sistemi, belirli bir sayıyı yakaladığınız zaman kitap hediye edilmesi, reklamsız oluşu gibi.
çok abuk sabuk başlıklar yok. fakat o yöne doğru bir evrilme var. istisnalar kaideyi bozmayacaksa yazarlar ve tanımlar şimdilik kaliteli. yazar kitlesi de ekşi şeyler deki gibi değişik kafa yapısında ve çeşitli fantaziler kurgulayan antipatik kişiler gibi değil...
editör siyasi, ideolojik ve editöryal moderasyoncu anlayışından uzak bir tutum sergilemekte ve bu tür oluşumlara geçit vermemekte. yani en azından şimdilik gözlemlerim bu yönde...
çok abuk sabuk başlıklar yok. fakat o yöne doğru bir evrilme var. istisnalar kaideyi bozmayacaksa yazarlar ve tanımlar şimdilik kaliteli. yazar kitlesi de ekşi şeyler deki gibi değişik kafa yapısında ve çeşitli fantaziler kurgulayan antipatik kişiler gibi değil...
editör siyasi, ideolojik ve editöryal moderasyoncu anlayışından uzak bir tutum sergilemekte ve bu tür oluşumlara geçit vermemekte. yani en azından şimdilik gözlemlerim bu yönde...
devamını gör...
523.
popülerliği artmaya başlayınca çaylaklık sistemi getirilen bir sözlük. nickimin yanında kocaman bir çaylak yazısını görünce kendimi bir garip hissettim.
devamını gör...
524.
+yakındaki kitabın x sayfasından bir cümle söyle başlıkları
+....... olan kadınlar/erkekler başlıkları
+....... yapmayan erkek/kadın başlıkları
+internette herhangi bir şey aradığınızda karşınıza çıkan haber sitesi deryası gibi "gündem" sekmesi başlıkları
+internette arayarak rahatça bulabildiğin bir şeye ".... oldu ne yapmalıyım" diye açılan başlıklar
+çoğu kişinin okumadığı vikipedi kopyala yapıştırları.
+çaylakların ... olması, erkek/kadının ... olması, cem yılmaz'ın ... olması, .....partili olanların ... olması gibi kendi fikrini başlık açarak bağırmaya çalışan portakalsever başlıkları
+her gün oynanıyor olan müsabakalar için her gün ayrı açılan başlıklar(.....tarihli ....müsabakası)
+ünlülerin/ünsüzlerin/herhangi birinin o gün söylediği bir söz için açılan başlıklar (.....kişisinin....demesi)
+şaka maka ... olması başlıkları
+muhtelif sözlüklerden direkt alınıp kopyalanan başlıklar
portakalseverler bu başlıkları gerçekten sürekli görmek istiyor mu bilmiyorum. akışta anlık var olan ve hemen sonra sözlüğün derinliklerine gömülen başlıklar/giriler bunun tam tersini söylüyor benim gördüğüm kadarıyla.
bu başlıklar açılacak mı? evet açılacak, bu da değil sorun. fakat bunun bir sınırı olacak mı? ileride bir gün sözlüğe girdiğimde her yerin survivor başlıklarıyla bezeli olmasını ne engelleyecek mesela? bilmem kaç saatlik programda yaşanan her an için başlık açılmasını ne engelleyecek? ya da bir şey engelleyecek mi?
herkes istediğini yazabilir tabi fakat burası bir sözlük değil mi, buranın belli başlı kuralları yok mu? (ben öyle bir kurallar silsilesi okudum diye hatırlıyorum) ha yoksa tabi her şey olabilir.
burası ansiklopedi değil tabi ki, herkes sürekli bilgi vermek zorunda da değil. açıkçası benim de en sevdiğim giriler açılan başlık hakkında kendi tecrübelerini paylaşan portakalseverlerin girileri oluyor. fakat bu demek değil ki başlıkta ayrı, giride ayrı kendi fikrini püskürt bu güzel portakal bahçesine.
bazen rastgele başlıklara girip rastgele bir portakalseverin profiline giriyorum. portakalseverler genellikle çok şeker insanlar. bazılarını anlamak çok güç ama, girilerinde sürekli kendi fikirlerini püskürtmekle meşguller ya da hiçbir anlamı olmayan şeyler yazmakla. ben üşenmiyorum, sözlüğün kurallarıyla çelişen ultra müthiş bir şey gördüğümde basıyorum şikayete.
sürekli bir şeylerden şikayet ediyor gibi göründüm, hiç de öyle değil. seviyorum bu portakal bahçesini, özellikle de moderatörlerini.
zaman içinde hep birlikte göreceğiz gündem sekmesi survivor ve kadın/erkek başlıklarıyla dolacak mı? umarım yaşanmaz, çünkü burayı seviyorum.
ekleme: sözlüğün akıbetinin iyi olmasını dilediğim için çaylak girilerini okumayı ve oylamayı da seviyorum.
ekleme: artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
+....... olan kadınlar/erkekler başlıkları
+....... yapmayan erkek/kadın başlıkları
+internette herhangi bir şey aradığınızda karşınıza çıkan haber sitesi deryası gibi "gündem" sekmesi başlıkları
+internette arayarak rahatça bulabildiğin bir şeye ".... oldu ne yapmalıyım" diye açılan başlıklar
+çoğu kişinin okumadığı vikipedi kopyala yapıştırları.
+çaylakların ... olması, erkek/kadının ... olması, cem yılmaz'ın ... olması, .....partili olanların ... olması gibi kendi fikrini başlık açarak bağırmaya çalışan portakalsever başlıkları
+her gün oynanıyor olan müsabakalar için her gün ayrı açılan başlıklar(.....tarihli ....müsabakası)
+ünlülerin/ünsüzlerin/herhangi birinin o gün söylediği bir söz için açılan başlıklar (.....kişisinin....demesi)
+şaka maka ... olması başlıkları
+muhtelif sözlüklerden direkt alınıp kopyalanan başlıklar
portakalseverler bu başlıkları gerçekten sürekli görmek istiyor mu bilmiyorum. akışta anlık var olan ve hemen sonra sözlüğün derinliklerine gömülen başlıklar/giriler bunun tam tersini söylüyor benim gördüğüm kadarıyla.
bu başlıklar açılacak mı? evet açılacak, bu da değil sorun. fakat bunun bir sınırı olacak mı? ileride bir gün sözlüğe girdiğimde her yerin survivor başlıklarıyla bezeli olmasını ne engelleyecek mesela? bilmem kaç saatlik programda yaşanan her an için başlık açılmasını ne engelleyecek? ya da bir şey engelleyecek mi?
herkes istediğini yazabilir tabi fakat burası bir sözlük değil mi, buranın belli başlı kuralları yok mu? (ben öyle bir kurallar silsilesi okudum diye hatırlıyorum) ha yoksa tabi her şey olabilir.
burası ansiklopedi değil tabi ki, herkes sürekli bilgi vermek zorunda da değil. açıkçası benim de en sevdiğim giriler açılan başlık hakkında kendi tecrübelerini paylaşan portakalseverlerin girileri oluyor. fakat bu demek değil ki başlıkta ayrı, giride ayrı kendi fikrini püskürt bu güzel portakal bahçesine.
bazen rastgele başlıklara girip rastgele bir portakalseverin profiline giriyorum. portakalseverler genellikle çok şeker insanlar. bazılarını anlamak çok güç ama, girilerinde sürekli kendi fikirlerini püskürtmekle meşguller ya da hiçbir anlamı olmayan şeyler yazmakla. ben üşenmiyorum, sözlüğün kurallarıyla çelişen ultra müthiş bir şey gördüğümde basıyorum şikayete.
sürekli bir şeylerden şikayet ediyor gibi göründüm, hiç de öyle değil. seviyorum bu portakal bahçesini, özellikle de moderatörlerini.
zaman içinde hep birlikte göreceğiz gündem sekmesi survivor ve kadın/erkek başlıklarıyla dolacak mı? umarım yaşanmaz, çünkü burayı seviyorum.
ekleme: sözlüğün akıbetinin iyi olmasını dilediğim için çaylak girilerini okumayı ve oylamayı da seviyorum.
ekleme: artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
devamını gör...
525.
en acelesinden "gizlilik politikası" edinmesi ve kişisel verilerin korunması kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken "veri sorumlusu".
devamını gör...
526.
bir sabah uyanip güne çaylak olarak başlamak.
devamını gör...
527.
en ufak eleştiriye gelmeyen sözlük. az önce eleştirdim entry'i direk silmişler belki bunu da silerler göreceğiz.
devamını gör...
528.
günlük hayata döndü artık ekşi sözlük...
her gün onlarca insan görüyoruz. bir şekilde onlarla konuşuyor, gerekli gereksiz anlatıklarını dinliyoruz, süzüyoruz zihnimizden her konuşulanı haberimiz olsun olmasın. bu kalabalığın getirdiği gereksiz bir sürü yük biniyor kafamıza. kendimiz gibi olmayan ama bize de kendimiz olma yolunda bir şeyler katamayan onlarca belki yüzlerce insanla, fikirle mücadele ediyoruz her gün. eski zamanlarda ekşi sözlük bu konuda bize güzel şeyler katabilecek, fikirlerimizi ve düşünce yapımızı geliştirebilecek insanların yazılar yazdığı, bilgiler verdiği bir yerdi. hani direkt olarak insanın karakterini şekillendirmese de temellerine bir kaç kürek harç atmışlığı vardır mutlaka büyüme evremizde.
çoğu yazarın buradaki en büyük tatmini; fikirlerimizin birileri tarafından okunup takdir görmesi, beğenilmesi ya da tam aksine okuyan tarafa hiç makul gelmemesi ve mümkünse başarılı şekilde aksi iddia edilmesi ya da kendine bir hatırlatıcı görevi görmesi. yani bir şekilde geri bildirim alabilmesi aslında. bu amaçla her gün sözlüğe on binlerce yazı yazılıyor. fakat siz o güruh içinde anlaşabileceğiniz, fikirlerinizi, yazdıklarınızı sahiden okuyup, eleştiri getiriyorsa da anlamlı şekilde, katılıyorsa da katkı yapacak şekilde kısaca sağlıklı bir iletişim kurabileceğiniz insanları bulmak istiyorsunuz.
günlük hayat gibi dedim ya yazının başında. günlük hayatın yabancılığını, sahteliğini hepimiz az çok yaşıyoruz. gün içinde kurduğumuz yüz cümleden otuz tanesi içtense, sahiden sizin düşünceleriniz ise ne mutlu size. öyle bir hale geldik ki iş yerinde iki dakikada adam silen patronlar
ve yalakaları yüzünden kimseye güvenemez, telefonda, sokakta dinleniyor muyum diye adam akıllı fikir beyan edemez, şimdi bunları anlatıyorum ama bakalım yarın kimlerden duyacağım diye kimseye sıkıntımızı anlatamaz hale geldik. şimdi ekşi sözlükte ciddi bir yazı yazmaya kalksak şu dönemde, altına yazılan yüz tane afedersiniz beş para etmez bkz ya da en kötüsü ağıza alınmayacak küfürlü mesaj ve yorumun arasından bir kişiden bile güzel bir dönüş alsak mutlu olacak hale gelmişiz artık. normal hayattaki yavanlık, boşluk, gereksizlik sirayet etmiş insanlara ve malesef bu durumu bilerek, zevk alarak yapıyorlar.
benim buradan tek beklentim kendimizi sakladığımız deliklerden çıkartmak. bir kaç güzel yazı okuyup, bir kaç güzel insanla tanışırsam ne mutlu bana.
tanım: keyifli bir sözlük oluşumu...
her gün onlarca insan görüyoruz. bir şekilde onlarla konuşuyor, gerekli gereksiz anlatıklarını dinliyoruz, süzüyoruz zihnimizden her konuşulanı haberimiz olsun olmasın. bu kalabalığın getirdiği gereksiz bir sürü yük biniyor kafamıza. kendimiz gibi olmayan ama bize de kendimiz olma yolunda bir şeyler katamayan onlarca belki yüzlerce insanla, fikirle mücadele ediyoruz her gün. eski zamanlarda ekşi sözlük bu konuda bize güzel şeyler katabilecek, fikirlerimizi ve düşünce yapımızı geliştirebilecek insanların yazılar yazdığı, bilgiler verdiği bir yerdi. hani direkt olarak insanın karakterini şekillendirmese de temellerine bir kaç kürek harç atmışlığı vardır mutlaka büyüme evremizde.
çoğu yazarın buradaki en büyük tatmini; fikirlerimizin birileri tarafından okunup takdir görmesi, beğenilmesi ya da tam aksine okuyan tarafa hiç makul gelmemesi ve mümkünse başarılı şekilde aksi iddia edilmesi ya da kendine bir hatırlatıcı görevi görmesi. yani bir şekilde geri bildirim alabilmesi aslında. bu amaçla her gün sözlüğe on binlerce yazı yazılıyor. fakat siz o güruh içinde anlaşabileceğiniz, fikirlerinizi, yazdıklarınızı sahiden okuyup, eleştiri getiriyorsa da anlamlı şekilde, katılıyorsa da katkı yapacak şekilde kısaca sağlıklı bir iletişim kurabileceğiniz insanları bulmak istiyorsunuz.
günlük hayat gibi dedim ya yazının başında. günlük hayatın yabancılığını, sahteliğini hepimiz az çok yaşıyoruz. gün içinde kurduğumuz yüz cümleden otuz tanesi içtense, sahiden sizin düşünceleriniz ise ne mutlu size. öyle bir hale geldik ki iş yerinde iki dakikada adam silen patronlar
ve yalakaları yüzünden kimseye güvenemez, telefonda, sokakta dinleniyor muyum diye adam akıllı fikir beyan edemez, şimdi bunları anlatıyorum ama bakalım yarın kimlerden duyacağım diye kimseye sıkıntımızı anlatamaz hale geldik. şimdi ekşi sözlükte ciddi bir yazı yazmaya kalksak şu dönemde, altına yazılan yüz tane afedersiniz beş para etmez bkz ya da en kötüsü ağıza alınmayacak küfürlü mesaj ve yorumun arasından bir kişiden bile güzel bir dönüş alsak mutlu olacak hale gelmişiz artık. normal hayattaki yavanlık, boşluk, gereksizlik sirayet etmiş insanlara ve malesef bu durumu bilerek, zevk alarak yapıyorlar.
benim buradan tek beklentim kendimizi sakladığımız deliklerden çıkartmak. bir kaç güzel yazı okuyup, bir kaç güzel insanla tanışırsam ne mutlu bana.
tanım: keyifli bir sözlük oluşumu...
devamını gör...
529.
kimin kafası veya neyin kafasını baz aldığımıza göre değişmekle beraber şuanlık çok da kafa bir mecra olduğu söylenemez. yani bence.
devamını gör...
530.
bold ve italik yazabilmek gibi harika bir özgürlük sunan sözlük.
devamını gör...
531.
ne istiyoruz, ne kadar büyüyebiliriz sorularına net cevap veremeyen sözlük.
ortamı koklamakta adeta.
kafasına göre bazı tanımları kilitliyor.
örneğin bugün ''bok'' tanımı yapmak istedim.
aldığım cevap:
bu başlık yönetim tarafından silinmiştir, yeni tanım girişi kapalıdır.
şeklinde oldu.
şimdi küfür ayrı, argo tanım ayrı, ince bir çizgi vs de diyebilirsin ama güzel bir bok tanımı engellenmemeli.
kokusu üstünde olmalı, kıvamlı olmalı, ne sulu ne kuru. en gıcığı ise yapışkan olması, bulaştı mı temizlenmemeli.
işte kaliteli bok budur.
renk, koku, viskositi ve yapışkanlık.
var mı aramızda, vardır,
şu başlıkta; bir abinizin kafa sözlük gözlemleri
anlatılmış mıdır?
kim bilir?
özetle;
algoritmasını gözden geçirmelidir (evet zekisiniz ve çok düşündünüz ama pek işlemiyor)
sabırlı olmalıdır, hem yazarları, hem kurucuları,
uygulanamayan kurallar koymamalıdır.
severek yazıyoruz. alkışlıyoruz.
ortamı koklamakta adeta.
kafasına göre bazı tanımları kilitliyor.
örneğin bugün ''bok'' tanımı yapmak istedim.
aldığım cevap:
bu başlık yönetim tarafından silinmiştir, yeni tanım girişi kapalıdır.
şeklinde oldu.
şimdi küfür ayrı, argo tanım ayrı, ince bir çizgi vs de diyebilirsin ama güzel bir bok tanımı engellenmemeli.
kokusu üstünde olmalı, kıvamlı olmalı, ne sulu ne kuru. en gıcığı ise yapışkan olması, bulaştı mı temizlenmemeli.
işte kaliteli bok budur.
renk, koku, viskositi ve yapışkanlık.
var mı aramızda, vardır,
şu başlıkta; bir abinizin kafa sözlük gözlemleri
anlatılmış mıdır?
kim bilir?
özetle;
algoritmasını gözden geçirmelidir (evet zekisiniz ve çok düşündünüz ama pek işlemiyor)
sabırlı olmalıdır, hem yazarları, hem kurucuları,
uygulanamayan kurallar koymamalıdır.
severek yazıyoruz. alkışlıyoruz.
devamını gör...
532.
uludağ sözlükteki kişiler gibi küfür vs. yok. elit kişiler mevcut.
devamını gör...
533.
uludağ dan çok daha güzel olan sözlüktür. hakaret ve seçemediğin şeyler yüzünden yargılanmak yok...
umarım daha iyi yerlere gelir.
umarım daha iyi yerlere gelir.
devamını gör...
534.
bazı yazarlar tarafından forum bölümü açılsın talebi var eğer forum bölümü açılırsa burayı sözlük olarak nitelendirmek imkansız olur.zaten birçok forumsal tanım varken eğer böyle bir şey yapılırsa tek bir satır daha yazmayacağımı bildiririm.
devamını gör...
535.
geldim, gördüm, sevdim. yazar olmayı bekliyorum.
devamını gör...
536.
küfür ve argo konusunda derin bir muallak yaşayacak olan ve haliyle yaşatacak olan sözlük.
küfür ancak kişilere karşı edildiğinde sözlüğün bir müdahalesi söz konusu olmalı. söz gelimi, küfür, söz meclisten dışarı değil de içeri olunca moderasyon müdahil olmalı, bunun dışında küfür argo ile ayrık ve ucu açık bir yorumdur.
çok değil üç vakte kadar, özellikle argo konusunda, yazarlar ve moderasyon arasında tanışıklık ve tanış olmayanlar şekli ile adaletsiz bir ikilem söz konusu olacaktır.
geçtiğimiz günlerde, saksağan için ebabil gibi p... değildir içerikli entry küfür ve sataşma gerekçesiyle silindi. hoş, ebabil silse eyvallah ama ebabil değiliz... ahmet arif bir dizesinde dört tarafının p.ş. zulası olduğunu söylediğinde eyvallah mı denilecek? yoksa silinecek mi? bukowski'nin sidikli kamışına girmiyorum bile...
sayın romalılar, anadolu insanları, aşağı ve yukarı mezopotamyalılar;
küfür bir yana argo sokak edebiyatı'dır. beğenelim ya da yerelim ama dilin bu yöndeki eğilim hakikati ile kavga etmeyelim. getirisi yok, safi götürü safi götürü.
düşünün üzerine derim.
esenlikler.
küfür ancak kişilere karşı edildiğinde sözlüğün bir müdahalesi söz konusu olmalı. söz gelimi, küfür, söz meclisten dışarı değil de içeri olunca moderasyon müdahil olmalı, bunun dışında küfür argo ile ayrık ve ucu açık bir yorumdur.
çok değil üç vakte kadar, özellikle argo konusunda, yazarlar ve moderasyon arasında tanışıklık ve tanış olmayanlar şekli ile adaletsiz bir ikilem söz konusu olacaktır.
geçtiğimiz günlerde, saksağan için ebabil gibi p... değildir içerikli entry küfür ve sataşma gerekçesiyle silindi. hoş, ebabil silse eyvallah ama ebabil değiliz... ahmet arif bir dizesinde dört tarafının p.ş. zulası olduğunu söylediğinde eyvallah mı denilecek? yoksa silinecek mi? bukowski'nin sidikli kamışına girmiyorum bile...
sayın romalılar, anadolu insanları, aşağı ve yukarı mezopotamyalılar;
küfür bir yana argo sokak edebiyatı'dır. beğenelim ya da yerelim ama dilin bu yöndeki eğilim hakikati ile kavga etmeyelim. getirisi yok, safi götürü safi götürü.
düşünün üzerine derim.
esenlikler.
devamını gör...
537.
yazılara ve gelişime bakınca beni heyecanlandıran bir sözlük. sitenin tasarımı gayet güzel. ne gözü ne cihazı yoruyor. mobil için de uygulama yaparlarsa daha iyi olur.
devamını gör...
538.
beni bir miktar üzmüş olan sözlük...
ilk geldiğim zamanlarda oh ne güzel ya hafta sonları rahat rahat bir şeyler yazabileceğim bir yer buldum derken, bir anda bir baktım "çaylaklık" getirilmiş.
en başından beri olsaydı belki beni rahatsız etmezdi bu denli fakat bir oluşumun sonradan tavır değiştirmesi beni hep üzmüştür.
çaylaklıkla bir derdim yok bu arada sorun bu değil fakat bu yeni düzen geldiğinden beri "çaylak bıdıbıdı" şeklinde birçok başlık açıldığı için diğer platformların kafasını burada da görmüş olmak gerçekten üzücü.
çok güzel anlaşabilirdik ama kafalarımız uyuşmuyormuş demek ki sevgili kafa sözlük.
edit: düzen içerisinde bulunan yazarların çaylaklığa düşürülüp "bu sistem ile çaylakların yazar olmasındaki öncü rolü siz yazarlarımıza bırakmış oluyoruz. " kısmını da biraz nahoş buldum açıkçası.
not: bunlar pek tabii benim şahsi düşüncelerim, birçok kişinin hoşuna giden bir düzen olmuş fakat belirttiğim sebepler doğrultusunda ben bu sürecin ya en başında yapılmasını ya da buna karar verdikten sonraki süreçte daha mantıklı kriterlere göre değerlendirerek yeni yazar alımı yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.
çaylak olduğum için söz hakkım olmasa bile görüşlerimi belirtmek istedim eheheheh
ilk geldiğim zamanlarda oh ne güzel ya hafta sonları rahat rahat bir şeyler yazabileceğim bir yer buldum derken, bir anda bir baktım "çaylaklık" getirilmiş.
en başından beri olsaydı belki beni rahatsız etmezdi bu denli fakat bir oluşumun sonradan tavır değiştirmesi beni hep üzmüştür.
çaylaklıkla bir derdim yok bu arada sorun bu değil fakat bu yeni düzen geldiğinden beri "çaylak bıdıbıdı" şeklinde birçok başlık açıldığı için diğer platformların kafasını burada da görmüş olmak gerçekten üzücü.
çok güzel anlaşabilirdik ama kafalarımız uyuşmuyormuş demek ki sevgili kafa sözlük.
edit: düzen içerisinde bulunan yazarların çaylaklığa düşürülüp "bu sistem ile çaylakların yazar olmasındaki öncü rolü siz yazarlarımıza bırakmış oluyoruz. " kısmını da biraz nahoş buldum açıkçası.
not: bunlar pek tabii benim şahsi düşüncelerim, birçok kişinin hoşuna giden bir düzen olmuş fakat belirttiğim sebepler doğrultusunda ben bu sürecin ya en başında yapılmasını ya da buna karar verdikten sonraki süreçte daha mantıklı kriterlere göre değerlendirerek yeni yazar alımı yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.
çaylak olduğum için söz hakkım olmasa bile görüşlerimi belirtmek istedim eheheheh
devamını gör...
539.
herhangi bir dine, dile, ırka, mesleğe veya cinsiyete dair aşağılayıcı/provoke edici/saldırgan bir başlığı gündemde gördüğüm an hesabımı kapatıp gideceğim sözlüktür. sözlük için önemsiz bir hamle olsa da benim için önemli.
günlük hayatta sürekli birbirine hırlayan, diş gösteren, tükürükler saçarak iğrenç düşüncelerini birbiri üstüne kusan insanlar gördüğüm yeter. izin verirseniz evime geldiğimde güzel insanların yazdığı güzel şeyleri okumak istiyorum.
günlük hayatta sürekli birbirine hırlayan, diş gösteren, tükürükler saçarak iğrenç düşüncelerini birbiri üstüne kusan insanlar gördüğüm yeter. izin verirseniz evime geldiğimde güzel insanların yazdığı güzel şeyleri okumak istiyorum.
devamını gör...
540.
bağımlılık yapıyor namussuz.
olur da birkaç gün giremezsem olur olmadık zamanlarda ya da yerlerde aklıma düşmeye başlıyor. sigara gibi ya. bildiğin yoksunluk sendromu. durup dururken akış'ı yenilemek, takip kısmını açıp o muhteşem yazarlar sayesinde mürekkep yalamak, online'da milletin takıldığı başlıklara bakmak falan çekiyor canım. ve olabildiğince refleksvari bir istek bu. nasıl anlatsam bilemedim, dudak tiryakiliği gibi.
ulan demek ki bir hafta falan girmesem rüyamda yoldaş'ı üniformasıyla* beni zorla sözlüğe alırken falan göreceğim. ne garip.
olur da birkaç gün giremezsem olur olmadık zamanlarda ya da yerlerde aklıma düşmeye başlıyor. sigara gibi ya. bildiğin yoksunluk sendromu. durup dururken akış'ı yenilemek, takip kısmını açıp o muhteşem yazarlar sayesinde mürekkep yalamak, online'da milletin takıldığı başlıklara bakmak falan çekiyor canım. ve olabildiğince refleksvari bir istek bu. nasıl anlatsam bilemedim, dudak tiryakiliği gibi.
ulan demek ki bir hafta falan girmesem rüyamda yoldaş'ı üniformasıyla* beni zorla sözlüğe alırken falan göreceğim. ne garip.
devamını gör...