ormanda kampa gittiğinizde kolay kolay hayvan görmez, yabani bir ormansa, kuş sesi bile duymazsınız. bu, acemi izciyi yalnız olduğuna ikna edebilir. oysa orman sınırına adım attığınız anda yüzlerce çift göz sizi izlemeye başlamıştır.

öncelikle eğer liu cixin'in üç cisim problemi ve karanlık orman romanlarını okumadıysanız bu yazıyı okumamanızı öneriyorum. hayvan gibi spoiler olur. önce onları okuyun.

bunun dışında cixin liu'nun karanlık orman romanını okumamış olanlar devam etmesin. spoiler var.


karanlık orman hipotezi insanlığın ve genel olarak evrendeki hayatın dağılımı ve konumu üzerine atılmış en karamsar ve korkutucu fikirlerden biridir. fermi sorusuna verilmiş en kötümser cevap da diyebiliriz.

fermi artık ezberlediğimiz, "evren bu kadar büyükse bir sürü akıllı tür vardır, neden karşılaşmıyoruz" sorusunu biraz derli toplu sormuş bir biliminsanıdır. buna bir sürü cevap önerilmiş. bana göre en mantıklısı: evrenin büyüklüğü zeki canlı ihtimalini ne kadar artırıyorsa, karşılaşma şansımızı misliyle azaltıyor.

peki teknolojik gelişimimizi düşündüğümüzde, evrenin başka bir köşesinde bizden bir milyon yıl ileride bir uygarlık, daha etkin iletişim ve tarama yöntemleri geliştirmiş olamaz mı? olur diyelim ve karanlık orman oyununu oynayalım:

1- bir gelişmiş uygarlık, enerji üzerinde hakimiyeti dolayısıyla yıkım gücüne de sahip olacaktır.
2- bizim sinyalimizi alan bir uygarlık, teknolojisine bağlı olarak yerimizi tesip edebilir. bir cevap alırsak biz de aynını yapabiliriz.
3- bu uygarlık bizi yoketmeyi ya da bizden haberdar yaşamayı seçebilir.
4- teknolojik gelişmeler ahlak yapısını değiştirir. diyelim ki bir sinyal gönderdik ve cevabını 200 yıl sonra aldık. bu iki yüzyıl içinde biz daha saldırgan ve korkak bir topluluğa dönüşmüş olabiliriz. başta niyetimiz iyi olsa da, yüzyıllar içinde sinyalimize cevap vererek yerini belli eden rakiplerimizi ortadan kaldırmaya karar verebiliriz.
5- başka uygarlıkları yok edebicek kadar gelişmiş uygarlıklar, o noktaya gelene kadar bu kararı vermek zorunda kalmışlardır.

yukarıdakiler doğrultusunda en mantıklı seçim, haberdar olduğumuz uygarlığı, o bize saldırmadan, gelişmesine izin vermeden yoketmektir. lakin risk çok büyüktür ve zaman ilerledikçe gerçekleşme olasılığı artar. eğer buna gücümüz yoksa, şimdiki gibi daha kendi gezegen sistemine bile hükmedememiş ilkel bir türsek, en mantıklı seçim evrenin karanlığında susmak, bizim gelişme potansiyelimizden korkacak uygarlıkların dikkatini çekmemektir.

evren aslında son derece kalabalık ancak gelişen uygarlıkların hayatta kalmak adına sessizliğini koruduğu karanlık bir ormandır.


alsında bilinçsizce, teknoloji geliştikçe karanlık orman hipotezine uygun davrandığımızı söyleyebiliriz. radyo haberleşmesinin erken döneminde atmosferi aşıp uzaya giden radyo yayınları teknoloji ilerledikçe çok daha güçsüz ve zayıf dalgalara bıraktı yerini. artık binadan zor çıkan wi-fi sinyalleri ve her köşebaşında yükseltilmesi gereken telefon sinyalleri ana iletişim kaynağımız. yani sinyallerimiz güçlenip belli bir eşiği aşacağına, zayıflıyor.

belki de bu tesadüf dolayısıyla yırtıyoruz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"karanlık orman" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim