1.
ederinden ucuza satılan bir şey için kullanılan tabirdir. örneğin: kelepir ev, kelepir araba, kelepir kitap... diye uzar gider.
devamını gör...
2.
bir malı değerinden daha hesaplı şekilde alırsanız kelepir mal almış olursunuz.
devamını gör...
3.
kulağa hiç hoş gelmemektedir. alasım varsa da kelepir yazısını görünce alasım kaçar.
devamını gör...
4.
değerinden çok daha aşağı bir fiyatla alınan ya da alınabilecek olan herhangi bir şey.
tarsus'ta bir kitapçının da adıdır aynı zamanda. lisede saatlerimi harcadığım sahaf kitap evlerinden birisi. bu kitapçının bu ismi almasının bi' anlamı var . bu kitapçıda orijinal sıfır ürün bulabileceğiniz gibi indirimli okunmuş kitaplarda bulabiliyorsunuz yani adı gibi kelepir kitaplarda mevcut. hatta burada aldığınız kitapları okuduktan sonra %40-%50 fiyatına geri kitapçıya satabilirsiniz. sadece bu da değil okul sezonu sonunda ders kitaplarını ya da karlama kağıtları dahil olmak üzere geri dönüşüm amaçlı olarak bu kitapçıya satabilirsiniz.
tarsus'ta bir kitapçının da adıdır aynı zamanda. lisede saatlerimi harcadığım sahaf kitap evlerinden birisi. bu kitapçının bu ismi almasının bi' anlamı var . bu kitapçıda orijinal sıfır ürün bulabileceğiniz gibi indirimli okunmuş kitaplarda bulabiliyorsunuz yani adı gibi kelepir kitaplarda mevcut. hatta burada aldığınız kitapları okuduktan sonra %40-%50 fiyatına geri kitapçıya satabilirsiniz. sadece bu da değil okul sezonu sonunda ders kitaplarını ya da karlama kağıtları dahil olmak üzere geri dönüşüm amaçlı olarak bu kitapçıya satabilirsiniz.
devamını gör...
5.
neler neler oluyor dedirtendir. bize değerli olan başkasına ucuz geliyor ve gerisini biliyorsunuz.
devamını gör...
6.
(bkz: keyfe keder boyalı) *
he* canın sıkıldı, arabayı baştan aşağı boyadın. yoksa niye kelepir olsun değil mi? düşeş ya, kupon araba, hemen al, kaçırma.*
he* canın sıkıldı, arabayı baştan aşağı boyadın. yoksa niye kelepir olsun değil mi? düşeş ya, kupon araba, hemen al, kaçırma.*
devamını gör...
7.
normalde bu paraya hayatta düşmez denilen şeyin, bir şekilde önüne düşmüş hali. az para, çok mutluluk ve biraz da şüphe.
devamını gör...
8.
bir kitapçı dükkanı. ama sahaf değil, antikacı bir adam çalıştırıyordu, ismi nail falandı galiba, kedi gibiydi benim kafayı hep o sıfırlardı. ben ona yutan eleman derdim ama o hep bize istediği kitapları yuttururdu. murat menteş’in di galiba, hav isimli bir kitabı bana aldırmıştı ama hiç okumadım. bir sokak köpeğinin gözünden yazılan garip bir eserdi.
devamını gör...