1.
güzel bir isim.
devamını gör...
2.
ülkemizde çok sık kullanılan söz.
devamını gör...
3.
mahalle abilerinin kadın versiyonu olan mahalle ablası davranış göseren kız tiplemesidir ve bunlara karşı kullanılan genel terimdir
devamını gör...
4.
kezban’ın kısaltması.
devamını gör...
5.
kısaca kezban.*
etiketlerden zaman zaman ben de rahatsız oluyorum tabii ama pek çok şeyi de bir şeyi ifade etmek için kullanılan kavramlar olarak kabul ettim.
kezo kezo deyip duruyorum sözlükte. benim için meali nedir bir açıklayayım istedim. benim dünyamda kezo nedir?
ben aslında bu kelimeyi yalnızca "kadınları" kastederek kullanmıyorum her şeyden önce. erkek kezoların da var olduğunu düşünüyorum. sözlükte iletişim kurduğum beyefendi sayısı 3 - 5 falandır. onlar da kezo mu değil mi bilecek kadar tanımıyorum. o yüzden daha çok hemcinslerim üzerinde durmuş oluyorum doğal olarak ancak bunun cinsiyetli bir kavram olduğunu düşünmüyorum.
benim kafamda "filtreli & fotoşoplu fotoğrafı olan kezodur", "x,y,z şekilde giyinen kezodur", "platin sarısı saçlı kadın kezodur", "x,y,z kelimeyi kullanan kezodur" gibi sığ algılar yok her şeyden önce. kezo derken bu tür şeyleri kastetmiyorum. benim kastettiğim bir zihinsel & davranışsal yapılanmaya sahip olan kişiler.
içinde ikiyüzlülük ve çifte standart var bu kavramın evvela.
ben de biliyorum ki herkesin bir takım travmaları var. sorunsuz hayatlar yaşamıyor insanlar ancak kimse sorunsuz bir hayat yaşamıyor zaten. hayat doğası gereği öyle bir şey. ancak bazılarında tüm yaşanmışlıklar ve tecrübeler müthiş toksik bir şeye dönüşerek ve başka insanlara bu şekilde yansıyarak, zarar vererek tezahür ediyor. bunun acısını çektiğim için (sosyal yaşamımda yani) sevmiyorum arkadaşlar. nefret ediyorum bile diyebiliriz.
-özenmek, kıskanmak ve haset: hepimizin beğendiği ve özendiği insanlar var. ancak bunun çaresi bu insanları karalamak değil. olmak istediğimiz şey olmayabiliriz ve hiçbir zaman olamayacak da olabiliriz. o yüzden mühim olan kendimizi tanımak. tanıyınca seversiniz zaten. yine kıskanmak bile daha masum bir yerde duruyor ancak kezolar haset ediyorlar. kıskanmak, bende de olsun demektir. haset etmekse onda da olmasın demek.
-çifte standart: hem kadınlarda hem de erkeklerde rastladığım bir durum. böyle arkadaşlarım da var. bir şey yanlışsa yanlış, kötüyse kötüdür. biz söz konusu olunca "bana anlayış gösterin", başkası söz konusu olunca "hadi gözünü oyalım edepsizin" olmaz. örneklemek gerekir ise, sen 3 adamı aynı anda idare edip hemcinsine sutyensiz gezdi diye o....pu diyorsan olmaz mesela :d. ya da sen önüne geleni düdüklemeye çalışınca cool ve çapkın oluyorsan ama hemcinsini "damcı / meriç" diye aşağılıyorsan yine olmaz. ikiyüzlülük sevmiyorum.
-ilgi açlığı: ben ilgi çok severim. gözlerin üzerimde olması (iyi bi manada ise) cidden çok hoşuma gider. ayrıca genelde ilgi çekerim de. ama bunu hisseden başka insanları da anlarım. ilgi koşulsuzca ve hep bende olsun gibi bir çabam olmaz. hatta allah sizi inandırsın, ben de başka insanlara ilgi gösteririm. işte ilgiyi kayıtsız şartsız kendine istemek ve ilginin kaynağının önem ihtiva etmemesi de kezo dediğim insanlarda rastladığım ve iğrendiğim bir şey. ilgi görmek istemekte sorun yok ama ilgi göreceğim diye maymun olmakta, omurgan olmamasında sorun var maalesef.
-imaj kaygısı ve saplantısı: bunun ilgi açlığı ve insanları yargılayıp durmakla paralel geliştiğine inanıyorum. sen hemcinsine mini etek giydi diye o....pu dersen, yani bu kadar çirkin bir zihin yapısına sahipsen tabii ki birilerinin seni 2 adam arasında kaldın, aklın karışık diye anlayabileceğini ve yargılamayacağını hayal edemezsin örneğin. o yüzden tabii ki en namuslu sen görünmek zorundasındır, öteki herkes ırzıkırık :d. dolayısıyla bir çember halinde nefret ettiğim her şeyi yeniden yeniden üretebilirsin. aynı şekilde ilgi açlığı ile alakalı olarak ya hep haklı ya da hep mağdur olma ihtiyacı duyarsın ki etrafında toplaşsınlar. dolayısıyla sığ ve samimiyetsiz biri olarak ve ona buna zarar vererek, zottirik dramalar içinde var olursun.
bu şekilde özetleyebileceğimi düşünüyorum.
zarar vermek illa ki fiziksel olmaz. duygusal zarar da olur. seninle bir dostluk içerisinde olduğunu sanan birinin arkasından iş karıştırarak güvenini sarsmak da zarar vermektir. bütün bu saydıklarımı istemeden hepimiz yapabiliriz ama yaşam tarzı haline getirmeyiz. hataları hata olarak kabul ederiz.
umuyorum anlatabilmişimdir derdimi.
etiketlerden zaman zaman ben de rahatsız oluyorum tabii ama pek çok şeyi de bir şeyi ifade etmek için kullanılan kavramlar olarak kabul ettim.
kezo kezo deyip duruyorum sözlükte. benim için meali nedir bir açıklayayım istedim. benim dünyamda kezo nedir?
ben aslında bu kelimeyi yalnızca "kadınları" kastederek kullanmıyorum her şeyden önce. erkek kezoların da var olduğunu düşünüyorum. sözlükte iletişim kurduğum beyefendi sayısı 3 - 5 falandır. onlar da kezo mu değil mi bilecek kadar tanımıyorum. o yüzden daha çok hemcinslerim üzerinde durmuş oluyorum doğal olarak ancak bunun cinsiyetli bir kavram olduğunu düşünmüyorum.
benim kafamda "filtreli & fotoşoplu fotoğrafı olan kezodur", "x,y,z şekilde giyinen kezodur", "platin sarısı saçlı kadın kezodur", "x,y,z kelimeyi kullanan kezodur" gibi sığ algılar yok her şeyden önce. kezo derken bu tür şeyleri kastetmiyorum. benim kastettiğim bir zihinsel & davranışsal yapılanmaya sahip olan kişiler.
içinde ikiyüzlülük ve çifte standart var bu kavramın evvela.
ben de biliyorum ki herkesin bir takım travmaları var. sorunsuz hayatlar yaşamıyor insanlar ancak kimse sorunsuz bir hayat yaşamıyor zaten. hayat doğası gereği öyle bir şey. ancak bazılarında tüm yaşanmışlıklar ve tecrübeler müthiş toksik bir şeye dönüşerek ve başka insanlara bu şekilde yansıyarak, zarar vererek tezahür ediyor. bunun acısını çektiğim için (sosyal yaşamımda yani) sevmiyorum arkadaşlar. nefret ediyorum bile diyebiliriz.
-özenmek, kıskanmak ve haset: hepimizin beğendiği ve özendiği insanlar var. ancak bunun çaresi bu insanları karalamak değil. olmak istediğimiz şey olmayabiliriz ve hiçbir zaman olamayacak da olabiliriz. o yüzden mühim olan kendimizi tanımak. tanıyınca seversiniz zaten. yine kıskanmak bile daha masum bir yerde duruyor ancak kezolar haset ediyorlar. kıskanmak, bende de olsun demektir. haset etmekse onda da olmasın demek.
-çifte standart: hem kadınlarda hem de erkeklerde rastladığım bir durum. böyle arkadaşlarım da var. bir şey yanlışsa yanlış, kötüyse kötüdür. biz söz konusu olunca "bana anlayış gösterin", başkası söz konusu olunca "hadi gözünü oyalım edepsizin" olmaz. örneklemek gerekir ise, sen 3 adamı aynı anda idare edip hemcinsine sutyensiz gezdi diye o....pu diyorsan olmaz mesela :d. ya da sen önüne geleni düdüklemeye çalışınca cool ve çapkın oluyorsan ama hemcinsini "damcı / meriç" diye aşağılıyorsan yine olmaz. ikiyüzlülük sevmiyorum.
-ilgi açlığı: ben ilgi çok severim. gözlerin üzerimde olması (iyi bi manada ise) cidden çok hoşuma gider. ayrıca genelde ilgi çekerim de. ama bunu hisseden başka insanları da anlarım. ilgi koşulsuzca ve hep bende olsun gibi bir çabam olmaz. hatta allah sizi inandırsın, ben de başka insanlara ilgi gösteririm. işte ilgiyi kayıtsız şartsız kendine istemek ve ilginin kaynağının önem ihtiva etmemesi de kezo dediğim insanlarda rastladığım ve iğrendiğim bir şey. ilgi görmek istemekte sorun yok ama ilgi göreceğim diye maymun olmakta, omurgan olmamasında sorun var maalesef.
-imaj kaygısı ve saplantısı: bunun ilgi açlığı ve insanları yargılayıp durmakla paralel geliştiğine inanıyorum. sen hemcinsine mini etek giydi diye o....pu dersen, yani bu kadar çirkin bir zihin yapısına sahipsen tabii ki birilerinin seni 2 adam arasında kaldın, aklın karışık diye anlayabileceğini ve yargılamayacağını hayal edemezsin örneğin. o yüzden tabii ki en namuslu sen görünmek zorundasındır, öteki herkes ırzıkırık :d. dolayısıyla bir çember halinde nefret ettiğim her şeyi yeniden yeniden üretebilirsin. aynı şekilde ilgi açlığı ile alakalı olarak ya hep haklı ya da hep mağdur olma ihtiyacı duyarsın ki etrafında toplaşsınlar. dolayısıyla sığ ve samimiyetsiz biri olarak ve ona buna zarar vererek, zottirik dramalar içinde var olursun.
bu şekilde özetleyebileceğimi düşünüyorum.
zarar vermek illa ki fiziksel olmaz. duygusal zarar da olur. seninle bir dostluk içerisinde olduğunu sanan birinin arkasından iş karıştırarak güvenini sarsmak da zarar vermektir. bütün bu saydıklarımı istemeden hepimiz yapabiliriz ama yaşam tarzı haline getirmeyiz. hataları hata olarak kabul ederiz.
umuyorum anlatabilmişimdir derdimi.
devamını gör...
6.
arkasından kezban tabir edilenlerin başkalarına kezban diyedurdukları bir müessese.
yerim sizi...
yerim sizi...
devamını gör...
7.
sevginin itfaiyecileri.
devamını gör...
8.
pezonun arkadaşı
devamını gör...