kırkından sonra hayatın düzene girememiş olması
başlık "kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte" tarafından 13.05.2025 18:23 tarihinde açılmıştır.
1.
çok yorucu bir durumdur hem zihnen hem bedenen.
devamını gör...
2.
bazen düzensizliği de bir düzen olarak kabul edip devam etmek gerekir.
devamını gör...
3.
kalp damar hastalığından sorumlu dur
devamını gör...
4.
hayat hiçbir zaman düzene girmez, insanlar öyleymiş gibi davranır sadece.
devamını gör...
5.
moral bozmaya sebep olmayacak bir durumdur. bakın ben 45 yaşımdan sonra hayatımı düzene sokmaya başladım. ha "o yaştan sonra düzene girecek hayatın içine tüküreyim" derseniz, o ayrı. benim bir acelem yoktu, demedim. bence her şeyin bir zamanı var ve düzen denen şırfıntı, bir insanın hayatına ne zaman gireceğini çok iyi biliyor.
devamını gör...
6.
kırkından sonra gelen düzenin de ben çok afedersiniz. yokmuydu şöyle yirmili hadi otuzlu yaşlarda gelen filan güzellik .yok tabi haliyle.
devamını gör...
7.
geçmişine tutunan, rutinine sığınan insanlarda gözlemlenebilir. oysa 40 dan sonrası insanın kendine uyandıgı, normları sorguladıgı hatta travmalarını anladığı belki biraz ana babasınu anladıgı yaşlardır.
devamını gör...
8.
bizden bir nesil öncesinin 40lı yaşları ile bizim 40lı yaşlarımız aynı değil. dünya aynı değil, ülke aynı değil, çağın tini hele hele hiç aynı değil. kendi adıma şunu söyleyeyim ben ebeveynlerimin kırklı yaşlarına baktığımda bu insanları sabit bir kariyer sonucunda emeklilik planlarını yaptıkları zamanları görüyorum. kendi içinde bulunduğum durum ise emekliliğe o kadar uzak ki. ve dahası çok azımızın "açık uçlu" sözleşmeleri var. zira en azından benim bir nesil öncemin 40larına tekabül eden 90 ve 2000lerde para boldu. dolayısıyla bir kuruma girip başka bir yere gitmeden orada palazlanarak kalmak mümkündü. kıdeminiz arttıkça maaşınız da artıyordu, işten çıkartılma korkunuz olmadığı için, ev, araba gibi şeyleri edinmek, çocuk okutmak falan (ki eğitim o dönemlerde hala günümüzle kıyasla ucuzdu) planlanabilir hale geliyordu.
e şu anda ben kendi hayatıma bakıyorum. sözleşme bitişi diye bir olay kılıç gibi karşımda. ben neye güvenip nasıl hayat "kurayım" neyi nasıl düzene sokayım? zaten akademisyen olmak için kurgulanan bir hayatın saçma sapan bir biçimde önce özel sektöre sonra da stkya kayması ve bunun da hobi olarak gördüğüm bilgi teknolojileri becerisiyle olması gerçeğini geçiyorum. hadi ben akademik olarak yeterince iyi değildim - benden daha iyi olarak addedilen insanların merkezi üniversitelerde kadro bulamamasına ne denilir?
tuhaf zamanlardan geçiyoruz. bu zamanlarda hayatını iyi kötü düzene sokmuş insanlara saygım sonsuz. ben yapamadım. bu saatten sonra da yapabileceğimi sanmıyorum.
e şu anda ben kendi hayatıma bakıyorum. sözleşme bitişi diye bir olay kılıç gibi karşımda. ben neye güvenip nasıl hayat "kurayım" neyi nasıl düzene sokayım? zaten akademisyen olmak için kurgulanan bir hayatın saçma sapan bir biçimde önce özel sektöre sonra da stkya kayması ve bunun da hobi olarak gördüğüm bilgi teknolojileri becerisiyle olması gerçeğini geçiyorum. hadi ben akademik olarak yeterince iyi değildim - benden daha iyi olarak addedilen insanların merkezi üniversitelerde kadro bulamamasına ne denilir?
tuhaf zamanlardan geçiyoruz. bu zamanlarda hayatını iyi kötü düzene sokmuş insanlara saygım sonsuz. ben yapamadım. bu saatten sonra da yapabileceğimi sanmıyorum.
devamını gör...
9.
kendi adıma yok artık le bron james dediğim durum.
aynını mezun olacağım zaman olarak belirlediğim 23 yaşım için de diyordum.
aynını 30 yaşım için de diyordum.
demek serseri doğdum serseri ölcem.
aynını mezun olacağım zaman olarak belirlediğim 23 yaşım için de diyordum.
aynını 30 yaşım için de diyordum.
demek serseri doğdum serseri ölcem.
devamını gör...