61.
sevmediğim derslerde oturduğum yerdir.
devamını gör...
62.
4 yıl boyunca en arkada oturan dörtlüydük arkadaşlarımla. ikimiz mühendis birimiz doktor birimiz diş hekimi oldu. bakmayın arkada olduğuna oranın bir uğuru var.
devamını gör...
63.
vay be ben arkayı sevmem ama sevmediğim ders oldumu çoğunda okuldan kaçardım. ne günlerdi...
devamını gör...
64.
dünyanın en güzel arkadaşlıkları, okuldan kendimizi soyutladığımız yer. oranın atmosferi farklı.
devamını gör...
65.
kulaklığı takıp cengiz dinlemeye giderdim başımı sıraya gömüp ne günlerdi be.
devamını gör...
66.
öğretmenin öğretmen masasını kim ters çevirdi, söylemezseniz herkesi disipline vereceğim demesinden sonra herkesin en arka sıraya baktığı ve benim de kafamı duvara çevirmek zorunda kaldığım sıradır...
devamını gör...
67.
o zamanlar walkman vardı deli gibi müslüm dinlerdik ama ben özenli bir cengizciydim herkes de bilirdi. tabi son sınıfa doğru meşhur +18 dergilerle işi büyüttük ve kazasız belasız mezun olduk.
devamını gör...
68.
koronaya denk gelmeseydi kimseye bırakmayacağım ortam
devamını gör...
69.
sırayı perküsyon olarak kullanarak karşıyaka marşları söylerlerdi..
devamını gör...
70.
ıki doktor bir mühendis bir de telefoncu çıkardık
vay beee.
vay beee.
devamını gör...
71.
en arkada oturan 6 kişinin şuan hepsi sayılı üniversitelerde sayılı bölümlerde okuyoruz. burdan "sizden bir şey olmaz, çık dışarda gez" diyen hocam. selamlar *.
devamını gör...
72.
hiç oturmak nasip olmadı.
toplam 18 kişiydik, en önde 6 kişi, ortada 6 kişi, en arkada 6 kişi oturuyordu.
not durumuna göre önden arkaya bir sıralama olurdu. bana genellikle en ön sıra kalırdı bu yüzden.
en önle en arka arasında sadece bir sıra olunca kim önde kim arkada çok da fark etmiyordu esasında.
şöyle 40 kişilik bir sınıfa denk gelip de en arkada oturma hayalim hiç gerçek olmadı. tenha okullarda da hayat zor aslında.
toplam 18 kişiydik, en önde 6 kişi, ortada 6 kişi, en arkada 6 kişi oturuyordu.
not durumuna göre önden arkaya bir sıralama olurdu. bana genellikle en ön sıra kalırdı bu yüzden.
en önle en arka arasında sadece bir sıra olunca kim önde kim arkada çok da fark etmiyordu esasında.
şöyle 40 kişilik bir sınıfa denk gelip de en arkada oturma hayalim hiç gerçek olmadı. tenha okullarda da hayat zor aslında.
devamını gör...
73.
ders çalışmak için harika.
devamını gör...
74.
"arka dörtlü" diye adlandırılan grubunuz varsa çok keyifli geçer. zaten son sınıf olmuşsun, hocalar sizi rahat bırakmış artık. daha güzel ne olabilir ki? derste pasta çıkarıp doğum günü bile kutlamışlığımız var.
devamını gör...
75.
biri şuan yanımda.
devamını gör...
76.
2 milyoner, bi galerici bi doktor cikti
hayati okulu takmayanlar yasior
hayati okulu takmayanlar yasior
devamını gör...
77.
esnaf, polis, güvenlik, mühendis.
devamını gör...
78.
15 sene evvel benim de dahil olduğum lise öğrencileri grubu.
devamını gör...
79.
bu bizdik.
şirin baba dediğimiz hocamızın dersinde en arka sıraya geçip el kızartmacası oynardık. sınıfta üniversite sınavına çalışan 'çalışkan' öğrenciler sesten rahatsız olduğunu öğretmenimize söylediklerinde hocamız şey diyordu "onlar çocuktur. bırakın oynasınlar." ellerinden öpülesi.
şirin baba dediğimiz hocamızın dersinde en arka sıraya geçip el kızartmacası oynardık. sınıfta üniversite sınavına çalışan 'çalışkan' öğrenciler sesten rahatsız olduğunu öğretmenimize söylediklerinde hocamız şey diyordu "onlar çocuktur. bırakın oynasınlar." ellerinden öpülesi.
devamını gör...
80.
normalde oturduğum sıra pencere kenarı 3. sıra olsa da arada * en arka sırada otururdum.
dersle alakayı keserdim.
bir seferinde edebiyat dersinde en sırada prize taktığım havya ile devre "polis sireni" yapıyordum lehim işi bitti çantamdan çıkardığım 9 voltluk pili sokete taktığım anda daha butona basmadan ötmeye başlamasıyla edebiyat hocası dahil herkes n'oluyor diyerek sağa sola bakışması sonrasında tüm bakışlar bana dönünce hoca yerinden kalkıp benim yanıma gelene kadar
"mefâilün/ mefâilün / mefâilün / mefâilün"
ölçü biriminde fatiha'yı içimden okumuştum.
konu; divan edebiyatında aruz ölçüsü
dersle alakayı keserdim.
bir seferinde edebiyat dersinde en sırada prize taktığım havya ile devre "polis sireni" yapıyordum lehim işi bitti çantamdan çıkardığım 9 voltluk pili sokete taktığım anda daha butona basmadan ötmeye başlamasıyla edebiyat hocası dahil herkes n'oluyor diyerek sağa sola bakışması sonrasında tüm bakışlar bana dönünce hoca yerinden kalkıp benim yanıma gelene kadar
"mefâilün/ mefâilün / mefâilün / mefâilün"
ölçü biriminde fatiha'yı içimden okumuştum.
konu; divan edebiyatında aruz ölçüsü
devamını gör...